Toz boya alım satımı ticari faaliyetinden doğan açık hesap bakiyesi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Elektrostatik toz boya ve endüstriyel kaplama sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket, davalıya açık hesap usulüyle sunduğu boyama hizmetlerinden kaynaklanan 64.342,91 TL bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazı üzerine, bu itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle dava açmıştır; davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermeyince, dava, taraflar arasındaki ticari ilişkinin mevcudiyeti, alacağın miktarı ve yapılan ödemelerin durumu gibi temel hususlar etrafında şekillenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yılların verdiği tecrübe ve yenilikçi yaklaşımlarıyla .... Bölgesinde toz boya alım satımı ticari faaliyetini yürütmekte olduğunu, müvekkili şirketin elektrostatik toz boya, endüstriyel kaplama sektöründe öncü konumda olduğunu, geniş ürün yelpazesiyle müşterilerinin her türlü ihtiyaçlarına yönelik toz boya çözümleri sunmakta, müşterilerinin her ebat ve ölçülerdeki mallarını boyahanesinde boyayarak üstün kalite hizmet vermekte olduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkinin, açık hesap niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin davalı borçlunun teslim ettiği malları boyahanesinde fatura karşılığında boyamakta olduğunu, davalı borçlu tarafından kısım kısım yapılan ödemelerle açık hesap ilişkisinin sürdürülmüş olduğunu, müvekkili şirketin, teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlemiş, davalı borçluya göndermiş olduğunu, davalı borçlunun, almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkili şirket tarafından bildirilen banka hesabına EFT yoluyla ödemeler yapmış olduğunu, ancak müvekkili şirketin, bakiye kalan 64.342,91-TL bakiye borcun kendisine ödenmeyince, davalı borçlu ile iletişime geçmiş, nihayetinde ise alacağını tahsil edememiş olduğunu, 29.11.2024 tarihli ... numaralı son fatura itibarıyla açık hesap ilişkisinde davalı borçlunun müvekkili şirkete bakiye borcunun 64.342,91-TL olduğunu, davalı borçlu ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen faturalara konu bakiye borcun ödenmesi gerekirken, bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan kısmi ödemelerin, tanzim edilen faturaların, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasındaki açık hesap ilişkisi niteliğindeki ticari ilişkinin ve davalı borçlunun nihai bakiye borcunun ispatı için; 01.01.2022 - 29.11.2024 tarihleri arasında düzenlenen müvekkili şirket tarafından davalı borçluya teslim edilen malların karşılığında tanzim edilen 49 adet irsaliyeli elektronik fatura ile açık hesap ilişkisinin dökümünün yapıldığı tabloyu işbu dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, yine anılan faturalara dair müvekkili şirketin alacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve davalı borçlunun faturalara ilişkin bakiye borcunun ispatı için de davalı borçlunun ticari defter kayıtlarında inceleme yapılması gerektiğini, bunun üzerine davalı borçlu hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla 64.342,91-TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla 21.01.2025 tarihli takip talebiyle icra takibi başlatılmış, davalı borçlu tarafından 29.01.2025 tarihinde borca itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, icra takibinin durdurulması akabinde 03.02.2025 tarihinde ticari dava şartı arabuluculuk yoluna müvekkili şirket tarafından başvurulmuş anlaşmama şeklinde son tutanağın 11.02.2025 tarihinde düzenlenmiş olduğunu, taraflarınca işlemiş faize ilişkin bir talep bulunmadığı halde davalı borçlurur matbu borca itiraz dilekçesiyle talep edilmemiş işlemiş faize itiraz etmiş olduğunu, davalı borçlunun borca itirazında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla; davalı borçlunun, müvekkili şirket ile arasındaki açık hesap niteliğindeki ticari ilişkide bakiye borcu ödenmediğinden, yapılacak bilirkişi incelemesi ile bakiye borç belirlenerek takip konusu miktara itirazın haksız olduğu ortaya çıkacağından, davalı borçlunun itirazı matbu olmakla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, davanın kabulü ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ileri sürülen itirazın iptaline, takibe asıl alacak üzerinden devam olunmasına, davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Dosyanın mahkememize Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı gönderme kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 64.342,91 TL bakiye fatura alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görüldü.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde █████/2025 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi .... █████/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın incelemeye ibraz edilen 2022-2023-2024 yılı yevmiye ve kebir
defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiğinin, defterlerin
davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğunun ve denetim ve tespit
yapmaya elverişli olduğunun, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğunun
değerlendirilmiş olduğunu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususunun mahkememiz takdirinde olduğunu, mahkememizce 23.09.2025 tarihli celsesinde tarafların ticari
defterlerinin incelenmesi için 20.10.2025 saat 14:30’a inceleme günü verildiğinin,
inceleme gününe davalıca katılan olmadığı gibi yerinde inceleme yetki talebinin de
dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede görülememiş olduğunu, davacıyla davalı arasında yazılı sözleşme olmasa da öteden beri devam eden bir
ticari ilişki olduğunnu, davacının davalının ürün boyama hizmetini üstlendiğinin, dosyadaki
faturalar üzerinden görülmüş olduğunu, davacının boyama hizmetlerine istinaden fatura
düzenleyip bedelleri davalıya yansıttığının, faturaların davalıya e-arşiv faturası olarak
gönderildiğinin, davacı tarafça düzenlenen faturaların VUK açısından usulen uygun
düzenlendiğinin görülmüş olup ve portal yolu ile otomatik tebliğ şartının bulunduğunun
tespit edilmiş olduğunu, elektronik ortamda gönderilen e-arşiv faturalara TTK.21-2
maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal
8 gün süre içerisinde de bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter
incelemelerinde görülmüş olduğunu, davalının dosyaya istenen 2022-2023-2024 Ba formlarının davacıyla bire bir
örtüşmekte olduğunu, dava konusu alacağı oluşturan faturaların vergi dairesine beyan
edilmiş olduğunu, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları 2022-2023-2024 yılı defter ve
kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediğinin, raporun denetim ve
tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra
10.03.2025 icra takip tarihi itibariyle; 64.342,91 TL’si defter ve
kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünün tespit edilmiş olduğunu, Netice İtibariyle; huzurdaki davada davacının, 64.342,91 TL’si bakiye fatura
alacağına 10.03.2025 tarihinde Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı
dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığının, davacının cari hesap bakiye
alacağını oluşturan faturaların davacı defterlerinde ve dosya içeriğindeki tüm mali delillere göre tespit edildiğini, davacıya alacağının ödenebileceğini, lakin alacağın
ödenmesinin yerindeliği ve takibin devamının mahkememiz takdirine bırakılmış olduğunu, takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer’ilerine ilişkin tüm alacak
taleplerinin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı )
Davacı tarafın delillerinde ticari defter kayıtlarına delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacıyla davalı arasında öteden beri devam eden bir
ticari ilişki olduğu, davacının davalının ürün boyama hizmetini üstlendiğinin, dosyadaki
faturalar üzerinden görülmüş olduğu, davacının boyama hizmetlerine istinaden fatura
düzenleyip bedelleri davalıya yansıttığı, faturaların davalıya e-arşiv faturası olarak
gönderildiği, davacı tarafça düzenlenen faturaların VUK açısından usulen uygun
düzenlendiğinin görüldüğü ve portal yolu ile otomatik tebliğ şartının bulunduğunun
tespit edilmiş olduğu, elektronik ortamda gönderilen e-arşiv faturalara TTK.21-2
maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal
8 gün süre içerisinde de bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter
incelemelerinde görülmüş olduğu, davalının dosyaya istenen 2022-2023-2024 Ba formlarının davacıyla bire bir
örtüşmekte olduğunu, dava konusu alacağı oluşturan faturaların vergi dairesine beyan
edilmiş olduğunu, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları 2022-2023-2024 yılı defter ve
kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve
tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra
10.03.2025 icra takip tarihi itibariyle; 64.342,91 TL’si defter ve
kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü belirlenememiştir.
Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Davalı taraf BA kayıtlarında da takibe konu faturaların yer aldığı görülmekle teslim olduğunun ispatlanmış sayılması gerekmektedir. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 12.868,58 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 12.868,58 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 4.395,26 TL harçtan peşin alınan 777,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.618,15 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.392,51 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.106,00 TL olmak üzere toplam 8.498,51 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!