Akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresinden önce tek taraflı feshi sebebiyle dağıtım şirketinin finansman, ekipman ve kar kaybı alacaklarının tazmini davası.
Özet: Bir akaryakıt dağıtım şirketi, istasyon sahibinin 5 yıllık bayilik sözleşmesini haksız ve tek taraflı feshetmesi üzerine, istasyona yapılan yatırım, verilen işletme finansman kredisi ve kâr mahrumiyeti gibi nedenlerle uğradığı zararların tazminini talep ederek dava açmış; davacı, fesihten kaynaklanan toplam 2.610.460,00 TL ile ayrıca birleşen davada 239.534,00 TL kredi maliyeti ve 46.043,00 TL malzeme söküm/iş bedelleri alacağı ile faizlerini istemiş, taşınmazın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuşken, davalı ise feshi, davacının sözleşmedeki fiyatlandırma ve satış şartlarına uymaması, yanıltıcı fatura düzenlemesi ve kanunlara aykırı hükümler barındırması gibi gerekçelerle haklı olduğunu savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic. A.Ş'nin akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini ve bu faaliyet çerçevesinde bizzat belirlediği noktalarda kendi marka ve logosu altında ... standartlarında kurulu akaryakıt istasyonlarında akaryakıt, LPG ve madeni yağ satış faaliyetini gerçekleştirdiğini, müvekkili ile davalı yan arasında 22.07.2010 tarihinde ön protokol imzalandığını, davalı şirkete ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevki, 140 pafta, 2373 ada, 526 parselde kayıtlı akaryakıt istasyonu niteliğindeki taşınmazda kurulu bulunan akaryakıt satış ve servis istasyonu üzerinde akaryakıt dağıtım şirketi - bayilik ilişkisi- tesis edilmesi hususunda mutabakat sağlandığını ve daha sonra 18.09.2010 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından davalı şirkete 1.172.000,00 TL, ilk 12 ay geri ödemesiz sonraki 20 ay eşit taksitle geri ödemeli toplam 1.172.000,00 TL işletme finansman kredisi verdiğini, ayrıca davalıya ait olan taşınmaz üzerine 144.442,31 TL yatırım yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında da müvekkili tarafından davalıya 150.000 TL nakit sabit yatırım bedeli ödendiğini, davalı tarafından aralarındaki sözleşmenin süresi henüz sona ermeden ... 20. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarı ile tek taraflı olarak feshedildiğini ve bu davada 3. Kişi durumundaki dağıtım şirketi ... firması ile yeni bir sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından talep edilen tedbir talebinin kabulüne, HMK 389.maddesi ve devam maddeleri kapsamında alacağınını tahsilini teminen ... ili, ... ilçesi, ... mah., 140 pafta, 2373 ada, 526 parselde kayıtlı gayrimenkulün 3. Şahıslara devrinin aynı hak tesisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili tarafından açılan işbu davanın kabulüne, davalının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshetmiş olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zarar, ziyan ve kar mahrumiyeti alacaklarına karşılık talep edilen 261.0460,00 TL bedelin 22.03.2013 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında akdedilen █████/2010 tarihli ve 5 yıl süreli istasyonlu akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı tarafça süre bitiminden evvel tek taraflı ve haksız olarak feshedilmesi sebebiyle muaccel hale geldiğini ve ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında saklı tutulan alacakları ile uğradığı maddi zararların tahsili amacıyla fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava mahiyetinde; geri ödemeli işletme finansman kredisi maliyeti/faizi alacaklarına karşılık 239.534,00 TL'nin tahsil edilmesini, kurumsal kimlik malzeme ve ekipmanları ile otomasyon sistemi alt yapı malzeme ve ekipmanlarının söküm ve nakliyesinden doğan alacaklar ve sökülüp iade alınamayan malzeme ve iş bedelleri alacaklarına karşılık 46.043,00 TL'nin tahsilini, tespit edilecek olan alacaklara davalının temerrüt tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren bayilik sözleşmesinin 19.maddesi uyarınca aylık %3 akdi faiz oranında faiz işletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Asıl dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında bahsedilen tarihler arasında ve Petrol Ofisi satış tutarının bir puan yukarısında satış yapılma hususunda anlaşıldığını, davacının hiçbir faturasında ...+1 şartına uymadığını, mevcut faturalara en yüksek dönem ve boşaltım limanı tutarının eklendiği ve son aylarda faturaların mahkemeyi yanıltacak şekilde düzenlendiğini, bahsi geçen bu hususların davacı tarafından 18.01.2013 tarihli ihtar ile konunun iletildiğini ancak herhangi bir düzenlemenin yapılmadığını bu nedenle söz konusu işbu sözleşmenin feshedildiğini, söz konusu dönemde müvekkilinin cari hesapta alacaklı olduğunu ancak davacı yanın dolum yapması gerektiği halde dolum yapmadığını ve satışa yanaşmadığını, davacı tarafından mahkemeye sunulan sözleşmenin satış değerini belirleyen bölümünün 4.maddeden 7.maddeye atlanmış şekilde verildiğini, sözleşme şartları ve satış usullerinin saklandığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede, hukuka, kanuna özle düzenlemelerine, EPDK yönetmeliklerine aykırı veya kanuna karşı hileye başvurarak yapılan düzenlemelerin bulunduğunu, işletme finansman kredisinin nakit ve bir yıl faizsiz olmasının kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafından buna uyulmadığını ve ürün olarak üstelik kampanya, fiyat indirimi, promosyon gibi konularda harcamalar müvekkili şirkete yaptırıldığını, yasal olmayan faiz ve ödeme şekliyle faturalandırmayla alacak oluşturulmak istendiğini, müvekkilinin adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi sınırları içinde olduğunu bu nedenle yetkili mahkemenin Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı hareket ederek sözleşmeyi süresinden önce feshederek kendilerini zarara uğrattığı iddiasıyla █████/2023 tarihli dava dilekçesinde, kredi maliyeti olarak 239.534,00 TL, 46.043,00 TL malzeme ve iş bedeli ile kısmi alacak davasının ikame edildiğini, davacının sözleşmede belirtilen ... kar marjı +%1 şartına uymaması yani sözleşmede taahhüt ettiği karşı marjından daha pahalıya ürün satması nedeniyle uğradığı zarar sözleşmeyi feshetmesindeki haklı neden olduğunu, davacı şirket ile anlaşma sağlanan tanker, nakit, kredi ve diğer çoğu husus da süresinde veya hiç yerine getirilmediğini, davacı şirkete kredi için sıralı olarak birtakım çekler verildiğini ve karşılığı müvekkili şirkete ödenmediğini, davacının kredi maliyetine yönelik talepleri de sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmesinin yerinde olmadığını, davacı tarafından taahhüt edilen kar marjına uyulmadan satış yapılması sebebiyle davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, dolayısıyla davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, bu bakımdan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Asıl dava, taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı tarafından sözleşme süresinden önce feshi nedeni ile uğranıldığı iddia edilen zarar ve kar mahrumiyetine karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 261.046 TL'nin, karşı dava yönünden ise, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3 ve 7. Maddeleri gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 70.000 TL maddi,30.000 TL manevi tazminatın faizleri ile birlikte tahsilinin istendiği, uyuşmazlığın sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, ve sözleşmenin 3 ve 7 maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ve sonucuna göre gerçek zarar miktarının tespiti istemine ilişkin hususlardan kaynaklandığı görülmektedir.
Davacı şirket, “Taraf şirketler arasında 22.07.2010 tarihinde “ön protokol” akdedilmek suretiyle davalı şirkete ait bulunan ... ili ... ilçesi ... Mah. ... Mevkii 140 pafta 2373 ada 526 parselde kayıtlı akaryakıt istasyonu niteliğindeki taşınmaz üzerinde akaryakıt dağıtım şirketi bayilik ilişkisi tesis edilmesi hususunda mutabakat sağlandığını ve 18.09.2010 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, protokolde davalının müvekkili şirket lehine 5 yıl süreli intifa tesis etmeyi ve 5 yıl süresince beyaz ürün satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı şirkete ilk 12 ay geri ödemesiz, sonraki 20 ay eşit taksitle geri ödemeli toplam 1.172.000,00 TL işletme finansman kredisi tesis edildiğini, davalı şirkete ait istasyona kurumsal kimlik uygulaması anlamında 33.499,14 TL yatırım ve 110.943,17 TL muhtelif ekipman bedeli olarak toplamda 144.442,31 TL yatırım yapıldığını, taraflar arasında akdedilen 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında davalı şirkete 150.000,00 TL nakit sabit yatırım bedeli ödendiğini, davalı tarafından keşide edilen ... 20. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı şirketin ... firması ile yeni bir bayilik sözleşmesi akdetmek suretiyle müvekkili şirketin bayrağını istasyondan indirdiğini, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 20.maddesi ve 22.maddesi kapsamında ve protokol maddeleri gereğince davacı şirketin uğramış olduğu zararların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, davacı şirketin cari hesaptan kaynaklı 11.046. TL alacağı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle; davalı yanın taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini süresinden önce feshetmiş olması nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu zarar, ziyan ve kar mahrumiyeti alacaklarına karşılık toplam 261.046.- TL bedelin 22.03.2013 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi” talebinde bulunulduğu görülmektedir.
Davalı şirket, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; “Taraflar arasında Petrol Ofisi satış tutarının bir puan yukarısında satış yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, önceki bayiliğinden intifa hakkının kaldırılmaması ve davacı vekillerinin takip ettikleri davada yasada yapılan değişikliği kendi şartlarına kullanmak isteyen önceki marka sahibiyle dava devam ettiğinden davacı ödemelerin peşin alınması ve faturalandırmaların alış fiyatına bir puan eklenerek yapılması hususunda mutabık kalındığını, davacının hiçbir faturasında ... +1 şartına uymadığını, en yüksek dönem faturası ve boşaltım limanı faturası eklenerek özellikle son aylarda faturalarını mahkemenizi yanıltacak şekilde düzenlediğini, bu hususta 18.01.2013 tarihli ihtar gönderilmesine rağmen düzeltme yapmamasından ötürü sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiklerini, bu dönemde cari hesapta alacakları olduğunu, dolum yapmaları gerektiği halde kanuna aykırı olarak doluma ve mal satışına yanaşmadıklarını, dosyaya sunulan sözleşme suretinde satış değerini belirleyen 4.maddeden 7.maddeye atlanarak sözleşme şartlarının ve satış usullerinin saklanmak istendiğini, işletme finansman kredisinin nakit ve bir yıl faizsiz olması kararlaştırılmış iken buna uyulmaksızın ve ürün olarak üstelik kampanya, fiyat indirimi, promosyon gibi konularda harcamaların davalı şirkete yaptırılarak yasal olmayan faiz ve ödeme şekliyle faturalandırmayla alacak oluşturulmak istendiğini, davalı şirketin kendi yaptığı tadilat, firma istasyon inşaatı anlaşmanın üzerinden 2 yıla yakın zaman geçtikten sonra başka firmalardan gider faturaları ve yapılmayan işlemlerin yansıtma faturaları ile talep edilmeye çalışıldığını, buna örnek olarak ... Teknolojinin 18.11.2011 ve devam eden tarihli usulsüz faturalarının gösterilebileceğini, maddi ve gayrı nakdi yardımların yapıldığına ilişkin makbuz ve belgeleri olmamasına rağmen ürünlerin teslimine ilişkin müvekkilinin tutanakları bulunduğunu, ürünlerin ve istasyon tadilatının kullanım süresinden ve amortismanlardan düşümü ile yapılan işletme finansman kredisinin davalı şirkete faturalandırılarak demirbaşlara veya bilinmeyen bir kaleme kaydının yasal olmadığını,
Karşı dava yönünden; sözleşmenin 7.maddesi; müşterinin uğradığı zarar ziyanı ödemekle mükellef kılınmış, akaryakıt numunelerinin analiz bedeli bayi tarafından ödenir denilmesine rağmen kullanımda zarar verici ürünlerin verilmesinden ötürü müşterilerinin zararlarını ödemiş, şifahen kendilerine iletmiş, zarar kendi ürünlerinden kaynaklandığı halde telafi edilmediğini, ayrıca 22.07.2010 tarihli ön protokolün 3.maddesinin son fıkrasında; bayi akaryakıt alımlarında ... kar marjının %1 şirkete kalacak şekilde kalacaktır akdine hiçbir zaman sadık kalmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000.- TL maddi zarara uğradığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, uğranılan zarar ve hesap farkı saklı kalmak kaydıyla 30.000.- TL manevi ve 70.000.- TL maddi zararın tespiti ile dava veya karşı dava tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesi” talebinde bulunulduğu görülmektedir.
Taraf şirketleri arasında imzalanan 22.07.2010 tarihli Ön Protokol'un Konu başlıklı 2.maddesi'nde; “Bayi-Malik mülkiyeti kendine ait olan ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde kain ve Tapu' da 140 pafta 2373 ada 526 parselde kayıtlı 1260,68 m2 yüzölçümlü taşınmaz ve burada inşa edilmiş ya da daha sonra yeniden alınacak ve inşa edilecek akaryakıt satış ve servis istasyonu üzerinde Şirket lehine 5 yıllık süre için intifa hakkı tesis ettirmeyi ve bu konuda intifa sözleşmesi akdetmeyi kabul ve taahhüt etmiş olup, karşılığında Şirket de söz konusu taşınmaz üzerinde inşa edilmiş ya da daha sonra inşa edilecek akaryakıt satış ve servis istasyonunun işletilmesi hususunda Bayi-Malik ile aşağıda zikredilen şartlarda Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi akdetmeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Bayi 5 yıl süresince beyaz ürün satmayı kabul ve taahhüt etmiştir.”
Malzeme ve Teçhizat başlıklı 3.maddesi'nde; “İşbu ön protokolün 2.maddesi gereği taraflarca ifa edildikten sonra, tarafların aralarında akdedecekleri Ariyet Sözleşmesi muvacehesinde Şirket, Bayi-Malik” le protokol konusu akaryakıt satış ve servis istasyonunda kullanılmak üzere mezkur Ariyet Sözleşmesinin ayrılmaz parçalarını teşkil eden Teslim-Tesellüm Tutanakları tanzimi suretiyle gerekli alet, edevat, malzeme ve teçhizat ariyeten verecektir. İşbu malzemeler; Bayi istasyonuna Komple Kurumsal Kimlik uygulanacaktır. Bayi'ye 3 adet 6 tabancalı ... marka akaryakıt pompası verilecektir. Bayinin tankeri ... kurumsal kimlik renklerine boyatılacaktır. Bayinin kanopi kolonları çift yapılacak, Bayi'ye bir adet hava su saati verilecek, Bayi' ye bir adet komprasör verilecek, Bayi' ye bir adet 44 kw jeneratör verilecek. İntifa tesis edilmesi ve mutabık kalınan teminatların alınması ve EPDK lisansının yayınlanmasına takiben bayiye 1.000.000. TL+KDV kredi nakit olarak verilecektir. Alınan bu kredi 12 ay ödemesiz 20 ay eşit taksitte faizsiz geri ödenecektir. Bayi kırsal Motorin ve motorin peşin akaryakıt alımlarında ... kar marjının %1 i şirkete kalacak şekilde çalışacaktır. Bayi peşin benzin alımlarında ... kar marjının %50 si şirkete kalacak şekilde çalışacaktır. Bayi'nin istasyonuna kurulacak olan LPG sözleşme kapsamı dışında olacaktır.”
Protokol Hükümlerinin İhlali başlıklı 8.maddesi'nde; “Bayi-Malik, işbu protokol ve/veya buna uygun olarak akdedilecek sözleşmelerin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği veya borç ve taahhütlerini yerine getirmediği takdirde, Şirket işbu protokol ve buna uygun olarak akdedilmiş sözleşmeleri fesheder ve bu halde şirketin uğramış veya uğrayacağı tüm zararları ödemeyle mükelleftir. Ayrıca bu nedenlerle Şirket'in uğrayacağı sair zarar ve ziyanın tazmini talep hakkı mahfuzdur"
Protokolün Sona Ermesi başlıklı 9.maddesi'nde; “Bayi, işbu protokolün herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, ihtara ve hükme gerek kalmaksızın istasyonu tüm demirbaş, malzeme ve teçhizatı ile birlikte ve işletilebilir vaziyette Şirkete iade ve teslim etmeyi şimdiden kesin olarak kabul ve taahhüt etmiştir. Bu durumda Bayi-Malik intifa süresi sonuna kadar Şirketin istasyonu bizzat işletmek veya işletmek üzere dilediği 3.şahısla Bayilik Sözleşmesini yapma hakkını haiz olduğunu peşinen kabul etmişlerdir.”
Taraflar arasında akdedilen 18.09.2010-18.09.2015 dönemini kapsayan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin 20.maddesi'nde “İşbu bayilik sözleşmesinin feshi veya herhangi bir sebeple sona ermesi halinde bayilik ilişkisi sebebiyle, şirket ile akdetmiş olduğu bütün kredi, malzeme ve sair hususlara müteallik sözleşmelerinin münfesih olacağını ve bu sözleşmelerden doğan borçları ile doğacak her türlü borçların muaccel olacağını peşinen kabul ve taahhüt eder.”
Sözleşmenin 22.maddesi'nde “Bayinin işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etmesi veya şirketin fesih etmesine sebebiyet vermesi veya işbu sözleşmede yer alan hususlardan herhangi birine uymaması halinde şirket; a) Süre vererek sözleşme şartlarına uyması için yazılı olarak ihtar eder, b) Mal teslimatını bir süre için durdurur, c) Bayiden uyulmayan her husus için cezai şart talep eder, d) Zarar-ziyan talep eder, e) Şirket uhdesindeki veya istasyondaki bayiye ait haklar üzerinde ilgili Kanunlardan doğan el koyma hakkını kullanır.
Taraflar arasında imzalanan 14.10.2010 tarihli Ek Protokol'de ; “... tarafından bayi olan ...Şti. nin ...adresinde bulunan istasyonunda 150.000.- TL bedele karşılık gelmek üzere gerek istasyonda yapılan inşaat faaliyetler ve gerekse istasyonun diğer ihtiyaçları ve kurumsal kimliğin bütünlüğü kapsamında yatırım yapılmış olduğu taraflar tarafından karşılıklı mutabakat neticesinde kabul edilmiştir. İşbu ... tarafından yapılan 150.000.- TL bedelindeki yatırım değeri, ... ile ... Ltd. Şti. arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sonunda yenilenmesi ve yeniden taraflar arasında 5 yıllık yeni bayilik sözleşmesi imzalanması akabinde bayi tarafından bu bedelin ödenmeyeceğini ... kabul ve taahhüt eder. Aksi bir durumda ise taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresi sonunda yenilenmemesi ve akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sona erdiğinde ... Ltd. Şti. nin... ile olan bayilik ilişkisini feshedip yeni bir dağıtım şirketi ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalaması karşısında işbu istasyonda ... tarafından yatırım bedeli karşılığı olarak harcanılan 150.000.- TL bedeli hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın nakden ve defaten bu bedeli ...'e ödeyeceğini bayi olan şirket başkaca hiçbir şarta bağlı kalmadan kabul ve taahhüt eder.” şeklinde kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı şirket tarafından keşide edilen ... 20. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete; 22.07.2010 tarihli ön protokolün ve 14.10.2010 tarihli ek protokolün ve eklerinin haklı nedenlerle tek taraflı feshi ihbar edilmiştir. Söz konusu ihtarnamenin davacı şirkete 23.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirket tarafından keşide edilen ... 24. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete; sözleşmenin 20. ve 22.maddesi uyarınca şirketin süresinden önce fesih hakkının kullanılmasına bağlı olarak uğramış olduğu tüm zarar ve ziyanları talep etme hakkı bulunduğu, cari hesap, muaccel hale gelen işletme finansman kredi borcu ve kredi maliyeti olan toplam 1.090.593.- TL nın ve 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında 150.000.- TL nın 7 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Söz konusu ihtarnamenin tebliğ şerhinden davalı şirkete 26.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 18.09.2010-18.09.2015 dönemini kapsayan Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi'nin 18.01.2013 tarihinde davalı tarafından feshedildiği, buna göre sözleşmenin 28 ay yürürlükte kaldığı, 32 aylık süre yönünden devam edilmediği görülmüştür.
Mahkemenizin 29.06.2015 tarihli müzekkeresi ile; 19.10.2010 ve 18.01.2013 tarihleri arasında benzin ve motorin yönünden ...” ın iskonto ve satış uygulamaları çerçevesinde alış satış fiyatlarının ve yere göre değişiklik söz konusu ise merkez uygulaması dışında ... ve ... dolum tesisi fiyatlarının birden çok fiyatlandırma kalemi var ise her birinin ayrı ayrı bildirilmesi, ... kar marjının açıkça tespit edileceği şekilde bildirilmesi talep edilmiş olup, ... tarafından gönderilen 17.08.2015 tarihli yazı ekinde; 19.10.2010-18.01.2013 tarihleri arasında Benzin ve Motorin ürün cinsleri için geçerli olan... ve ...Terminal çıkış fiyatları dosyaya sunulmuştur.
Mahkemenizin 09.02.2016 tarihli müzekkeresi ile; ... lokasyonunda akaryakıt ikmallerinin ne şekilde gerçekleştirildiğinin, .... A.Ş.'nin ... Lokasyonunda kara dolum tesisinin olup olmadığının ve bu bölgede ... ile bir anlaşmanın olup olmadığının bildirilmesi istenilmiş olup, ... tarafından gönderilen 07.03.2016 tarihli yazı cevabında; “... lokasyonunda akaryakıt ikmalleri EPDK Petrol Piyasası Depolama Lisansı alan şirketlerin terminalleri aracılığıyla yapılmaktadır. Şirketimizin ...lokasyonunda kara dolum tesisi olmayıp ... A.Ş. ile yürürlükte olan depolama sözleşmemiz kapsamında ...terminali vasıtasıyla Akaryakıt Dağıtım Kuruluşlarına akaryakıt ikmali gerçekleştirilmektedir.” şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasında talimatla ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasında görevlendirilen bilirkişi ... tarafından sunulan 31.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bayilik, karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşme bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıt ikmali yetkisi verilmesi işlemi olduğunu, bayilik faaliyeti için gerekli donanıma sahip gerçek ve tüzel kişilere bayi dendiğini, bayilik lisansı, bir gerçek veya tüzel kişinin piyasada bayilik faaliyet gösterebilmek için 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu'ndan almak zorunda olduğu izin belgesi olduğunu, bayili lisansı sahibine, lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiğini, bayilik lisansları, lisansta belirtilen tarihte yürürlüğe girdiğini, lisans sahibinin lisans kapsamındaki hak ve yükümlülükleri bu tarihten itibaren geçerlilik kazanacağını, bayilik lisans almak isteyen kişiler, gerekli belge ve bilgileri ibraz etmek suretiyle ve akaryakıt veya ihrakiye temin edilmeden önce EPDT'ya başvurduğunu, Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir sıfatı taşıyan bayi ve dağıtıcılar, bütün ticari faaliyetlerinde basiretli birer iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, dolayısıyla ticari iş niteliğindeki sözleşmeler yapılırken azami dikkat gösterilmeli ve sözleşme içeriğine tamamen vakıf olunması gerektiğini, bayi ve dağıtıcılar arasında yapılan bayilik sözleşmeleri petrol piyasası ve ilgili mevzuatının düzenleme alanı dışında kalan ticari konulara yönelik hükümleri içerdiğini, bu hükümler arasında ödeme ve ürün teslim koşulları, asgari satış taahhütleri, mülkiyet, intifa, ipotek, ariyet, kira hakları, teminat mektupları, prim ve cezai şartlar sayılabileceğini, davacı firmaya ait 2010 ve 2011 yılları, yevmiye, kebir ve envanter defteri Eski T.T.K.'nun 66. ve 69. madde hükümlerine göre tasdik edildiğini, T.T.K.'nun Eski 70.ve 72. Madde hükümlerine göre yevmiye ve envanter defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığını, 2012-2013 yılı yevmiye, Kebir ve Envanter defterinin Yeni TTK 64-67 Madde hükümlerine göre açılış tasdikinin yaptırıldığı TTK .'nun 64 ve 67 Maddesine göre 2012 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırıldığını, davacı ...Tic.A.Ş.'nin 2010 ve 2011 yılı Ticari Defterleri Eski T.T.K.'nun 66.,69.,70.,72.ve 82. Madde hükümlerine göre kendi lehine karşı delil teşkil etmediğini, davacı ...A.Ş.'nin 2012- 2013 yılı yevmiye defteri yeni TTK 64-67 Madde hükümlerine göre kendi lehine karşı delil teşkil ettiğini, dava dosyası incelendiğinde davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanmış olan 18.09.2010 tarihli ve 18.09.2015 tarihine kadar geçerli olan bir bayilik sözleşmesi bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin eki ve tamamlayıcısı olan 22.07.2010 tarihli Ön protokol ve 14.10.2010 tarihli ek protokollerin taraflar Arasında akdedildiğini, 18.01.2013 tarihli ihtarname ile davalı şirket Bayilik Sözleşmesi'ni tek taraflı olarak feshettiğini davacı şirkete bildirdiğini, davacı ...Tic.A.Ş.'nin dava dosyasına delil olarak sunduğu faturaların içerikleri üzerinde yapılan incelemelerde davalı ... Şti. 'ne ait istasyon adına kurumsal kimlik uygulaması anlamında 33.499,14.-TL yatırım ile makine ve teçhizat harcaması olan 110.943,17-TL olmak üzere toplamda 144.442,31-TL yatırım yapıldığını, bu harcamalar için davacı firma tarafından davalı firmaya yansıma faturaların kesilmediğini, davacı firma ile davalı firma arasında yapılan 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında davalı firmaya 150.000-TL'lik nakit sabit yatırım bedelinin ödendiğini, taraflar arasında bayilik sözleşmesi süresi sonunda yenilenmemesi ve akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sona erdiğinde davalı ...şirketi yeni bir dağıtım şirketi ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalaması karşısında, davalı firma davacı ... Şirketine davacı firma tarafından yatırım bedeli olarak harcanan 150.00,00-TL bedeli hiçbir ihtara ve ihbara gerek kalmaksızın naklen ve defaden ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı firma ile davalı firma arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 20. Maddesinde; "İşbu bayilik sözleşmesinin feshi veya herhangi bir sebeple sona ermesi halinde bayilik ilişkisi sebebiyle, şirket ile akdetmiş olduğu bütün kredi, malzeme ve sair hususlara müteallik sözleşmelerinin münfesih olacağını ve bu sözleşmelerden doğan borçları ile doğacak her türlü borçların muaccel olacağını peşinen kabul ve taahhüt eder" hükmü yer almadığını, davacı ...Tic.A.Ş. ile davalı ... ve Petrol Ürünleri San.Ltd.Şti. 22.07.2010 tarihli Ön-Protokol ile ... satış tutarının bir puan yukarısında satış yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, d ava dosyası incelendiğinde davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanmış olan 18.09.2010 tarihli ve 18.09.2015 tarihine kadar geçerli olan bir bayilik sözleşmesinin davalı firma tarafından ... 20. Noterliği'nin,... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile tek taraflı olarak feshedildiğini, fesih sebebi olarak davacı...Tic.A.Ş. ile davalı ....Şti. 22.07.2010 tarihli Ön-Protokolun 3. Maddesinde ... satış tutarının bir puan yukarısında satış yapılması hususundaki anlaşmaya davacı firmanın uymadığını belirtiğini, davacı firmanın beyaz ürünlerin (motorin, bezin) davalı firmaya satışının yapıldığı tarihteki EPDK belirlediği bayi satış fiyatları baz alınarak yapılan hesaplamalarda, 2010,2011,2012 ve 2013 yıllarında ortalama motorin 9617, kırsal motorin 616, k. bezinde V12 iskontolu olarak satışını gerçekleştirdiğini, davalı firmanın akaryakıt alımlarında ... kar marjının %1 (Yüzde biri) şirkete kalacak şekilde alım yapıp yapmadığının tespiti yapılabilmesi için mal alımın gerçekleştirildiği tarihlerde davacı firmanın ... alım faturaların temin edilmesi gerektiğini, davacı ...Tic.A.Ş. ile davalı ...Ltd.Şti. 22.07.2010 tarihli Ön-Protokol ile davacı firmaya 12 ay ödemesiz 20 eşit taksit faizsiz 1.000.000,00-TL nakit kredi ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı firmanın davalı firmaya 22.07.2010 tarihli ön protokol kapsamında yaptığı 12 ay ödemesiz 20 eşit taksit faizsiz 1.000.000,00-TL krediye İlişkin ödeme ve faiz konusunda tespitlerin hesap uzmanı veya bankacı bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacı firma ile davalı firma arasında yapılan 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında davalı firmaya 150.000-TL'lik nakit sabit yatırım bedelinin ödendiğini, taraflar arasında bayilik sözleşmesi süresi sonunda yenilenmemesi ve akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sona erdiğinde davalı ...şirketi yeni bir dağıtım şirketi ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalaması karşısında, davalı firma davacı ... Şirketine davacı firma tarafından yatırım bedeli olarak harcanan 150.000,00.-TL bedeli hiçbir ihtara ve ihbara gerek kalmaksızın naklen ve defaden ödemeyi taahhüt ettiğini, dolayısıyla davalı firmanın davacı firmaya sözleşme kapsamında 150.000,00-TL borçlu olduğunu, davacı firmanın dava dosyasına delil olarak sunduğu faturaların içerikleri üzerinde yapılan incelemelerde davalı ...Ltd.Şti.'ne ait istasyon adına Kurumsal kimlik uygulaması anlamında 33.499,14-TL yatırım ile makine ve teçhizat harcaması olan 110.943,17-TL olmak üzere toplamda 144.442,31-TL yatırım yapıldığını, davalı ...Ltd.Şti., davacı ...Tic.A.Ş.'ne (144.442,31-TL + 150.000,00-TL) = toplam 294.442,31-TL borçlu olduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizin 01.07.2014 tarihli duruşma ara kararı davalı-karşı davalı davacının ticari defterleri talimatla alınan bilirkişi raporu ve davacı tarafça sunulan faturalarında incelenmek suretiyle 1 Mali Müşavir, 1 Hukukçu ve Sektör bilirkişisinden oluşan heyetten rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti 27.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı- karşı davacı tarafından sunulan 2010,2011,2012 ve 2013 yıllarına ait ticari defterlerin dökümünün incelendiğini, davalı ... tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış onayına sahip olmakla birlikte kapanış (ibraz) tasdikleri yönünden ise gerekli onaya sahip olmadığını, davalı-karşı davacı ...'a ait ticari defterlerin delil olarak takdiri hakkındaki kararın mahkememize ait olduğunu, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi, her iki tarafa karşılıklı hak ve yükümlülükler getiren tam iki taraflı bir sözleşme olduğunu, tarafların bu nitelikteki sözleşmeleri herhangi bir haklı gerekçe göstermeden ifa etmemesi ve haklı bir neden olmaksızın süresinden önce tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi mümkün olmadığını, ayrıca TTK. ve B.K. hükümleri ile yerleşmiş Yargıtay İçtihatları gereğince haklı bir neden olmaksızın bu tür bir sözleşmenin tek taraflı feshi ya da sözleşmenin ifa edilmemesi mümkün olmadığını, bu tür bir eylem içerisinde olunması ve sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi halinde diğer taraf, sözleşme ve sözleşmenin uygulanmamasından doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarını talep etme hakkına sahip olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve doktrindeki yerleşik görüşlere göre, “Sözleşmenin hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi alacaklıya gerçekleşmesini beklediği çıkarlardan yoksun bırakır ki, borçlu, meydana gelen zarar giderimi ile sorumlu tutulur.” mahkememizce davalının sözleşmeyi haksız olarak feshinin kabulü halinde, sözleşme nedeniyle davacı şirketin mahrum kalınan kar tazminatı alacağı olduğunun kabulü gerektiğini, davacı karşıt davalı ile davalı karşı davacı arasında sözleşmeye dayalı bir ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davacı karşı davalı yanın, bayisi olan davalı karşı davacıya akaryakıt ürünleri tedarik ettiğini, davacı- karşı davalının, akaryakıt işletmelerinin genel olarak kuruluşunda yapılan çeşitli ödemelerde bulunduğunu, bu bağlamda davalı-karşı davacı yana işletmenin kuruluşunda ve sonrasında bu bedellerin ödendiği tespit edildiğini, yapılah bu ödemeler genel anlamda içerik olarak çeşitlilik arz ettiğini, davacı- karşı davalı yan iddiasında; 18.09.2010 başlangıç tarihli, 5 yıllık olarak imzalanan bayilik sözleşmesinin davalı-karşı davacı tarafından tek taraflı olarak feshedildiği bahsiyle huzurdaki davayı başlattığını, davanın tazminat davası olduğunu, taraflar arasındaki 18.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin 18.09.2015 tarihinde sonlanacağı hususunun sözleşmenin 25. maddesinde hüküm altına alındığı görüldüğünü, bayilik sözleşmesinin 20.maddesinde; “İşbu bayilik sözleşmesinin feshi veya herhangi bir sebeple sona ermesi halinde bayilik ilişkisi sebebiyle, şirket ile akdetmiş olduğu bütün kredi, malzeme ve sair hususlara müteallik sözleşmelerinin münfesih olacağı ve bu sözleşmelerden doğan borçları ile doğacak her türlü borçların muaccel olacağını peşinen kabul ve taahhüt eder” hükmü bulunduğunu, sözleşmenin 22.maddesinde ise; “Bayinin iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etmesi veya şirketin fesih etmesine sebebiyet vermesi veya işbu sözleşmede yer alan hususlardan herhangi birine uymaması halinde şirket; süre vererek sözleşme şartlarına uyması için yazılı olarak ihtar eder, mal teslimatını bir süre için durdurur, bayiden uyulmayan her husus için cezai şart talep eder, zarar-ziyan talep eder, şirket bünyesindeki veya istasyondaki bayiye ait haklar üzerinde ilgili kanunlardan doğan el koyma hakkını kullanır" şeklinde olduğu, taraflar arasında 22.07.2010 tarihli ön protokol, 14.10.2010 tarihli ek protokolün imzalandığı dosyadaki örneğinden görüldüğünü, davalı yanın, davacı yana ... 24.Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği ve işbu ihtarname ile 22.07.2010 tarihli ön protokol ve 14.10.2010 tarihli ek protokolün tek taraflı olarak feshettiği hususunu bildirdiğini, dosyada bulunan 31.03.2014 tarihli talimat alınmış bilirkişi raporunda; davalı yanın, davacı yana toplam 394.442,31 TL kaydi olarak borçlu olduğu tespit edildiği, mahkememizce davalı-karşı davacı yanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi istendiği, bu çerçevede yapılan inceleme sonucunda; davalı yanın savunmasında bahsi geçen ve davacı-karşı davalı ile aralarındaki sözleşmenin gerekçe olan fiyat farkına ilişkin tarafların arasındaki 22.07.2010 tarihli ön protokolün 3. Maddesinde "intifa tesis edilmesi mutabık kalınan teminatların alınması ve EPDK lisansının yayınlanmasına takiben bayiye 1.000.000,00 TL + KDV kredi nakit olarak verilecektir. Alınan bu kredi 12 ay ödemesiz 20 ay eşit taksitte faizsiz geri ödenecektir. Bayi kırsal motorin ve motorin peşin akaryakot alımlarına ... Kar Marjının %1'i şirkete kalacak şekilde çalışacaktır. Bayi peşin benzin alımlarında ... Kar Marjının %50'si şirkete kalacak şekilde çalışacaktır. Bayinin istasyonuna kurulacak olan LPG sözleşme kapsamı dışında olacaktır," hükmü bulunduğunu, yukarıdaki madde içeriğindeki ifade, iskonto uygulamasındaki belirlenen esas koşulun intifa tesis edilmesi olduğu anlaşıldığı, yani bayinin intifa yermesini müteakip iskonto uygulanmasına başlanacağı hüküm altına alındığı, tersinden bakarsak, sözleşmenin ilgili maddesi okunduğunda; teminat verilmemesi ve intifa tesis edilmemesi halinde zaten taraflar arasında alım satım ilişkisinin olmayacağı anlaşıldığı, dolayısı ile davacının intifa almadan alım satım ilişkisine başlaması (dosya içerisinde intifa verildiğine ilişkin herhangi bir veri bulunmamaktadır) davacı yanın, davalının intifa vermemesini zımnen kabul ettiği ve taraflar arasındaki ön sözleşmenin bu maddesinin uygulama ile yürürlükten kalktığı kanaatine varıldığını, ancak bu hususta hukuki yorum ve takdir mahkememize ait olduğunu, bununla birlikte; davacının sunduğu faturaların üzerinde iskonto detayı bulunmadığını, başka bir deyişle davacı yan, düzenlediği faturaların hiç birinde ... Fiyat farkı ibareli iskonto uygulamadığını, bu durumda davacı yanın bahse konu ... iskontosunu yapmadan davalı yana emtia sattığı sonucuna varıldığı, davalı, davacı ile 18.09.2010 tarihli sözleşmeye istinaden bayilik ilişkisine girmiş ve sözleşmeyi feshettiği 18.01.2013 ihtar tarihine kadar da fiyat farkı talebinde bulunmadığı, davalı yanın 2,5 yıl hiç bir ihtar ve ihtirazi kayıt olmadan davacıdan alım yapmış olmasının, bahse konu iskontonun taraflar arasındaki ön sözleşmede belirtilen şartların yerine gelmemesi nedeni ile uygulanmadığı kanaatine varmamızda etkisi olmadığı, dosyadaki mevcut veriler içerisinde ... tarafından yapıları iskonto ve satış uygulaması içerisindeki alış ve satış değerleri bulunmadığı, salt davacı alış faturalarından da böyle bir tespitin yapılması mümkün olmadığı, (... satış şartlarının değişkenlik göstereceği hususu dikkate alınırsa), davalı yanın savunmasında belirttiği iskonto oran ve tutarına ilişkin hesaplamanın ... fiyatları dikkate alınarak yapılacağı, dolayısı ile mahkememizin gerek görmesi halinde ... Alış ve Satış fiyat ve koşullarını talep etmesi halinde, olası kar miktarı ve oranı ile davalı yana isabet edecek tutarın hesaplanabileceği kanaatine varıldığı, davalı- karşı davacının sunduğu ticari defterlerin TIK hükümlerine göre gerekli açılış onaylarına sahip olduğu, kapanış onaylarına ise sahip olmadığı, davalı- karşı davacı yana ait ticari defterlerin HMK 222'ye göre deli) niteliğinde olup olmadığı hususunun yüce mahkememizin takdirinde bulunduğu, davalı yanın, ... 24 Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 22.07.2010 tarihli ön protokol ve 14.10.2010 tarihli ek protokolün tek taraflı olarak feshettiği, 31.03.2014 tarihli talimat raporunda, bilirkişi tarafından davalı yanın, davacı yana toplam 394,442,31 'TL borçlu olduğunun tespit edildiği, tarafların arasındaki 22.07.2010 tarihli ön protokolün 3. maddesinde; iskonto uygulamasındaki belirlenen esas koşulun intifa tesis edilmesi olduğu, yani bayinin intifa vermesini müteakip iskonto uygulanmasına başlanacağı hüküm altına alındığı, fakat intifa hakkı tesis edilmediği gibi tesisi hususunda bir talebin ya da ihtarın da söz konusu olmadığı buna karşılık intifa hakkı tesis edilmeksizin ve iskonto oranları uygulanmaksızın sözleşmenin ifa edildiği, bu hal şartlar altında iskonto oranlarının uygulanmaması nedeniyle, feshin haklı olup olmadığı takdirinin yüce mahkemeye ait olduğu, dosyadaki mevcut veriler içerisinde ... tarafından yapılan iskonto ve satış uygulaması içerisindeki alış ve satış değerleri bulunmadığı, davalı yanın savunmasında belirttiği iskonto oran ve tutarına ilişkin hesaplamanın ... fiyatları dikkate alınarak yapılacağı, mahkememizin gerek görmesi halinde ...'tan Alış ve Satış fiyat ve koşullarını talep etmesi halinde, olası kar miktarı ve oranı ile davalı yana isabet edecek tutarın hesaplanabileceği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 09.02.2016 tarihli celse karar ile davacı yanın kar kaybı, cari hesap alacağı ve davacı şirket tarafından sağlanan kredi nedeniyle uğratılan zararın tespiti ile, davalı vekilinin talebin doğrultusunda, ...'ın ...'e kestiği faturalar ile ...'in davalıya kestiği tüm faturaların incelenerek sözleşmedeki ...1 kar oranına ilişkin kurala uyulup uyulmadığının tespiti, uyulmayan faturalarla ilgili davalıdan fazla alınan miktarın ve müvekkili şirketin zararının tespiti konusunda önceki bilirkişi heyetinden ek rapor tanzim edilmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 21.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök raporumuzda, iskonto oran ve tutarına ilişkin hesaplamanın .... fiyatları dikkate alınarak yapılabileceği, dolayısı ile mahkememizin gerek görmesi halinde ...'tan alış ve satış fiyat ve koşullarını talep etmesi halinde, olası kar miktarı ve oranı ile davalı yana isabet edecek tutarın hesaplanabileceği kanaatine varıldığı, ...'tan gelen 07.03.2016 tarihli ... sayılı yazıda; "...lokasyonunda akaryakıt ikmalleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda Petrol Piyasası Depolama Lisansı alan şirketlerin terminalleri aracılığıyla yapılmaktadır. Şirketimizin, ... lokasyonunda kara dolum tesisi olmayıp ... Şirketi ile yürürlükte olan depolama sözleşmemiz kapsamında ... terminali vasıtasıyla Akaryakıt Dağıtım Kuruluşlarına akaryakıt ikmali gerçekleştirilmektedir " ifadesinin mevcut olduğu, dava dışı ...'tan, 19.10.2010 - 18.01.2013 tarihleri arasında Benzin ve Motorin ürün cinsleri için geçerli olan ... ve...Terminal çıkış fiyatlarını gösteren fiyat listesi gönderildiği, ancak kök raporumuzda da belirtildiği üzere, "Tarafların arasındaki 22.07.2010 tarihli ön protokolün 3. maddesinde; iskonto uygulamasındaki belirlenen esas koşulun intifa tesis edilmesi olduğu, yani bayinin intifa vermesini müteakip iskonto uygulanmasına başlanacağı hüküm altına alındığı, fakat intifa hakkı tesis edilmediği gibi tesisi hususunda bir talebin ya da ihtarın da söz konusu olmadığı buna karşılık intifa hakkı tesis edilmeksizin ve iskonto oranları uygulanmaksızın sözleşmenin ifa edildiği," yani davalı yan tarafından davacı yana intifa tesis edilmediği için, ... +1 kar oranı kuralına uyulmadığı, sözleşme şartları gereği düzenlenen ve sözleşmedeki intifa verilmesi koşulu karşılığında uygulanacak +1 oranındaki kar ilavesi bedellerinin davacı düzenlenen faturalarda uygulanmadığının görüldüğü, davalı yanın teslim aldığı faturalardaki bedellere itiraz etmediği, herhangi bir fiyat farkı faturası ile ilgili dönem içerisinde işlem yapmadığı, başka bir deyişle davalı yanın uygulanan fiyatı zımnen kabul ettiği, UFRS ve TFRS kurallarına göre muhasebe kayıtlarında dönemsellik ilkesinin mevcut olduğu, sistemin buna göre kurulduğu, böyle bir kar ilavesinin" indirimin yapılmaması halinde indirime/kar ilavesine hak kazanan yanın diğer yana indirim/kar ilavesi tutarı kadar fatura keserek bu bedeli dönemi içerisinde talep etmesi gerektiği, yıl bazında geçmişe şamil indirim işleminin muhasebesel anlamda mümkün olmadığı, çünkü her yıla ait gelir ve giderlerin o yıla ait bilanço içerisinde tanzim edildiği, somut olayda davalı yanın, yıl geçtikten sonra böyle bir istemde bulunmasının muhasebesel anlamda mümkün olmadığı, bir mali dönem geçtikten sonra devam eden mali dönem içerisinde geçmiş dönük indirim iskonto veya kar ilavesi işleminin yapılmasının mali anlamda da mümkün olmadığı, her yıla ait karın o yıla ait ticari defterlere kayıt edilen işlemler üzerinden çıkartıldığı, kaldı ki davalı yanın kök raporda da belirtildiği üzere sözleşmeye konu intifayı da vermediği, yani edimini yerine getirmediği, dolayısı ile davalının talep ettiği yönde bir zararının kaydi anlamda da söz konusu olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizin 29.06.2017 tarihli ara kararı ile; bilirkişilerin öncesinde alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazları da değerlendirilerek davacının dava dilekçesinde belirtiği, kredi maliyetinden kaynaklı alacağının, nakdi yatırım alacağının, yatırımından kaynaklı sebepsiz zenginleşme olup olmadığının, cari hesap alacağının, kar kaybının olup olmadığının belirlenerek mevcut ise miktarlarının belirlenmesi için dosya rapor tanzimi için 1 mali müşavir, 1 petrol ve doğalgaz yüksek mühendisi ve bir hukukçu bilirkişiden oluşan yeni bir heyetine tevdi edilmiş olup; bilirkişi heyetinin 13.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sözleşmenin haklı sebeple sona erdiğinin kabulü halinde, kimse kendi kusurundan bir menfaat elde edemeyeceği prensibinden ötürü, davacı bu takdirde sadece geri ödenemeyen 800.000 TL'lik kredi tutarının talep edelebileceği, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğinin kabulü halinde ise davacı tarafın faizsiz kredi verme amaca olan 5 senelik sözleşme sürecinde kar elde etmesi gerçekleşmediğinden dolayı, verilen faizsiz krediden kazanılacak muhtemel kazanç, sözleşmenin ifa edilmeyen süresine göre hesap edilmesini, bu takdirde, 1.172.000,00TL işletme finansman kredisinin veriliş tarihi olan 18.09.2010 tarihi ile son ödeme tarihi olan 22.08.2013 tarihi arasındaki sürede kazanılacak reeskont avans faiz tutarı, 289.5344,304 TL faiz kaybının, geri ödenmeyen 800.000TL ile birlikte davacı şirketin kaybettiği ve dolayısıyla Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinin kabulü halinde, davalı şirketçe ödenmesi gerektiği, 80.000-TL'lik yatırımın davalı/karşı davacı tarafından, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi gerekmekte olduğu; bu iade borcunun kapsamı sözleşmenin haklı ya da haksız feshine bağlı olarak değişmediği; zira sözleşmenin haklı feshinde davali/karşı davacının başka yönde talep hakları bulunmakta olup; sözleşmenin davalı tarafça haklı feshedilmesi ihtimali yatırımların iade edilmesi sonucunu doğurmadığı; davalı ile aralarındaki cari hesaptan kaynaklanan 11.046-TL olduğunu iddia etmiş ve bunun tahsilini talep etmiş olup; cari hesaptan kalan bir alacak, tevsik eden belge ve kayıt sunulmadığından, tespit edilemediği; sözleşmenin feshinden itibaren kar mahrumiyeti hesabı, Yargıtay kararlarına göre davacının zararı azaltma külfeti uyarınca o bölgede bayilik kurup kurmadığı ve kurmadı ise çaba harcasaydı ne kadar zamanda kurabileceği değerlendirilerek bulunan süreye göre yapılabileceği, ancak anılan Yargıtay kararı, Petrol Piyasası Kanunu'nu mevzuatı kabul edilmeden önce verildiği için, PPK uyarınca sözleşme sonrası hesaplanacak 3 aylık sürenin sözleşmenin süresinden önce feshi halinde hesaplanacak tazminatlar bakımından esas kabul edilebileceği ve makul olduğu, ancak ilgili kar kaybın hesaplayabilmek için davacı/karşı davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde sözleşmenin başlangıç tarihinden fesih tarihine kadar davalı/karşı davacıya fesih tarihine kadar sattığı her bir beyaz ürünün aylık ortalama miktar ve tutarları bilinmesi gerektiği, sözleşmenin fesih tarihinden bitim tarihine kadar olan süre için davacı şirketten almak sureti ile satamadığı beyaz ürün miktatı yönünden davacının uğradığı zarar ve ziyanı ve fesih tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar satılması geteken beher m3 beyaz ürün içindeki motorindeki şirket karı esas alınarak, belirtilen süre için davacının kar ve zararı hesaplanabileceği, nihai takdir mahkemeye ait olduğu, davacının talebi gibi, sözleşmenin sona ermesinden, sözleşmenin kararlaştırılan süresinin sonuna kadar kar mahrumiyeti istenebileceği kanaatine varılacak olunursa, ilgili kar kaybını hesaplayabilmek için yine davacı/karşı davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde sözleşmenin başlangıç tarihinden fesih tarihine kadar davalı/karşı davacıya fesip tarihine kadar sattığı her bir beyaz ürünün aylık ortalama miktar ve tutarları bilinmesi gerektiği, davalı/ karşı davacının, davacı yanca sözleşmeye aykırı davranıldığına dair iddiası doğru kabul edildiğinde, TTK md. 21 gereğince faturalara itiraz etmesi gerektiği ve yine sözleşmenin zımmen taraflarca değiştirilmiş olduğu, bu hussulra dikkate alınması dahi 28 ay boyunca süren bir sözleşmenin hiçbir yazalı ihtar olmaksızın feshedilmesinin, orantılı olmadığı, ancak mahkemenin aksi kanaat ile sözlemesel bir ihlal olduğu varsayımında 28 ay boyunca ihtirazı kayıt koymadan faturaların kabul edilmesi ile sözleşmenin değiştirilmiş sayılmadığı ve sözleşmenin ihtarsız da haklı nedenle sona erdirilebileceğine karar verilmesi ihtimali için dahi dosyadaki mübrez deliller ile davalı/ karşı davacının talebi olan sözleşmesel ihlalden doğan zararın hesabı, sözleşme metninin açıklayıcı kaleme alınmaması nedeniyle heyetince bir yorum çıkarılamaması mümkün olamadığı, zira "... karının %1'i şirkete kalacak şekilde" ifadesi ile kararlaştırılan "... karı"nın belirlenebilir olması ve ona göre %1 hesabı yapılması gerekirken, bu tür net bir kar miktarı piyasa ve sektör uygulamasında bulunmadığı, davalı/ karşı davacı, 19.06.2013 tarihli cevap dilekçesi ile sunduğu karşı dava dilekçesinde, manevi tazminat olarak 30.000TL dava ve talep ettiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizin 16.02.2021 tarihli ara kararında; asıl dava ve karşı dava yönünden ve tüm talepler bakımından iddia, savunma, karşı iddia ve savunmalar ile mahkemenizce daha önce aldırılan bilirkişi raporları ve bunlara yönelik itirazlar da irdelenerek ve ayrıca davacı yanın ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporu da irdelenerek, davalı karşı davacı yanın ticari defterleri de incelenmek suretiyle gerekçeli ve çelişkiye mahal vermeyecek şekilde davacının ve karşı davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı ile miktarlarının belirlenebilmesi noktasında rapor alınmasına, incelemenin 26.03.2021 günü saat 10:30 da yapılmasına verilmiş ve inceleme sonunda bilirkişi heyeti tarafından 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı taleplerinin, davalı savunmalarının değerlendirilmesi, sözleşmenini feshinin sektörel teamül ve uygulamalar doğrultusunda halı bir nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi ile varsa zarar, ziyan ve kar mahrumiyetine ilişkin hesaplamaların yapıldığı, bu çerçevede öncelikle davalı/karşı davacı ... Ltd. Şti'nin sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, ortaya konulmalı daha sonra da tarafların tüm talepleri ayrı ayrı inceleme konusu yapılması gerektiği, taraflar arasında ticari şartların karşılıklı olarak belirlendiği 22.07.2010 tarihli protokol kapsamındaki 3. Maddesinde; bayinin kırsal motorin ve motorin peşin akaryakıt alımlarında ... marjının %1'i şirkete kalacak şekilde çalışacağı ve peşin benzin alımlarında ... kar marjının %50'si şirkete kalacak şekilde çalışacağı, bayinin istasyonuna kurulacak olan LPG'nin sözleşme kapsamı dışında olacağının hüküm altına alındığı, protokolün ilgili hüküm doğrultusunda akaryakıt ürün alımına yönelik ticari şartların intifa ve teminatların alınmasına bağlandığı, intifa tesis ve teminatlar verilecek olan 1.000.000 TL + KDV kredi şartı olarak düzenlendiği, verilecek olan krediye yönelik bu tür şartların genel sektörel teamül ve uygulamalarda mevcut olduğu, intifa tesis şartı yerine getirilemediği halde, davalı ...'ye kredi verilmiş olduğu ve bu kredinin de geri ödenmiş olduğu, dosya kapsamından anlaşıldığı, peşin motorin alımında ... Kar Marjının %1'i şirkete kalacak ifadesinin sektörel anlamda net bir karşılığı bulunmadığı, davacı dağıtım şirketi bu ifadeyi özellikle mi kullandığı, fakat sözleşmenin akdedildiği ilgili yıllarda davacı benzeri dağıtım şirketleri tarafından akaryakıt dağıtım sektöründe kullanılan ve protokollerde ticari şartları belirtilen ifade olarak genelde; motorin için "...+ %1" ve benzin için "toplam dağıtım karının %50'si şirkete kalacak" şeklinde uygulandığı, dağıtım şirketi tarafından ...'dan alınan motorin birim fiyatına %1 dağıtım şirketi karı ilave edilerek bayiye satış yapılacak anlamı taşıdığı, dosya kapsamında bulunan diğer bilirkişi raporlarında ise bu ifade toplam dağıtım kar marjının %1'i olarak değerlendirildiği, bu durumunda bilirkişi heyetini hatalı tespite götüreceği, ... A.Ş akaryakıt dağıtım şirketlerine rafinerilerden ve bağlı olduğu terminallerden tüm dağıtım şirketlerine sabit rafineri satış fiyatına ÖTV, gelir payı, harici depo primi/ servis bedeli (terminaller kapsamında farklılık gösterir) ve KDV ekleyerek yürürlülük tarihi belirleyip liste satış fiyatı üzerinden ürün satışını gerçekleştirdiği, akaryakıt sektöründe, genel sektörel uygulamada, akaryakıt bayileri, dağıtım şirketlerinin ürün maliyetlerini günlük olarak takip edecekleri açık bir kanala sahip olmadıkları, ... ürün fiyatlarını dağıtım şirketleri ile paylaşır, bayilerle fiyat paylaşımı olmadığı, dolayısıyla bayiler geçmişte şeffaflık olmayan bu konudan oldukça şikayet ettiklerini, toplam dağıtım kar marjının; bayinin bulunduğu il için ürün bazında dağıtıcı tarafından EPDK'ya bildirilen tavsiye pompa satış fiyatından/tavan fiyattan, ilgili bayiye en yakın rafineri çıkış fiyatının çıkarılmasıyla hesaplandığı, toplam dağıtım kar marjı= dağıtım şirketi kar marjı+ akaryakıt istasyonu bayi kar marjından oluştuğu, diğer bir deyişle akaryakıt ürünlerin temin edilmesinden (rafineriden, ithalat yoluyla veya diğer dağıtıcılarda) son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar maliyetleri içeren marj olduğu, dolayısı ile .... kar marjı + %1 ifadesinin toplam dağıtım kar marjını işaret etmediğinden ve muallak bir ifade olduğundan, ilgili dönemde piyasa şartlarında kullanılan ... motorin fiyatı+1 olarak değerlendirilerek uygulanması gerektiği, bu kavramların akaryakıt sektöründeki genel piyasa anlamlarının bu şekilde olduğu, aksi yönde davacının bu ifade de ne demek istediğini örneklemeyle açıklaması gerekeceği, davacı benzeri akaryakıt dağıtım şirketleri, motorin satışında %1 karlılıkla bayiye satış gerçekleştirerek daha fazla motorin satımını teşvik edip, pazar paylarını arttırmak ve bayilik ağlarındaki bayi sayısını yükseltmeyi hedeflediğini, bu yüzden diğer raporlardaki gibi motorin için "toplam dağıtım kar marjının %1'i " alınması şeklinde ifadelerin doğru bulunmadığı, davalı karşı davacı ... sözleşmenin ayakta kaldığı süre boyunca prokolde yazılı olan motorin ve benzin ürün satışlarında yönelik ticari şartın uygulanıp uygulanmadığı konusunda davacı ...'den bir fiyat hesaplama tespit talebi de olmadığı, dosya kapsamından anlaşıldığı, işbu raporun mali inceleme ve değerlendirme kısmında, ilgili dönemde piyasa şartlarında kullanılan "... Motorin fiyatı %1 " kar marjı alınarak, davacı ...”in davalıya motorin satış faturalarında yazılı birim fiyatlar üzerinden değerlendirildiği, davacı ..., davalıya motorin satışında, protokol'de hüküm altına alınan satış şeklini uygulamadığı tespit edildiği, sektörel uygulamada bayilerin, birden çok dağıtım şirketi arasında tercih yaparken dikkate aldıkları önemli hususlardan biri de kâr marjı olduğu, kar marjı, bayilerin sözleşme yapmalarında dikkate aldıkları temel hususlardan biri olduğundan, kar marjına ilişkin sözleşme hükmüne riayet edilmemesi sözleşmenin feshi için sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında haklı sebep oluşturacağı, davacı .... bayilik ilişki başlangıcında davalının istasyonuna uygulamış olduğu kendi markasını ifade eden Kurumsal Kimlik maliyetinin 28.10.2010 tarihli ... nolu fatura ile 32.679,06 TL (kurumsal kimlik giydirme bedeli) olduğu, dosya kapsamında görüldüğü, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanun, EPDK ilgili yönetmelik ve sektörel uygulama ve teamülleri kapsamında, taraflar arasında akdedilen sözleşmede aksine bir hüküm yoksa kurumsal kimlik uygulaması, dağıtım şirketinin bir yükümlülüğü olduğu, sözleşme süresinden bağımsız olarak dağıtım şirketleri tarafından yerine getirileceği, ariyet olarak bayilere verildiği, sözleşmelerin herhangi bir nedenle sonlanması halinde yine aksine bir hüküm yoksa istasyondan sökülerek dağıtım şirketi tarafından iade alınacağı, kurumsal kimlik malzemeleri ve ariyet olarak verilen başka malzemeler var ise bunların da işin doğası gereğince davacının şirketin envanterinde yer alacağı ve defterlerinde kayıtlı olacağı, mahkememiz sözleşmenin feshini haklı nedenle yapıldığına karar vermesi durumunda, davalı ...'nin ariyet olan kurumsal kimlik malzemelerini iade borcu olup, kurumsal kimlik bedeline yönelik davacı ...'e bir borcu bulunmadığı, mahkememiz sözleşmenin feshini haksız nedenle yapıldığına karar verilmesi durumunda sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren kullanılmayan süreye denk gelen kurumsal kimlik bedelinin davacı ... tarafından talep edileceği, ariyet olarak verilen diğer ekipman/malzemelerinde öncelikle olarak iadesi, iade edilemiyorsa da rayiç değerleri üzerinden davacı ...'e ödenmesi gerektiği, davacı ... otomasyon alt yapısı, boru döşemesi, kablo çekilmesi gibi yatırımların ödenmesi, EPDK otomasyonu alt yapı ve kablolama maliyetinin davacı ...'in tercihi olarak kendisi tarafından yapıldığı, altyapı borulama ve kablolama yerine otomasyonu wireless sistem olarak kurma imkanı da var iken bu çalışma şeklini tercih ettiği, sistemi kurması halinde tüm ekipmanın sökülebilir olduğundan geri almasının mümkün olabileceği, bundan başka yapılan alt yapı masraflarının bayi tarafından karşılanmasının yapım aşamasından davalıdan talep etme imkanı varken bunun yerine maliyetini kendi üstlenerek yaptığından otomasyon altyapı bedelinin talep edilemeyeceği, taraflar arasında akdedilen 5 yıllık sözleşme gereği davalı karşı davacı ...'ye verilen faizsiz kredinin bir maliyeti olduğu, davalı karşı davacı ...'nin taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi mahkememiz tarafından haklı nedenle feshettiği sonucuna ulaşılması halinde, davacı ...'in verilen kredinin maliyetini sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında kapsamında talep edemeyeceği, mahkememiz tarafından sözleşmenin haksız nedenle feshedildiği yönünde karar verilmesi halinde ise sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında kredi maliyetinin ... tarafından talep edilebileceği, taraflar arasında imzalanan 14.10.2010 tarihli ek protokol'de hüküm altına alındığı, bununla birlikte davalı karşı davacı ... tarafından keşide edilen ... 20. Noterliği ... tarih ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesinde "...ek protokol gereği istasyon başına ödediğiniz 150.000 TL asfalt giderini kullanım ve yıpranma payı düşülerek iadeye hesaplaşarak hazır olduğumuzu bildiriyoruz" şeklinde beyan edildiği ve ödemeye hazır olduklarını ifade ettikleri görüldüğü, sözleşmenin feshinden itibaren kar mahrumiyeti hesabı Yargıtay kararlarına göre davacının zararı azaltma külfeti uyarınca o bölgede bayilik kurup kurmadığı ve kurmadı ise çaba harcasaydı ne kadar zamanda kurulabileceği değerlendirilerek bulunan süreye göre yapılabileceği, sektörel uygulamalar doğrultusunda ve EPDK'na paralel yaklaşımla hareket ederek ve her ili ayrı bir pazar olarak değerlendirmek kaydıyla, dava konusu istasyonun bulunduğu ... il sınırları dahilinde (tüm ilçeler dahil olmak üzere) herhangi bir akaryakıt istasyon bayilik sözleşmesi yapabilmek için makul süre olarak 3 ay tespitle ve bunun hiçbir zaman asgari mesafe tahdidi ya da mesafe kısıtlaması veya yeni bir istasyon tesis etmek için gerekli ruhsat, imar tadil uygulamaları, vb..için gerekli süreler ile bir ilgisi olmadığını da ifade ederek, sektörel manada ifade edilen 3 aylık makul süre, sektör ortalamalarına göre bayilik ağı oluştururken otogaz LPG/ akaryakıt şirketlerinin yeni bir akaryakıt istasyonu bayilik anlaşması imzalanmasına kadar geçen ortalama bir süre olarak alınması gerektiği, dağıtım şirketinin üç aylık fesih bildirim önleminin gerekli olduğu, anılan sektörel mevzuat gereği olan düzenlemeler nedeniyle akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmelerinde tarafların olağan fesih yoluyla sözleşmeyi sona erdirme iradesini en az üç ay önceden bildirmesi gerektiği, Yargıtay kararlarında da dikkat çekildiği üzere kar mahrumiyeti talebi, süresinde önce feshedilen sözleşmenin fesih tarihinden sözleşmenin sonuna kadar olan kısmı için değil davacının yeniden sözleşme yapabilmesi için gerekli makul süre kadar olmalı ve kar mahrumiyeti bu makul süreye göre hesaplanması gerektiği, davacının yeniden bayilik kurabilmesi için geçecek makul süre bakımından genel olarak belirtmek gerekir ki bu konuda somut olay eşlik eden olguların da gözetilmesi gerektiği, davalı şirket tarafından keşide edilen ... 20. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete; 22.07.2010 tarihli ön protokolün ve 14.10.2010 tarihli ek protokolün ve eklerinin haklı nedenlerle tek taraflı feshinin ihbar edildiği, söz konusu ihtarnamenin davacı şirkete 23.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından keşide edilen ... 24. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete; sözleşmenin 20. ve 22.maddesi uyarınca şirketin süresinden önce fesih hakkının kullanılmasına bağlı olarak uğramış olduğu tüm zarar ve ziyanları talep etme hakkı bulunduğu, cari hesap, muaccel hale gelen işletme finansman kredi borcu ve kredi maliyeti olan toplam 1.090.593- TL nın ve 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında 150.000. TL nın 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamenin tebliğ şerhinden davalı şirkete 26.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davalı şirkete ait istasyona, davacı şirket tarafından; kurumsal kimlik uygulaması olarak (32.679,06+820,08=) 33.499,14 TL ve muhtelif ekipman bedeli olarak toplam 99.707.61 TL olmak üzere KDV dahil toplam 133.206,75 TL tutarında harcama yapılmış olduğunun görüldüğü, davacı talebinin toplam 144.442,31 TL olup, aradaki farkın; davacı kayıtlarında yer alan KDV dahil toplam 11.385,35 TL tutarındaki iade faturalarından kaynaklandığının anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilen 18.09.2010-18.09.2015 dönemini kapsayan Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi 18.01.2013 tarihinde davalı tarafından feshedilmiş olduğu (23.01.2013 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğu), buna göre sözleşmenin 28 ay yürürlükte kalmış olup, 32 aylık sürede devam etmemiş olduğu, davacı tarafından 60 ay için yapılan harcamalar toplamı olan 133.206,75 TL tutarından, kalan 32 aylık süre için yapılan harcamalar tutarı 71.043.60 TL olarak hesaplandığı, davacı şirket dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında davalı şirkete 150.000,00 TL nakit sabit yatırım bedeli ödendiğini beyan etmiş ise de, bu tutara ilişkin davalı şirkete nakit olarak yapılan herhangi bir ödeme belgesine dosya kapsamında rastlanılmadığı, bu tutarın davacı şirket tarafından sağlanan finansman bedeline ait olduğunun anlaşıldığı, taraf şirketler arasında imzalanan 22.07.2010 tarihli Ön Protokol ile; davacı şirket tarafından davalı bayiye 1.000.000.- TL#KDV kredinin nakit olarak verileceği ve bu kredinin 12 ay ödemesiz 20 ay eşit taksitte faizsiz geri ödeneceği kararlaştırılmış olduğu, söz konusu finansman kredisi tesisine ilişkin davacı şirket tarafından davalı şirkete 07.05.2010 tarihinde (72.000,00+400.000,00 =) 472.000,00 TL tutarının hesaba havale yapılarak nakit olarak ödenmiş olduğu, diğer kısmının ise davalı şirkete yapılan ürün satış faturaları ile karşılanmış olduğunun anlaşıldığı, buna göre davalı şirkete toplam (472.000,00+ 849.999,54 =) 1.321.999.54 TL finansman sağlanmış olduğu, söz konusu kredinin davalı şirket tarafından geri ödenmesine ilişkin 11.12.2010 tarihinde toplam 1.172.000,00 TL çek girişi yapılmış olduğu, davalının kredi hesabından davacıya 149.999,54 TL borçlu durumda olduğu, söz konusu borç bakiyesinin 31.12.2012 tarihinde davalı şirket cari hesabına virman yapılmış olduğunun görüldüğü, bu tutarın taraflar arasında akdedilen 14.10.2010 tarihli ek protokol kapsamında davalı şirkete sağlanan 150.000,00 TL nakit sabit yatırım bedeline ilişkin olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında, davalı şirket cari hesap bakiyesinin 08.05.2013 dava tarihi itibariyle 160.554,88 TL borçlu durumda olduğunun görüldüğü, söz konusu cari hesap bakiyesinin; 149.999.54 TL kısmının davacı şirket tarafından sağlanan finansman kredisi alacağından, 10.555,34 TL kısmının cari hesap alacağından kaynaklandığının anlaşıldığı, incelenen davalı/karşı davacı şirket ticari defter kayıtlarında; toplam 472.000,00 TL nakit ödemenin ve toplam 849.999,54 TL tutarındaki satış faturalarının kayıtlı olduğunun tespit edildiği, ancak kredi geri ödemesine istinaden davacı şirkete verilen toplam 1.172.000,00 TL tutarındaki çeklere ilişkin ticari defter kayıtları incelemeye sunulmamış olup, söz konusu çek tahsilatının davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı şirket tarafından tanzim edilen satış faturalarından bir kısmının 100.01 hesap kodu ile Kasa hesabında alacak olarak kayıtlı olduğu, bir kısmının ise 320.BA hesap kodu altında Satıcılar cari hesabında alacak olarak kayıtlı olduğu, cari hesapta bu faturalara karşılık davalı şirkete yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığının görüldüğü, bu yeple davalı şirket ticari defter kayıtlarında; davacı şirket cari hesap bakiyesini tespit etmenin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki 22.07.2010 tarihli PROTOKOL'un 3. maddesinde, bayinin kırsal motorin ve motorin peşin akaryakıt alımlarında ... marjının %1 i şirkete kalacak şekilde çalışacağı ve peşin benzin alımlarında ... kar marjının %50 si şirkete kalacak şekilde çalışacağı, bayinin istasyonuna kurulacak olan LPG nin sözleşme kapsamı dışında olacağının düzenlenmiş olduğu, sözleşmelerin yorumunda ve uygulanmasında sektörel teamülün, sektörel bakış açısının son derece önem arz eden bir husus olduğu, bu bağlamda sektörel inceleme ve değerlendirme bölümünde ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere, Peşin Motorin alımında "... Kar Marjının %1' i şirkete kalacak" ifadesinin sektörel anlamda net bir karşılığının bulunmadığı, sözleşmenin akdedildiği ilgili yıllarda davacı benzeri dağıtım şirketleri tarafından akaryakıt dağıtım sektöründe kullanılan ve protokollerde ticari şartları belirten ifade olarak genelde; motorin için; "... %1", benzin için; "toplam dağıtım karının %50'si şirkete kalacak" şeklinde uygulandığının bilindiği, bu ifadenin, dağıtım şirketi tarafından ...'dan alınan motorinin birim fiyatına %1 dağıtım şirketi karı ilave edilerek bayi'ye satış yapılacak anlamı taşıdığı, dosya kapsamındaki diğer bilirkişi raporlarında bu ifadenin toplam dağıtım kar marjının %1'i olarak değerlendirilmesinin isabetli olmadığının düşünüldüğü, dolayısıyla ... Kar Marjı %1 ifadesinin, toplam dağıtım kar marjını işaret etmediğinden ve muallak bir ifade olduğundan hareketle, ilgili dönemde piyasa şartlarında kullanılan "... Motorin fiyatı %1" olarak değerlendirilerek uygulanması gerektiği, bu kavramların akaryakıt sektöründeki genel piyasa anlamlarının bu şekilde olduğu önündeki bir kabulün daha isabetli olduğu, mali bilirkişi tespitiyle, davacı ...'in, davalıya motorin satışında Protokol'de hüküm altına alınan satış şeklini uygulamadığının tespit edildiği, sektörel uygulamada bayilerin, birden çok dağıtım şirketi arasında tercih yaparken dikkate aldıkları önemli hususlardan birinin de kâr marjı olduğu, kâr marjının, bayilerin sözleşme yapmalarında dikkate aldıkları temel hususlardan biri olduğundan, kâr marjına ilişkin sözleşme hükmüne riayet edilmemesinin, nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere, sözleşmenin feshi için sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında haklı sebep oluşturacağı yönünde bir kanaatin oluştuğu, Kurumsal Kimlik, Ekipman ve Otomasyon altyapı bedeli bakımından; davacı ...'in bayilik ilişki başlangıcında davalının istasyonuna uygulamış olduğu kendi markasını ifade eden Kurumsal Kimlik maliyetinin ... tarihli .... no.lu fatura ile 32.679,06 TL (Kurumsal Kimlik Giydirme bedeli) olduğunun dosya kapsamında gi sektörel değerlendirme ile; mahkememizin sözleşmenin feshini haklı nedenle yapıldığına karar vermesi durumunda; Davalı ...'nin, Ariyet olan kurumsal kimlik malzemelerini iade borcu olup, Kurumsal Kimlik Bedeline yönelik davacı ...'e bir borcu bulunmadığı yönünde bir sonuca varılabileceği, mahkememizin sözleşmenin feshini haksız nedenle yapıldığına karar vermesi durumunda; sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren kullanılmayan süreye denk gelen Kurumsal Kimlik bedelinin davacı ... tarafından talep edilebileceği sonucuna varılabileceği, ariyet olarak verilen diğer ekipman/malzemelerinde öncelikli olarak iadesi, iade edilemiyorsa da rayiç değerleri üzerinden davacı ...”e ödenmesi gerektiği, davacı ...'in, otomasyon alt yapısı, boru döşemesi, kablo çekilmesi gibi yatırımların ödenmesini talebiyle ilgili olarak, EPDK Otomasyonu alt yapı ve kablolama maliyetinin davacı ...” in tercihi olarak kendisi tarafından yapıldığı, altyapı borulama ve kablolama yerine otomasyonu ... sistem olarak kurma imkanı da var iken bu çalışma şeklini tercih ettiği, sistemi ... kurması halinde tüm ekipmanın sökülebilir olduğundan geri almasının mümkün olabileceği, bundan başka yapılan alt yapı masraflarının bayi tarafından karşılanmasının yapım aşamasında davalıdan talep etme imkanı varken bunun yerine maliyetini kendi üstlenerek yaptığından, otomasyon altyapı bedelinin talep edilemeyeceği kanaatinin oluştuğu, kredi maliyeti talebi bakımından, taraflar arasında akdedilen 5 yıllık sözleşme gereği davalı karşı davacı ...” ye verilen faizsiz kredinin bir maliyetinin olacağı, davalı karşı davacı ...'nin taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi, mahkememiz tarafından haklı nedenle feshettiği sonucuna ulaşılması halinde; davacı ...'in verilen kredinin maliyetini sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında talep edemeyeceği sonucuna varılabileceği, mahkememiz tarafından sözleşmenin haksız nedenle feshedildiği yönünde karar verilmesi halinde ise sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında kredi maliyetinin ... tarafından talep edilebileceği yönünde bir sonuca varılabileceği, taraflar arasında imzalanan 14.10.2010 tarihli Ek Protokol'de; işbu ... tarafından yapılan 150.000 TL bedelindeki yatırım değeri, ... ile ... Ltd. Şti. arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sonunda yenilenmesi ve yeniden taraflar arasında 5 yıllık yeni bayilik sözleşmesi imzalanması akabinde bayi tarafından bu bedelin ödenmeyeceğini ... kabul ve taahhüt eder. Aksi bir durumda ise taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresi sonunda yenilenmemesi ve akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sona erdiğinde... Şti.nin ... ile olan bayilik ilişkisini feshedip yeni bir dağıtım şirketi ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalaması karşısında işbu istasyonda .... tarafından yatırım bedeli karşılığı olarak harcanılan 150.000. TL bedeli hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın nakden ve defaten bu bedeli ...'e ödeyeceğini bayi olan şirket başkaca hiçbir şarta bağlı kalmadan kabul ve taahhüt eder.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olduğu, bununla birlikte, davalı karşı davacı ... tarafından keşide edilen ... 20. Noterliği ... tarih ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesinde aynen; “... ek protokol gereği istasyon başına ödediğiniz 150.000 TL asfalt giderini kullanım ve yıpranma payı düşülerek iadeye hesaplaşarak hazır olduğumuzu bildiriyoruz.” beyanına yer verilmiş olduğu, nihai takdiri mahkememize ait olmak üzere, nakdi yardımlar bağlamında uygulama alanı bulabilecek bir yaklaşım olarak sözleşmenin uygulandığı süre ile orantılı olarak bir hesaplama yapılabileceği ve buna göre iade miktarının belirlenebileceği, mahkememiz sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği yönünde bir sonuca varılacak olursa, heyetimiz sektör bilirkişisince, yukarıda Sektörel İnceleme ve Değerlendirme bölümünde 5. nolu maddede tespit edildiği ve değerlendirildiği üzere, taraflar arasında bayilik anlaşması yenilenmesi veya dağıtım şirketinin faaliyetin sona erdirilmesinin bilgilendirilmesine yönelik sektörel mevzuatta “üç ay” olarak belirtilen sürelerin, bayilere yeni otogaz LPG/ Akaryakıt dağıtım şirketleri ile temas kurup yeni bayilik sözleşmesi yapabilme olanağı tanınması için gerekli zaman olarak değerlendirilebileceği, hemen bu bağlamda Yargıtay kararlarında da dikkat çekildiği üzere, kar mahrumiyeti talebinin, süresinden önce feshedilen sözleşmenin fesih tarihinden sözleşmenin sonuna kadar olan kısmı için değil davacının yeniden sözleşme yapabilmesi için gerekli makul süre kadar olması ve kar mahrumiyetinin bu makul süreye göre hesaplanmasının gerektiği, davacının yeniden sözleşme yapabilmesi için gerekli makul sürenin “üç ay” olmasının sektörel açıdan etkili olduğu, davalı şirketin karşı davada; davacının 22.07.2010 tarihli ön protokolün 3.maddesi ile belirlenen bayinin akaryakıt alımlarında ... kar marjının %l şirkete kalacak şekilde kalacaktır akdine hiçbir zaman sadık kalmadığı iddiası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000.- TL maddi zararı talep etmekte ise de, talep edilen zarar hesaplanmasının mali bilirkişi olarak tespit edilmesinin mevcut veriler çerçevesnde bilirkişi incelemesi kapsamında mümkün olmadığı, söz konusu zararın bağımsız denetim raporu ile tespit edildikten sonra heyetimiz mali bilirkişisince kontrol ve değerlendirme yapılabileceği yönünde görüş beyan etmiştir.
Mahkememizin 22.02.2022 tarihli ara kararında; dvacı/karşı davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık yasal süresinin geçmesinin beklenilmesine, yasal süre geçince dosyanın bilirkişi heyetine verilerek itiraz konusunda değerlendirilmek yapmak üzere ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinin 14.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki açıklamalardan da ayrıntılı olarak belirtilen sözleşme hükümlerinin yorumunun nihai takdirinin mahkememize ait olduğunu, davacının itiraz dilekçesinde 08.08.2012, 24.10.2012, 15.11.2012, 06.12.2012, 09.01.2012 tarihli faturaların belirli bir vadeyle düzenlenmiş olduğunu beyan etmekte ise de, yapılan incelemede ve sunulan raporda ayrıntılı olarak tabloda listelenen faturaların dışındaki ki tüm faturalar peşin satış olarak düzenlemiş olduğunun tespit edildiği, kök raporda örnekleme yolu ile yapılan tespitlere göre, davacının motorin için peşin satış faturalarında ... %1 kar marjınını üzerinden birim fiyat uygulanmış olduğunun anlaşıldığı, gerek sektör uzmanı bilirkişi değerlendirmesine göre, gerekse davacı iddiasına göre ... %1 kar marjı hususunda, davacının taraflar arasında akdedilen prokotolün 3.maddesindeki ticari şarta uymadığı, davacının 08.05.2013 dava tarihi itibarıyla davalıdan; 149.999,54 TL sabit yatırım bedeli ve 10.555,34 TL cari hesap alacağı olmak üzere toplam 160.554,88 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından, kurumsal kimlik ile malzeme ve teçhizat bedeli olarak davalı şirket adına toplam 133.206,75 TL yatırım yapılmış olduğu (kurumsal kimlik uygulaması olarak 32.679,06 + 820,08 = 33.499,14 TL ve muhtelif ekipman bedeli olarak toplam 99.707,61 TL olmak üzere KDV dahil toplam 133.206,75 TL), sözleşmenin kalan süresi itibarıyla kurumsal kimlik bedeli olarak 17.866,21 TL ve ekipman bedeli olarak 53.177,39 TL olmak üzere toplam 71.043,60 TL hesap edildiği, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, EPDK ilgili yönetmelik ve sektörel uygulama ve teamülleri kapsamında, taraflar arasında akdedilen sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kurumsal kimlik uygulaması dağıtım şirketinin bir yükümlülüğü olduğu, kurumsal kimlik uygulaması, sözleşme süresinde bağımsız olarak dağıtım şirketleri tarafından yerine getirildiği, ariyet olarak bayilere verildiği, sözleşmelerin herhangi bir nedenle sonlanması halinde yine aksine bir hüküm yoksa istasyondan sökülerek dağıtım şirketi tarafından iade alındığı, kurumsal kimlik malzemeleri ve ariyet olarak verilen başka malzemeler var ise (akaryakıt pompası, su hava saati, vb) bunların da işin doğası gereğince davacı şirketin envanterinde yer alacağı ve defterlerinde kayıtlı olacağı, mahkememizin davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği yönünde karar verilmesi durumunda, davalı ...'nin ariyet olan kurumsal kimlik malzemelerini mevcut haliyle iade borcu olup, kurumsal kimlik bedeline yönelik davacı ...'e (kurumsal kimlik uygulaması olarak (32.679,06+ 820,08=) 33.499,47 TL) borcu bulunmadığını, mahkememizin sözleşmenin feshini haksız nedenle yapıldığına karar vermesi durumunda; sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren kullanılmayan süreye denk gelen kurumsal kimlik bedelinin (17.866,21 TL), davacı ... tarafından talep edilebileceği, davalıya ariyet olarak verilen diğer ekipman/malzemelerin öncelikli olarak iadesi/davacı tarafından teslim alınması, iade edilemiyorsa rayiç değerleri üzerinden davacı ...'e davalı tarafından ödenmesi gerektiği, davacının işletme kredisinden doğan kredi maliyeti zarar talebine ilişkin, sözleşmede kararlaştırılan 60 ay süre boyunca sözleşmenin devam edeceği öngörülerek davacı tarafından sağlanan 1.172.000,00 TL işletme kredis ve 150.000,00 TL yatırım bedeli için, kredinin son ödeme tarihi olan 22.08.2013 tarihi itibarıyla toplam 506.997,51 TL faiz miktarı hesaplandığı, sözleşmenin uygulandığı 28 aylık süre indirimi yapıldığında ise kalan 32 aylık bayilik süresi için (506.997,51 x 32 ay/60 ay=) 270.398,67 TL faiz hesaplandığı, mahkememizce sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği yönünde karar verilmesi halinde, yukarıda sektörel inceleme ve değerlendirme bölümünde 5. Nolu maddede tespit edildiği ve değerlendirildiği üzere üç ay olarak belirtilen makul sürenin yeni bayilik sözleşmesi yapabilme olanağı tanınması için yeterli zaman olarak değerlendirileceği, hemen bu bağlamda Yargıtay kararlarında da dikkat çekildiği üzere kar mahrumiyeti talebinin süresinden önce feshedilen sözleşmenin fesih tarihinden sözleşmenin sonuna kadar olan kısmı için değil davacının yeniden sözleşme yapabilmesi için gerekli makul süre kadar olması ve kar mahrumiyetinin bu makul süreye göre hesaplanmasının gerektiği, davacının yeniden sözleşme yapabilmesi için gerekli makul sürenin üç ay olmasının sektörel açıdan isabetli olduğu, davacının kar mahrumiyet talebine istinaden, sözleşmenin fesih tarihinden süre sonuna kadar 18.01.2013- 18.09.2015 dönemini kapsayan 32 aylık süre için toplam 100.509,12 TL tutarında mahrum kalınan kar hesaplandığı, makul süre 3 ay olarak alınması halinde, yapılacak hesaplamada ise davacının talep edebileceği mahrum kalınan kar tutarının (100.509,█████ ay x 3 ay=) 9.422,73 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizin 04.06.2024 tarihli ara kararında; taraf vekillerinin itirazlarını tek tek değerlendirilmesi ve birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki talepler bakımından dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile ek rapor alınmasına verildiği anlaşılmakla, bilirkişi heyetinin 26.08.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; talep edilen incelenmeler neticesinde, sektörel nihai değerlendirme ile, protokolde hüküm altına alınan ticari şartın, davacı şirketi tarafından uygulanmadığının davalı ... tarafından tespit edilip ileri sürülerek, sözleşmelerin sektörel geçerli nedenle feshedildiği, sektörel sonucuna ulaşıldığı, akaryakıt dağıtım sektöründe akaryakıt istasyon bayilerinin, dağıtım şirketlerinin ürün maliyetlerini (... A.Ş FİYATLARINI), günlük olarak takip edecekleri açık bir kanala sahip olmadıklarını, ... A.Ş akaryakıt ürün fiyatlarını sadece akaryakıt dağıtım şirketleri ile paylaşır, bayilerle fiyat paylaşımı yoktur. bu doğrultuda, davalının sonradan tespitiyle, protokolde hüküm altına alınan ticari şartın, davacı dağıtım şirketi tarafından uygulanmadığının davalı ... tarafından tespit edilip ileri sürülerek, sözleşmelerin sektörel geçerli nedenle feshedildiği, kök ve ek raporda mali bilirkişi tespiti ile sabit olmak üzere, davacı ...'in taraflar arasında akdedilen Protokolde yazılı ticari şartlara uymadığı, bu doğrultuda davalı...'nin sektörel geçerli nedenle sözleşmeleri feshettiği sektörel sonucuna ulaşıldığından ve Ariyet olan Kurumsal Kimliğin de davalı ... tarafından davacıya teslim edilmiş olması karşısında, Davacı ..'in Kurumsal Kimlik bedeli adı altında herhangi bir bedel talep edemeyeceği, davacı şirketin mali kayıtlarından mali bilirkişi tespiti ve davalı ... tarafından dosya kapsamında bulunan tutanaklarda belirtilen kalemler tek tek değerlendirilerek, iade edilmeyen ariyet olarak (ekipman ve diğer kalemler); Söküm-Vinç çalışması (eski Kurumsal sökümü), Yağ vakum makinesi, Polikarbon değişimi-cephe giydirme, Kompresör, Basınçlı Yıkama. Makinesi Tek Yan Fırça, Kablo VGA 20 mt, Baskı ve U 15,1 m2, Baskı uygulama, şeklinde olduğu tespit edildiğini, davacı ... tarafından fesih tarihi itibariyle rayiç değerleri karşılığı talep edilebileceği, işbu ekipman ve malzemenin, sözleşmelerin fesih tarihi itibariyle rayiç değerlerinin tespiti uzmanlık alanım dışında olduğundan, rayiç değerlerinin makine mühendisi tarafından hesaplanarak belirlenmesi gerektiği, davalı karşı davacı...'nin taraflar arasında sözleşmeyi mahkememiz tarafından haklı nedenle feshettiği sonucuna ulaşılması halinde; davacı ... tarafından verilen “İşletme Kredisinden Doğan Kredi Maliyetinin”, sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında talep edilemeyeceği, davalı karşı davacı ...'nin, 150.000.- TL yatırım bedelini aldığına ilişkin ikrarı olduğu, 150.000- TL'nin, yukarıda Protokolde hüküm altına alındığı şekli ile nakden ve defaten olmak üzere davacı ... tarafından talep edilebileceği, birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. sayılı dava dosyasında; Davacının, işletme kredisinden doğan kredi maliyeti zarar talebine ilişkin; taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 60 ay boyunca devam edeceği öngörülerek davacı şirket tarafından davalı şirkete toplam 1.172.000,00 TL finansman desteği ile 150.000,00 TL nakit yatırım bedeli sağlanmış olduğu ve kredi geri ödemesinin faizsiz bir şekilde yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşme süresinden önce 18.01.2013 tarihinde davalı tarafından feshedilmiş olduğu, kalan 32 aylık bayilik süresi kullanılmamış olduğu, sözleşmede kararlaştırılan 60 ay süre boyunca sözleşmenin devam edeceği öngörülerek davacı tarafından sağlanan 1.172.000,00 TL işletme kredisi ve 150.000,00 TL yatırım bedeli için, kredinin son ödeme tarihi olan 22.08.2013 tarihi itibarıyla toplam 506.997,51 TL faiz miktarı hesaplandığı, Sözleşmenin uygulandığı 28 aylık süre indirimi yapıldığında ise kalan 32 aylık bayilik süresi için (506.997,51x32 ay/60 ay=) 270.398,67 TL faiz hesaplandığı, birleşen davada talep edilebilecek tutarın (270.398,67 TL-50.000,00 TL=) 220.398,67 TL hesaplandığı, sözleşmenin kalan süresi itibarıyla kurumsal kimlik bedeli olarak 17.866,21 TL ve ekipman bedeli olarak 53.177,39 TL olmak üzere toplam 71.043,60 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada talep edilebilecek tutarın (71.043,00 TL-25.000,00 TL=) 46.043,00 TL hesaplandığı yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkememizin 10.02.2025 tarihli ara kararında, dosyanın önceki bilirkişi heyetine ilaveten mahkememizce resen seçilerek 1 makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile, ariyet malzemelerinin fesih tarihi itibarıyla rayiç değerlerinin tespitinin istenilmesine, ayrıca taraf vekillerinin rapora ilişkin beyan ve itirazlarının da bilirkişi heyetini tarafından son kez değerlendirilerek ek rapor alınması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 21.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; taraf vekillerince sunulan bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçeleri incelendiği, bilirkişi heyeti olarak gerek kök raporda gerekse ek raporda detaylı şekilde itirazların değerlendirildiği, yapılan tespitler ve hesaplamalar hususunda bilirkişi heyeti olarak görüşlerinde değiştirecek bir husus bulunmadığını, ariyet malzemelerinin fesih tarihi itibarıyla rayiç değerlerinin tespiti, makine ve ekipmanlara yönelik fesih tarihi itibariyle rayiç değer değerlendirmesi sonucunda; söküm-vinç çalışması (eski kurumsal sökümü)= 2.500,00 TL, yağ vakum makinesi (18.11.2010 tarihli fatura bedeli 590,00 TL), Gelirler İdaresi Başkanlığı tarafından fesihp tarihi için belirlenen Ekonomik Ömür tespit tablosuna göre dava konusu aracın ekonomik ömrünün yaklaşılk 5 yıl olarak belirlenmiş olduğu, bu kapsamda; dava konusu aracın yıpranma payı değeri yıllık= aracın maliyet değeri/ aracın ömrü 590,00 TL (rayiç değer)/ 10 yıl= 59,00 TL (yıllık), bu değer aya, haftaya, güne bölünerek yıpranma payı hesaplanabilir. Yıllık payı (yıllık)= 59.█████, 4,91 TL (aylık yıpranma payı), 4,91 TL/30= 0,163 TL (günlük yıpranma payı) olduğu, söz konusu Makinenin satın alım tarihi olan 18.11.2010 tarihi ile fesih tarihi olan 18.01.2013 tarihi arasındaki ( yaklaşık 26 ay) kullanım süresinin dikkate alınması ile Amortisman giderinin 4,91 TL X 26 = 127,66 TL olacağı, bu kapsamda amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda söz konusu makinenin fesih tarihi itibariyle 2. El piyasa rayiç değerinin 590,00 TL - 127,66 TL = 462,34 TL olacağı, hava saati+ kompresör (16.09.2010 tarihli fatura bedeli 2.507,50 TL), Dava konusu Aracın Yıpranma Payı Değeri Yıllık = Aracın Maliyet Değeri / Aracın Ömrü 2.507,50 TL( rayiç değer) /6 Yıl = 417,91 TL ( Yıllık), bu değer aya, haftaya, güne bölünerek yıpranma payı hesaplanabileceği, Yıpranma Payı ( Yıllık) = 417,91 TL /12, 34,82 TL ( Aylık yıpranma payı), 34,82 TL / 30 = 1,160 TL ( Günlük yıpranma payı) olduğu, söz konusu makinenin satın alım tarihi olan 16.09.2010 tarihi ile fesih tarihi olan 18.01.2013 tarihi arasındaki ( yaklaşık 26 ayt 2 gün ) kullanım süresinin dikkate alınması ile Amortisman giderinin 34,82 TL X 26 - 905,32 TL * (1,160 TL x 2 - 2,320) = 905,32 TL + 2,320 TL = 907,64 TL olacağı, bu kapsamda amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda söz konusu makinenin fesih tarihi itibariyle 2. El piyasa rayiç değerinin 2.507,50 TL -907,64 TL = 1.599,86 TL olacağı, Basınçlı Yıkama. Makinesi Tek Yan Fırça 04.08.2010 tarihli Fatura Bedeli 11.044,80 TL olduğu, Dava konusu Aracın Yıpranma Payı Değeri Yıllık Aracın Maliyet Değeri / Aracın Ömrü 11.044,80 TL( rayiç değer) / 7 Yıl = 1.577,82 TL ( Yıllık), bu değer aya, haftaya, güne bölünerek yıpranma payı hesaplanabileceği, Yıpranma Payı ( Yıllık) > 1.577,82 TL /12, 131,48 TL ( Aylık yıpranma payı), 131,48 TL / 30 — 4,382 TL ( Günlük yıpranma payı) olduğu, söz konusu Makinenin satın alım tarihi olan 04.08.2010 tarihi ile fesih tarihi olan 18.01.2013 tarihi arasındaki ( yaklaşık 27 ay+14 gün ) kullanım süresinin dikkate alınması ile Amortisman giderinin 131,48 TL X 27 - 3.549,96 TL + (4,382 TL x 14 561,34 TL)3.549,96 TL 4 61,34 TL = 3.611,30 TL olacağı yönünde görüş bildirildiği görüldü.
Davalı Şirket tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği hususunda yapılan değerlendirme
Taraflar arasında ticari şartların karşılıklı olarak belirlendiği 22.07.2010 tarihli PROTOKOL kapsamındaki 3.maddesinde; Bayinin kırsal motorin ve motorin peşin akaryakıt alımlarında ... kar marjının %1' i şirkete kalacak şekilde çalışacağı ve peşin benzin alımlarında ... kar marjının %50 si şirkete kalacak şekilde çalışacağı, Bayi'nin istasyonuna kurulacak olan LPG' nin sözleşme kapsamı dışında olacağı, hüküm altına alınmıştır.
Protokol'ün ilgili hüküm doğrultusunda, akaryakıt ürün alımına yönelik ticari şartlar intifa ve teminatların alınmasına bağlanmamış, peşin motorin alımında "... Kar Marjı'nın %1'inin şirkete kalacak şekilde çalışılacağı kararlaştırılmıştır.
█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda Mali Bilirkişi tarafından Davacı şirket adına 2011 ve 2012 yıllarında ... tarafından tanzim edilen satış faturalarında tespit edilen miktar ve birim fiyatlar ile ... faturalarında tespit edilen birim fiyatlara %1 ilave edilerek hesaplanan birim fiyat ile davacı tarafından davalı şirket adına tanzim edilen satış faturaları listesindeki birim fiyatlar dikkate alınarak, bire bir aynı tarihler itibarıyla ve örnekleme yoluyla yapılan tespitler ışığında taraflar arasında imzalanan 22.07.2010 tarihli Ön Protokolün 3.maddesi ile belirlenen, Bayinin motorin alımları için davacı şirket tarafından düzenlenen satış faturalarında ... %1 kar marjının üzerinde birim fiyat uygulanmış olduğu, Akaryakıt Sektör Bilirkişisi tarafından yapılan sektörel değerlendirmeye göre, mali veriler ışığında davacı şirketin, davalı şirkete motorin satışında, 22.07.2010 tarihli Protokol kapsamındaki 3.madde ile hüküm altına alınan satış şeklini uygulamadığı, sektörel uygulamada bayilerin , birden çok dağıtım şirketi arasında tercih yaparken dikkate almış oldukları en önemli hususlardan birisinin kar marjı olduğu, kar marjının, bayilerin sözleşme yapmalarında dikkate aldıkları temel hususlardan biri olduğundan, kar marjına ilişkin sözleşme hükmüne davacı şirket tarafından riayet edilmemesinin, sözleşmenin feshi için sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında haklı sebep oluşturacağı kanaatine varılmakla, davalı tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayandığı sonucuna varılmıştır.
Kurumsal Kimlik, Ekipman ve Otomasyon Altyapı Bedeli'ne ilişkin talepler yönünden yapılan inceleme
Davacı ... bayilik ilişki başlangıcında davalının istasyonuna uygulamış olduğu kendi markasını ifade eden Kurumsal Kimlik maliyetinin 28.10.2010 tarihli 665186 no.lu fatura ile 32.679,06 TL - (Kurumsal Kimlik Giydirme bedeli) olduğu, dosya kapsamında görülmüştür.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, EPDK ilgili yönetmelik ve sektörel uygulama ve teamülleri kapsamında, taraflar arasında akdedilen sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kurumsal kimlik uygulaması, dağıtım şirketinin bir yükümlülüğüdür. Sözleşme süresinden bağımsız olarak dağıtım şirketleri tarafından yerine getirilir, Ariyet olarak bayilere verilir. Sözleşmelerin herhangi bir nedenle sonlanması halinde yine aksine bir hüküm yoksa istasyondan sökülerek dağıtım şirketi tarafından iade alınır.
Kurumsal kimlik malzemeleri ve ariyet olarak verilen başka malzemeler var ise (akaryakıt pompası, su hava saati, .. vb.) bunların da işin doğası gereğince davacı şirketin envanterinde yer alacağı ve defterlerinde kayıtlı olacağı da tartışmasızdır.
Somut olay özelinde yapılan değerlendirmede, yukarıda da ifade edildiği üzere davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin yapılan değerlendirme ve sektör bilirkişisi tarafından yapılan incelemeye göre davalının, Ariyet olan kurumsal kimlik malzemelerini iade borcu olup, kurumsal kimlik bedeline yönelik davacıya borcunun bulunmadığı ancak, Davalı ... vekili tarafından dosyaya sunulan 28.02.2022 tarihli dilekçe ekinde Davalı ... tarafından iade edilmeyen ekipman ve diğer kalemlerin, Söküm- Vinç çalışması (eski Kurumsal sökümü), Yağ vakum makinası, Polikarbon değişimi-cephe giydirme, Kompresör, Basınçlı Yıkama. Makinesi Tek Yan Fırça ,İmalat ve kazı işleri ,Kablo VGA 20 mt, Baskı ve U 15,1 m2 ,Baskı uygulama ekipman ve malzemelerinin, fesih tarihi itibariyle rayiç değerlerinin tespiti ile davacı karşı davalıya iadesinin gerektiği, Makine Mühendisi tarafından yapılan rayiç hesaplama sonucunda işbu ekipman ve malzeme bedellerinin 11.995,70 TL olarak hesaplandığı görülmekle işbu tutar bakımından davalı karşı davacının sorumluluğunun bulunduğu ve işbu bedelin davacı karşı davalıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı'nın, otomasyon alt yapısı, boru döşemesi, kablo çekilmesi gibi yatırımların ödenmesini de talep ettiği görülmüş ise de, EPDK Otomasyonu alt yapı ve kablolama maliyetinin davacı ...' in tercihi olarak kendisi tarafından yapıldığı, altyapı borulama ve kablolama yerine otomasyonu wireless sistem olarak kurma imkanı da var iken bu çalışma şeklini tercih ettiği, sistemi wireless kurması halinde tüm ekipmanın sökülebilir olduğundan geri almasının mümkün olabileceği, bundan başka yapılan alt yapı masraflarının bayi tarafından karşılanmasının yapım aşamasında davalıdan talep etme imkanı varken bunun yerine maliyetini kendi üstlenerek yaptığından, otomasyon altyapı bedelinin de talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Kredi maliyetine ilişkin talepler yönünden yapılan değerlendirme
Taraflar arasında akdedilen 5 yıllık sözleşme gereği davalı karşı davacı ...'ye verilen faizsiz kredinin bir maliyeti olduğu ancak Davalı Karşı Davacı ...' nin taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği sonucuna varıldığından, sektör bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmeye göre, Davacı ...'in verilen kredinin maliyetinin sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır.
150.000.00- TL Yatırım Bedeli Konusu bakımından yapılan inceleme
Taraflar arasında imzalanan 14.10.2010 tarihli Ek Protokol'de; “... tarafından bayi olan... Şti. nin ... adresinde bulunan istasyonunda 150.000.- TL bedele karşılık gelmek üzere gerek istasyonda yapılan inşaat faaliyetler ve gerekse istasyonun diğer ihtiyaçları ve kurumsal kimliğin bütünlüğü kapsamında yatırım yapılmış olduğu taraflar tarafından karşılıklı mutabakat neticesinde kabul edilmiştir. İşbu ... tarafından yapılan 150.000.- TL bedelindeki yatırım değeri, ... ile ... Şti. arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sonunda yenilenmesi ve yeniden taraflar arasında 5 yıllık yeni bayilik sözleşmesi imzalanması akabinde bayi tarafından bu bedelin ödenmeyeceğini ... kabul ve taahhüt eder. Aksi bir durumda ise taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresi sonunda yenilenmemesi ve akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresi sona erdiğinde ... Ltd. Şti. nin... ile olan bayilik ilişkisini feshedip yeni bir dağıtım şirketi ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalaması karşısında işbu istasyonda ... tarafından yatırım bedeli karşılığı olarak harcanılan 150.000.- TL bedeli hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın nakden ve defaten bu bedeli ...' e ödeyeceğini bayi olan şirket başkaca hiçbir şarta bağlı kalmadan kabul ve taahhüt eder.” şeklinde hüküm altına alındığı, bununla birlikte Davalı Karşı Davacı ... tarafından keşide edilen ... 20. Noterliği ... tarih ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesinde aynen; “... ek protokol gereği istasyon başına ödediğiniz 150.000.- TL asfalt giderini kullanım ve yıpranma payı düşülerek iadeye hesaplaşarak hazır olduğumuzu bildiriyoruz.” şeklinde beyan edildiği, dosya kapsamında görülmekle işbu ihtarname ile; Davalı karşı davacı ...' nin 150.000.- TL yatırım bedelini aldığına ilişkin ikrarı olduğu, ödemeye hazır olduklarını ifade ettikleri görülmekle davacı karşı davalı vekilinin işbu talebinin yerinde olduğu, anlaşılmakla 150.000 TL Yatırım Bedelinin, davacı şirket tarafından keşide edilen ... 24. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi uyarınca 7 iş günü sonuna denk gelen 02.04.2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek aylık %3 akdi faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Kar mahrumiyeti talebi yönünden yapılan inceleme
Davalı karşı davacı tarafından, davacı karşı davalının taahhüt ettiği kar marjına uymadan satış yaptığı için sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine dair yukarıda yapılan açıklama uyarınca makul süre yönünden davacının kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
KARŞI DAVA BAKIMINDAN YAPILAN İNCELEME
Davalı şirket karşı davada; davacının 22.07.2010 tarihli ön protokolün 3.maddesi ile belirlenen bayinin akaryakıt alımlarında tüpraşkar marjının %1 şirkete kalacak şekilde kalacaktır akdine hiçbir zaman sadık kalmadığı iddiası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 70.000.- TL maddi zararı talep etmektedir.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E.,...K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Davalı şirket karşı davada; davacının 22.07.2010 tarihli ön protokolün 3.maddesi ile belirlenen bayinin akaryakıt alımlarında tüpraşkar marjının %1 şirkete kalacak şekilde kalacaktır akdine hiçbir zaman sadık kalmadığı iddiası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 70.000.- TL maddi zararı talep etmiş ise de, talep edilen zarar hesaplanmasını mali bilirkişi tarafından tespitinin bilirkişi incelemesi kapsamında mümkün olmadığı, söz konusu zararın öncelikle bağımsız denetim raporu ile tespit edilmesi gerektiği, bu yönde dosyaya sunulan herhangi bir delil bulunmadığı, davalı karşı davacı tarafından ispat şartının yerine getirilmediği görülmekle karşı dava bakımından taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası bakımından yapılan değerlendirme
Davacı- karşı davalı- birleşen davacı tarafından ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile, Taraflar arasında akdedilen █████/2010 tarihli ve 5 yıl süreli istasyonlu akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmesi sebebiyle muaccel hale gelen ve ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında saklı tutulmuş olan alacakları ile uğradığı maddi zararların tahsili amacıyla fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydı ile kısmi dava mahiyetinde; Geri ödemeli işletme finansman kredisi maliyeti/faiz alacaklarına karşılık 239.534,00 TL ' nin tahsiline Kurumsal Kimlik malzeme ve ekipmanları ile otomasyon sistemi alt yapı malzeme ve ekipmanlarının söküm ve nakliyesinden doğan alacaklar ve sökülüp iade alınamayan malzeme ve iş bedelleri alacaklarına karşılık 46.043,00 TL ' nin tahsiline ilişkin ek dava açılmış ise de, yukarıda da ifade edildiği üzere; davacı ...' in taraflar arasında akdedilen Protokolde yazılı ticari şartlara uymadığı, bu doğrultuda davacı ...' nin sektörel geçerli nedenle sözleşmeleri feshettiği sektörel sonucuna ulaşıldığından ve Ariyet olan Kurumsal Kimliğin de davalı ... tarafından teslim edilmiş olması karşısında, Davacı ...'in Kurumsal Kimlik bedeli adı altında herhangi bir bedel talep edemeyeceği ancak Davalı ... tarafından iade edilmeyen ekipman ve diğer kalemlerin, Söküm- Vinç çalışması (eski Kurumsal sökümü), Yağ vakum makinası, Polikarbon değişimi-cephe giydirme, Kompresör, Basınçlı Yıkama. Makinesi Tek Yan Fırça ,İmalat ve kazı işleri ,Kablo VGA 20 mt, Baskı ve U 15,1 m2 ,Baskı uygulama ekipman ve malzemelerinin, rayiç bedelleri yönünden taleplerinde kısmen haklı olduğu, fesih tarihi itibariyle ekipman ve malzemelerin rayiç değerlerinin tespiti ile davacı karşı davalıya iadesinin gerektiği, Makine Mühendisi tarafından yapılan rayiç bedel hesaplama sonucunda işbu ekipman ve malzeme bedellerinin 11.995,70 TL olarak hesaplandığı görülmekle işbu tutar bakımından davalı karşı davacının sorumluluğunun bulunduğu asıl dosyada tespit edilmiş olup birleşen dava konusu bakiye kısma ilişkin davacı- karşı davalı- birleşen davacının alacağının bulunmadığı anlaşıldığından birleşen dava konusu fazlaya ilişkin talebin reddi gerekmiştir. Finansman kredisi maliyetine ilişkin ek dava ile talep edilen tutar yönünden yapılan incelemede, asıl dosyada belirtildiği üzere, Davalı- birleşen dosya davalısı Karşı Davacı ...' nin taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği sonucuna varıldığından, sektör bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmeye göre, Davacı ...'in verilen kredinin maliyetinin sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında davalıdan- birleşen davalı karşı davacı'dan talep edemeyeceği sonucuna varılmakla birleşen dava bakımından tüm talepler yönünden davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-)Asıl davanın kısmen kabulü ile 161.995,70 TL alacağın 02.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek aylık %3 akdi faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.065,93-TL karar harcının, peşin yatırılan 4.458,05-TL harcın mahsubu ile noksan 6.607,88- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan toplam 22.430,80-TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 13.919,74-TL yargılama gideri, 4.458,05-TL peşin harç ve 24,30-TL başvurma harcı toplamı 18.402,09-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
2-)Karşı dava ve birleşen davanın reddine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının peşin yatırılan 4.876,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye ‬4.261,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının peşin yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
-Davacı karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10.12.2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!