Güvenlik hizmeti alacağına itirazın iptali davasında, davacı firmanın alacak talebi ile davalının güvenlik personeli ihmali kaynaklı hırsızlık zararı ve kıdem tazminatı fonu iadesi iddiaları.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı güvenlik firmasının davalıdan ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 31.975,52 TL cari hesap alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılmıştır; davacı, itirazın kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatı talep ederken, davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, davacı personelinin hırsızlık olayındaki ihmali nedeniyle zararlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, mağdurun her iki şirkete açtığı tazminat davasının bulunduğunu, ödenen kıdem tazminatı fonunun iadesi gerektiğini savunarak takas/mahsup ve davacı aleyhine haksız icra tazminatı taleplerini ileri sürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı-borçlu ----- müvekkili şirket arasında ------- gereğince güvenlik hizmeti verdiğini, müvekkili şirket tarafından davalı-borçlu şirkete kesilen faturaların çoğunun zamanında ve tam ödenmediğini, müvekkili şirketin davalı-borçlu şirketten faizler hariç 31.975,52-TL bakiye Cari Hesap alacağı olduğunu; Müvekkili şirket ile davalı-borçlu arasında imzalanan ----- bendinde belirtilen maddesi gereği, borçlu--------sözleşmede belirlenen zamanlarda gerekli ödemelerin yapılmadığından Hizmet sözleşmesi 6.4 Maddesi'nde yazılı hükmü gereği fesih hakkını kullandığını, davalı-borçluya------ tarihli ödeme ihtarnamesi" gönderilerek, doğmuş olan borçlarının ödenmesini, aksi takdirde tüm borçların muaccel olacağı ve tahsil aşamasına gidileceği ile icra takibine geçileceğinin bildirildiğini, davalı-borçlunun ödeme yapmaması sebebiyle davalı borçlu aleyhine-------sayılı dosyası ile açılan takibe borçlunun itiraz ettiğini; Borçlunun yapmış olduğu itirazın kötü niyetli ve müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirmeye ve güçleştirmeye yönelik olduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptalinin gerektiğini; Davalı tarafın icra takibine itiraz dilekçesinde, ---tarihinde yaşanan hırsızlık olayında ----isimli personellerin açık ihmali ve kusuru kamera görüntüleri ile sabittir. Yine hırsızlığa maruz kalan------ tarafından polis merkezine verilen ifadede 34.000,00 TL zararın söz konusu olduğu iddia edildiğini, bahsettiği söz konusu olaylarda müvekkili şirketin sorumluluğuna dair henüz bir mahkeme kararının bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla icra takip dosyasına yapmış olduğu tüm itirazlarının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalının yapmış olduğu haksız itiraz sebebiyle icra takip miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatı ile mahkûmiyetine, tüm yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin de davalı-borçlu tarafa yüklenmesine ve diğer alacaklara ait işlemiş ve işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyasının ----- tarihinde durdurulduğunu, itirazın iptali davasının ------ tarihinde açıldığını 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddini talep ettiklerini; Müvekkili şirket tarafından davacı firmaya hizmet karşılığı ödenen ücret içerisinde güvenlik personellerinin kıdem tazminatı fonunun da bulunduğunu; ----- tarihinde Pazar günü müvekkili şirkete ait iş merkezinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle, davacı ---- firmasının çalışanları ---- açık ihmali, kusuru kamera görüntüleri ve dilekçeleri ekinde sundukları ----- sabit olduğunu, hırsızlığa maruz kalan ------ yetkilisinin ifadesinde 34.000,00-TL zararının olduğunun iddia edildiğini, dava dışı ---- firmasının gerekli güvenlik önlemlerini almayıp kasa yerine kilidi olmayan çekmecede para tuttuğu için ve alarm kurmadığı için kusurlu olduğunu, hırsızlık olayında müvekkili şirketin kusurunun olmadığını, müvekkili şirketin güvenlik firması olmadığını, site yönetiminin güvenliği sağlamakla ilgili yasal bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, buna rağmen müvekkili şirketin bir güvenlik firması ile anlaştığını, bu nedenlerle davacı firmaya -----yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilerek, öncelikli olarak görevlendirilmiş olan---- adlı çalışanlarının İş Kanunu 25 madde ll.fıkra hükmüne uygun olarak süresi içerisinde derhal ve tazminatsız olarak iş akitlerinin feshinin, bu çalışanlar için davacı firmaya ödenmiş olan 10.683,36-TL (fazlaya ilişkin haklar saklıdır) kıdem tazminatı fonunun iadesinin, yine çalışanların ve kendisinin kusuru nedeniyle hırsızlığa uğramış site sakini ----- uğradığı maddi kayıpların karşılanmasının ihtar edildiğini ancak davacı firmanın kendisine ödenen kıdem tazminatı fonunu iade etmediği gibi, ---- da zararını karşılamadığını, bu nedenle ---firmasının hem davacı şirket hem de müvekkili şirket aleyhine ---- Sayılı dosya ile maddi tazminat talepli dava açtığını işbu dosyanın celbini talep ettiklerini; Davacı ile birlikte --- firmasına karşı müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmamasına rağmen müteselsil sorumluluğu gündeme gelebileceği için ------------- Marin şirketinin zararları ile iadesi gereken kıdem tazminatı nedeniyle müvekkili şirketin alacaklı olduğunu bu nedenle de aleyhe yorumlanmamak kaydıyla takas/mahsup taleplerinin bulunduğunu; Davacının kabul ettiği tüm hususları, sıra zararı karşılamaya geldiğinde inkar ettiği için kötüniyetli olduğundan %20'dan aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatı talebinde bulunduklarını, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu reddini talep ettiklerini belirterek TBK 139.madde hükmü uyarınca takas/mahsup defilerinin kabulü ile haksız açılan davanın reddine, %20'dan aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.RAPOR
: Bilirkişi raporunda özetle;"Davalı-----davalı ------ ticar! defterleri ve dayandığı belgeler İle yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu; Davacı -----takip tarihi ---- tarihi itibariyle davalı ------ alacaklı olduğu; Sayın Mahkemenizin alacaklı lehine avans faizi hakettiğine hüküm vermesi halinde, davacı tarafın 3095 sayılı yasaya İstinaden takip tarihi olan ---- tarihine kadar --- tarihinden ---- tarihine kadar %18,25, ---- tarihinden ------- tarihine kadar %13,75, -----tarihinden -----tarihine kadar %10,----tarihinden itibaren %16,75 oranında avans faizi talep edebileceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı ----------- tarihinde davalıya ait iş merkezinde bulunan dava dışı ------ isimli işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde; davacı güvenlik şirketinin 5188 sayılı yasa ve uygulama yönetmeliği kapsamında koruma ve güvenliğini üstlendiği sorumluluk alanında bulunan kişilerin can ve mal güvenliklerinin sağlanmasına yönelik olarak, davalı ------ görevlendirdiği personellerinin giriş çıkış noktalarındaki görev yerlerini terk etmesi sonucu, içinde kimliği meçhul şahısların bulunduğu aracın iş merkezi alanına girdiği ve dava dışı --- isimli işyeri kapı kilidini kırmak suretiyle müşteki ----- beyan ettiği malzemeleri araca yükleyerek olay yerinden ayrıldıkları, hırsızlık olayı gerçekleştirilen ------- isimli işyerinin aynı zamanda ana giriş çıkış noktasında görevli olan özel güvenlik personelinin görüş alanında olduğu gibi, görevlinin aracın işyeri önünde bir süre durduğunu ve işyeri kapısının da açık olduğunu gördüğü halde herhangi bir müdahalede bulunmadığı, davacı şirketin davalıya ait iş merkezinde görevlendirmiş olduğu özel güvenlik personellerini koruma ve güvenlik talimatları ve görev alanının risklerine göre eğitmemesi ve denetlememesi nedeniyle meydana gelen güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde davacı güvenlik şirketinin tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı ----- İş merkezinin koruma ve güvenliğini sağlamak amacıyla davacı güvenlik şirketi ile sözleşme imzaladığı, sözleşmede iş merkezinde, özel güvenlik personellerinin 7 gün boyunca 18:00 ile 08:00 saatleri arasında, Pazar günleri ise 08:00-18:00 saatleri arasında güvenlik hizmeti verileceğinin belirtildiği, söz konusu hırsızlık olayının davacı şirket personellerinin görevlerini ihmal etmeleri sonucu meydana geldiği, davalının meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zararda herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur. Dava dışı -----: Davalı iş merkezinde bulunan, işyerinin kapısını kilitleyerek malının korunması konusunda özen yükümlülüğünü yerine getirdiğinden dolayı, dava dışı -------meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zararda herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen davacı ve davalıya ait defter ve belgeleri inceleme görevi ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: Davacı------ ile davalı------- ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu; Davacı ----takip tarihi ---- tarihi itibariyle davalı ----- alacaklı olduğu; Davacı ---- davalı --- çalışan güvenlik görevlilerinin ve bu kapsamda davacı şirketin yaşanan hırsızlık olayında tamamen kusurlu olduğu kanaatine iştirak edilmesi ve davalı ----- takas talebinin kabulü halinde, davalı ---- tarafından davacı ---- kıdem tazminatı fonunun ----- mahsubu ile ------ sayılı dosyası alacağının ------ olacağı, Sayın Mahkemenizin alacaklı lehine avans faizi hakettiğine hüküm vermesi halinde, davacı tarafın 3095 sayılı yasaya istinaden takip tarihi olan ---- tarihinden ------tarihine kadar %19,50, ---- tarihinden ---- tarihine kadar %18,25, --- tarihinden ---- tarihine kadar %13,75, ---- tarihinden --- tarihine kadar %10, ---- tarihinden itibaren %16,75 oranında avans faizi talep edebileceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle;" Güvenlik Yönünden: ----- tarihli bilirkişi KÖK raporumuzda da belirtildiği gibi; olayın oluş biçimi tüm detaylarıyla birlikte irdelendiğinden, bu defa davacının itirazları yeniden incelenmiş ve yeniden değerlendirme yapılarak, bilirkişi KÖK raporumuzdaki davacı ----meydana gelen hırsızlık olayında tamamen sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, KÖK raporumuzdaki kusur oranı ile ilgili herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı------ile davalı ------ ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu; Davacı ----- sayılı dosyasından takip tarihi ---- itibariyle davalı ------ alacaklı olduğu; Sayın Mahkemenin alacaklı lehine avans faizi hak ettiğine hüküm vermesi halinde, davacı tarafın 3095 sayılı yasaya istinaden takip tarihi olan---- tarihinden ---- tarihine kadar %19,50, --- tarihinden ----- tarihine kadar %18,25, ---- tarihinden ---- tarihine kadar % 13,75, ---tarihinden ---- tarihine kadar %10,--- tarihinden --- tarihinde kadar % 16,75, --- tarihinden --- tarihine kadar % 15,75, --- tarihinden ---- tarihine kadar % 10,75, --- tarihinden --- tarihine kadar % 16,75, ---- tarihinden --- tarihine kadar %26,75, --- tarihinden ---- tarihine kadar %31,75, ---- tarihinden ---- tarihine kadar %36.75, --- tarihinden ----tarihine kadar %41,75, --- tarihinden ---- tarihine kadar %44,25, ----tarihinden ------ tarihine kadar %51,75, ---- tarihinden----- tarihine kadar %49,25, ---- tarihinden itibaren %44,25 oranında avans faizi talep edebileceği; ----- tarihli bilirkişi kök ve ----- tarihli ek rapor da da itirazları karşılanan davacının tarafın meydana gelen hırsızlık olayında tamamen sorumlu olduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle;" "Davacı------ile davalı ------- ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyit etmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu; Davacı -----sayılı dosyasından takip tarihi ---- itibariyle davalı ------ alacaklı olduğu; Takas mahsup koşullarının oluştuğu hususuna ilişkin hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, davalı ----- davacıdan olan alacağının mahsup edilmesi ile takip tarihi ---- itibarıyla ----olacağı bulunduğu, Sayın Mahkemenin alacaklı lehine avans faizi hak ettiğine hüküm vermesi halinde, davacı tarafın 3095 sayılı yasaya istinaden takip tarihi olan ----- tarihinden itibaren, aşağıda tabloda yer alan oranlarda avans faizi talep edebileceği, ---- tarihli bilirkişi kök ve ---tarihli ek raporda da itirazları karşılanan davacı tarafın meydana gelen hırsızlık olayında tamamen sorumlu olduğu, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, cari hesap ilişkisine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle davalı-borçlu ----- tarihli----gereğince güvenlik hizmeti verdiğini, müvekkili şirket tarafından davalı-borçlu şirkete kesilen faturaların çoğunun zamanında ve tam ödenmediğini, müvekkili şirketin davalı-borçlu şirketten faizler hariç --- bakiye Cari Hesap alacağı olduğunu beyanla takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, iş bu davanın bu sebeple açıldığını bildirerek itirazın iptali davasının kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı firmaya hizmet karşılığı ödenen ücret içerisinde güvenlik personellerinin kıdem tazminatı fonunun da bulunduğunu; ---- tarihinde müvekkili şirkete ait iş merkezinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle, davacı---- firmasının çalışanları kusurlu olduğunu, hırsızlığa maruz kalan-----yetkilisinin ifadesinde ---- zararının olduğunun iddia edildiğini, dava dışı ----- firmasının gerekli güvenlik önlemlerini almayıp kasa yerine kilidi olmayan çekmecede para tuttuğu ve alarm kurmadığı için kusurlu olduğunu, hırsızlık olayında müvekkili şirketin kusurunun olmadığını, müvekkili şirketin güvenlik firması olmadığını, site yönetiminin güvenliği sağlamakla ilgili yasal bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, buna rağmen müvekkili şirketin bir güvenlik firması ile anlaştığını, bu nedenlerle davacı firmaya ----yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilerek, öncelikli olarak görevlendirilmiş olan -----adlı çalışanlarının İş Kanunu 25 madde II.fıkra hükmüne uygun olarak süresi içerisinde derhal ve tazminatsız olarak iş akitlerinin feshinin, bu çalışanlar için davacı firmaya ödenmiş olan --- (fazlaya ilişkin haklar saklıdır) kıdem tazminatı fonunun iadesinin, yine çalışanların ve kendisinin kusuru nedeniyle hırsızlığa uğramış site sakini------ uğradığı maddi kayıpların karşılanmasının ihtar edildiğini ancak davacı firmanın kendisine ödenen kıdem tazminatı fonunu iade etmediği gibi, ---- firmasının da zararını karşılamadığını, bu nedenle---- firmasının hem davacı şirket hem de müvekkili şirket aleyhine ------- Sayılı dosya ile maddi tazminat talepli dava açtığını işbu dosyanın celbini talep ettiği ve sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirketin yönetimini sağladığı sitede gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle zarara uğradığını ileri süren dava dışı ---- ve ---- ile ---- karşı açmış olduğu ----- karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, mahkememizce kesinleşmesinin beklenildiği ancak taraflarca kesinleştirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır.Davacı yan güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında oluşan açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsilini talep etmekte, davalı yan davacının kusurlu eyleminden kaynaklı meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zararın davacının alacağından mahsubunu talep etmekte bu haliyle davacının alacağının bulunmadığını savunmaktadır.Meydana gelen hırsızlık eyleminde site sakini ----firmasının zararının doğmasında hangi tarafın kusurlu olduğunun tespiti bakımından bilirkişi raporu aldırılmış olup dosyamıza sunulan bilirkişi raporlarından sorumlunun güvenlik hizmeti verir iken zafiyette bulunan davacı ----- firmasının sorumlu olduğu değerlendirmesine ulaşılmıştır. Bir diğer konu ise davacı ------ firmasının güvenlik çalışanlarının sebebiyet verdiği hırsızlık olayı nedeniyle ilgili işçilerin haklı nedenle işine son verildiği, kıdem tazminatı ödenmediği anlaşılmıştır. Davalı yan söz konusu kıdem tazminatlarının ödenmemesi nedeniyle kıdem tazminatına ilişkin yapmış olduğu ödemenin davacının alacağından mahsubunu talep etmiştir. Mahkememize sunulan bilirkişi raporlarındaki hırsızlık olayına ilişkin kusur oranlarına mahkememizce iştirak edilmiş bu noktada ------ karar sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporlarındaki kusur oranları mahkememizce yerinde bulunmamıştır. Nitekim mezkur mahkeme kararı bir süre beklenmesine rağmen kesinleştirilmemiştir. Sonuç olarak davacının güvenlik hizmeti verdiği sırada meydana gelen hırsızlık olayında davacının kusurlu hizmetinden kaynaklı sorumlu olduğu vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Bu kanaate tetabuk eder nitelikte davacı yan kusurlu hizmet veren güvenlik görevlilerini işten haklı nedenle çıkarmıştır. Bilirkişi incelemeleri muvacehesinde davacının davalıdan icra takibine konu edilen miktar kadar ----- alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu bedelden hırsızlık nedeniyle oluşacak zararın karşılanması için davalının talebi doğrultusunda --------- karar sayılı dosyası beklenmiş olup söz konusu dava dosyasında red kararı verildiği için her hangi bir zarar bedeli ortaya konulmamıştır. Diğer yandan davalının güvenlik hizmeti alır iken davacının çalışanlarının kıdem tazminatına esas olmak üzere ödemiş olduğu bedelin davacının alacağından mahsup talebinin yerinde olup olmadığı değerlendirmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında verilen kıdem tazminatına esas bedelin (işçilere kıdem tazminatı olarak ödenmemesi durumunda) iade edileceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, davacı vekilinin ------- tarihli beyan dilekçesinde vurguladığı üzere bu bedel taraflar arasındaki maliyet analiz tablosuna göre "hizmet bedeli"nin bir unsuru olarak kabulü gerekeceği, davacı şirket, personelin kıdem riskini üstlenmesi ve bu risk karşılığında bir bedel almasından kaynaklandığı, davacı şirketin çalıştırdığı işçinin taraflar arasında akit süresinde haklı nedenle feshi sonucu olabileceği gibi taraflar arasındaki akit sonrası haklı nedenle fesih sonucunun da olabileceği, bu durumun davalı şirkete hak kazandırmayacağı, verilen bedelin davalıya karşı ileri sürülecek hakların önüne geçmek amacıyla ödendiği davacı yanca iadesi gerekmediği vicdani kanaati ile bu kalem bakımından mahsup talebinin yerinde olmadığı davacının alacağının vermiş olduğu hizmete karşın oluşan açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacak olduğu, alacağını ticari defter ve kayıtlar ile ispatladığı, sonuç olarak takip talebi kadar bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Alacağın likit olması konusunu -----Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.---- kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. ----------- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 31.975,52 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere 6.395,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.184,24 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 386,19 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.798,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 31.975,52 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 386,19 TL peşin harç toplamı 445,49 TL ile 26.732,35 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 27.177,84 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026