İflas tasfiyesinde sıra cetveline itiraz davasında, müflis şirketle yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı 200.000 TL alacak talebinden davacı tarafından feragat edilmesi.
Özet: İflas tasfiyesi sürecinde, müflis şirketle yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında ödenen 200.000 TL alacağın sıra cetveline kaydedilmesi talebiyle açılan davada, davacı vekilinin iflas idaresinin sözleşmenin geçersizliği ve yetersiz delil iddialarına karşın davadan feragat etmesiyle dava sona ermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis şirket ile davacı arasında "SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ" imzalandığını, bu sözleşmede İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, D blok 88 numaralı bağımsız bölümün mülkiyetinin davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığını, alacak kaydı bildiriminde iflas dosyasına sunulan ve iş bu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin "SATIŞ BEDELİ VE ÖDEME ŞEKLİ" başlıklı 9. maddesinden de anlaşılacağı üzere satış bedelinin peşin olarak verildiğini ve bu anlamda satıcının herhangi bir alacağı kalmadığını, iflas idaresinin "Alacaklı vekilince masaya kaydı talep edilen toplam 200.000,00.-TL alacağın; sunulan belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden alacağın tamamının reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verdiğini,
yapılan alacak kaydı bildiriminde davacıya yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin sunulduğunu, gayrimenkul (taşınmaz) satış vaadi sözleşmesinin bir taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan koşullarla ilerideki bir zaman diliminde devrini amaçlayan ve iki tarafa da borç yükleyen sözleşmelerden olduğunu, bir diğer deyişle, ileride tapu memuru önünde resmi bir şekilde yapılması gereken taşınmaz satım sözleşmesi yapılmasının taahhüt edilmesi olduğunu, taşınmazları satın almayı vaad eden taraf konumunda olan davacının sözleşmede belirtildiği üzere peşin para karşılığı olarak yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yani davalıya ödeme yapıldığını ve herhangi bir borcun kalmamış olduğunu, taşınmazları devretmeyi vaat eden taraf olan müflis şirketin ise davacının birçok kez talep etmesine rağmen taşınmazları devretmediğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeyen müflis şirketin taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında davacı tarafça yapılan ödemeyi davacıya iade etmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu, bu kapsamda taşınmaz satış sözleşmesinin konusunun bağımsız bölüm olduğu ve sözleşme itibariyle davacıca yapılan ödeme dikkate alındığında iflas masasına bildirilen 200.000 TL'nin (İKİYÜZBİNTÜRKLİRASININ) alacak kaydı yapılarak sıra cetvelinde yer alması gerektiğini belirterek; İcra ve İflas Dairesi İflas Dosyası İflas İdaresi tarafından verilen alacağın reddine dair kararın kaldırılmasına, alacağın kabulü ile iflas masasına kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşme geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddi gerektiğini, müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirildiği iddia edilen sözleşme kanunda yazılı resmi şekil şartına uymadığından geçersiz olduğunu, geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak herhangi bir talepte bulunulamayacağı kanunen ve Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, tapulu taşınmazlara ilişkin sözleşmeler resmi şekilde yapılmadığından hukuken geçersiz olup taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmayacağını,
davacı tarafça, alacak kaydı talebinde bulunurken, alacağın varlığını ispata yarayan yeterli belge sunulmadığını, iflas idaresi gerek mahkeme gerekse de bilirkişi olmadığından sadece iddiaya dayalı alacak kaydı nedeniyle alacağı ret etmek zorunda kaldığını, şöyle ki; davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, iflas masası aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın reddine, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmemesine,
İflas tarihinden sonraki alacak taleplerinin iflas alacağı olarak kabulü mümkün olmadığından davacının varsa buna ilişkin talepleri ile faiz, iflas erteleme kararından iflasın açılmasına kadarki süre için işletilebileceğinden davacının bunu aşan taleplerinin reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihinde ibraz edilen feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olduğu, feragatin usulüne uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur."
Feragat, tek taraflı ve davayı sona erdiren kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuran işlem olup, feragatın hüküm ifade etmesi mahkemenin ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalardandır. Davacı davadan usulüne uygun feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın 2/3 oranında hesaplanan 410,26-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile artan 17,34-TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
5-Davalı iflas idaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
Hakim ....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!