Yargıtay, ortak muristen kalan taşınmazlar üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olmadığını tespit ederek, kullanım kadastrosuna itiraz davasını reddeden ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Özet: Kullanım kadastrosuna itiraz davasında, tarafların ortak miras bırakanından gelen taşınmazların fiili kullanımına ilişkin uyuşmazlıkta, Yargıtayın önceki bozma ilamında belirtilen "taşınmazların lehine kullanıcı şerhi verilen kişilerin uzun süreli ve davacı tarafça itiraz edilmeyen kendi nam ve hesaplarına olan kullanımlarının kabul edilmesi" gerektiği yönündeki gerekçesine uyularak ilk derece mahkemesince verilen davacı ve asli müdahillerin davalarının reddi ile kadastro tespitlerinin tesciline ilişkin karar, hukuka ve usule uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.KARAR
: Davacı ... ve asli müdahillerin davasının reddineTaraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ... ve asli müdahillerin davasının reddine, karar verilmiş olup hükmün davacı ve asli müdahillerin vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.K A R A Rİlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi ....'tan geldiği hususunda yanlar arasında ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlığın, taşınmazlar üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığı noktasında toplandığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen kişilerin beyanlarına göre, çekişmeli taşınmazların lehine kullanıcı şerhi verilen kişilerin kullanımında olduğu anlaşılmakta olup, dosya kapsamında tespit tarihine kadar davacı tarafın bu duruma karşı çıktığına ve bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığına dair her hangi bir bilgi veya belge de bulunmadığı, hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın çekişmeli taşınmazlar üzerindeki uzun süreli kullanımının kendi nam ve hesaplarına olduğunun kabulü ile davacı ve asli müdahil davacıların davalarının reddine karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ... ve asli müdahil ...'ün davasının reddine, dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 71... , 123 ada, 42... ada 31 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tesciline, aynı yer 1 71... parsel sayılı taşınmazın 5.331,32 m²lik kısmına ait kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "iş bu taşınmazın 1990 yılından beri... kızı ... kullanımındadır, taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... vekili, davacı ve asli müdahiller vekili, tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar .... ve ... vekili, davacı ve asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.