İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, gayrimenkul alım/satım danışmanlık hizmetleri faturasından kaynaklanan komisyon ücreti alacağına yönelik icra takibi itirazının iptali davası.
Özet: Gayrimenkul danışmanlık hizmeti sunan davacı şirketin, davalıya sunduğu aracılık hizmetleri karşılığında düzenlediği 205.328,40 TL tutarındaki e-faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle açılan bu itirazın iptali davasında; davalının savunma sunmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında, bilirkişi raporuyla davacı şirketin defter kayıtlarının usulüne uygun olduğu ve davalıdan fatura bedeli kadar alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil Şirket alanında yıllara sair tecrübesi ile gayrimenkul alım/satım ve kiralama alanlarında danışmanlık hizmeti vermektedir. Dava konusu olayda da Müvekkil Şirket tarafından davalıya bu yönde hizmet verilmiş ve bu kapsamda 11.12.2023 tarihli ----- numaralı 205.328,40-TL bedelli e-fatura düzenlenmiştir. Fatura sistem üzerinden davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen fatura borcu ödenmemiştir. Söz konusu fatura alacağı, davalı (Satıcı) ile - ---- (Alıcı) arasında imzalanan 16.03.2023 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında yapılan danışmanlık ve aracılık hizmetine ilişkindir. Alıcı taraf satış vaadi sözleşmesi gereği gayrimenkulün 90.000 USD (Doksanbin Amerikan Doları) karşılığı olan 1.711.071 TL (BirmilyonyedizyüzonbirbinTürkLirasıyetmişbirkuruş) bedelini ödemiş ve ----Blok ----- no.lu bağımsız bölümün tapusunu teslim almıştır. Buna karşılık Müvekkil Şirket satış bedelinin%10' una tekabül eden 171.107 TL (YüzyetmişbirbinyüzyediTürkLirası) danışmanlık hizmet bedelini tahsil edememiştir. Müvekkil Şirket işbu satışa ilişkin her türlü özeni göstermiş, gerekli danışmanlık hizmetini eksiksiz bir şekilde ifa etmiştir. Ancak davalı fatura borcunu ödemekten imtina etmiştir. Müvekkil tarafından danışmanlık hizmetleri eksiksiz bir şekilde yapılmış olmasına karşın davalı borcunu ifa etmekten kaçınmaktadır. Ödeme yapılmaması sebebi ile Müvekkil Şirket tarafından davalı aleyhine-----Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatılmıştır. Davalı/borçlu şirket, itiraz dilekçesi ile borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurmuştur. Davamızın kabulü ile, ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız borca, faize ve ferilerine yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına, Alacak tutarı likit olduğundan ve davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle, İİK’nın 67/2 maddesi uyarınca icra takip talebi üzerinden hükmolunan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere (icra inkar) tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve duruşmalara katılım sağlanmadığı görüldü.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında:
"
Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez
belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın incelenen ticari defterleri ve dosya
üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
6.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024-2025 yıllarına ait ticari
defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş
olduğu,
6.2 İnceleme gün ve saati için verilen kesin süreyi bildirir duruşma zaptının,
davalı yana 30.06.2025 tarihinde e-tebligat yoluyla gönderildiği, 05.07.2025
tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, Davalı yanın incelmeye
gelmediği, ticari defterlerini ibraz etmediği,
6.3 Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 05.02.2024 tarihi itibarıyla
205.328,40 TL alacaklı olduğu,
6.4 Davacı yanın 205.328,40 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2)
istinaden icra takip tarihi olan; 05.02.2024 tarihinden itibaren değişen
oranlarda avans faiz talep edebileceği,
6.5 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem
Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı,
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLER
------Esas sayılı dosyası kayıtları,
*Davacı şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları,
*Bilirkişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
------esas sayılı dosya kayıtları arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafın defterlerini ibraz ettiği, davalının defterlerini ibraz etmediği görüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(-2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3
:)"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)
:Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
"
Türk Tcaret Kanunu madde 64- (1)
: "(Değişik fıkra: █████/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
"
Madde 83- (1)
: "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
"
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK)m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut olayda;
Davacı tarafından, davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası ile, █████/2023 tarihli 205.328,40 TL bedelli ''Danışmanlık Hizmet Bedeli'' konulu faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, bunun üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadırDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında gayrimenkul alım-satımına ilişkin danışmanlık ve aracılık hizmeti verildiği, bu kapsamda davacı tarafından edimin yerine getirildiği, hizmet karşılığı olarak dava konusu faturanın düzenlendiği sabittir. Davacı tarafından sunulan satış vaadi sözleşmesi, tapu kayıtları ve dosyaya ibraz edilen diğer belgeler, davacının hizmeti ifa ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Dava konusu fatura, e-fatura niteliğinde olup, GİB sistemi üzerinden davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Dosya kapsamında, davalı tarafından faturaya karşı yasal süresi içinde yapılmış herhangi bir itiraz veya iade faturası bulunmamaktadır.
Bu durumda, Türk Ticaret Kanunu 21/2 maddesi uyarınca, faturanın içeriği davalı tarafından kabul edilmiş sayılır.
Davacıya ait 2023-2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu faturanın davacının davalıdan 205.328,40 TL alacaklı olduğu, davalının ise ticari defterlerini ibraz etmediği tespit edilmiştir. Davalı, icra takibine itirazında borcun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, bu iddiasını destekleyen herhangi bir ödeme belgesi, sözleşmeye aykırılık ya da hizmetin verilmediğine dair somut delil sunmamıştır. Aksine, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalının itrazının dayanaksız ve haksız olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin 205.328, 40 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına, ayrıca %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 205.328,40 -TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA,
3-Hükmedilen asıl alacağın (205.328,40-TL )%20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 14.025,98-TL harçtan peşin alınan 2.479,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.546,12-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 3.182,76- TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 8.085,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
9-Davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzene karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!