Kıymetli Evraktan Kaynaklanan Menfi Tespit Davasında İpotek Teminatı Olarak Verildiği İddia Edilen Senedin Borç Niteliği Üzerine Uyuşmazlık
Özet: Davacı, oğlunun emlak alışverişleri sonucunda ortaya çıkan ipoteklerin kaldırılmasının teminatı olarak, okumadan imzaladığını iddia ettiği 325.000 TLlik bir kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle menfi tespit davası açmış, senedin dayandığı ipotek borçlarının ödendiğini, bu nedenle senedin geçersiz hale geldiğini ileri sürerken; davalı ise senedin bir teminat senedi olmadığını, davacının kendisinden aldığı elden borcuna karşılık düzenlendiğini, protokol ile bağımsız olduğunu ve davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, kendisinin oğlu olan ----- verdiği vekaletnameye dayalı olarak, vekil ------ ile oğlu adına ticaret ve daire alış verişi yaptığını, daireleri alamadığını, daireler üzerinde ipotek bulunduğunu ve bunların kaldırılmadığını bu nedenle kendisinin dahli olmayan, bilmediği konularda sorumluluğunu doğurmak için bir takım girişimlerde bulunduğunu, oğlundan alınmış dairelerin üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının teminatı olarak okumadan ve ne olduğunu bilmeden imzalattırılan █████/2018 tarihli protokol kapsamında davalının kendisine verdiğini söylediği 325.000,00 TL bedelli teminat senedini ---.İcra Müdürlüğünün----- sayılı dosyasından takibe koyduğunu ve takibin kesinleştiğini, takip konusu senedin █████/2018 tarihli protokol kapsamında tanzim edildiğini, bu ipoteklerle ilgili olarak oğlu ----- aleyhine icra takibi başlatıldığını, ---- Satış İcra Dairesinin ------sayılı dosyasından devam eden ipotek borcunun dosyasına █████/2014 tarihinde ödendiğini, dolayısı ile senet ve senede bağlı alacakların da ödenmiş olduğunu beyanla, borçlu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu takibe dayanak senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini, davacı tarafın iddia ettiği teminat senedi olgusunun kanunun ve içtihatların öngördüğü şekilde yazılı delille ispatlanamadığını, dava konusu senedin davacının müvekkilinden almış olduğu elden borcuna karşılık düzenlenmiş olup protokolde bahsi geçen bono ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını açıklanan nedenlerle haksız, mesnetsiz, maddi gerçekliğe ve kusur durumlarına, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, davacının huzurdaki davayı açmakta kötüniyetli olduğu sabit olduğundan İİK md. 72/4 hükmü kapsamında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hazine üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
26.10.2018 Tarihli protokol, ---- Noterliğinin 27 Eylül 2024 tarih ve ----- yEV. NOLU İHTARI, ---- İcra Müdürlüğünün ------.sayılı dosyası celbedilmiş, incelenmesinde; davalı tarafından davalı aleyhine davaya konu bonoya dayanarak kambiyo senerlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, takip çıkışının 372.141,25 TL olduğu, takibin kesinleştiği ve derdest olduğu görülmüştür.---- yevmiye numaralı ipotek, █████/2014 tarihli, ------ yevmiye numaralı ipotek leri para çevrilmesi için toplam 1.680.000,00TL Alacak İçin takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dava; hukuki niteliği itibariyle protokol gereği ipoteklerin teminatı olarak verildiği ileri sürülen kambiyo senedinden borcun ödenmiş olması nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davasıdır.
------ Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizin --- Esas sırasına kaydedilmiştir.
Davacı; davalının kendi oğlu olan --- verdiği vekaletnameye dayalı olarak, vekil ---- ile oğlu adına ticaret ve daire alış- verişi yaptığını, ------- alınmış dairelerin üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının teminatı olarak, okumadan ne olduğunu bilmeden davaya konu bononun imzalattırıldığını, 26.10.2018 tarihli protokol kapsamında dava konusu 325.000.TL bedelli senedin teminat senedi olarak verildiğini, daireler üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının teminatı olduğu, ipotekli taşınmazlar için ------ İcra Dairesinin -----sayılı dosyasından devam eden ipotek borçları dosyasına 27.06.2024 tarihinde ödendiği, teminat senedinin karşılıksız kaldığını ileri sürmekedir.
Davalı, Dava konusu senedin teminat senedi olmadığı, davacının bu iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının davalıya sattığı ipoteği de kaldırmadığı, dava konusu bono kayıtsız, şartsız bir ödeme vaadini içerdiği, taşınmazların ipotekli olarak davacının oğlundan satın alınmış olduğu, bahsi geçen protokolün dava konusu senetten bağımsız olarak yapıldığını ve davanın reddini savunmuştur. Menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü kural olarak davalı alacaklıya düşse de imzası ikrar edilmiş bono da alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olduğundan ve borçlunun borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekecektir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir, ve ispat külfeti davacı taraftadır.Davacının delil olarak dayandığı, 26.10. 2018 tarihli el yazısı ile düzenlenip imzalanmış protokolde; █████/2018 tarihli protokole ek olarak-----tarafından feki yapılacağı beyan ve taahhüt edilmiştir. İpotekler fek edilmediği takdirde ...'ya verilen senet ve daire tapularında herhangi bir hak talep etmeyecektir." şeklinde yazılıp imzalandığı görülmüştür. Protokolde taşınmazların üzerindeki ipoteklerin fekkedilmediğinde ...ya verilen senetlerde hak elde edilemeyeceği yer almış ise de senet bilgileri açık olarak yer almadığı anlaşılmaktadır.
---- CBS ---- Soruşturma -----. Sayılı dosyada ... ifadesinde; Aynı olayla ilgili olarak ---- Sor. Dosyasında takipsizlik aldığını, soruşturma müştekinin oğlu olan ---- 3 adet daire aldığını, bu dairelerin üzerinde ----- Şubesinin koyduğu ipotekler vardı, biz ipotekli haliyle bankayı ikna ederek aldıktan sonra ---- babası müşteki ---- bize ipoteklerin konusu olan borcu bankaya eksiksiz ödeyeceğini satış öncesinde taahhüt ettiği, oğlunu ipotekli evlerini buna güvenerek aldığını ancak ortak akrabaları olan------ kefil olduğu bir protokol düzenlenmesini istediği, bir protokol düzenlediklerini dairelerin üzerindeki ipoteklerin banka tarafından satışa çevrilmemesi için müştekinin oğluna ait bu borçları bankaya ödeyeceğini vaat etti, sözde kalmaması içinde borç tutarlarını karşılayan 350.000 TL'lik teminat senedi aldığını, icrai takip başlattığını müştekinin bu senedi bilgisi olmadan ve okumadan imzaladığı savının doğru olmadığı, şeklinde ifade verdiği,
Soruşturma sonucu, Aynı olay ile ilgili ----- soruşturma numarasında soruşturmanın yapıldığı ve Takipsizlik kararının verildiği tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin şikayetin konu olayın aynı olduğu, CMK 223/7 maddesi gereğince mükerrer tahkikate sebep olur bir başvuru olduğu ve tekrar soruşturma gerektirmediği anlaşıldığından, Olay hakkında kamu adına KYOK karar verildiği anlaşılmıştır.Bono, bağımsız borç ikrarını içeren ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bir bononun teminat olarak verildiğinin kabulü için, o bono üzerinde teminat ibaresinin bulunması zorunluluğu yoktur. Kaldı ki, bono üzerinde teminat ibaresi olsa bile, neyin teminatı olduğu ayrıca açıklanmadığı sürece, bu durum, bononun başlı başına teminat bonosu olduğunu göstermez. Diğer yandan teminat iddiasının kabulü için, bu hususun, taraflarca ayrı bir sözleşmede belirtilmesi de zorunlu değildir. Takip dayanağı senedin, teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK’nun 14.03.2001 tarih ve ----- sayılı kararları).
Dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve neyin teminatı olduğuna dair bir ibare olmadığı, taraflarca düzenlenmiş protokolden bahsi geçen senedin dava konusu senet olup olmadığının açıkça anlaşılır olmadıığı, protokolde senet bilgilerinin bulunmadığı, ---- CBS ----- Sor. Nolu dosyada davalı ifadesinde bir teminat senedi alındığı ifade edilse de senet bedelinin 350.000TL olduğunun zapta geçtiği dava konusu senedin 325.000TL bedelli olduğu,
Davacının davasını ve davalıya borçlu olmadıklarını imzası ikrar edilmiş bono karşısında usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, dava dilekçelerinde açıkça yemin deliline dayanmadıkları anlaşıldığından, Davacının davasının reddine, karar verilmiş,Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte davacı aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesini talep etmiştir. Menfi tespit davasının reddi halinde davalı lehine tazminatı düzenleyen İİK 72/4.maddesine göre "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez."şeklindedir. Buna göre davanın reddi halinde davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Davada ihtityati tedbir kararı verilmemiş olup, bu nedenle davalının alacağını geç alması söz konusu olmamış, bu nedenle şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davalının ispatlayamadığı kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.550,19-TL harcın mahsubu ile artan 4.818,19-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!