Danıştay 9. Daire tarafından incelenen, şirket ortağının amme alacaklarından sorumluluğu kapsamında taşınmazına uygulanan haczin kaldırılmasına yönelik vergi uyuşmazlığında tebligat ve ortaklık dönemi sorumluluğu kapsamı.
Özet: Davacı şirket ortağının taşınmazına, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ödeme emri tebliğ usulsüzlükleri ve ortaklık dönemi sorumlulukları gerekçesiyle haczin kısmen kaldırılmasına karar vermişken, Bölge İdare Mahkemesi, davacıya usulüne uygun tebliğ edilip süresi içinde itiraz edilmeyen ödeme emirlerinin dayanak alındığı haciz işleminin hukuka uygun olduğuna, ödeme emri aşamasında değerlendirilebilecek hususların haciz aşamasında ileri sürülemeyeceğine hükmederek ilk derece mahkemesinin kabul kararını kaldırıp davanın tamamını reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
:1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-...VEKİLİ
: Av. ...2-(DAVACI) ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idarece vekalet ücreti yönünden, davacı tarafından esastan temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... Nak. Harf. Gıda İnş. Akar. Tur. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına kayıtlı Adana İli Sarıçam İlçesi ... Köyü ... parselde yer alan taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. sırasındaki amme alacakları, ... sayılı ödeme emrinin 2,3,4,5,7,8,9,10,11 ve 12. sırasındaki amme alacakları ile ... sayılı ödeme emrinin 1. ve 4. sırasındaki amme alacaklarına ilişkin kısım yönünden; asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin davalı idarece dava dosyasına sunulamadığı, dolayısıyla söz konusu amme alacaklarına ilişkin ödeme emirleri düzenlenip asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan bir borcun varlığı ortaya konulmadığından hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu haciz işleminin ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 10,11 ve 12. sırasında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısım yönünden; davacının asıl borçlu şirkette █████/2009-█████/2013 tarihleri arasında ortaklık sıfatı bulunduğu, ... sayılı ödeme emrinin 10,11 ve 12. sırasında yer alan amme alacaklarının ise 2013/Mart dönemine ait olduğu, buna göre; ortaklık sıfatının sona erdiği █████/2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin amme alacaklarından sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığından hukuka uygunluk görülmediği, dava konusu haciz işleminin ... sayılı ödeme emrinin 3,4,5 ve 9. sırasında yer alan amme alacakları ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan amme alacaklarına ilişkin kısım yönünden; davacının asıl borçlu şirketteki ortaklık sıfatının █████/2013 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, hak ve nesafet ilkeleri karşısında 2013 yılı kurumlar vergisinin tamamından sorumlu tutulmayarak yalnızca şirketin bu kıst dönem faaliyetleri sonucunda doğacak vergiden sorumlu tutulmasının daha adil ve hakkaniyetli olacağı, ... sayılı ödeme emrinin 3,4 ve 5. sırası ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2013 yılı kurumlar vergisi ve bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizlerinin, asıl borçlu şirketin 2013/Ocak-Mart dönemi geçici vergi beynannamesinde hesaplanan 2.737,80-TL tutarındaki kurumlar vergisine isabet eden kısmı yönünden hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uygunluk görülmediği, dava konusu haciz işleminin dayanağı ... sayılı ödeme emrinin 4. sırasındaki amme alacağı, ... sayılı ödeme emrinin 1 ve 6. sırasındaki amme alacakları, ... sayılı ödeme emrinin 2,3,5,6,7,8 ve 9. sırasındaki amme alacakları ile ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin 1,2,6,7 ve 8. sırasındaki amme alacaklarına ilişkin kısım yönünden ise; usulüne uygun olarak asıl borçlu şirkete tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği anılan amme alacaklarının davacının asıl borçlu şirketteki ortaklık dönemi ve ortaklık payı ile uyumlu olduğu görüldüğünden, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin █████/2017 tarihinde davacının ikametgah adresinde eşinin imzasına tebliğ edildiği halde davacı tarafından söz konusu ödeme emirlerinin dava konusu edilmediği ve ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının da ödenmediği sabit olup, dava dilekçesinde ileri sürülen ve sadece ödeme emri aşamasında incelenebilecek nitelikteki iddiaların da haciz aşamasında değerlendirilebilmesi mümkün olmadığından, davacının gayrimenkulü üzerine uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, davacının istinaf isteminin ise yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, Vergi Mahkemesi'nin istinafa konu kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısma yönelik olarak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:DAVALININ İDDİALARI
:Vergi Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının Bölge İdare Mahkemesince kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararda Mahkemece vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmediği, ancak Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi ile Bölge İdare MAhkemesi kararının verildiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin farklı olduğu ve söz konusu kararın verildiği tarihteki tarifeye göre vekalaet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla kararın vekallet ücretine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: Haczin dayanağı borçların zamanaşımına uğradığı, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmediği, dava konusu borçlarla ilgili kusur sorumluluğunun bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... Nak. Harf. Gıda İnş. Akar. Tur. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına kayıtlı Adana İli Sarıçam İlçesi ... Köyü ... parselde yer alan taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.İLGİLİ MEVZUAT
:6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, aynı Kanunun "Haciz" başlıklı 62. maddesinin birinci fıkrasında; Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunacağı, son fıkrasında ise; tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükellef olduğu, 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları belirtilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında, █████/2015 tarihine kadar maddede belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı, 12. fıkrasında, altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçlarının, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmeyeceği ancak ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluklarının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam edeceği, (15) numaralı fıkrasında ise, bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edileceği, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği, hazinenin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağı, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Anayasanın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün ''Mülkiyetin Korunması'' başlıklı 1. maddesinde ise; her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının var olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği; yukarıdaki hükümlerin, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmeyeceği düzenlenmiştir.Görüldüğü üzere en temel haklardan olan mülkiyet hakkına kanundan kaynaklanan bir istisna teşkil eden haciz uygulamalarında, son derece dikkatli davranılarak, anayasa ve kanunla tanınan sınırlarının dışına çıkılmaması gerekmektedir. Bu kapsamda haciz uygulamalarında, borcu aşan tutarda haciz yapılmaması, borçlunun haline münasip evinin haczedilmemesi borçluyu korumaya yönelik ilkeler olarak karşımıza çıkmakta olup, amme idarelerince dikkat edilecek en önemli husus kamu alacağının tahsilinde doğru borçluyu tespit etmek ve ona karşı takip işlemlerini yürütmek olmalıdır.Dosyanın incelenmesinden; davacının ... Nak. Harf. Gıda İnş. Akar. Tur. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin █████/2009-█████/2013 tarihleri arasında %57,5 hisse ile ortağı olduğu, adı geçen şirket adına vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin █████/2012 tarihinde posta yoluyla, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ... tarihinde ilanen, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin █████/2016 tarihinde ilanen ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ise █████/2017 tarihinde posta yoluyla şirkete tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emirleri içeriği borçların şirket tarafından ödenmemesi ve de dava konusu edilmeyerek kesinleşmesi üzerine ilgili dönemde şirket ortağı olan davacı adına ortak sıfatıyla ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin düzenlenerek █████/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin dava açılmayarak kesinleşmesi üzerine amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kayıtlı Adana İli Sarıçam İlçesi ... Köyü ... parselde yer alan taşınmazına uygulanan haczin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, asıl borçlu ... Nak. Harf. Gıda İnş. Akar. Tur. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin █████/2015 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen kaydının silindiği, dava konusu haciz işleminin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin şirketin ticaret sicilinden kaydı silindikten sonra sırasıyla █████/2016, █████/2016, █████/2017 tarihlerinde şirkete tebliğ edildiği, ... Nak. Harf. Gıda İnş. Akar. Tur. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş olacağından, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin yapılamayacağı, yapılan işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması mümkün olmadığı dikkate alındığında, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirket tüzel kişiliği adına kesinleşen ve şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil edilemeyen vergi borcu bulunmaması nedeniyle, davacının 6183 sayılı Yasa'nın 3 ve 62. maddelerine göre amme borçlusu olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, amme borçlusu sıfatıyla işlem yapılmasını gerektiren düzenlemede aranan koşulların gerçekleşip-gerçekleşmediğinin tahsilatın diğer bir aşaması olan haciz aşamasında da değerlendirilmesine engel bulunmamaktadır.Bu durumda, dava konusu haciz işleminin haczin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Öte yandan, aynı Kanun'un geçici 7. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca tasfiyesiz olarak ticaret sicilinden terkin edilen şirketler yönünden aynı maddenin (15) numaralı fıkrasında, alacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanların mahkemeye başvurarak tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyasını isteyebilecekleri de açıktır.Diğer taraftan, dava konusu haciz işleminin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin ise, şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmeden önce █████/2012 tarihinde şirkete tebliğ edildiği davalı idarece belirtilmişse de söz konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, şirket hakkında mal varlığı araştırmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacının bu ödeme emri içeriği borçların dönem ve vadeleri dikkate alınarak davacının bu borçlardan şirket ortağı sıfatıyla sorumluluğunun bulunup bulunmadığı gözetilerek bu kısım yönünden de yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiğinden, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmınında bozulması gerekmektedir.Davalı idarenin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemine gelince;Temyize konu karar bozulduğundan, Bölge İdare Mahkemesince bozma üzerine verilecek kararda vekelet ücretinin de yeniden değerlendirileceği açıktır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin bu nedenle reddine,... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.