Meslek Birliğince Dijital Yayın Platformunda Fonogram Yapımcılarının Mali Haklarına İzinsiz Tecavüzün Tespiti İstemiyle Açılan FSEK Davası.
Özet: Fonogram yapımcılarını temsil eden bir meslek birliği, davalı dijital yayın platformunun, üyelerine ait popüler ve ticari değeri yüksek geniş müzik repertuvarını (film, dizi, program, reklam ve sosyal içeriklerde) herhangi bir lisans sözleşmesi yapmadan, izin almadan ve bedel ödemeden umuma ilettiğini, bu durumun 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile uluslararası sözleşmelerden doğan mali ve manevi hakları ağır biçimde ihlal ettiğini, haksız rekabete ve telif gelirlerinin gaspına yol açtığını ileri sürerek izinsiz kullanımların durdurulmasını, ihlallerin kapsamının bilirkişi aracılığıyla tespitini ve hukuki boyutlarının belirlenmesini talep ederken; davalı taraf ise usul eksiklikleri ve önceden ihtar gönderilmemesi gibi gerekçelerle savunma yaparak, faaliyetlerini lisans bedellerini ödeyen grup şirketleri aracılığıyla sürdürdüğünü belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
:███████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:FSEK (Tecavüzün Tespiti İstemli)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı üyelerinin fonogram yapımcısı sıfatıyla sahip oldukları bağlantılı hakların korunmasını sağlamak, bu hakların üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanımını önlemek ve toplu lisanslama faaliyetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş bir meslek birliği olarak temsil ve idare etme konusunda münhasır yetkiye sahip bulunduğunu, bu olduğunu, Türkiye'de fonogram yapımcılarının haklarını toplu çerçevede üyeleri adına lisans sözleşmeleri yapmak, mali hakların kullanımını takip etmek ve ihlaller karşısında dava açmakla görevli olduğunu, üyelerinin repertuvarında yer alan ulusal ve uluslararası birçok eser ile pop, rock, elektronik, klasik ve halk müziği türlerini kapsayan geniş bir katalog bulunduğunu, söz konusu repertuvarın Türkiye'de en çok dinlenen ve ticari değeri yüksek eserleri içerdiğini, davalı ...'nin dijital yayın platformunda film, dizi, program, reklam ve sosyal içeriklerde bu repertuarda bulunan çok sayıda fonogramı herhangi bir lisans sözleşmesi yapmadan, izin almadan ve bedel ödemeden umuma ilettiğini, yayınlarda kullanılan fonogramların içerik, kayıt ve sanatçı bazında ... kataloglarıyla birebir örtüştüğünü, üyelerin repertuarında bulunan eserlerin davalı tarafından ticari kazanç sağlamak amacıyla yaygın şekilde kullanıldığını, hak sahiplerinden rıza alınmaksızın gerçekleştirilen bu kullanımların fonogram yapımcılarının mali haklarının ağır biçimde ihlaline yol açtığını, izinsiz umuma iletim nedeniyle üyelerin yatırım karşılığı gelir elde etme imkanlarının ortadan kalktığını, telif gelirlerinin gasp edilmesi sonucunda müzik sektöründe haksız rekabetin ortaya çıktığını, fonogram yapımcılarının emek ve maliyet üstlenerek oluşturdukları repertuarın yetkisiz biçimde kullanılmasıyla piyasada adil olmayan bir avantaj sağlandığını, bu tür ihlallerin ekonomik boyutla sınırlı kalmayıp aynı zamanda eserlerin kontrol ve denetim imkanlarını ortadan kaldırarak manevi hakların da zedelendiğini, dijital teknolojilerin yaygınlaşması ve içerik paylaşım platformlarının çoğalmasıyla ihlallerin artması karşısında meslek birlikleri aracılığıyla yapılan lisanslama faaliyetlerinin sektörün sürdürülebilirliği için zorunlu hale geldiğini, buna rağmen davalının hiçbir başvuru yapmadan ... repertuvarını izinsiz kullanmaya devam ederek hem üyelerin menfaatlerini hem de ülke müzik endüstrisinin yapısını zarara uğrattığını, özellikle üyelerinin popüler sanatçılara ait hit parçalar, film ve dizi jenerik müzikleri, reklam jingle'ları, derleme albümler ve özel kayıtları içeren repertuarlarının kapsamının davalı tarafından dikkate alınmadığını, dijital yayın platformlarında yapılan bu izinsiz kullanımların süreklilik kazanmasının kasıtlı ve sistemli bir hak ihlali niteliği taşıdığını, söz konusu fillerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine aykırı olduğu gibi Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bağlantılı hakların korunması yükümlülüğünü de ihlal ettiğini, özellikle WIPO Fikri Mülkiyet Antlaşmaları ve Roma Sözleşmesi gibi düzenlemelerle uyumlu iç hukuk kurallarının davalı tarafından dikkate alınmamasının hak sahiplerini uluslararası düzeyde de mağdur. ettiğini, dijital teknolojiler ve internet aracılığıyla yapılan içerik paylaşımlarının izlenebilirliğinin sınırlı olması nedeniyle ihlallerin tespit edilmesi ve önlenmesinin meslek birlikleri için daha da önem kazandığını, davalının dijital hizmetlerinde ... üyelerinin repertuarında yer alan fonogramların izinsiz kullanımına son verilmesi gerektiğini, ayrıca ihlallerin kapsamının ve kullanılan fonogramların tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasının zaruri bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davalının yetkisiz kullanımlarının engellenmesini, tespit edilen ihlallerin cezai ve mali boyutlarının belirlenmesini talep ederek, beyan ve talep etmiştir.SAVUNMA; Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi eklerinin davalılara tebliğ edilmemesi ve UYAP sistemine taranmaması nedeniyle eksiksiz beyanda bulunma haklarının saklı tutulduğu, müvekkil şirketlerin doğrudan yayıncı kuruluş olmayıp grup şirketleri aracılığıyla lisans bedellerini ödeyerek faaliyetlerini sürdürdüğü, FSEK md. 69 kapsamında iddia edilen tecavüzün sözleşme kapsamında gerçekleşmediği, davacı tarafından usule uygun ihtarname gönderilmediği ve bu nedenle önceden hangi eserlerin ihlal teşkil ettiğinin bilinmesinin mümkün olmadığı, dava tarihinden sonra eklenen fonogramlara ilişkin taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığı ve teminat tutarının ölçüsüz olduğu, sözleşmenin yalnızca lafzına değil tarafların gerçek ve ortak iradesine göre yorumlanması gerektiği, 15.12.2016 tarihli lisans sözleşmesi ve ödemelerin mevcut olması nedeniyle kullanımın hukuka uygun olduğunun tespit edileceği, müvekkil şirketin usul ve yasaya uygun şekilde süreçlere dahil edilmediği ve uzlaşma görüşmelerine davet edilmediği, İstanbul BAM ve Yargıtay içtihatlarının da dikkate alınarak ihtarname şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın açma koşullarının oluşmadığı ve tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usul yönünden, aksi halde esas yönünden reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılması gerektiği gerekçeleriyle beyan ve talep etmiştir.Bilirkişiler ... 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; İnceleme sonucunda, ... dijital platformunun internet tabanlı bir altyapıya sahip olduğu ve içerikleri hem web tarayıcıları hem de mobil uygulamalar üzerinden kullanıcılara ilettiği, yayınların sunucu tarafında depolanan dosyalar üzerinden canlı radyo yayını ve isteğe bağlı video formatında dağıtılması, HTTP/HTTPS ve HLS protokollerinin kullanılması, sunucu Iogları, içerik meta verileri ve CDN kayıtları ile iletimlerin zaman aralıkları, kullanıcı erişimleri ve dağıtım sürecinin teknik olarak izlenmesi ve belgelenmesi ile mobil uygulamaların sunucudan gelen dijital ses paketlerini alıp cihazda çalarak yayını kullanıcılara ulaştırması ve durdurma, başlatma veya ses ayarı gibi kontrolleri sağlaması, platformun radyo yayınının teknik süreçlerinin doğrulanmasını ve izlenmesini mümkün kıldığı, Davacı meslek birliğinin repertuarında yer alan fonogramların ve dava tarihinden sonra eklenen eserlerin, davalı tarafından dijital platformlar ve bu platformlara bağlı uygulamalarda işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletilmesinin FSEK 69. Maddesi uyarınca mali hak ihlali oluşturduğu kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmalığın; Davanın davacı meslek birliğinin dava tarihi itibari ile korumasında bulunana repartuarda yer alan tüm fonogramları ve dava tarihinden sonra üyelerinin yetki belgelerinin ek bildirimler yaparak davacı meslek birliği repertuara dahil olacak fonogramları ve dava tarihinden sonra davacı meslek birliğine üye olacak tüm fonogram yapımcılarına ait fonogramların, TOD adlı platformda ve söz konusu platformlara bağlı uygulamalarda işaret, ses ve görüntünün nakline yarayan araçlarla umuma iletimin FSEK 69. Maddesi uyarınca davalının, davacı meslek birliğinin mali haklarına tecavüzün menine ilişkin olduğu tespit edildi.Tüm dosya içeriği incelendiğinde;Davalı yanın husumet, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğu, öncelikle mahkememizce bu kapsamda inceleme yapıldığı, yapılan incelemede davalılara husumet tevcihinde bir isabetsizlik bulunmadığı, zira iki şirketin bağlantılı olduğu, somut olay kapsamında müşterek sorumluluğu olduğu dosya kapsamına yansıyan deliller itibari ile sabit olup, cevap dilekçesi içeriğinden de bu hususun net bir şekilde saptandığı,Cevap dilekçesinin ilgili bölümleri aşağıda alıntılanmış olup incelendiğinde;"Yayın lisansı için müvekkil şirket bünyesinde bulunan grup şirketleri ile lisans sözleşmesi 15.12.2016 tarihinde imzalanmış olup sözleşmenin 6. Maddesi gereği taraflardan biri sözleşmenin sona erme tarihinden en geç bir (1) ay öncesinde sözleşmeyi sona erdirmek istediğini ifade eden bildirimi yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde sözleşme 1'er yıllık süreler ile devam etmektedir. (Ek-1: 15.12.2016 tarihli Lisans Sözleşmesi) İşbu sözleşme gereği belirtilen yıllardaki lisans ücretine ilişkin tüm ödemeler Müvekkil Şirket ... tarafından yapılmıştır.Yukarıda da izah edildiği ve RTÜK nezdinde sabit olduğu üzere TOD platformu, ... ... A.Ş. Bünyesinde müvekkil grup şirketlerinden biri olarak İnternet Ortamında Yayın İletim Yetkisi Bulunan Kuruluş, başka bir deyişle platform olarak lisans sahibi olan şirket “... ... Şirketi”dir. "Davalı şirketlerin, ikrara bağlı savunma içeriği, dosya kapsamına yansıyan deliller ile lisans sözleşmesi kapsamında sorumlu oldukları hali ile husumet tevcihinin yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, anılı itirazların reddine karar verilmiştir.Davalı taraf savunmasında zaman aşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de dayanağına ilişkin hiç bir açıklama yapılmadığı, ikame edilen davanın süresinde olduğu anlaşılmakla bu yöndeki itirazların reddine karar verilmiştir.Davalı yanın bir diğer itirazı, iş bu dava ikame edilmeden ihtarname gönderilmediğine ilişkin olup, iş bu davanın açılması için ihtarname gönderme zorunluluğu bulunmadığı, bu yönde sunulan mahkeme kararının somut dava yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı gibi bir an için davalı yanın savunmasının yerinde olduğu varsayımında da dosya kapsamına sunulu deliller incelendiğinde ihtarnamenin mevcut olduğu gibi davacı tarafça dava ikame edilmeden ayrıca delil tespiti işlemlerinin yapıldığı, alınan raporların davalı tarafa tebliğ edildiği de anlaşılmaktadır. İş bu sebeple davalı yanın bu yöndeki itirazları yerinde bulunmamıştır.Davanın esası kapsamında inceleme yapıldığında, TOD adlı dijital platformunun internet tabanlı bir altyapıya sahip olduğu ve içerikleri hem web tarayıcıları hem de mobil uygulamalar üzerinden kullanıcılara ilettiği, yayınların sunucu tarafında depolanan dosyalar üzerinden canlı radyo yayını ve isteğe bağlı video formatında dağıtılması, HTTP/HTTPS ve HLS protokollerinin kullanılması, sunucu Iogları, içerik meta verileri ve CDN kayıtları ile iletimlerin zaman aralıkları, kullanıcı erişimleri ve dağıtım sürecinin teknik olarak izlenmesi ve belgelenmesi ile mobil uygulamaların sunucudan gelen dijital ses paketlerini alıp cihazda çalarak yayını kullanıcılara ulaştırması ve durdurma, başlatma veya ses ayarı gibi kontrolleri sağlaması, platformun radyo yayınının teknik süreçlerinin doğrulanmasını ve izlenmesini mümkün kıldığı, kullanıcıların telefon, tablet, ... gibi çeşitli cihazlar aracılığıyla bu platformdan içerik izleyip dinleyebildikleri, siteye bağlı radyoların aktif olarak yayında olduğu ve içinde talep konusu müzik eserlerinin kullanıldığı, bu eserlerin umuma iletimine konu edildiği , talep eden meslek birliğinin FSEK m.52 uyarınca fonogram yapımcılarıyla dijital alanı da kapsayan şekilde umuma iletim hakkına ilişkin yetki belgeleri ile bu hakları takip ve tazminat talep etme yetkisine sahip olduğu, taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmesinin TOD adlı dijital platformda yapılan umuma iletim ve yeniden iletimleri kapsamadığı ayrıca meslek birliğinden bu kullanımlar için ayrıca bir izin belgesi alındığına dair belge sunulmadığı Davacı meslek birliğinin repertuarında yer alan fonogramların ve dava tarihinden sonra eklenen eserlerin, davalı tarafından dijital platformlar ve bu platformlara bağlı uygulamalarda işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletilmesinin FSEK 69. Maddesi uyarınca mali hak ihlali oluşturduğu sabit olup, mahkememizce yapılan tespitlerin gerek iş bu dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu, gerek mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları gerekse de İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilam gerekçeleri ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla anılı sebeplerle davacının davasında haklı olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.Davalılar vekili her ne kadar lisans sözleşmesi kapsamında lisans bedellerinin ... tarafından ödendiğini beyan etmiş ise de, davanın konusu sözleşme kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin olmayıp, davanın konusu sözleşmede davalı tarafa hak bahşedilmeyen ancak davalı tarafça yapılan kullanımlara ilişkin olup, bu yöndeki savunmanın iş bu dava yönünden geçerli bir savunma olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.Davalılar vekili her ne kadar savunma dilekçesi ile, davacı vekilinin dava tarihinden sonra davacı yanın repertuvarına dahil olacak eserlerin talep edilemeyeceğini iddia etmiş ise de, açılan davanın men istemine ilişkin olup, mene dair verilecek kararın dava tarihi ve sonrasına ilişkin olarak davalı tarafa sorumluluk yükleyecek kararlar olması hasebiyle dava tarihinden sonra davacı repertuvarına dahil olacak fonogramların da men kararı kapsamında telakki edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı yanın bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiş, anılı sebeplerle açılan davanın kabulü ile; davacı meslek birliğinin dava tarihi itibari ile korumasında bulunan, repartuvarında yer alan tüm fonogramları ve dava tarihinden sonra üyelerinin yetki belgelerine ek bildirimler yaparak davacı meslek birliği repertuvarına dahil olacak fonogramları ve dava tarihinden sonra davacı meslek birliğine üye olacak tüm fonogram yapımcılarına ait fonogramların, TOD adlı platformda ve söz konusu platformlara bağlı uygulamalarda işaret, ses ve görüntünün nakline yarayan araçlarla umuma iletiminin ve FSEK 69. maddesi uyarınca davalıların, davacı meslek birliğinin mali haklarına tecavüzün menine, mahkememizce ... değişik iş sayılı dosyasında tesis edilen ihtiyati tedbir kararının aynen devamına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:1-Açılan davanın kabulü ile;-Davacı meslek birliğinin dava tarihi itibari ile korumasında bulunan, repartuvarında yer alan tüm fonogramları ve dava tarihinden sonra üyelerinin yetki belgelerine ek bildirimler yaparak davacı meslek birliği repertuvarına dahil olacak fonogramları ve dava tarihinden sonra davacı meslek birliğine üye olacak tüm fonogram yapımcılarına ait fonogramların, TOD adlı platformda ve söz konusu platformlara bağlı uygulamalarda işaret, ses ve görüntünün nakline yarayan araçlarla umuma iletiminin ve FSEK 69. maddesi uyarınca davalıların, davacı meslek birliğinin mali haklarına tecavüzün menine,-Mahkememizce ... değişik iş sayılı dosyasında tesis edilen ihtiyati tedbir kararının aynen devamına,-Davalı tarafın husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının reddine,2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta, müzekkere ve bilirkişi masrafları olmak üzere toplam 28.770,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,Dair karar tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır