Danıştay 4. Daire, Kahramanmaraşta arazi toplulaştırması sonucunda davacıya ait parseller arasında oluşturulan 9 metrelik yolun mevzuata ve toplulaştırma amacına aykırılığı gerekçesiyle işlemin iptalini onadı.
Özet: Bir idari yargı kararında, arazi toplulaştırma projesi kapsamında bir vatandaşa tahsis edilen taşınmaz parsellerin arasına, başka bir parsele erişim amacı taşımayan, teknik veya hukuki bir gerekliliği bulunmadığı bilirkişi incelemesiyle tespit edilen, uzun ve geniş bir yolun oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu yolun, toplulaştırma mevzuatına ve amacına ters düşmesi gerekçesiyle ilgili parseller yönünden arazi toplulaştırma işleminin iptaline karar verilmiş, davalı idarenin toplulaştırmanın bir bütün olduğu ve yolun servis yolu niteliği taşıdığı yönündeki temyiz iddiaları, alt mahkeme kararlarının usul ve hukuka uygun olduğu değerlendirilerek reddedilmiş ve işlemin iptali kararı kesinleşmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ve toplulaştırma sonrası davacı adına tahsis edilen ... ada, ... ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının toplulaştırma işlemi öncesinde tek başına maliki olduğu ... ada, ... ve ... parsellere karşılık müstakil olarak tahsis edilen ... ada,... parsel ile ... ada, ... parselin arasında oluşturulan ve genişliği 9 metre, uzunluğu ise yaklaşık 518 metre olan yolun herhangi bir parsele cephe sağlamak amacı ile planlanmış bir yol olmadığı, söz konusu yoldan cephe alan ... ada, ... ve ... parseller ile ... ada, ... ve ... sayılı parselin bu yol dışında başka yollara cephesinin bulunduğu, anılan yolun planlanmasını gerektirecek fiili, hukuki ve teknik yönden bir zorunluluğun bulunmamasına rağmen söz konusu parseller arasından yol geçirilmesinin mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Toplulaştırma öncesinde davacıya ait parsellerin tek parça olmadığı ve zikzak şeklinde kullanışsız bir yol düzenine sahip oldukları, yapılan projeden önce de mevcut olan resmi yolun iki parseli düzensiz bir şekilde böldüğü, toplulaştırma projesi kapsamında ise söz konusu parsellerin tek bir yerden ve daha düzgün bir geometrik şekil ile bölündüğü, tesis edilen yolun ana kanala bağlantısı bulunan "servis yolu ve kanalı" olarak planlamasının yapıldığı, söz konusu yolun hem dava konusu ilgili parsellere hem de komşu parseller olan ... ile ... parsellere ulaşım sağlanmasına hizmet ettiği, yolun davacı şahıs tarafından hukuka aykırı olarak işleniyor olması arada yol olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, proje bir bütün olarak incelendiğinde köyün tamamı için yapılan servis yolu ve kanal ile bütünlük oluşturan yolun muhakkak yapılması gerektiği, dava konusu toplulaştırma işleminin toplulaştırmanın amaç ve ilkeleri ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
:...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dosyanın incelenmesinden, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacıya müstakil olarak tahsis edilen ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parselin arasında oluşturulan ve genişliği 9 metre, uzunluğu ise yaklaşık 518 metre olan yolun herhangi bir parsele cephe sağlamak amacı ile planlanmış bir yol olmadığı, söz konusu yoldan cephe alan ... ada, ... ve ... parseller ile ... ada, ... ve ... sayılı parselin bu yol dışında başka yollara cephesinin bulunduğu, anılan yolun planlanmasını gerektirecek fiili, hukuki ve teknik yönden bir zorunluluğun bulunmadığı belirtilmiş ve İdare Mahkemesince de rapordaki bu tespite göre dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Buna göre, bakılan uyuşmazlık, dava konusu toplulaştırma projesi kapsamında davacıya müstakil olarak tahsis edilen ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parselin arasında oluşturulan yoldan kaynaklanmaktadır.
Davalı idare tarafından, davacıya ait parsellerin tek parça olmadığı ve zikzak şeklinde kullanışsız bir yol düzenine sahip oldukları, yapılan projeden önce de mevcut olan resmi yolun iki parseli düzensiz bir şekilde böldüğü, toplulaştırma projesi kapsamında ise söz konusu parsellerin tek bir yerden ve daha düzgün bir geometrik şekil ile bölündüğü, tesis edilen yolun ana kanala bağlantısı bulunan "servis yolu ve kanalı" olarak planlamasının yapıldığı, söz konusu yolun hem dava konusu ilgili parsellere hem de komşu parseller olan... ile ... parsellere ulaşım sağlanmasına hizmet ettiği, proje bir bütün olarak incelendiğinde köyün tamamı için yapılan servis yolu ve kanal ile bütünlük oluşturan yolun muhakkak yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.
Bu durumda, bahsi geçen bilirkişi raporu ile idarenin temyiz iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu yolun, toplulaştırmadan önce de mevcut olduğu, ana kanala bağlantısı bulunan "servis yolu ve kanalı" olarak tesis edildiği, bulunduğu alandaki bütün çiftçilere hizmet ettiği, çevredeki yollarla bütünlük ve süreklilik arz ettiği, dolayısıyla anılan yolun, tarımsal ve ulaşım hizmeti için toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine uygun olarak planlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, söz konusu yola gereksinim bulunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığından davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek, İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, Dairemizin onama yolundaki kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!