İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasında, inşaat sektöründeki tescilli markaya iltibas iddiaları ve tarafların savunmaları ışığında ortalama tüketici nezdinde karışıklık ihtimalinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, inşaat sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, tescilli markasındaki ana ibarenin benzerini kendi projelerinde, reklamlarında, internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında kullandığını iddia ettiği başka bir inşaat şirketine karşı açtığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve giderilmesi talepli bir uyuşmazlıktır; davacı, davalının kullanımının tüketicilerde karışıklık (iltibas) yarattığını ve markasına zarar verdiğini ileri sürerken, davalı ise kendi markasının tanınmış olduğunu ve herhangi bir iltibasın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemekte, mahkeme ise tarafların markaları arasındaki benzerliği ve ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratıp yaratmadığını Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında değerlendirecektir.

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1995 yılından bu yana yurt içinde ve yurt dışında inşaat, müteahhitlik ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğini; 2021/... tescil no.lu "... ..." markasının müvekkil adına tescil edilmiş olduğunu; Aynı sektörde faaliyet göstermekte olan davalı şirketin, müvekkilin tescilli markasındaki “...&” ibaresini ... Yalıkavak'taki inşaat projesinde, tabela ve levhalarında, bu projenin reklamlarında, internet sitesinde, sosyal medya hesaplarında ve basılı medya hesaplarında kullanmakta olduğunu; Davalının kullandığı ibare ve şeklin müvekkilin tescilli markası ile iltibas (karıştırılma) yaratacak kadar aynı ve/veya benzer olduğunu; Davacı müvekkil adına tescil edilmiş olan markadaki "...&" ibaresi, Fransızca'daki "6" harfine kadar aynen kullanılmış olduğunu; Davalının yaptığı reklamları gören davacı müvekkil şirketin müşterileri, proje hakkında bilgi almak için davacı müvekkili aramış ve davacı bu suretle bu haksız kullanımdan haberdar olduklarını; Bunun üzerine, .... Noterliğinin █████/2023 tarih ... yevmiye numaralı işlemi e-tespit yapılmış ve davalının kullanımına ilişkin görüntüler ile birlikte e-tespit tutanağı düzenlenerek davalının haksız kullanımı tespit edilmiş olduğunu; ... nci Noterliğinin █████/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile de davalı şirkete söz konusu haksız kullanım ve tecavüze son vermesi için ihtarname gönderildiğini; Davalı şirketin gönderdiği ... ... Noterliğinin █████/2023 tarih ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamede marka ihlali iddiasının reddedildiğini; .... Noterliğinin █████/2023 tarih ve ...-... sayılı e- tespitleri ile davalı tarafın bu kullanımı sürdürdüğünün görüldüğünü; Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, giderilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 2004 yılından beri gerek inşaat sektöründe gerekse farklı alanlarda pek çok proje geliştirmiş olduğunu; Yapılan projeler ve sponsorluklar "..." markalarının Türkiye'de ve dünya çapında bilinirliğe eriştiğini, hatta ve hatta hatırlatmaya gerek kalmadan, çağrışım yapan tanınmış marka statüsünde olduğunu; "..." markası ana marka olmakla birlikte uluslararası projelerde kullanılan tanınmış bir marka olduğunu; Uzun yıllardan bu yana "..." markası; çatısı altında bulunan seri markalar ile tüketiciler tarafından bilinen ve güvenilirliği olan tanınmış saygın bir marka olup, ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğunu; Müvekkili şirketin kullanımında bulunan tescilli “...”, "... ...", "... ..." marka ve Togosunun tüketiciler nezdinde çok iyi tanınmakta ve “...” markasının seri markaları ve markalara ait tasarımların Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında hukuki koruma altında olduğunu; "..." markasının T/... numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olup hukuken koruma altında olduğunu; Bununla birlikte yine müvekkili şirketin kullanımında bulunan tescilli 2018/... numaralı "... ..." ve 2018/... numaralı '... ..." markalarının Türk Patent ve Marka kurumu nezdinde tescilli olup hukuken koruma altında olduğunu; Müvekkil Şirketin çoğu projesinin "...*Projenin Geliştirildiği Yer Adı" şeklinde isimlendirilmekte ve marka olarak tescil edilmekte olduğunu; “..." ibareli seri markaların hepsinde esas ve ayırt edici özelliğin "..." kelimesi olduğunu; Davacı adına tescilli marka ile müvekkilin kullandığı marka arasında iltibas olmadığını; Haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE
: Dava; davacı adına 2021/... numara ile tescilli "... ..." adlı marka ile davalının "... ... ..." markasal kullanımı arasında ayniyet/benzerlik olup olmadığı, ortalama tüketici nezdinde işbu kullanımın iltibas teşkil edip etmediği, davalı eyleminin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması istemleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Dava konusu olan marka hakkına tecavüze ilişkin;
SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ██████████ E., █████████ K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, █████████ E., █████████ K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ██████████ E. ████████ nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında dosyada mübrez █████/2025 tarihli ... Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi bilirkişisi ve marka-patent bilirkişisince hazırlanan rapor, davacının iddiaları, davalının beyanları, TPMK kayıtları, noterliklerce tespit edilen e-tespit tutanakları ile ilgili diğer delillerin kül halinde incelenmesi ile;
Uyuşmazlığa konu davacı adına 2021/... numara ile tescilli "... ..." adlı marka ile faaliyet gösteren inşaat projesi ile davalının "... ..." isimli marka ile faaliyet gösteren projesi arasında ayniyet/benzerlik olup olmadığına yönelik incelemeler;
Sektörel bazda değerlendirildiğinde,
Davacıya ait "... ..." adlı marka ile faaliyet gösteren proje ile davalıya ait "... ..." isimli marka ile faaliyet gösteren projelerin benzer sektörde faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. "... ..." adlı marka ile faaliyet gösteren proje İstanbul İli, ... İlçesi ... Mahallesinde gerçekleştirilmiş 380 daireden oluşan 241, 341,441, 4.541, 541 ve 5.541 odalı dairelerden oluşan toplam 100.000 metrekare alan üzerinde gerçekleştirilmiş bir projedir. ... ..." isimli marka ile faaliyet gösteren proje ise 16.231 metrekare alanlı, villa büyükleri 452 metrekare ile 737 metrekare arasında değişen 26 villadan oluşan Muğla İli, ... İlçesi Yalıkavak Mahallesinde denize oldukça yakın bir konumda gerçekleştirilmiş bir projedir.
Davacı ve davalıya ait markaların yapı sektöründe iki farklı proje olarak teşkil edildiği, "... ..." adlı marka ile faaliyet oda sayılarına sahip bağımsız bölümler ihtiva etmekte iken, "... ..." isimli marka ile faaliyet gösteren projenin daha çok apartman dairelerinden oluşan farklı isimli marka ile faaliyet gösteren projenin farklı büyüklüklerde müstakil villalardan oluştuğu görülmektedir.
Dolayısıyla, farklı marka isimlerine sahip bu iki projenin yapı sektöründe farklı konseptlerle sunulan insanların barınma ihtiyacını karşılamak üzere teşkil edilen ve benzer amaca hizmet eden inşaat projeleri olduğu değerlendirilmiştir.
Markasal bazda değerlendirildiğinde,
Davacı adına tescilli olup davaya dayanak yapılan 2021 ... tescil no.lu "... ..." markası 37. sınıfta “inşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri” için tescil edilmiştir.
Marka başvurusu 26.04.2021 tarihinde yapılmış olup 15.11.2021 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Tescilli markanın görseli bilirkişi raporunun 4. Sayfasında yer almaktadır. Dosyaya sunulan delillerden davalının -bilirkişi raporu 8. Sayfasında yer alan- ibaresini inşaat/gayrimenkul sektöründe markasal etki yaratacak şekilde kullandığı tespit edilmektedir.
Somut olayda ihtilaf konusu olan Fransızca kökenli “...” ibaresi Türkçede “özel” anlamına gelmektedir. Bir markada övücü şekilde kalite, nicelik veya nitelik itibarıyla üstünlüğe işaret eden “star”, “optimum”,” global”, “ideal”, “super”, “best”, “premium”, “ultra”, “mega” gibi kelimeler/kelime grupları ayırt edici gücü zayıf markalar olarak değerlendirildiği, bu şekildeki ibarelerin bulunduğu marka tescillerinin ortalama tüketici gözünde ayırt edici niteliklenin oldukça düşük olduğu kanaati ile hareket edildiği durumda;
Her iki markada da daha büyük punto ile yazılmak suretiyle ön plana çıkarılan ibare “...” ibaresidir. Fransızca bir kelime olan “...” ibaresi Türkçede “özel” anlamına gelip tek başına ayırt edici gücü zayıf bir ibaredir.
Davacı markasında “...” ibaresinin yanında Türkiye'de coğrafi bir yer adı olan “...” ibaresi yer almaktadır. Benzerlik incelemesinde coğrafi yer/bölge adları da kural olarak ayırt edici gücü düşük ibareler olarak değerlendirilir. Coğrafi yer/bölge adlarının tek bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün değildir. Bu tür genel ve herkes tarafından bilinen bölge ve yer adlarının ancak yanına bir takım ekler konulmak suretiyle veya bir kısım biçim farklılıkları da eklenmek suretiyle marka olarak tescilinin mümkün olabilir. Ancak bu şekildeki eklerle marka olarak tescil olunsalar bile zayıf bir marka olarak korunurlar.
Davacının tescilli markasının esas unsuru, ki yukarıdaki açıklamalar kapsamında ayırt edici gücü zayıf şeklinde tespit edilen ibarenin "..." olduğu, davalı tarafın tescilsiz olarak kullandığı markasında “...” ibaresinin yanında “... ...” ibaresinin de yer aldığı, davacının tercih ettiği "..." ibaresinin ayırt edicilik yönünden zayıf olduğu, bu kapsamda tüketici gözünde karıştırma ihtimali bulunan "..." ibaresini seçen davacının ayırt ediciliği zayıf olan seçiminin hukuki sonuçlarına katlanması gerektiğinden cihetle davalı tarafın ... ... markasında "..." ibaresinin yanına "... ..." ibareleri ve şekil ( sarı renkte dikey çizgiler) eklemek suretiyle farklı bir marka yaratılmış olduğu, taraf markaları bir bütün olarak incelendiğinde, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılmaya sebebiyet verecek şekilde bir benzerlik bulunmadığı ile marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 75,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!