İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklı itirazın iptali davasında ödenmeyen alacak ve bilirkişi raporu değerlendirmesi.
Özet: Davacının, ticari mal satışı ve teslimatından kaynaklanan, davalı tarafından süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturalara dayalı alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği bu davada, davalı borcun ve faizin mevcudiyetine, faturalardaki imzaların geçerliliğine ve usul şartlarına itiraz ederken; bilirkişi raporu, davacı kayıtlarını ve vergi dairesi bildirimlerini esas alarak faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğini, malların teslim edildiğini ve davacı defterlerinde takip tarihi itibarıyla 744.921,99 TL alacak bulunduğunu tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacının inşaatlarda kullanılan her türlü makine, araç ve gereçlerin ithalatını, ihracatını yurt içi ve dışında yürüten firma olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğu, ürün satışı karşılığında faturalar düzenlendiği, ürünlerin davalı yana teslim edildiği, davalı yanın satış işleminden kaynaklı olarak muhtelif tarihlerde ödeme yaptığı, taraflar arasında oluşan cari hesap ilişkisi kaynaklı oluşan 886.446,75 TL alacağın davalı yandan talep edildiği, davalının ödeme yapmaktan imtina ettiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı firma tarafından muhtelif değerlerde 11 adet fatura düzenlendiği, düzenlenen belgelerden görüleceği üzere faturalar toplamının 2.698276,00 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler neticesinde 744.921,81 TL borç kaldığı, borcun muaccel olduğu tarihten bu yana ödenmediği, sözleşmeye konu malların teslimi üzerine düzenlenen faturaların davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun tebliğ alınan faturalara 8 günlük itiraz süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, dolayısıyla faturaların taraflar arasında çekişmesiz hele geldiği, alacağın ödenmemesi üzerine ... 12. İcra Müdürlüğü... Esas dosya ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 18.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının haksız olarak itiraz ettiği takibin durduğu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı belirtilerek; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davacının her ne kadar ...şeklinde taraf olarak davalıyı şirket gibi lanse etmişse de davanın ticari iş niteliğinde olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, davaya esas yönüyle de itiraz ettikleri, iddiaların hukuka aykırı olduğu, ispat edilemediği, arabuluculuk görüşmelerinde de delil talep edildiği ancak sunulamadığı, o Belge olarak sunulan evrakla ilgili faturaların kendisine itiraz ettikleri, dayanak belgedeki imzalara itiraz ettikleri, imza incelemesi yapılmasını talep ettikleri, faize itiraz ettikleri, işletilmiş geçmiş gün faizi ve işletilecek faizin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi tarafından yeniden hesaplanması gerektiği, faiz talep edilmesi için gerekli usul şartının dosyada bulunmadığı, davalıya gönderilen ihtarname bulunmadığı, arabuluculuk tutanağının hatalı ve eksik olduğundan davanın reddinin gerektiği, muacceliyet şartlarının oluşmadığı, gönderilen bir ihtarnamenin bulunmadığı, ifade edilerek, davanın reddine, davacı tarafa %40’tan aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, %10 oranında idari para cezasına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 12. İcra Dairesi ...sayılı dosyası celp edilmiş, ilgili Vergi Dairelerinden gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli raporunda; Dosyaya sadece davacı belge sunmuş olup, davalı tarafından belge sunulmamasının yanında yerinde inceleme talebi de bulunmadığından inceleme ve değerlendirme davacı kayıtlarına dayandığı, davacı taraf harici bellekte 2023 Kasım ve Aralık ile 2024 yılı e-yevmiye ve e-defteri kebirin tamamını sunduğunu, alacağı oluşturan tüm işlemlerin genel kabul edilmiş usul ve esaslara göre defterlere işlendiğinin görüldüğü, Vergi Dairesinden celp edilen analizlerden davacı tarafından düzenlenen satış faturaları ile davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının taraflarca bildirimlerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bildirimlerin birbirini, teyit etmesinden faturaların tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. (Faturalar irsaliyeli faturadır.) Davalı tarafında tebliğ edilen faturaların hemen hemen yarısına denk gelecek iade işlemi yapılmasından malların da teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacı kayıtlarında takip tarihi itibarıyla davalıdan alacağı takip tarihi itibarıyla 744.921,99 TL olarak görünmektedir.
Bu çerçevede;
a-) Davacının davalıdan 14.10.2024 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının talebe istinaden 886.446,75 TL olduğu,
b) Talebe istinaden asıl alacak tutarı olan 744.921,18TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği,
c-) Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu,
d) Tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu hususlarında sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı yanca cevap dilekçesinde görev itirazında bulunulmuşsa da 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. İş bu davada davalı ...- ...celp edilen vergi kayıtları göz önüne alındığında davalının ticari işletmesi bulunduğu, davanın bu ticari işletmeyle ilgili olduğu anlaşılmakla göreve yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre yapılan incelemede davalı tarafa ön inceleme duruşmasına katılmamasına rağmen inceleme gününün tebliğ edildiği, inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının ürün satışı karşılığında faturalar düzenlediği, davalının dönem dönem ödemeler yaptığı, neticeten taraflar arasında oluşan cari hesap ilişkisinden kaynaklı davacının 886.446,75 TL alacağı bulunduğundan bahisle takip başlattığının anlaşıldığı, bilirkişi tarafından yapılan mali incelemede, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2023 yılı Kasım ayında başlandığı, davacı kayıtlarına göre davacı davalıdan 744.921,99 TL alacaklı olduğu, Vergi Dairesi bildirimlerinden tarafların düzenledikleri faturaların karşılıklı olarak Vergi Dairesi'ne bildirildiği, bildirimler arasında herhangi bir fark bulunmadığı hususunda mutabık oldukları görülmektedir. Davacı tarafından düzenlenen 6 adet KDV hariç 415.180 TL tutarındaki faturaların davalıya tebliğ edildiği ve iade faturası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine davacı tarafından düzenlenen 5 adet KDV hariç 1.836.800 TL tutarındaki faturaların davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından tahsilat yapılamaması ve/veya anlaşmazlık nedeniyle davalı tarafından malların bir kısmı iade edilmiş ve iade faturası düzenlenmiştir. İade faturası her iki firma bildiriminde mutabıktır.. Ocak 2024 ayında düzenlenen faturalarda vade 30.05.2024 olarak belirtilmekte olup, takipte de bu tarihten itibaren faiz talep edilmektedir. Davalı tarafça faturalara, dayanak belgelerdeki imzalara itiraz edilmişse de dosya kapsamında yer alan Vergi Dairelerinin cevabı yazıları ile bu yazıların davacı ticari defter ve kayıtları ile örtüştüğü, davalının iddialarına ilişkin somut herhangi bir belge ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü ibraz etmekten imtina ettiği anlaşılmakla bilirkişi raporuna mahkememizce de itibar edilerek yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan 14.10.2024 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 886.446,75 TL olduğu, asıl alacak tutarı olan 744.921,18 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişen oranlarda avans faizi talep edilebileceği anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İptali ile, icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına karar verilmiştir.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D....E. ...K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (148.984,36 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 60.553,18-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.706,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 49.847,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 138.967,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 10.706,07-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 290,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 17.423,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!