İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde belediye tarafından müzik eserinin tanıtım filminde izinsiz işlenmesi nedeniyle FSEKten kaynaklanan mali ve manevi hak ihlali tazminat davası.
Özet: Davacı taraf, temsil ettiği eser sahibine ait "..." isimli müzik eserinin davalı kurum tarafından bir anma tanıtım filminde izinsiz işlenmesi ve umuma iletilmesi nedeniyle manevi ve mali hak ihlali iddiasıyla FSEK madde 68 uyarınca rayiç bedelin üç katı üzerinden tazminat talep etmektedir; davalı ise eserin kamuya mal olduğunu, kullanımın kar amacı gütmeyip anma amaçlı olduğunu ve FSEKteki istisna hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, bilirkişi raporu eserin tanıtım filminde izinsiz olarak kullanıldığını ve umuma iletildiğini tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: 2026/3
DAVA
: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Ltd. Şti., temsil ettiği eser sahibi ...’a ait “...” adlı müzik eserinin söz ve bestesinin, davalı ... ... tarafından ...’ün ölüm yıldönümü olan ... 2024 tarihinde yayımlanan tanıtım filminde izinsiz olarak işlendiğini ve umuma iletildiğini, ayrıca eserin adının filmde #... ibaresiyle slogan olarak kullanıldığını, bu kullanıma ilişkin olarak kendilerinden herhangi bir izin alınmadığını, söz konusu fiilin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında hem eser sahibinin manevi haklarını hem de kendi mali haklarını ihlal ettiğini, davalı tarafın kullanım öncesinde ya da sonrasında izin veya lisans başvurusunda bulunmadığını, bu nedenle kullanımın tamamen hukuka aykırı olduğunu, yapılan görüşmelere ve uyarılara rağmen sonuca ulaşılamadığını, bu kapsamda 07.01.2025 tarihli noter ihtarnamesi gönderilmesine karşın davalıdan herhangi bir yanıt alınmadığını, eserin kullanılmasının FSEK 21, 23 ve 25. maddelerinde düzenlenen işleme, yayma ve umuma iletim haklarını ihlal ettiğini, dolayısıyla hem manevi hem de mali haklara yönelik bir tecavüz oluştuğunu, bu ihlal nedeniyle tecavüzün ref’iyle birlikte FSEK 68. madde uyarınca rayiç bedel esas alınarak belirlenecek tutarın üç katı üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, şimdilik 100.000 TL’nin tecavüz tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden tahsilini talep ettiğini, eserin kullanımına ilişkin zararın ve rayiç bedelin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini, delil olarak da eserin kullanıldığı video kaydının bulunduğu USB bellek, edisyon sözleşmesi, ihtarname, emsal sözleşme ve fatura suretlerinin, MESAM’dan hak sahipliği belgesinin ve gerek görülmesi hâlinde tanık beyanlarının dikkate alınmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ... ... vekili Av. ..., sunduğu cevap dilekçesinde; davacı ... Ltd. Şti. tarafından, eser sahibi ...’a ait “...” adlı eserin ...’ün ölüm yıldönümü vesilesiyle hazırlanan tanıtım filminde izinsiz olarak işlendiği ve umuma iletildiği iddiasıyla açılan davanın, dava türünün yasaya uygun biçimde belirlenmemesi, belirlenebilir nitelikteki alacaklar bakımından “belirsiz alacak davası” veya “kısmi dava” olarak açılmasının hukuken mümkün olmaması, bu nedenle dava şartı ve hukuki yarar yokluğu bulunması, ayrıca davalı idarenin ikametgahının ...’de bulunması nedeniyle yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olması gibi usule ilişkin nedenlerle reddi gerektiğini ileri sürerek; esasa ilişkin olarak, kamuya mal olmuş bir eser niteliği taşıyan “...” adlı eserin 2007 yılından itibaren sosyal medya platformlarında farklı kullanıcılarca serbestçe paylaşılıp kullanılmasından dolayı izne tabi olduğunun belediyece bilinemeyeceğini, müvekkil idarenin eseri kâr amacı gütmeksizin, yalnızca ...’ü anma ve toplumsal farkındalık oluşturma amacıyla kullandığını, bu kullanımla davacının mali ve manevi haklarına zarar verilmediğini, yapılan işlemin FSEK’in 35, 38 ve 41. maddelerinde yer alan istisnalar ile alıntı serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca FSEK’in 68. maddesi uyarınca mali hak bedeli talep edilmesinin Yargıtay içtihatları gereği tecavüzün ref’i talebiyle çeliştiğini, bu nedenle aynı davada bir arada ileri sürülemeyeceğini belirterek, tüm bu açıklamalar ve yasal dayanaklar çerçevesinde davanın hem usulden hem esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. ... ve Dr. ... 09.11.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Dosyada sunulan bilgi ve belgelerin tetkiki, davacı tarafça sunulan delillerin incelenmesi ve internet ortamında yapılan detaylı araştırma sonucunda, nihai takdir tamamen Yüce Mahkeme’ye ait olmak üzere; İnceleme neticesinde, ...’a ait “...” adlı müzik eserinin ... ... tarafından ... 2024 tarihinde yayımlanan tanıtım filminde izinsiz olarak işlendiği ve umuma iletildiği, Eserin adı olan “...” ifadesinin tanıtım filminde #... etiketiyle slogan şeklinde kullanıldığı, ... ...’nin resmi web sitesinde yayımlanan “...” başlıklı haber metninde, tanıtım filminde ...’ın “...” adlı eserinin kullanıldığı açıkça belirtildiği, Resmî web sitesinde yer alan açıklamada, “...’ın seslendirdiği ‘...’ şarkısıyla hazırlanan klipte, ‘... ...’ mesajı verildi.” ifadelerinin kullanıldığı, Tanıtım filminin toplamda 56 saniye uzunluğunda olduğu, müzik eserinin sözlerinin tanıtım filmi boyunca net biçimde duyulduğu, Filmde kullanılan müziğim, ...’ın “...” eserinin kayıtlarıyla birebir örtüştüğü, Tanıtım filminde geçen şarkı sözleri; “...” , “...” , “... ...” , “...i” şeklinde olduğu, Tanıtım filminin ... ...’nin yanı sıra çeşitli dijital platformlarda (..., ..., ... vb.) paylaşıldığı, bu durumun eserin yaygın biçimde umuma iletildiğini gösterdiği, Tüm bu delil ve incelemeler ışığında, ... ... tarafından yayımlanan ... 2024 tarihli tanıtım filminde “...” adlı müzik eserinin eser sahibinden izin alınmaksızın işlendiği, kullanıldığı ve kamuya iletildiği Davalı ... ... tarafından yapılan kullanımın bilimsel açıklama ve öğretim amacına hizmet eden iktibas serbestisi (m. 35) ve bireysel düzeyde kalan şahsi kullanım (m. 38) istisnası kapsamına girmediği, “...” adlı eserin ... anma filminde izinsiz kullanımı, FSEK m.68 kapsamındaki hak ihlali niteliğinde olduğu, Eserin hem fon müziği hem de iletişim unsuru (hashtag/slogan) olarak kullanılmasının, rayiç değerini artırıcı nitelikte olduğu, Bu kapsamda 200.000 TL × 3 kat tazminat bedeli (FSEK m.68) = 600.000 TL + %17 Stopaj + %20 KDV olmak üzere toplam tahmini lisans rayiç bedelinin 858.000 TL olabileceği, kanaatine varmışlardır.
Davacı vekili 09.12.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 100.000,00 TL’lik maddi tazminat talepleri ıslah yoluyla şimdilik 758.000,00 TL arttırdıklarını, bu nedenle maddi tazminat talepleri bakımından, toplam talepleri olan 858.000,00 TL yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın, FSEK kapsamında esere vaki tecavüzün refi ile FSEK 68. Maddesi uyarınca mali hak bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edildi.
Davanın esası kapsamında incelemeye geçilmeden önce usul yönünden yapılan itirazların değerlendirilmesi gerekmekte olup;
Tecavüze konu ihlalin internet üzerinden paylaşılması sebebi ile ihlalin etkisinin her yerde görünmesi durumu nazara alındığında mahkememizin yetkili olduğu, açılan davada alacağın mevcudiyeti ve miktarının tayininin yargılama gerektirmesi sebebi ile davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yararın var olduğu, dava konusu taleplerden birinin parasal değer taşımayan tecavüzün ref istemine ilişkin olması sebebi ile zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla usuli itirazların reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde ...’ın “...” şarkısı bakımından sunulan belgeler incelendiğinde, “...” adlı müzik eseri, söz ve bestesi ...’a ait özgün bir müzik eseri olduğu, FSEK m. 1/B uyarınca, sahibinin hususiyetini taşıyan ve estetik değeri olan bu nitelikteki eserin, eser olarak koruma altında olduğu tespit edilmiştir.
Eser sahibi ... ile ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 19.02.2016 tarihli Edisyon Sözleşmesi uyarınca, söz konusu eser üzerinde doğan çoğaltma, yayma, temsil, işleme ve umuma iletim hakları, herhangi bir süre, sayı veya yer sınırlaması olmaksızın münhasıran ... Ltd. Şti.’ne devredilmiştir. Sözleşmenin 3.1 ila 3.8. maddelerinde, ... Müzik’e eserin temsil, lisanslama, meslek birlikleri nezdinde takip ve tahsil, ayrıca yargı mercileri önünde hak arama ve dava açma yetkisi verilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda davacının eser sahibinden aldığı temsil yetkisiyle, mali haklar yönünden dava açma ehliyetine sahip olduğu tespit edilmiştir.
...’a ait “...” adlı müzik eserinin davalı ... ... tarafından ...’ün ölüm yıldönümü olan ... 2024 tarihinde yayımlanan tanıtım filminde izinsiz olarak işlendiği ve umuma iletildiği, ayrıca eserin adının filmde #... ibaresiyle slogan olarak kullanıldığı, bu kapsamda ... ...’nin resmi web sitesinde bu müzik eserinin kullanıldığı tespit edilmiştir.
Bu doğrultuda FSEK hükümleri çerçevesinde iddialar değerlendirildiğinde, davalı ... ...’nin ... tarihli tanıtım filminde “...” adlı müzik eserini kullanması; eserin filmle birleştirilmesi suretiyle işleme hakkının (m. 21), dijital ortama kaydedilmesiyle çoğaltma hakkının (m. 22), çeşitli mecralarda yayımlanmasıyla umuma iletim hakkının (m. 25) ihlali sonucunu doğurmaktadır. Bu kullanım için eser sahibinden izin alınmadığından, fiil FSEK’in 21–25. maddelerinde düzenlenen mali haklara tecavüz teşkil etmektedir. Davalı tarafın hukuka uygun kullanım iddiaları değerlendirildiğinde;
FSEK m. 35, eser sahibinin izni olmaksızın sınırlı ölçüde iktibas yapılabilecek hâlleri düzenler. Maddenin amacı, bilimsel açıklama veya öğretim bağlamında kamu yararını korumak ve bilgi dolaşımını kolaylaştırmaktır. Ancak bu serbesti oldukça dar yorumlanır. Hüküm, yalnızca alenileşmiş eserlerden yapılacak, bilimsel veya öğretici nitelikteki yeni bir eserin içeriğini aydınlatmak amacıyla ve maksadın haklı göstereceği oranda yapılan alıntılarla sınırlıdır.
Bir iktibastan söz edilebilmesi için şu koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir: İktibas yapılacak eser, alenileşmiş olmalıdır (FSEK m. 7). İktibas, ilim veya öğretim amacı güden bir esere yapılmalıdır; ilim eseri dışındaki (örneğin tanıtım
filmi, reklam, röportaj gibi) kullanımlar bu istisnadan yararlanamaz. İktibas, konuyu aydınlatmak amacıyla ve amacın haklı göstereceği oranda yapılmalıdır. Kaynağın ve eser sahibinin adı açıkça belirtilmelidir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, ... ... tarafından yayımlanan ... 2024 tarihli tanıtım filmi, herhangi bir bilimsel açıklama veya öğretim amacına değil, duygusal temalı bir anma ve tanıtım amacına yöneliktir. Filmde ...’a ait “...” adlı müzik eserinin tamamına yakın bir bölümü kullanılmış, bu kullanım, yeni bir müzik veya bilimsel eser üretmek için değil, tanıtım filmini duygusal olarak güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla söz konusu kullanım, ne ilim eseri içinde yer almakta ne de konuyu aydınlatmak amacıyla yapılmaktadır. Aksine, müzik eserinin bağımsız kimliği korunmaksızın tanıtım filmine yerleştirilmesi, iktibas serbestisinin amacını aşan, eserin bütünlüğünü etkileyen ve eser sahibinin mali haklarına doğrudan müdahale eden bir fiildir. Bu nedenle, somut olayda FSEK m. 35’te düzenlenen iktibas serbestisi istisnası uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
FSEK m. 38’e göre, “bütün fikir ve sanat eserlerinin, kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür”, ancak bu çoğaltma, hak sahibinin meşru menfaatlerine zarar veremez veya eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Bu istisna, bireylerin yalnızca kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, ticari veya kamusal yayılım olmaksızın eserlerden sınırlı biçimde yararlanmalarına izin verir. Bu doğrultuda, şahsen kullanma, yalnızca kişisel, ailevi veya yakın çevreyle sınırlı kullanımları kapsar. Kamuya açık sunum, yayın veya tanıtım faaliyetlerini içermez. Kâr amacı gütmemek yeterli olmayıp, ayrıca kamusal erişim olmaması gerekir. Dava konusu uyuşmazlıkta ise davalı belediye tarafından gerçekleştirilen kullanım, Kurumun resmî web sitesinde ve sosyal medya hesaplarında paylaşılmış, kamuya açık erişim sağlanmıştır. Dolayısıyla kullanım amacının bireysel değil, kurumsal bir tanıtım ve iletişim faaliyeti olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu fiil, şahsi kullanım kapsamında değerlendirilemez. Dava konusu uyuşmazlık, FSEK 68 kapsamında 3 kat bedelin talep edilmesi bakımından değerlendirildiğinde, FSEK m. 68/1 hükmü, “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede öngörülen hakkın izni alınmamış hak sahiplerine tanındığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Söz konusu bedel veya üç katı ödeme, ihlalin sadece çoğaltılmış fiziki nüshalar aracılığıyla gerçekleşmesi halinde değil, temsil, yayın, kamuya iletim gibi belirli bir sürede gerçekleşip bitmiş ancak hukuki sonuçları devam eden ihlaller yönünden de bir ref yöntemi olarak uygulanabileceği kabul edilmektedir. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Dava konusu uyuşmazlıkta değerlendirilmesi gereken husus “izni alınmamış hak sahipleri” şartının sağlanıp sağlanmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu doğrultuda yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, kullanımın hak sahibinin rızasına dayanmaması,
fiilin mali hak ihlali niteliğinde olması, davacı tarafın üç kat bedel talebinde bulunması karşısında FSEK m. 68/1 hükmünün koşulları oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkememizce rayiç tespiti maksadı ile kapsamlı araştırmalar yapılmış, araştırmalar neticesinde elde edilen veriler, bu veriler tek tek değerlendirilerek ve aynı zamanda sektörel değerlendirme yapılmak suretiyle alınan usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile eserin hem fon müziği hem de iletişim unsuru (hashtag/slogan) olarak kullanılmasının, rayiç değerini artırıcı nitelikte olduğu, bu kapsamda 200.000 TL × 3 kat tazminat bedeli (FSEK m.68) = 600.000 TL + %17 Stopaj + %20 KDV olmak üzere toplam lisans rayiç bedelinin 858.000 TL olabileceği tespit edilmiş, davacı yanın da bu miktar üzerinden talebini arttırdığı anlaşılmakla bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmiş, uyuşmazlık konusu yönünden uygulanacak faiz türü ticari avans faizi olup davacının faiz türüne ilişkin talebi nazara alınarak talepten fazlasına hükmolunmasını engellemek amacı ile FSEK 68.madde kapsamında hesaplanan 858.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün husule geldiği █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile (davacının faiz türüne ilişkin talebi nazara alınarak talepten fazlasına hükmolunmasını engellemek amacı ile bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek kaydıyla) birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
Davacı vekilinin bir diğer talebi tecavüzün refi istemine ilişkin olup, FSEK 68. Maddesinin somut olaya tatbiki ile farazi sözleşme ilişkisinin kurulması ve bu noktada istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararları nazara alınarak tecavüzün refi isteminin reddi yönünde aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM
:
1-Açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile;
-FSEK 68.madde kapsamında hesaplanan 858.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün husule geldiği █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile (davacının faiz türüne ilişkin talebi nazara alınarak talepten fazlasına hükmolunmasını engellemek amacı ile bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek kaydıyla) birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Tecavüzün ref'i davasının reddine,
2-Davanın kabul değerine konu kısmı üzerinden davalıdan alınması gereken 58.609,98 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.707,75 TL peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan 12.944,75 TL'nin toplamı olan 14.652,50 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 43.957,48 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcı tutarına mahsubu yapılan davacının peşin ve ıslah harcı olarak yatırdığı toplam 14.652,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 28.062,90 TL'nin kabul ret oranları nazara alınarak 1/2si olan 14.031,45 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yanca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 134.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini kabul ile temsil ettirdiğinden redde konu karar yönünden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!