Yargıtay 4. Ceza Dairesi, belediye başkanına hakaret suçunda kamu görevlisi vasfının hatalı tespiti ve Anayasa Mahkemesi iptali sonrası ön ödeme kuralının uygulanmaması gerekçesiyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında verilen hakaret suçundan mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiş; bu kararda, mağdurun 5237 sayılı Kanunun 6/1-(c) maddesi kapsamında kamu görevlisi olarak kabul edilemeyeceği ve hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması yönündeki yeni yasal düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ışığında yeniden değerlendirme yapılması gerektiği tespit edilmiş, dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E. █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; paylaşımı sanığın yapıp yapmadığı tespit edilmeden mahkumiyet hükmü kurulmuş olması, araştırma raporunun kendilerine tebliğ edilmemesi ve UYAP’tan erişim sağlanamaması, sanığın aşamalarda atılı suçu kabul etmemesi ve kabul etse dahi matufiyet unsurunun gerçekleşmemesi, katılana yönelik bir beyanı olmadığı gibi yaptığı kamu görevine yönelik bir hususun da yer almaması, sanığın kastı olmadığından suçun manevi unsurunun gerçekleşmemiş olması nedenleriyle kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.III.GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanan delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;1. 5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a) maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup, kamu görevlisinin, 5237 sayılı Kanun'un 6/1-(c) maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması nedeniyle her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının, anılan Kanun maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.İncelemeye konu olayda, sanığın dosya kapsamındaki paylaşımı .. Başkanı'na karşı yaptığının anlaşılması karşısında, katılanın, 5237 sayılı Kanun'un 6/1-(c) maddesi kapsamında, kamu görevlisi olarak kabul edilmeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a) maddesi uyarınca hüküm kurulması,2. 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendine (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklenmiş ve hakaret suçu (125. maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası ) ön ödeme kapsamına alınmıştır. Bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'a 7531 sayılı Kanun ile eklenen geçici 7/2 maddesinde yer alan ''soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından'' ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli, 2024 /197 Esas ve ███████ Karar sayılı kararıyla Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında; temyiz incelemesi yapılan ve 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına giren hakaret suçu yönünden Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluk bulunması,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINADava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.