Danıştay, Kahramanmaraşta tarım dışı ve orman vasıflı arazilerde gerçekleştirilen arazi toplulaştırması işleminin iptaline ilişkin kararın hukuka uygunluğunu onayladı.
Özet: Danıştay, Kahramanmaraşta fiilen orman, çalılık, taşlık ve maki formasyonunda olan, tarımsal faaliyete elverişli olmayan VI. ve VII. sınıf arazi niteliğindeki parseller üzerinde yapılan arazi toplulaştırma işleminin iptaline yönelik yerel ve bölge idare mahkemesi kararlarını onamış; davalı idarenin, bu alanların tescil dışı olup tarıma kazandırılabileceği veya sanayi amaçlı kullanılabileceği yönündeki temyiz iddialarını reddederek, söz konusu taşınmazların orman vasfında olması nedeniyle toplulaştırma işleminin mevzuata aykırı olduğuna hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ...Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... Mahallesinde yer alan, ... ada ... ve ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... ve ..., ...ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... ve ..., ... ada ... ve ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... ve ..., ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda, "Kahramanmaraş Narlı Ovası Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan ve... tarihli, ... yevmiye numarası ile tapuda tescil edilen arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu parsellerin tarla, bağ ve bahçe vaziyetinde bulunmadığı, fiilen orman ve yer yer taşlık ile maki formasyonuna ait kermes meşesi, yabani zeytin, laden, sandal ile karaçalı gibi bitkiler ile kaplı olduğu, söz konusu taşınmazların 1/25000 ölçekli Gaziantep N38-a3 1980 baskılı memleket haritası ve lejantında, söz konusu parsellerin kapladığı alanların taşlık, çalılık ve orman sembolleri ile haritalandığı, dava konusu parsellerin işlemeli tarımsal faaliyetlere uygun olmayan VI. ve VII. sınıf tarım dışı araziler niteliğinde bulunduğu, bahse konu taşınmazların tarımsal üretime kazandırılamayacağı, tarımsal verimliliklerinin sıfır yada çok seyrek alanlarda da çok düşük olacağı, ekonomik açıdan değerinin olmayacağı, davaya konu parsellerin büyük bir bölümünde eğimin fazla olması nedeniyle toprak erozyonunun mevcut olduğu, toprak erozyonunun ise ancak orman ve maki formasyonun korunması ile önlenebileceği, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, davalı idare tarafından tesis edilen toplulaştırma işleminin dava konusu parseller özelinde ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Tescil harici alanların Maliye Hazinesi adına toplulaştırma kapsamında tescil edilerek tarım parseli olarak değerlendirilmesinde mevzuat açısından engel bulunmadığı, davacı kurum ile toplulaştırma öncesi resmi yazı yazılmasına rağmen, söz konusu alanda tescilli veya tescilsiz orman vasıflı alan olduğu yönünde idarelerine dönüş yapılmadığı, kurumun toplulaştırma ilanı, askı süreçleri ve tescil aşamasında herhangi bir itirazda bulunmadığı, davalı bölge büyükşehirlerin ortasında yer aldığından, şehirden köye yerleşmek ve küçük çaplı tarım yapmak isteyen çok sayıda insan bulunduğu, bölgede tarım arazilerine dikim yapmak için yoğun talep var iken, sanayiciler de yatırım yapmak için tarım alanlarına yoğun baskı yaptığı, dava konusu parseller gibi marjinal alanlarda yatırımcıların tarım dışı kullanım taleplerinde bu alanlara yönlendirilerek daha değerli ve verimli tarım alanları korunabileceği, bunun ötesinde bölgenin stratejik olarak yatırımcıya açık ve uygun olması nedeniyle de sanayi alanı/organize sanayi bölgesi olarak kullanılmasında sakınca bulunmadığı, yapılan arazi toplulaştırmasında idarelerinin bir kusuru olmayıp, 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Uygulama Talimatı'na göre yapıldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ
:...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, davacı Orman Genel Müdürlüğünün dava konusu ettiği parsellerin tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu ve davacı idare adına yapılan bir tahsis işleminin de bulunmadığı görülmektedir.Bu durumda, Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar için ancak malik olan Hazine tarafından dava açılabileceğinden, davacı idarenin, uyuşmazlık konusu taşınmazlar yönünden dava konusu edilen arazi toplulaştırmasının iptalini istemekte, hukuken korunabilir kişisel ve meşru bir menfaati bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekir iken, işin esası incelenerek dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.