Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi kararının, savunma dokunulmazlığı ihlali ve ceza hesaplama hataları nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin kararı, sanığın savunma hakkı kapsamında kullandığı ifadelerin Türk Ceza Kanununun 128. maddesindeki savunma dokunulmazlığı ilkesi gereğince hakaret teşkil etmediği, dolayısıyla suçun unsurlarının oluşmadığı ve mahkumiyetin hukuka aykırı gerekçeye dayandığı gerekçesiyle bozmuş; ayrıca, mükerrir sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında ve hükmolunan ceza miktarının hesaplanmasında tespit edilen hatalar nedeniyle adil yargılanma hakkı ve hukukun doğru uygulanması adına istinaf başvurusunun esastan reddi kararını kaldırmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca duruşma talebinin reddine karar verilerek gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz istemi; sanığın lehine ve aleyhine tüm delillerin değerlendirilmesi sonucu sanığın atılı suçu işlemediğinin açık olması, mahkemenin delillerin takdirinde aleyhine olacak şekilde hataya düşmesi, her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinden yararlanmasının gerekmesi adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi, sunduğu dilekçelerin gerekçede işlemsiz bırakılması, savunma hakkının engellenmesi, gösterdiği tanıkların dinlenmemesi, nedenleriyle kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.III.GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanan delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;1.Yargılamaya konu somut olayda; sanık tarafından verilen ve savunma hakkının kullanılması niteliğindeki dilekçede geçen ifadenin TCK'nın 128. maddesi gereğince savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,2.Kabule göre de;a.Mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, aynı Kanun'un 108/2 maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmaması,b.Sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken, 1 yıl 6 ay 22 gün yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği,Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.