Trafik kazasından kaynaklanan ticari nitelikteki haksız fiil nedeniyle sigorta şirketleri arasında açılan itirazın iptali davası ve rücu alacağının tahsili.
Özet: Bir trafik kazası sonucunda sigortalısına tazminat ödemesi yapan davacı sigorta şirketi, ödenen bu meblağı kazadaki kusur oranına dayanarak rücuen tahsil etmek amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davalı şirket ise borcun zaten ödendiğini, davanın yanlış mahkemede açıldığını ve kusur iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddedilmesini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete, ---- poliçe numaralı ---- sigortalısı ----- plakalı aracın sigortalamış olduğunu, Sürücü ----idaresindeki ---- plakalı araç ile sol şeride geçmek için manevra yaptığı esnada aracının sol ön kısımlarıyla sol şeritte seyir halinde olan sürücü --- idaresindeki ------ plakalı aracın sağ ön kısımlarına çarpması ve çarpışmanın şiddetiyle ----plakalı aracın savrularak sağ ön kısımlarıyla duraklama halinde olan sürücü ---- idaresindeki ------ plakalı aracın sol arka kısımlarına çarpması neticesinde meydana geldiğini, kaza sebebi ile, ----- yapılan --------- ödeme olmak üzere tazminat tutarının -----söz konusu kazaya ilişkin olarak maddi hasarlı trafik kazası tutanağında belirlenen kusur durumlarına göre ödenmesi lazım gelen 25.181,50 TL hasar tazminatı davalı şirket sigorta poliçesi limitlerine dahil olup herhangi bir ödeme gerçekleştirmemiş olduğunu, yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olunduğunu, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olan sigorta şirketinin basiretli bir tacir olarak tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, davanın görevsiz mahkeme de açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirkete başvuru şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, yapılacak yargılamada sınırlı sorumluluk ilkesinin gözetilmesi gerektiğini, davacının kusur ile ilgili iddialarını kabul etmediklerini, davacı yan sigorta şirketinin hesabına müvekkiline sigortalı aracın kusuru oranında rücu ödemesinin gerçekleştirilmiş olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: --------- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, ---- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası olduğu, davalı yan ---- plakalı otomobil aracın şoförü olan----2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 54'ü ihlal ettiği nedeni ile asli olarak %75 kusurlu olduğu, davacı yan --- plakalı otomobil aracın şoförü olan----- 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 52'yi ihlal ettiği nedeni ile tali olarak %25 kusurlu olduğu, hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yan sigortalısına ait ---- Plakalı aracın hasar onarım tutarının aracın fiziki hali üzerinde inceleme yapan ve tamirat işlemini gerçekleştiren ----tarafından ve aracın hasarlı hali üzerinde inceleme yapan sayın eksper ---- tarafından belirlenmiş fiyat olan --- kadri maruf kabul edilebilir olduğu, sigorta şirketi tarafından bahse konu aracın hasar onarım tutarı, kurumlara indirimler dahilinde ----ödenmiş olduğu dosya muhtevatından anlaşılmış olup, davalı yan sigortalısının kusur oranı olan %75” e denk gelen tutarının ---- olduğu,, hasar onarım tutarı yönünden davalı yan aracı --- şirketi olan davalı ---- tarafından poliçe limiti olan ---- üzerinden davacı sigorta şirketine ----- tarihinde ---- ödeme yapılmış olduğu dosya muhteviyatından anlaşılmış olup bakiye hasar tazminatının,----- kalmış olduğu, davalı sigorta şirketinin ---- üzerinden davacı yana ve dava dışı ----- █████/2023 Tarihinde 2.767,10 TL yapılan ödeme ile 100.000 TL - 43.174,50 TL - 7.188,50 TL - 2.767,10 TL = 46.869,90 TL kalmış olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak -----Kararında da belirtilmiştir. ------- da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatı davalıdan rücuan tahsili istediği, davacının sigortalısına---- tarihli kaza sebebiyle ----hasar tazminatı ödediği, sigortalısının haklarına halef olduğu, dava açmaya ehliyeti bulunduğu görülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, ---- Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.Eldeki davada davacının sigortalısına ödediği tazminatı davaya karışan diğer araç olan --- plakalı aracın ---- olan davalıya rücu etmek istemektedir.---- tarihli kazanın meydana gelmesinde davacının sigortalısının %25, davalının sigortalısının ise %75 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının aracında 102.979,43 TL'lik hasar meydana geldiği, davacının ise 100.726,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketi kendi sigortalısının kusuru oranında meydana gelen hasardan sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit olmayıp, bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE,1-Davalının------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 25.181,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine,2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Karar harcı 1.720,14-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.104,74-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davacı tarafından yapılan 290,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.790,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 25.181,50-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca-------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026