Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bir yazarın eserlerinin izinsiz satışı sebebiyle e-ticaret aracı hizmet sağlayıcısına karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasında sorumluluk tartışması ve bilirkişi incelemesi.
Özet: Yazar olan davacı, sözleşmesi feshedilen yayınevi aracılığıyla basılan dört eserinin davalıya ait olduğu ileri sürülen e-ticaret sitelerinde izinsiz satışa sunulduğunu belirterek FSEK kapsamında mali ve manevi hak ihlali iddiasıyla maddi ve manevi tazminat, tecavüzün refi ve meni ile ihtiyati tedbir talep etmiştir; davalı ise kendisinin yalnızca pazar yeri sağlayıcısı olduğunu, eserlerin üçüncü şahıslarca satıldığını, davacıdan usulüne uygun bir fikri mülkiyet ihlal şikayeti almadığını ve yasal sorumluluğunun bildirim üzerine içerik kaldırmakla sınırlı olduğunu savunarak davanın usulden veya esastan reddini istemiş, yapılan bilirkişi incelemesinde davaya konu eserlerin bahsedilen sitelerde listelenmediği tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'de ve yurtdışında tanınan bir yazar olduğunu, bugüne kadar çok sayıda kitap yayımladığını ve bu kitapların okuyucular tarafından ilgi gördüğünü beyan etmiştir. Müvekkilin 2022 yılında “...”, “...", “...” ve “...” adlı eserlerini ... Yayıncılık aracılığıyla yayımladığı, ancak yayınevinin satış süreciyle ilgili müvekkile hiçbir bilgi vermediği ve bu nedenle taraflar arasında güven sorunu oluştuğu, bunun neticesinde sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, fesih protokolü ile eserlerin tüm mali ve manevi haklarının davacıya iade edildiğini, söz konusu kitaplarını ... ve ... adresli sitelerde izinsiz olarak satışta gördüğünü, eserlerin farklı satıcılar tarafından müvekkilinin rızası olmaksızın yayımlandığını, bu durumun Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki mali ve manevi hakların ihlali anlamına geldiğini ileri sürmüş olduğunu, ... Perakende Hizmetleri Ltd. Şti.'nin bu hukuka aykırı eylemlere engel olmadığını ve gerekli önlemleri almadığını, Fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla FSEK 68. VE 70. MD. Kapsamında şimdilik 10.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, tecavüzün ref-i ve men-i , ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... internet sitesinde iki farklı modelle faaliyet gösterdiğini, doğrudan kendi sattığı ürünler ve üçüncü kişi satıcılara pazar yeri sağlama. davaya konu olan kitapların, üçüncü kişi satıcılar tarafından satışa sunulduğunu ve bu nedenle kendilerinin doğrudan satıcı olmadığını, hukuki sıfatlarının "elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı" (ETAHS) ve "yer sağlayıcı" olduğunu , davanın esasa girilmeden usul yönünden reddedilmesi gerektiğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmadığını, davacının şikayetleri arasında yer alan ... internet sitesinin kendileri tarafından değil, Lüksemburg'da kurulu ... isimli farklı bir tüzel kişilik tarafından işletildiğini, bu nedenle bu sitedeki eylemlerden sorumlu tutulamayacaklarını, esas yönünden ise davacının dava dilekçesinde 4 eserinin izinsiz satıldığını iddia ederken, talep kısmında "1 adet eserin izinsiz satılması" ifadesini kullandığını ve bu çelişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini, yayınevi olmadıkları için kitapları "çoğaltmasının önlenmesi" veya “ülke genelinde toplatılması" gibi taleplerin kendileri nezdinde fiilen yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, Bir "yer sağlayıcı" olarak, sitede yer alan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyet olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığını , sorumluluklarının, hak sahibinin usulüne uygun bilgi ve belgeye dayanan şikâyeti üzerine hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla sınırlı olduğunu, davacı tarafından dava öncesinde kendilerine E-Ticaret Kanunu ve ilgili yönetmelikte belirtilen usullere uygun herhangi bir fikri mülkiyet ihlali şikâyet başvurusunda bulunulmadığını, bu nedenle haberdar olmadıkları bir iddiadan sorumlu tutulamayacaklarını, davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan tüm talepler yönünden reddedilmesini, davanın yayıncı ... ...'a ihbar edilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; Fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla FSEK 68. VE 70. MD. Kapsamında şimdilik 10.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, tecavüzün ref-i ve men-i , ihtiyati tedbir istemli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, davacı talep yığılması kapsamında birden çok dava sebebi ile dava açtığından davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, davalıya husumet düşmediği itirazının esas hükümle birlikte incelenmesi gerektiğinden tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ..., ..., ...'ın █████/2025 tarihli bilirkişi raporlarında : Davaya konu olan ...'a ait dört eserin (... ve/veya ... mevcut olarak listelenmediği, dava dilekçesi eklerinde görsellerde yer aldığı, fakat zaman damgasının bulunmadığı ve ekran görüntülerinin kesik olarak eklendiği, Bu kitapların, doğrudan ... tarafından değil, "..." (...) ve "... ... Ticaret" (...) gibi üçüncü taraf satıcılar aracılığıyla satışa sunulduğu, doğrudan ... tarafından satılmadığı, nitekim davacının dilekçe ekinden bu durumun anlaşıldığı, Dosyadaki yapılan incelemede, kitapların dijital formatlarda (... vb.) izinsiz olarak satıldığına veya paylaşıldığına dair herhangi bir kanıt veya teknik inceleme bulgusu tespit edilemediği, varsa satışların fiziksel kopyalarla sınırlı olduğu, Kitap listelemelerinin ne zaman ve nasıl yayından kaldırıldığına dair kesin bilgi bulunmadığı, Davacının sunduğu görsellerde zaman damgası eksikliği ve kesik olması nedeniyle, bu delillerin orijinalliği ve manipülasyon durumu teknik olarak doğrulanamadığı, ....com.tr ve ....de'nin, "elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcısı" (ETAHS) ve "yer sağlayıcı" sıfatıyla faaliyet göstermekte olduğu, doğrudan bir "yayıncı" gibi sorumlu olmadığı, kitap satışlarının üçüncü taraf satıcılar tarafından yapılması nedeniyle, ... nezdinde davacının doğrudan mali kaybına yol açacak bir satış faaliyeti saptanamadığı, satış adedi veya elde edilen gelirle ilgili somut bir belge (fatura, rapor vb.) sunulmadığı, eserlerle ilgili ... Yayınları ile ... arasındaki sözleşmelerin feshedildiği ve eserlerin ... ... Yayınları'na devredildiği, ... platformlarının bu olayda yalnızca aracı hizmet sağlayıcı ve yer sağlayıcı konumunda olduğu, bu kitap satışlarının üçüncü taraf satıcıların inisiyatifiyle gerçekleştiği, Bu nedenle, ...'un doğrudan yayıncı gibi sorumlu tutulmasının, mevcut durumda mümkün olamayacağı, platformun sorumluluğunun, yayımcılık sektöründe telif hakkı ihlali bildirimlerine karşı sergilediği tutuma göre şekillendiği, Davacı ...'ın eserlerinden doğrudan gelir elde edildiğine veya mali zarara uğratıldığına dair somut bir tespitte bulunmanın mümkün olamayacağı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Toplanan deliller, telif hakkı sözleşmesi, taraf iddia ve savunmaları, ihbar olunanın beyanları, HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu incelendiğinde;Huzurdaki davalının yer sağlayıcı bir firma olduğu yönünde bir çekişme bulunmamaktadır.5651 sayılı yasanın 1-m maddesine göre yer sağlayıcı hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. Bu kişiler, başkasına ait içeriği kendi bilgisayar sistemine kaydederek, barındırarak, 3. Kişilerin buna erişimini sağlarlar.5651 sayılı Kanunun 5(1) maddesine göre
: “Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.”5651 sayılı Kanunun değişik 5(2) maddesine göre ise: “Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür.” Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkan bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.Yer sağlayıcıların sorumluluğu, içerik sağlayıcılara göre oldukça kısıtlıdır. Zira yer sağlayıcılar, içeriğe müdahale etme, değiştirme yetkisine sahip olmadıkları gibi, çoğu zaman içerikten haberdar dahi değildirler.Dolayısıyla 5651 s. Kanunun 5(1) maddesi, internet ortamında hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten yer sağlayıcıya, içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlüğü getirmemekte, Kanunun 5(2) maddesi ise, ancak Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde hukuka aykırı içeriği yayından çıkarma yükümlülüğü getirmektedir.6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun 9. Maddesine göre, (1) Aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.Somut uyuşmazlıkta da davalının bu nedenle ihlalleri bilecek durumda olmadığı, telif hakkına dayalı tecavüzün önlenmesi eylemi esasen bir haksız fiil olduğundan, davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için kusur şartının gerçekleşmesi ve dolayısıyla da davalının içerik sağlayıcısının fiiline iştirak halinde sorumluluğuna gidilebilmesi için önceden ihlal içeriği hakkında somut olarak haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından web sitesinden çıkartılmaması gerekli olup , içeriği web sayfasına yükleyenin yani içerik sağlayanın dava dışı bir kişi olduğu, dolayısıyla davacının dava açmadan önce yer sağlayan firmayı ihlalden dolayı haberdar ettiği yönünde bir delil sunmadığı, dolayısıyla davalının bu yönde kusurunun varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. ( aynı yönde Yargıtay 11.HD’nin █████████esas/ █████████ karar ve 14.5.2025 tarihli ilamları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ███████-1138 - ███████,11. Hukuk Dairesi █████████ - █████████ sayılı ilamları)Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre davalının sorumlu bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:1-Davanın REDDİNE,2-615,40 TL ilam harcından, yatırılan 2.732,40 -TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 2.117-TL'sinin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,3- Tecavüzün tespiti ve men-i isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4 –Maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5- Manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafın yapmış olduğu bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına,8-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair karar davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...Hakim ...