İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ağır trafik kazası sonucu %66 engelli kalan motosiklet sürücüsünün maddi ve manevi tazminat davası ve savunmaları.
Özet: Dava, davacının 2017deki trafik kazasında davalının kusuruyla ağır yaralanıp %66 kalıcı engelli hale gelmesi ve iş göremez duruma düşmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için açılmış olup; davacı 20.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminat talep ederken, davalı sigorta şirketi 330.000 TL limitli poliçe ödemesiyle sorumluluğunun sona erdiğini, diğer davalı sürücü ise kazanın kendisine de mağduriyet yaşattığını ve davacının gerekli kaçınma manevralarını yapmadığını ileri sürmekte, ayrıca olayın iş kazası niteliği ve derdest ceza yargılaması da davanın seyrini etkilemektedir.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017 yılı temmuz ayından beri ... Limited Şirketinde ilaç dağıtım işi yapmak suretiyle çalıştığını, olay günü... plaka sayılı motorsikletle Karşıyaka'dan, Alsancak'a giderken... plakalı araç ile davalı araç sürücüsünün kusurlu eylemi sebebiyle çarpışması nedeniyle müvekkilinin 58 gün yoğun bakımda kaldığını, müvekkilinin sol elinin bilek kısmında ve belinde platin olup, sağ tarafında sinir felcinin mevcut olduğunu, ayrıca sağ ve sol elinin parmaklarının tutmadığını, burun ve çenesinin kırıldığını, kafa tasında çeşili kırıkların oluştuğunu, müvekkilinin hala tam olarak yürüyemediğini ve eski sağlığına kavuşamayacağını, olay anında dişlerinin kırıldığını, müvekkilinin genç yaşında yaşanan olay sebebiyle bundan sonraki hayatını engelli bir birey olarak sürdüreceğini, artık çalışma imkanının kalmadığını, hayatını anne,baba ve kardeşlerinin desteği ile hayatını idame ettirdiğini, henüz malulen emekli olmadığını, müvekkilinin halen %66 oranında engelli olup, davalı...den gerekli desteği görmediğini, kaza sebebiyle şikayetçi olmaması için yoğun baskıya maruz kaldığını, müvekkilinin olay anında kaskının mevcut olup tüm koruma tedbirlerini aldığını, kaza sebebiyle İzmir ..Asliye Ceza Mahkemes... Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını olayın aynı zamanda iş kazası olması nedeniyle İzmir... İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, bundan sonra en az 40 yıllık çalışma hayatının sekteye uğradığını bildirmiş fazlaya ilişkin haklar saklı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak şartıyla olay tarihinden itibaren işleyecek ve davalı sigorta şirketi açısından ticari temerrüt faizi uygulanarak yasal faizi ile birlikte 20.000,00 TL maddi tazminatın, müştereken ve müteselsilen tahsiline 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı ... ... Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; kazaya karışan ...lakalı sayılı aracın, müvekkili tarafından █████/2017 ve █████/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalandığını, teminat limitinin kişi başı 330.000,00 TL olduğunu, davacının, müvekkiline başvurması ile hasar dosyası açılıp alınan aktüeryal raporda, sürücünün %75 oranına göre toplam 330.000,00 TL tazminat ödemesi yapılarak teminat limitinien tüketildiğini ve müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, aksi kabul edilse bile ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, kusur durumunun Adli Tıp İhtisas Kurumundan alınacak raporla belirlenebileceğini, tazminat hesaplamasının aktüerya sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davaya konu kazanın iş kazası olup, davacıya, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi ve tazminat hesabında TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınmasının ve iskonto oranının %1.8 olarak dikkate alınması gerektiğini, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetinden vazgeçmesi veya uzlaşma bildirimlerinin mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılmasının zorunlu olduğunu, davacının, müvekkiline yaptığı müracaatın usulüne uygun gerçekleştirilmemesi nedeniyle müvekkilinin temerrüte düşmemesine bağlı olarak, davacının faiz talep edemeyeceğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığından, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulünün gerektiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...vekili, cevap dilekçesinde; 12.12.2017 günü, saat 16:22 sıralarında müvekkilinin sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobil ile davacının sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosikletin ön kısımlarının çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle çok üzüldüğünü ve işsiz kaldığını, maddi zorlukların yanında birkaç hafta önce eşinden boşanıp, çocuğundan ayrı kalması nedeniyle kazadan sonra psikolojik ve maddi sıkıntılar çektiğini, kazadan sonra, müvekkilininin annesi ve kardeşinin, davacı tarafı hastanede birden fazla kez ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerini ilettiklerini, davacı tarafın çevresinin yansıttığı gerginlik yüzünden ziyaretlere ara verildiğini, kazanın meydana geldiği yolun tenha ve geniş bir yol olmasına rağmen davacının çarpmamak için gerekli manevraları yapmadığını, ceza yargılamasında alınan 27.06.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşılacağı üzere kazanın 3 şeritli bir yolda gerçekleşmiş olup, kazanın olduğu sırada tüm şeritlerin boş olduğunu, havanın ve görüş mesafesinin açık olması nedeniyle davacının, müvekkilinin park halinde duran aracını görmek sureti ile başka manevralar yapabilecek konumda olmasına rağmen gerek yola gerekli dikkati göstermemesi, gerekse aşırı hızı yüzünden manevraları yapmayarak kazanın oluşmasına ve zararın doğmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kazanın meydana geldiği sırada müvekkilinin hareket halinde olmadığını, davacının, müvekkiline arkadan çarptığını, adli trafik bilirkişisinin olay anına ilişkin görüntüleri hatalı incelediğini, davacının kullandığı motoru ile müvekkilinin park haline geçmesi arasında yaklaşık 5 saniye olup, müvekkilinin park haline geçtikten sonra, davacıının 5 saniye daha motorunu sürmeye devam ettiğini, müvekkilinin park haline geçtiği için 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67 maddesinde belirtilen geriye gitmek yasağının ihlalinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin durduğu an ile çarpışmanın gerçekleştiği an arasında fren yaparak durmak için yeterli zaman ve mesafe bulunduğunu, zarara sebep olan eylemin, davacının hız sınırlarını aşması ve kendi aracını dikkatli kullanmaması olduğunu, davacının motorunun hızının yasal sınırların üzerinde olması nedeniyle 2918 Sayılı KTK'nun 52(b) maddesi gereğince kusurlu olduğunu, hız sınırında kullanılması halinde kazanın meydana gelmeyeceğini, kazanın asıl sebebinin davacının motorunu aşırı hızlı kullanması olduğunu, ceza yargılamasında alınan 27.06.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, müvekkilinin asli kusurlu bulunmasına rağmen üç kişilik uzman bilirkişi heyeti ile yapılan değerlendirmede davacının asli kusurlu bulunduğunun, bu nedenle davacının, müvekkiline karşı maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, tazminat miktarının belirlenmesinde, haksız fiilin hukuka aykırı olup olmadığı değil, zarara sebep olup olmadığının incelenmesinin ve bu nedenle müvekkilinin yolun en sağ şeridinde aracını durdurmuş olmasına ilişkin aykırılığın mevcut zararın doğmasına sebep olup olmadığının da incelenmesinin gerektiğini, davacının maddi tazminata ilişkin iddialarını kanıtlaması gerektiğini, davacının asli kusurlu olması nedeniyle manevi zararından da kendisinin sorumlu olup, talep ettiği manevi tazminat miktarını fahiş olduğunu, davacının yürüyebildiğini ve temel ihtiyaçlarını giderebildiğini ve mevcut durumunun ilerde dava iyi bir hal alma potansiyeli taşıdığını, bu duruma ilişkin rapor alınması gerektiğini, davacının mevcut zararlarını sigorta poliçesi kapsamında güvence altında olup, sigorta şirketinin zararlardan sorumlu tutulması gerektiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, davaya konu trafik kazası nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararlardan, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıların ve manevi zarardan yalnız davalı sürücünün sorumluluğunun bulunduğu iddiası ile davacının maddi ve manevi zararlarının tahsili istemine ilişkindir.Davalı sigorta şirketinin, davalı...in sürücülüğünde bulunan ve dava dışı ... Şirketi adına kayıtlı aracın, kaza tarihindeki zorunlu mali mesuliyet sigortacıları olmasına bağlı olarak uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin TTK'nun 1401 ve devamı maddelerinde yapılmış olması nedeniyle TTK'nun 4 (1-a) maddesi uyarınca davanın mutlak ticari dava niteliğinde olup uyuşmazlığı çözme görevi mahkememize aittir.Davacı tarafça, dava dilekçesinde maddi tazminat istemi yönünden birden çok tazminat konusunun dava edilmesine rağmen usul ve yasaya aykırı olarak her bir tazminat konusu yönünden talep edilen tazminat miktarının bildirilmemiş olması nedeniyle davacı vekiline █████/2020 tarihli duruşma ara kararı uyarınca bu konuda kesin süre verilmiş, davacı vekili █████/2020 tarihinde sunduğu dilekçesinde, tedavi ve ulaşım giderleri için 5.000,00 TL, geçici işgörmezlik tazminatı için 5.000, TL, sürekli işgörmezlik tazminatı için 5.000,00 TL ve bakıcı giderleri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini bildirmiştir.2918 Sayılı KTK'nun 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartlarındandır. Davacının, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı dosyada toplanan delil ve belgelerle belirli olduğu gibi davalı tarafların da kabulünde bulunduğu anlaşılır olmakla, bu konudaki dava şartının yerine getirildiği belirlenmiştir.Trafik tescil kayıt örneklerine göre; davalı sürücünün kullandığı ve dava dışı şirket adına kayıtlı kazaya karışan... plaka sayılı araç, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçeleri ile teminat altına alınmıştır. Buna bağlı olarak sigorta şirketi, kendi sigortalısı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının maddi zararlarından poliçe limitleri ile sorumludur.Davaya konu kaza ile ilgili yapılan soruşturma sonucunda İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında ceza yargılaması yapılmış, ceza mahkemesince alınan ve hükme dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu raporunda, davacı ile davalı sürücünün her ikisinin kazanın oluşumunda asli kusurlu oldukları belirtilmiştir.Davacı tanığı...yeminli beyanında; kazaya tanık olmadığını, davacının iş arkadaşı olup, kaza nedeniyle beyin ameliyatı geçirdiğini, davacıda kalıcı hasarlar oluştuğunu, davacı ile daha önce... Kooperatifinde birlikte çalıştıklarını, kazadan sonra davacının çalışamadığını, kazadan sonra kolunda bir hasar olduğunu ve aksayarak yürüdüğünü gördüğünü bildirmiştir.Davaya konu 12.12.2017 tarihli kaza tutanağında, kazanın oluşumunda davacının tali kusurlu, davalının asli kusurlu olduğu bildirilmiştir. Ceza yargılamasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, davacı ile davalı sürücünün her ikisinin kazanın oluşumunda asli kusurlu oldukları, bu rapordan önce alınan trafik bilirkişisi raporunda ise davacının tali kusurlu, davalı sürücünün ise asli kusurlu belirtilmiştir. Mahkememizce kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda, Adli Tıp Kurumu raporu ile uyumlu olarak davacı ile davalı sürücünün kazanın oluşumunda eşit derecede kusurlu oldukları bildirilmiştir. Buna göre kaza tutanağı ile ceza mahkemesi dosyasındaki trafik bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu olup, Adli Tıp Kurumu raporunun, bu raporlarla tam uyum sağlamasa da, kusur oranları yönünden yakın oldukları, raporlar arasında büyük oranda çelişki bulunmadığı, TBK'nun 74.maddesinde düzenlenen hukuk hakiminin zarar verenin kusurunun olup olmadığı konusunda ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı bulunmadığı, aynı şekilde ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hakimini bağlamayacağı hükmü göz önünde tutularak, mahkememizce yeniden ve iki bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, raporun, Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporla aynı sonuç ve değerlendirmeleri içermesi nedeniyle bir başka rapor alınmaksızın, ceza mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile mahkememizce alınan raporun hükme esas alınmasına karar verilerek █████/2021 tarihli ara kararı ile kazanın oluşumunda davalı sürücü...in %50, davacının %50 oranında kusurlu olduklarının tespitine karar verilmiş ve bu kusur oranları dikkate alınarak yargılama yapılmış ve hüküm kurulmuştur.Davacının geçici ve sürekli iş görmezlik halinin oluşup oluşmadığı ve bakıma muhtaç olup olmadığı konusunda █████/2021 tarihli alınan raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğinin anlaşılması üzerine, █████/2023 tarihli duruşmada kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tekrar rapor alınması yoluna gidilmiş, bu çerçevede Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Bilim Dalı Sağlık Kurulundan alınan raporda, davacının, davaya konu kazayla ilgili yaralanmasına bağlı olarak %95 oranında sürekli iş görmezlik halinin oluştuğu, geçici iş görmezlik süresinin 18 ay olup, sürekli bakıma muhtaç hale geldiği bildirilmiş, rapor usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmakla, hükme esas alınmıştır.Davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde, davaya konu geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu iddia etmiştir. 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik KTK'nun 98. maddesinde SGK'nın sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenlemeye göre ZMMS genel şartları A.5(b) maddesi ile yaralı kişinin tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alıncaya kadar geçen süre içinde bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, bir başka deyişle geçici iş görmezlik zararları sağlık giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile KTK'nun 98. maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiş ise de; kanunla düzenlenen bir konunun kapsamının idare tarafından yapılan bir düzenleme olan genel şartlar ile genişletilmesinin ve daraltılmasının mümkün bulunmadığı, buna göre kanuna aykırı genel şart maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, bu düzenleme ile dava dışı SGK'ya bir sorumluluk yüklenmesinin de mümkün olmadığı, davaya konu ZMMS poliçesindeki şartların davacılar yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan █████/2020 tarihli, ███████ esas ve ███████ karar sayılı kararı ile 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle uygulanmasının mümkün bulunmadığı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ██████████ esas ve ██████████ karar sayılı ilamı ile benzer çok sayıda ilamları dikkate alınarak davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş görmezlik zararı ile SGK'nın sorumluluğunda bulunmayan tedavi giderlerinin teminat dışı olduğuna yönelik iddiası haklı görülmemiş ve davalı sigorta şirketleri, davacının geçici iş görmezlik tazminatı ve SGK sorumluluğu dışında kalan tedavi giderlerinden sorumlu tutulmuştur.Davalı sigorta şirketi tarafından, davacı tarafa █████/2019 tarihinde sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 330.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.SGK tarafından gönderilen ilk yazıda Sosyal Güvenlik Mevzuatı kapsamında davacıya, davaya konu kazadan kaynaklanan rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmişse de, daha sonra gönderilen yazıda davacı sigortalının istirahatli kaldığı süre için 12.557,12 TL geçici iş görmezlik ödeneği ödendiği bildirilmiştir.Davacı tarafça, davalı sürücü hakkında kazaya sebebiyet veren haksız fiili işleyen sıfatına bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca davalı sürücü, haksız fiili işleyen sıfatıyla davacının maddi ve manevi zararlarından kusuru oranında sorumludur.KTK'nun 86. maddesinde, aynı Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluğun kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek, sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır.KTK'nun 91. maddesinde; işletenin, aynı kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu düzenlenmiştir. İşletenin, üçüncü kişilere verilen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının, 91. maddede düzenlenen sorumluluğu, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olup, genel şartlar uyarınca sigortacının sorumluluğunun kapsamı kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere sigorta konusu, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan oluşan azalmalar, vücut bütünlüğündeki eksilmeler, sürekli sakatlık veya ölüm nedeniyle ilgililerin uğradıkları kayıplardır. Bu çerçevede zarar gören üçüncü kişiler, işletene göre üçüncü kişi olanlar olup, sigortalıya yöneltebilecekleri tazminat taleplerini, sigortacıya karşı da ileri sürebileceklerdir. Sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışındaki hâller KTK'nun 92.maddesi ile Genel Şartların A.6. maddesinde düzenlenmiştir.Açıklanan yasal düzenlemeler gereği davalı sigorta şirketi, dava dışı araç işletenine ait kazaya karışan aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olması nedeniyle KTK'nun 91.maddesi uyarınca davacının maddi zararlarından teminat altına aldığı aracın sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sorumlu olup, somut olayda belirlenen kusur oranına göre davalı sigorta şirketi, davacının maddi zararlarından %50 oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuşlardır.Aktüer bilirkişi raporunda, mahkememizce belirlenen kusur oranları ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Bilim Dalı Sağlık Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre verilen ikinci rapor dikkate alınarak değerlendirme yapıldığını, davacının kaza tarihinde bir ilaç şirketinde motokurye olarak asgari ücretle çalışması nedeniyle asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, %50 kusur oranına göre davacının sürekli iş görmezlik tazminatının1.173.591,17 TL olup, sigorta şirketince yapılan 330.000,00 TL'lik ödemenin güncellenmiş değerinin 409.365,00 TL olarak mahsubundan sonra davacıya ödenmesi gereken sürekli iş görmezlik tazminatının 764.226,17 TL olduğunu, ancak SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin rücuya tabi ilk ...'lerinin hesaplanan tazminattan mahsubunun gerekeceğini, sigorta şirketinin sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin teminatının tükenmiş olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, ancak ZMMS Poliçesi tedavi giderleri teminatı kapsamında olan 15.495,39 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.238,75 TL tedavi amaçlı yol gideri, 6.013,00 TL geçici bakıcı gideri ve 2.769,00 TL SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 26.516,14 TL maddi tazminattan davalıların sorumlu bulunduğunu bildirmiştir.Davacı tarafın maddi tazminat talepleri arasında SGK sorumluluğu dışında kalan tedavi ve tedavi için yol giderleri ile bakıcı giderinin de bulunması nedeniyle hekim bir bilirkişi görevlendirilerek aktüer bilirkişi ile birlikte hekim bilirkişiden güncel asgari ücret miktarı üzerinden ek rapor alınmış, bilirkişiler █████/2023 tarihli ek raporda; davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 2.938,40 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.701.898,92 TL olup, güncellenmiş ödemenin mahsubundan sonra bakiye alacağın 2.241.466,42 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 2.769,47 TL, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.119,37 TL olduğunu, kazanın trafik iş kazası olması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından %10'un üzerinde maluliyeti bulunanlara gelir bağlandığı göz önüne alındığında, halihazırda davacıya sadece 12.557,12 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, ancak sürekli maluliyeti yönünde bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir hususunda herhangi bir bilgi edinilemediğini, bu sebeple ilgili bedelin de tespit edilerek mevcut maddi zarar alacağından rücuya tabi olan bölümünün kusur nispetinde mahsubunun gerekeceğini bildirmişlerdir.SGK'ya yazılan müzekkereye verilen █████/2024 tarihli cevapta, tahkikat raporunda davacının %10 kusurlu olması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 22. maddesinin b bendi gereğince yapılacak işlem olmadığının bildirilmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik gelirinde indirim uygulanmadığı bildirilerek tahkikat raporu, gelir bağlama karar örneği ve peşin sermaye değerine ilişkin belgeler gönderilmiş, bu belgelerin değerlendirilmesi ve varsa mahsubu gerektiren ödemelerin hesaplanan tazminat bedelinden mahsubu konusunda aktüer bilirkişiden █████/2024 tarihli ek rapor alınmış, bilirkişi raporunda, rücuya tabi ilk... şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildikten sonra davacının bakiye 3.781.677,99 TL sürekli iş görmezlik tazminatı talep edebileceğini bildirmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli birinci talep artırım dilekçesinde, 20.000,00 TL olarak talep ettikleri maddi tazminatı 3.761.677,99 TL daha artırarak talep ettiklerini bildirmiştir.Yargılama sırasında Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından █████/2024 tarihli karar ve 2024/1 karar no ile asgari ücretin artırılmasına ilişkin kararın █████/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanması üzerine maluliyete ilişkin tazminatın hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplamanın yapılmasının yasal düzenlemeler ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereği zorunlu olduğu dikkate alınarak, aktüer bilirkişiden ek rapor alınmış, aktüer bilirkişi █████/2025 tarihli ek raporunda, %50 haklılık ve%95 maluliyet oranı üzerinden 2025 yılı güncel asgari ücretleri üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda rücuya tabi ilk ... ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildikten sonra davacının bakiye 5.121.364,61 TL sürekli iş görmezlik tazminatı talep edebileceğini, geçici iş göremezlik tazminatı alacağının 2.938,40 TL, geçici ve sürekli bakım giderlerinden kaynaklı tazminat alacağının 3.368.967,21 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 2.769,47 TL, ulaşım giderinin 1.119,37 TL olmak üzere toplam 3.888,84 TL olup, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme nedeniyle sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin teminatın tükendiğini, tedavi ve sağlık giderleri için sigorta poliçesinde 330.000,00 TL teminat verildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve sair tedavi giderlerinin bu teminat kapsamında olduğunu bildirmiştir.Her ne kadar aktüer bilirkişi raporundan sonra davacı vekili tarafından █████/2024 tarihli birinci talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat miktarları artırılmış ise de, aktüer bilirkişinin ek raporu ile belirlenen ve artan maddi tazminat miktarlarının değişen ve artan asgari ücret miktarına göre belirlenmesi nedeniyle HMK'nun 107.maddesi hükmü uyarınca davacı tarafça ikinci talep artırım dilekçesinin sunulmasına yasal bir engel bulunmaması nedeniyle davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli olarak sunulan ikinci talep artırım dilekçesinde, 5.000,00 TL olarak talep edilen sürekli iş görmezlik tazminatını 5.116.364,61 TL daha artırarak, 5.000,00 TL'sine dava tarihinden, 5.116.364,61-TL'lik kısmına talep arttırım tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiz eklenmesi suretiyle toplam 5.121.364,61 TL'nin, 5.000,00 TL olarak talep edilen bakım giderinih 3.363.967,21 TL daha artılarak, 5.000,00 TL'sine dava tarihinden, 3.363.967,21 TL'lik kısmına talep arttırım tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiz eklenmek suretiyle toplam 3.368.967,21 TL'nin tahsiline, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödemenin dikkate alınarak, reddedilen kısım üzerinden sigorta şirketi yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporları ile; davaya konu █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ile davacı sürücünün eşit oranda kusurlu oldukları, davacının, kazada %95 oranında sürekli iş görmezliğine, 18 ay geçici iş görmezliğine ve sürekli olarak bakıcıya muhtaç kalmasına yol açacak şekilde yaralandığı, davalı sürücünün haksız eylemi gerçekleştiren kişi sıfatıyla, davacının dava konusu ettiği maddi ve manevi zararlardan yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği kusuru oranında sorumlu olup, davalı sigorta şirketinin ise kazaya karışan aracın, ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigortacı sıfatıyla davaya konu maddi zararlarının tamamından davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğu, davacının kaza tarihinde bir ilaç şirketinde asgari ücretle motokurye olarak çalıştığının bildirilmesine rağmen yapılan sosyoekonomik araştırma yazısında da belirlendiği üzere %95 oranında engelli hale gelmesi nedeniyle çalışamaz durumda olduğu, kaza tarihinde ve öncesinde asgari ücretin üzerinde ücretle çalıştığına dair dosyada bir delil toplanmadığı göz önünde tutulduğunda, aktüer bilirkişi tarafından asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamanın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, aktüer bilirkişi raporunda maddi tazminat hesabına esas alınan tüm verilerin doğru kullanılıp, hesaplama metotlarının da Yargıtay uygulamalarına uygun bulunduğu, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılıp, davacı vekili tarafından iki kez talep artırım dilekçesi sunulmuş ise de, yukarıda açıklandığı şekilde ikinci talep artırım dilekçesi ile 5.000,00 TL olarak talep edilen sürekli iş görmezlik tazminatının 5.121.364,61 TL, 5.000,00 TL olarak talep edilen geçici iş görmezlik tazminatının ise 3.368.967,21 TL'ye yükseltildiği, davacının, davaya konu kazada müterafik kusur indirimine konu olabilecek kusurunun bulunduğuna dair bir delil toplanmaması nedeniyle somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, sigorta şirketi tarafından dava öncesi sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin olarak poliçede belirtilen 330.000,00 TL'lik limitin tamamının ödenmiş olması nedeniyle sigorta şirketinin sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık poliçede kişi başına sağlık giderleri tazminatı klozunda teminat limitinin 330.000,00 TL olup, dava konusu 2.938,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.368.967,21 TL geçici ve sürekli bakıcı gideri ve 3.888,84 TL SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri ile tedavi ulaşım giderinin bu kloz kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği, davacı tarafça sunulan talep artırım dilekçesinin, aktüerya bilirkişi son ek raporunda belirlenen tazminat miktarları ile uyumlu olduğu, aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamada TRH-2010 tablosunu ve %10 + %10 iskonto oranı uygulaması ile asgari ücretin esas alınmasının yerleşmiş Yargıtay kararlarına uygun olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle davacı tarafın, davalı sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise ödemenin yapıldığı █████/2019 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, her ne kadar davacı vekili tarafından bankalar tarafından uygulanan en yüksek mevduata uygulanan faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın, dava dışı şirkete ait olması nedeniyle ticari amaçla kullanılmasına bağlı olarak davalı sigorta şirketi yönünden avans faizi, davalı sürücü yönünden ise yasal faize hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak, davanın, maddi tazminat istemi yönünden kısmen kabulü ile 5.121.364,61 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 2.938,40 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 3.888,84 TL tedavi ve ulaşım gideri ile 3.368.967,21 TL bakım giderinden oluşan toplam 8.497.159,06 TL maddi tazminatın, davalı ..... Şirketi yönünden yalnız dava konusu geçici iş görmezlik tazminatı, tedavi ve ulaşım gideri ile bakım giderleriyle sınırlı olması ve bu tazminat kalemlerine ilişkin olarak poliçede "kişi başına sağlık giderleri tazminatı" klozunda öngörülen 330.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olması koşulu ile █████/2019 tarihinden işleyecek avans faizi, davalı ...yönünden █████/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, dava dilekçesinde dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme dikkate alınmaksızın sürekli iş görmezlik tazminatının 5.000,00 TL olarak talep edildiği, ilk talep artırım dilekçesinde yapılan ödeme nedeniyle bilirkişinin yaptığı mahsup sonrası hesaplamaya uygun şekilde 330.000,00 TL'lik poliçe limitini tüketen ödeme miktarının mahsup edilmesinden sonra geriye kalan tazminat miktarının talep edildiği, buna göre davalı sigorta şirketinin sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden yaptığı 330.000,00 TL'lik poliçe limitini dolduran ödemeden davalı...in de yararlanacağı, sürekli iş görmezlik tazminatı olarak talep edilen 5.000.00 TL'nin poliçe teminatı ve ödeme yapılan miktar dışında kalan ve artan miktar yönünden talebin arttırıldığı, bu nedenle davacının sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden 330.000,00 TL poliçe limiti içinde kalan tazminat isteminin reddine karar verilmekle birlikte talep artırım dilekçelerinde bu miktar yönünden bir talepte bulunulmadığı dikkate alınarak, davalının bu talep yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiği, ancak 5.000,00'er TL olarak talep ettiği tedavi ve ulaşım gideri ile geçici iş görmezlik tazminatı yönünden bilirkişi tarafından hesaplanan alacağının talep ettiği miktarlardan düşük olup, tedavi ve ulaşım gideri için 1.111,16 TL, geçici iş görmezlik tazminatı için 2.061,60 TL fazlaya ilişkin istemlerinin reddine hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak, davanın kısmen reddi ile davacı tarafın, davalı sigorta şirketi yönünden poliçede "sakatlanma ve ölüm kişi başına" klozu nedeniyle talep ettiği 330.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatından kaynaklanan maddi tazminat istemi ile her iki davalı yönünden talep edilen 1.111,16 TL tedavi ve ulaşım gideri, 2.061,60 TL geçici iş görmezlik tazminatından oluşan fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Hükmedilen tazminata davalı sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise her ne kadar davacı tarafça kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş ise de sigorta şirketi tarafından kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin mümkün bulunmadığı, sigorta şirketine yapılan başvuru tarihini belgeler bir delilin toplanmadığı göz önünde tutularak, ödemenin yapıldığı 02.05.2019 tarihinden itibaren ve davacı tarafın talebiyle bağlılık ilkesi gereği yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.Davacı taraf, davalı sürücüden manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı sürücü yukarıda açıklandığı üzere davacının manevi zararlarından sorumludur.Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği uygun bir miktar paranın adalete uygun olması gereklidir.Dava konusu trafik kazasının oluşumu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ile davacının eşit oranda kusurlu oldukları, davacı ile davalı sürücünün sosyal ve ekonomik durumları, paranın ülkemizdeki genel satın alma gücü, manevi tazminatın daha yüksek veya daha düşük miktarda takdirini gerektirir başkaca somut olayda özel bir nedenin varlığının bulunmadığı, davacının kaza nedeniyle 18 ay geçici iş görmezliğinin oluşup, hayatının sonuna kadar %95 oranında sürekli iş görmezliğinin oluşarak bakıma muhtaç kaldığı, bu çerçevede aktif olarak hayatın hiçbir alanında yer almasının mümkün bulunmadığı, kaza sonrası çalışma hayatının sona erdiği, kazanın, davacının yaşamı boyunca sosyal ve ekonomik alanlar gibi yaşamının tüm alanlarına önemli ölçüde olumsuz etkide bulunduğu, bunlara bağlı olarak davacının sağlığında meydana gelen bozulma ve bu nedenle muhatap kaldığı acı ve üzüntünün düzeyi birlikte göz önünde tutulduğunda, davacının talep edebileceği manevi tazminatın talep miktarı üzerinde de takdir edilmesi mümkün olmakla birlikte taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu konusunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmakla manevi tazminat isteminin kabulüne, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:1-Davanın, maddi tazminat istemi yönünden KISMEN KABULÜ ile;5.121.364,61 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 2.938,40 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 3.888,84 TL tedavi ve ulaşım gideri ile 3.368.967,21 TL bakım giderinden oluşan toplam 8.497.159,06 TL maddi tazminatın, davalı ..... Şirketi yönünden yalnız dava konusu geçici iş görmezlik tazminatı, tedavi ve ulaşım gideri ile bakım giderleriyle sınırlı olması ve bu tazminat kalemlerine ilişkin olarak poliçede "kişi başına sağlık giderleri tazminatı" klozunda öngörülen 330.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olması koşulu ile █████/2019 tarihinden işleyecek avans faizi, davalı ...yönünden █████/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,2-Davanın maddi tazminat istemi yönünden KISMEN REDDİ ile;Davacı tarafın, davalı sigorta şirketi yönünden poliçede "sakatlanma ve ölüm kişi başına" klozu nedeniyle talep ettiği 330.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatından kaynaklanan maddi tazminat istemi ile her iki davalı yönünden talep edilen 1.111,16 TL tedavi ve ulaşım gideri, 2.061,60 TL geçici iş görmezlik tazminatından oluşan fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,3-Davanın manevi tazminat istemi yönünden KABULÜ ile;200.000,00 TL manevi tazminatın █████/2017 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...den alınarak, davacıya verilmesine,4-a)Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat talepleri yönünden alınması gereken; 580.440,93 TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında maddi tazminat yönünden peşin olarak yatırılan 68,31 TL peşin harcın indirilmesinden sonra geriye kalan 580.372,62 TL karar ve ilam harcının, 22.542,30 TL'lik bölümünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b)Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken;13.662,00 TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 683,10 TL harcın indirilmesinden sonra geriye kalan 12.978,90 TL karar ve ilam harcının davalı...den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c)Davacı tarafça maddi tazminat istemi yönünden peşin yatırılan 68,31 TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,d)Davacı tarafça manevi tazminat istemi yönünden peşin yatırılan 683,10 TL harcın, davalı...den alınarak davacıya verilmesine,5-Kabulüne karar verilen maddi tazminat talebi yönünden;a)Davacı yararına A.A.Ü.T'nin 13. maddesi uyarınca takdir edilen 658.914,77 TL nispi vekalet ücretinin 52.800,00 TL'lik bölümünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya verilmesine,b)Reddine karar verilen maddi tazminat istemi yönünden,Davalılar yararına A.A.Ü.T'nin 3(2) ve 13.maddeleri uyarınca takdir edilen 3.307,64 TL nispi vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Kabulüne karar verilen manevi tazminat talebi yönünden;Davacı yararına A.A.Ü.T'nin 10 ve 13. maddeleri uyarınca takdir edilen 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı...den alınarak davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinden █████████'in karşılığı olan 1.319,34 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1/2000'inin karşılığı olan 0,66 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,8-Davacı tarafça yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 318,70 TL on bir adet posta, 419,00 TL kırk dokuz adet elektronik tebligat, 1,25 TL bir adet kep müzekkere, 2.600,00 TL bilirkişi reddiyat ücreti olan toplam 3.383,35 TL yargılama giderinden █████████'in karşılığı olan 3.381,66 3.381,66 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1/2000'inin karşılığı olan 1,69 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı ...tarafından yapılan ve iki adet tebligat giderinden oluşan 100,00 TL yargılama giderinden 1/2000 karşılığı olan 0,05 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı...e verilmesine, █████████'inin karşılığı olan 99,95 TL yargılama giderinin davalı ...üzerinde bırakılmasına,10-Adli yardımdan karşılanan ve bilirkişi ücretinden oluşan 1.250,00 TL yargılama giderinden 1/2000'inin karşılığı olan 0,63 TL'sinin davacıdan, █████████'inin karşılığı olan 1.249,37 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye ödenmesine,11-Davacı ve davalı ...tarafından yatırılan gider avansından, harcanmayan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Davacı vekili ile davalı ...vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yokluğunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzaÜye...e-imzaÜye ...e-imzaKatip...e-imza