Anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilen eylemin hakaret suçu oluşturmadığı için mahkumiyetin bozulması ve diğer beraat kararlarının onanması.
Özet: Hakaret suçundan yargılanan iki sanık hakkındaki dava incelenmiş olup, sanıklardan birinin 06.05.2016 tarihli ve diğerinin 25.01.2017 tarihli eylemleriyle ilgili verilen beraat kararlarının hukuka uygun olduğuna karar verilerek istinaf reddi onanmıştır; öte yandan, bir sanığın 02.06.2016 tarihli dilekçesindeki ifadelerin Anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu sebeple hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek, söz konusu eylemden verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu tespit edilip bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HakaretSUÇ TARİHLERİ
: 06.05.2016, 13.01.2017, 25.01.2017HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen beraat ve sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen beraat ile mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi özetle; eksik incelemeyle beraat kararı verildiğine, sanık ... hakkında üstü sınırdan ceza verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEA.Sanık ...'ın 06.05.2016 Tarihli ve Sanık ...'in 25.01.2017 Tarihli Eylemleri Yönünden1. Sanık ... yönünden suç tarihinin 06.05.2016 olduğu gözetilmeden karar içeriğinde suç tarihinin 06.05.2017 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir.2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile dava dosyası içeriğine göre, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.B.Sanık ...'in 02.06.2016 Tarihli Eylemi YönündenVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;1.Sanık ...'in 01.06.2016 tarihli .. Belediye Başkanlığına yazdığı dilekçesi nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, şikayet dilekçesi ekinde yer alan bahse konu dilekçenin havale tarihinin 02.06.2016 olduğunun anlaşılması karşısında, bahse konu eylem yönünden suç tarihinin 02.06.2016 olduğu gözetilmeden karar başlığında ve içeriğinde suç tarihinin 13.01.2017 olarak yazılması,2.5237 sayılı Kanun'un 26. maddesinde "Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez." ve Anayasa'nın 74. maddesinde "Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir." hükümleri yer almaktadır. Şikayet hakkının kullanılması, kişilerin veya kamu görevlilerinin yasaya uygun davranmadıkları iddiasıyla idare veya yargı makamlarınca denetlenmelerine olanak sağlamaktadır. Şikayet edilen kişinin suç işlediği için cezalandırılması veya kamu görevlisinin hukuka aykırı davranışı nedeniyle disiplin işlemine ya da yargılamaya tabi tutulması sair kötülüğe uğratılması anlamına gelebilecek ise de, yasal hakkın kullanılması nedeniyle kişi cezalandırılamaz. Zira bu halde Anayasa'nın 74. maddesinde güvence altına alınan şikayet hakkının kullanımı söz konusudur. Bu kişinin ilgili makamlara müracaat etmesi de hakaret düşüncesiyle değil, şikayet hakkının kullanılması amacıyla hareket ettiğinin göstergesi olmaktadır. Somut olayda; 02.06.2016 havale tarihli dilekçede geçen ifadelerin şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi,Hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARA.Sanık ...'ın 06.05.2016 Tarihli ve Sanık ...'in 25.01.2017 Tarihli Eylemleri YönündenGerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,B.Sanık ...'in 02.06.2016 Tarihli Eylemi YönündenGerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde karar verildi.