İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı talepli davanın dilekçe özetleri.
Özet: Davacının, 11.09.2023 tarihinde davalının tam kusurlu olduğu bir trafik kazası neticesinde aracında meydana gelen ağır hasar, tahmini 500.000 TL değer kaybı ve 40 günlük araç mahrumiyeti zararlarının tazminini talep ettiği davada; davacı, sigorta limitleri dahilindeki kısmın sigortacıdan, aşan kısmın ise diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini isterken; davalı sigorta şirketi, talebin zamanaşımına uğradığını, dava şartlarının yerine getirilmediğini, kaza tarihindeki 120.000 TL poliçe limiti kapsamında gerekli ödemeleri zaten yaptığını ve bu limitin üzerindeki miktarlardan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 11.09.2023 günü saat 12:18’de---Kavşağında seyir halinde iken davalının sevk ve idaresindeki----- plakalı aracın dikkatsiz ve hızlı şekilde kavşağa girmesi sonucu geçiş önceliği bulunan müvekkilin ----- plakalı aracına çarptığını, kaza nedeniyle araçta bulunan davacının annesinin yaralandığı ve davacıya ait aracın ağır hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün hız ve geçiş önceliği kurallarını ihlal etmek suretiyle tam kusurlu olduğunu, bu nedenle araçta oluşan değer kaybı ile araçtan mahrum kalma zararından davalı sürücü ve işletenin sorumlu olduğunu, müvekkile ait aracın ---- model ----- olduğu, kaza tarihinde kilometresinin 7.500 km olduğu, daha önce herhangi bir hasar ve tramer kaydının bulunmadığını, kaza sonucunda araçta 350.378,00 TL hasar meydana geldiği, kaza tarihinde aracın yaklaşık 2.000.000 TL değerinde olduğu ve olay nedeniyle yaklaşık 500.000 TL civarında değer kaybına uğradığını, bu değer kaybının sigorta limitleri dahilinde sigorta şirketinden, limiti aşan kısmının ise davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca araç sürücüsü ve işletenin kusurlu ve kusursuz sorumluluk esaslarına göre üçüncü kişilere verilen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda onarılan araçlarda dahi ikinci el piyasa değerinin düştüğünün kabul edilmesi gerektiğini, değer kaybının aracın marka ve modeli, kilometresi, hasarın niteliği ve onarım şekli dikkate alınarak kazasız rayiç değer ile onarım sonrası rayiç değer arasındaki fark üzerinden belirlenmesi gerektiğini, ayrıca kaza nedeniyle aracın yaklaşık 40 gün serviste kaldığını, bu süre boyunca davacının aracını kullanamadığı, her ne kadar sigorta şirketinin araç mahrumiyeti zararından sorumluluğu bulunmasa da kusurlu olan davalı sürücünün bu zarardan sorumlu olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre araçtan mahrum kalma zararının ispat edilememesi halinde dahi mahkemece hakkaniyete uygun bir bedel takdir edilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce sigorta şirketi yönünden---- Arabuluculuk Bürosunun ---- başvuru ve ------- arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğu, 08.10.2024 tarihli toplantıda anlaşma sağlanamaması üzerine dava şartının yerine getirildiğini belirtmiş olup, şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte sigorta şirketi limitleri dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine şimdilik 1.000,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte sigorta şirketleri hariç diğer davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket nezdinde ----numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı ---- plakalı aracın 11.09.2023 tarihli kazaya karıştığı iddiası üzerine --- plakalı araç için değer kaybı ve araç mahrumiyeti bedeli talebiyle açılan davanın haksız olduğunu, sigortacının sorumluluğunun doğabilmesi için olaydan itibaren 2 yıl içinde başvuru yapılması gerektiği, bu sürenin geçirilmesi nedeniyle talebin zamanaşımına uğradığını, davacının ekspertiz yaptırmış olması sebebiyle alacak miktarını belirleyebilecek durumda bulunduğu ve davayı belirsiz veya kısmi alacak davası olarak açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığınu, ayrıca 2918 sayılı KTK 97 maddesi gereği sigorta şirketine yazılı başvuru ve 15 günlük bekleme süresinin dava şartı olduğu, esasa ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiği, 19.04.2024 tarihinde ----- 87.594,55 TL rücu ödemesi ve 24.06.2024 tarihinde --- 32.405,45 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının zararının kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre tamamen karşılandığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, sigortacının sorumluluğunun kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, 2023 yılı için araç başına teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, yapılan ödemelerle bu limitin tüketildiği ve poliçe limiti üzerinde kalan tutarlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, değer kaybının hesaplanmasında 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları ve eklerindeki yöntemlerin esas alınması gerektiği, aracın kilometresi, kullanım şekli ve önceki hasarlarının araştırılmasının zorunlu olduğu, aynı bölgede mükerrer hasar, araç geçmişinde üç ve üzeri hasar veya 165.000 km üzeri kilometre bulunması halinde değer kaybı oluşmayacağı ya da azalacağını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, işleten ve sürücünün kusursuzluğu halinde KTK 86 uyarınca sigortacının da sorumluluğunun doğmayacağını, araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı taleplerinin ZMMS Genel Şartları A.6(k) bendi gereği teminat dışında kaldığı, bu kalemlerden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, davacının araçtan mahrum kaldığını ve bu nedenle kiralama yaptığını ispatlayan herhangi bir belge sunmadığını, HMK 190 gereği ispat yükünü yerine getirmediğini belirtmiş olup, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı gerçek kişiye dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi vermemiştir. Davalı ----- duruşmalara katılmamış, kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER
: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, ----- Noterler Birliği Araç Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar dosyası ve ZMMS/İMMS poliçeleri, Ekspertiz Raporu, Faturalar, Banka Dekontu, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi nitelikteki aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı ve ikame araç zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ile davalı malik/işleten ve aynı zamanda 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu davalı sürücü tarafından müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi amacıyla HMK'nin 107.mddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davasıdır.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu asıl davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve sigorta yönünden ihtiyari olarak gidildiği anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla sebep, süreç ve sonuçları açıklanarak tercihen taraflara uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teşvik ve teklif edilmesine karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay -----sayılı ilamı) İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay----- sayılı ilam), Bu anlamda dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki davacı vekilinin beyan ve işlemleri, olaya özgü hususlar ve özellikle davacı şirketin zaten araç kiralama şirketi olaması hasebiyle talebin ikame araç zararın ilişkin olduğu kabul ve takdir edilerek uyuşmazlık izale edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; █████/2023 tarihinde saat 12.00 sularında----- plaka sayılı hususi otomobil ile davalı gerçek kişinin malik-işleteni olan kendi sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı ---- plaka sayılı kamyonet niteliğindeki araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesi gereğince ----- Jandarma Trafik Tim Komutanlığı tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre vaki kazada her iki sürücüye de kusur atfedildiği görülmüştür. Ancak davalı sigorta şirketi vekilin cevap dilekçesinde kusur durum ve oranın yönelik beyan ve itirazları olduğu görülmüştür. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ------ plakalı aracın dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde █████/2023-█████/2024 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 120.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince ZMMS sigortacısı olan davalı şirkete başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirket tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de getirtilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketinin hasara ilişkin olarak ödemeler yaptığı anlaşılmıştır. Bütün bunlara göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararı ve ikame araç bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre oluşan değer kaybı ve hasar onarım süresi gereği ikame araç bedelinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf/taraf vekillerinin iddia ve savunmaları kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Adli Trafik ve Makine Mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi -----tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle ;1 – ----plakalı otomobil sürücüsü ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; “h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı ASLİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yetmişbeş (%75), 2 -----plakalı kamyonet sürücüsü----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: başlıklı; Madde 52 – Sürücüler: “a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, Zorundadırlar.” Maddesindeki kuralları ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı TALİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yirmibeş (%25), 3- Araç değer kaybı bedelinin 265.000 TL olduğu, 4- Araç mahrumiyet kaybı bedelinin 35.783 TL olduğu, Davalı ----- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 15.03.2023-15.03.2024 tarihleri arası ----- plakalı aracın trafik sigortacısıdır. Kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası araç başına teminat limiti 120.000 TL’dir. Davalı ---- █████/2024 tarihinde ----plakalı aracın kasko sigortacısı -----87.594,55 TL rücu ödemesi, █████/2024 tarihinde ----- 32.405,45 TL değer kaybı ödemesi olmak üzere toplamda 120.000 TL ödeme yapılmıştır. Bakiye teminat limiti kalmamıştır. Bu durumda bakiye değer kaybı bedeli ( 265.000 TL – 32.405,45 TL) 232.594,55 TL ve araç mahrumiyet kaybı bedeli 35.783 TL, kusur oranında davalı ------sorumlu olduğu, Davalı ------%25*( 232.594,55 TL+ 35.783 TL) = 67.094,38 TL’den sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin kaza tarihi 11.09.2023 olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiş; ancak itirazlar yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda öncelikle somut olayda kaza sonucunda zabıta tarafından düzenlenen resmi belge niteliğindeki tutanak, kaza yeri ve kazalı araç fotoğrafları ve bilirkişi raporuna göre bilirkişi tarafından yapılan kusur dağılımının yerinde ve hukuka uygun olduğu sonuçta davalının kazada % 25 oranında kusurlu olduğ kabul ve takdir edilmiştir. Buna göre davalıların sorumluluğu zararın % 25'i ile sınırlı olacaktır. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282, Yargıtay----- Kazadan dolayı oluşan hasardan doğan değer kaybı ve ikame araç bedeline gelince de, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere tamirin ekonomik olduğu gibi belirlenen değer kaybının dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre aracın değer kaybının, davacının aracının markası, modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki 265.000,00 TL farkın günün ekonomik ve sosyal koşulları temelinde ikinci el araç piyasasına göre kadri maruf ve makul düzeyde olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Ayrıca yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca bilirkişi raporunda belirlenen ikame araç bedelinin de aracın teknik ve hususi özellikleri ve tamir süresi dikkate alındığında işin niteliğine ve olaya göre kadri maruf kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam değer kaybı ve ikame araç bedeli zararlarının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın trafik sigortacısı olan davalı şirket ve malik-işleten ve sürücüsü olan diğer davalı kişi tarafından müşterek ve müteselsil olarak tazmin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kuşkusuz yukarıda gösterilen yasal nedenler ve kabule göre ikame araç bedelinden ise talep gibi yalnızca davalı gerçek kişi sorumlu tutulabilecektir. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden talep arttırım dilekçesi verildiği ve harcın tamamlandığına da müşahede edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK, 49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olay haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından TBK'nin 117/2 maddesi ve HMK'nin 107.maddesi gereğince artırılan miktar dahil bedelin tamamına davalı gerçek kişi yönünden yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren sigortalı araç kamyonet olmakla birlikte hususi nitelikte olması ve talepte gözetilerek en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte davacının, davalı ------ aleyhinde açtığı değer kaybı tazminatına ilişkin davasının arttırılan bedel üzerinden kabulü ile 31.311,38 TL tazminatının, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalı ------ aleyhinde açtığı ikame araç bedeli tazminatına ilişkin davasının arttırılan bedel üzerinden kabulü ile, 35.783,00 tazminatının, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik kararlar verilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal nedenler ve ilkelere göre davalı sigorta şirketi de talep gibi doğan değer kaybı zararından sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu olsa da aynı kaza nedeniyle hasar ve değer kaybına ilişkin yapılan ödemelere göre poliçe limitinin tükendiği tespit ve tayin edilmekle davacının, davalı sigorta şirketi aleyhinde ilk başta açtığı ve artırılmayan 1.000,00 TL değer kaybı tazminatına yönelik davasının ise esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 83, 85, 86, 88, 91, 97, 99, 100, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.maddesi, TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1,2 Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, █████, █████, TTK,16/1,18/2, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 107, 187/1, 190,191, 198, 266 vd, 281, 282, 320,321,322, )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1,2 maddeleri gereğince tarafların vekille temsil durumları da dikkate alınarak lehte ve aleyhte verilen kararlar ve miktarları çerçevesinde sorumlu oldukları miktarlar tek tek belirlenmiştir. Bununla birlikte Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince işbu dava KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve/veya sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı, (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası) nitekim ZMMS 2918 sayılı yasada düzenlenmiş olup trafik sigortacısına ve diğer sorumlulara karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalıların arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. (Bkz; Yargıtay ----- Bu kapsamda tüm taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk son tutanağına göre giderinden davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)DAVANIN KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)Davacının, davalı sigorta şirketi aleyhinde açtığı 1.000,00 TL değer kaybı tazminatına yönelik davasının esastan reddine,
3-)a-)Davacının, davalı --- aleyhinde açtığı değer kaybı tazminatına ilişkin davasının arttırılan bedel üzerinden kabulü ile 31.311,38 TL tazminatının, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-) Davacının, davalı ----- aleyhinde açtığı ikame araç bedeli tazminatına ilişkin davasının arttırılan bedel üzerinden kabulü ile, 35.783,00 tazminatının, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası/temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen toplam miktar üzerinden alınması gereken 4.583,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.128,74 TL harcın mahsubuyla kalan 3.026,88 TL harcın davalı ---- alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç 1.128,74 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.983,94 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan 465,00 TL posta ücreti, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.465,00 TL yargılama giderinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen toplam miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davalı ------ Şirketi davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre anılan davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
10-)Davalılar tarafından yapılmış başka yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı gerçek kişinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!