İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında, konkordato sürecindeki davacının güvene dayalı verdiği boş çekin kötü niyetle doldurulup haksız alacak bildirildiği iddiasıyla açılan davada, zorunlu arabuluculuk şartının eksikliği nedeniyle davacılara süre verilmesi kararı.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacılar, aralarındaki güven ilişkisine dayanarak verdikleri boş çekin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde doldurularak kendilerine 100.000.000,00 TL borç çıkarıldığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatı ödenmesini talep etmişlerdir. Davalı ise davanın zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle reddini savunmuştur. Mahkeme, ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olduğunu belirterek, davacılara arabuluculuk tutanağının aslını ibraz etmeleri için kesin süre vermiş ve aksi takdirde davanın usulden reddedileceği uyarısında bulunmuş, ardından tutanağın sunulması için ek süre tanınmasına karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve yetkilisi hakkında ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını ve 16.10.2025 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasına davalı tarafından 100.000.000,00 TL alacak bildirimi yapıldığını, müvekkili şirket ve yetkilisinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının haksız ve kötü niyete alacak bildirimi yapıldığını, davalı ---- müvekkil şirket yetkilisi ----- ile yapılan görüşmeleri neticesinde -----. Firmasına ortak olmak istediğini beyan ettiğini ve müvekkili ile şifahi görüşmeler gerçekleştiğini, bu görüşmeler akabinde davalı ile müvekkil aralarında harici olarak anlaştıklarını, anlaşmanın akabinde davalı tarafından şirkete ödemeler yapılmaya başlandığını, davalı tarafından müvekkil şirkete bir kısım ödemelerin yapılması sonrasında davalının müvekkili ile iletişime geçerek, yapılan ödemeler nedeni ile kendisinin maddi sıkıntıya düştüğünü ve kendi alacaklılarına ödeme yapması gerektiğini belirtmiş, bu nedenle müvekkilinden bu ödemeler için yardım istediğini, müvekkilin de aradaki harici ortaklık anlaşması ve güven ilişkisine dayanarak, davalının alacaklılarına karşı zor durumda kalmaması için bir adet çek vermeyi kabul ettiğini, bunun üzerine şirket yetkilisi ---- bir adet -----. Adına yetkilisi ----- tarafından imzalı, diğer kısımları boş olan ---- seri numaralı çek yaprağını verdiğini, ayrıca çek üzerinde ------ avalinin bulunduğunu, Fakat çekin diğer kısımlarının tamamının boş olarak teslim edilmiştir. olayların devamında müvekkili şirketin ticari hayatında yaşadığı sorunlar nedeni ile ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- esas sayılı dosya ile 13.10.2025 tarihinde Konkordato ilan edildiğini, bu sebeple de taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden vazgeçildiğini, Konkordato ilanı akabinde tarafların yeniden görüştüklerini, protokol ve taksitlendirme yaparak kısmi ödemelerin tarafına iadesi için yeniden görüşme talep ettiğini ve ayrıca davalı ile olan harici ortaklık ilişkisinin de sonuca ulaşmaması nedeni ile, güvene dayalı olarak verilen boş çek yaprağının tarafına iadesini talep ettiğini, fakat davalıdan geri dönüş alamadıklarını, bunun üzerine ---- Adına yetkilisi ----- tarafından imzalı, diğer kısımları boş olan----seri numaralı çek davalı tarafından 100.000.000,00 TL bedel yazılarak doldurulduğunu , ardından bahsi geçen konkordato dosyasına alacak bildirimi yapıldığını, ayrıca ---. İcra Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosya ile de karşılıksız çek şikayeti yapıldığını, Müvekkilinin davalının zor durumda kalmaması için aralarındaki güven ilişkisine dayanarak teslim ettiği boş çek yaprağı davalı yanca hukuka aykırı olarak doldurulduğunu, müvekkilinin ve yetkilisi olduğu şirketin davalıya 100.000.000,00 TL borcu bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli davalı aleyhine %20 ’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili █████/2026 tarihli cevap dilekçesi ile, zorunlu dava şartı arabuluculuk başvuru yerine getirilmediğinden davanın dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava ; davacıların davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitine ilişkindirHMK 115 madde hükmü gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflarda dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.7155 sayılı Abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takibin başlatılması usulü hakkındaki kanunun 20. Madde hükümlerinde █████/2011 tarihli ve 6102 sayılı T.T.K'nun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere dava şartı olarak arabuluculuk bu kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile davacılar vekiline arabulucuk tutanağının aslının ibraz edilmesi hususunda tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde tutanak aslının ibraz edilmesine, belirtilen kesin süre içerisinde tutanak aslının ibraz edilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden red edileceğinin ihtarını içerir ara kararın tebliğ edildiği,Davacılar vekiline mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı belirlenen kesin süre içerisinde usulüne uygun arabuluculuk tutanağı sunmak üzere süre verilmesine karar verildiği, davacılar vekili tarafından belirlenen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağı aslını sunulmadığı, bu hali ile dava tarihinden önce sonuçlanmış arabuluculuk tutanağı bulunmadığı ve eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmakla, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-HARÇLARAlınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının 51.232,50 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 50.500,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-AVUKATLIK ÜCRETİDavada avukatla temsil edilen davalı yararına belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,4-YARGILAMA GİDERLERİa-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,HMK 138 maddesi gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.