Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasında ağır yaralanan motosiklet sürücüsünün sigorta şirketi ve araç sürücüsünden maddi ve manevi tazminat talebi davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu ağır yaralanan ve tekerlekli sandalyeye mahkum kalan motosiklet sürücüsünün, karşı aracın sigorta şirketi ve sürücüsünden maddi ve manevi tazminat talebini içeren bir davayı ele almaktadır; davacı vekili, müvekkilinin kalıcı maluliyet, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masrafları ile manevi zararlarının karşılanmasını talep ederken, davalılar yetkisizlik, kusursuzluk, sigorta teminatı dışı talepler ve davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusur iddialarıyla davanın reddini savunmakta, mahkeme ise kazanın oluş şekli, kusur durumu ve tazminat miktarını değerlendirecektir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı bulunan, ... mülkiyetinde, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki .... plakalı .... mülkiyetinde ve müvekkili kullanımındaki motosikletin çarpıştığını, müvekkilinin kaza sonucunda hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, araç sürücüsü ...’in kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, Küçükçekmece CBS ... soruşturma sayılı dosyasından kazaya ilişkin olarak tahkikat başlatıldığını, müvekkilinin kaza nedeniyle ağır yaralandığını, tedavilerinin devam ettiğini, hali hazırda tekerlekli sandalye ile yaşamını idame ettirdiğini, müvekkilinde kalıcı ve geçici iş göremezlik durumu oluştuğunu belirterek 2500 TL kalıcı maluliyet, 1500 TL geçici iş göremezlik, 900 TL bakıcı gideri, 100 TL tedavi masrafı olmak üzere şimdilik 5000 TL’nin işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 1.000.000 TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP;Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu ya da Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının eksik evrakla başvuru yapmış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının maluliyet durumunun ATK tarafından tespit edilmesinin gerekli olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla tazminat tutarının her halükarda TRH-2010 tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanmasının gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi masrafı taleplerinin trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davanın reddinin gerektiğini, bakıcı gideri hesaplamasının net asgari ücret esas alınarak hesaplanmasının gerektiğini, tedavi giderlerinin faturalandırılmadığını, davacının SGK kurumundan ödeme alıp almadığının tespit edilmesinin gerektiğini, ceza dosyasının celbinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacının koruyucu tertibat takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ... ve ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, alınan raporun hatalı olduğunu ve kesin delil olmadığını, kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmediğini, davacının emniyet şeridi ihlali yapmış olması nedeniyle kusurlu olduğunu, ayrıca kask ve koruyucu ekipman kullanmadığını, maddi tazminat tutarından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle müvekkillerinden manevi tazminat da talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ibraz ettiği cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kask ve koruyucu ekipman takmadığı iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin olay anında emniyet şeridinde seyretmesinin ancak idari yönden sorumluluk doğuracağını, müvekkilini kusurlu hale getirmeyeceğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili ibraz ettiği ikinci cevap dilekçesinde özetle; soruşturma dosyasının devam etmekte olup kusur durumunun kesinleşmediğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili ibraz ettiği ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde belirttiği hususları tekraren davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın mahkememizin yetkili olup olmadığı, kazanın meydana gelişk şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaralanma derecesi, davacının yaralanma nedeniyle davalılardan kalıcı, geçici işgörmezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri, manevi tazminat talep edip edemeyeceği, talep edebilecekse miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, ceza dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.“Bedensel zararlar özellikle şunlardır
:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş olup düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında gereken dikkatini yola vermesi, kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden araçla arsında emniyetli mesafe bırakması, trafik nedeniyle yavaşlayan önündeki araca karşı zamanında etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, önünde seyreden ve yavaşlamaya geçen araca karşı uygun tedbir almadığı, kontrolsüz manevrası neticesinde yolun sağında seyreden motosiklete çarptığı olayda asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ....’ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalli yol üzerindeki seyri sırasında, sol şerit üzerinde seyreden ve kontrolsüz manevra ile idaresindeki araca çarpan araçla karıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, açıklanan nedenlerle sürücü ...'in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ....'ın kusursuz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; mevcut belgelere göre ... oğlu, 01.06.2000 doğumlu ...’ın 25.03.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi; Şekil 2.6 %5, Şekil 2.7 -, Tablo 2.3 %3 olarak tespit edildiğine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla aktüerya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının maddi zararının 8.100,00 TL olduğu, ATK ... İhtisas Kurulunun 07.02.2025 tarihli raporunda davacının geçici ve sürekli olarak bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı ve davacı yönünden bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 91.531,03 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 397.770,07 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 12.05.2023 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 25.03.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; ██████████ günü saat 23:48 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile .... Otoyolu üzerinde Tekirdağ istikametine doğru en sol şeritte seyirle geldiği olay mahalli yol bölümünde taşıt trafiğinin yavaşlamasından dolayı önündeki araca çarpmamak için sağa manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybedip idaresindeki aracın ... kısımlarıyla, kendisiyle aynı istikamette yolun sağ tarafında seyir halinde olan davacı sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sol tarafına çarptığı, çarpmanın etkisiyle her iki aracın yolun sağındaki bariyerlere çarparak durması neticesinde dava konusu kazanın gerçekleştiği sabittir. Ceza dosyasında keşif akabinde düzenlenen rapor ile kesinleşen maddi vakıanın da bu doğrultuda olduğu görülmektedir.İşbu maddi vakıa karşısında sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında gereken dikkatini yola vermesi, kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden araçla arsında emniyetli mesafe bırakması, trafik nedeniyle yavaşlayan önündeki araca karşı zamanında etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, önünde seyreden ve yavaşlamaya geçen araca karşı uygun tedbir almadığı, kontrolsüz manevrası neticesinde yolun sağında seyreden motosiklete çarptığı olayda asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın ise kazası iradesiyle engelleme imkanı bulunmadığı, kast veya ihmalden kaynaklanan kusurunun bulunmadığı, yukarıdaki tespitler kapsamında Mahkememizce kabul edilmiştir.Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu .. İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; davacının kalıcı iş göremezlik oranının %3 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı sabittir.Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu ve yaşı nazara alındığında davacı asilin dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği 91.531,03 TL geçici iş göremezlik, 397.770,07-TL kalıcı iş göremezlik, 8.100,00 TL belgesiz tedavi giderinin mevcut olduğu görülmektedir. Belirlenen bu maddi tazminat miktarının davacı tarafından talep edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.Somut olayda davacı ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, maddi tazminat taleplerinin değer arttırım dilekçesi kapsamında kısmen kabulüne karar verilmiştirDavacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı ... maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı ... manevi tazminat talepleri yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Anayasa Mahkemesi █████/2024 tarihinde E.███████ numaralı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Yine kararın gerekçesinde ise; "Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır." hususlarına yer verilmiştir.Bu haliyle Mahkememizce davacı ... maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş, Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtildiği şekilde davanın sonundaki haklılık durumu da nazara alınarak takdiren belirlenen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KABULÜ ile;-Sabit olan 397.770,07 TL kalıcı iş göremezlik, 91.531,03 TL geçici iş göremezlik, 8.100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 497.401,10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden █████/2023 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE;-50.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 33.977,47-TL karar ve ilam harcın adli yardım talebi de nazara alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,4-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,5-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 79.584,18- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 45.000,00-TL tek vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine7-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden Anayasa Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ███████ esas sayılı kararı nazara alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Yargılama süresince adli yardım talebi nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 9.300,00-TL ATK faturası, 30.000,00-TL bilirkişi ücreti, 300,00-TL müzekkere gideri ve 990,00-TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 40.590,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına9-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.200,00 TL'nin davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%100,00) göre hesap edilen tamamının davalı ... Sigorta'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,12-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.█████/2025Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır