İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı cismani zarar ve sürekli iş göremezlik tazminatı davasında sigorta şirketi ödeme itirazı ile kusur ve maluliyet tespiti süreci.
Özet: Bu hukuki metin, 2013teki bir trafik kazasında yaralanarak %11,2 maluliyet iddiasıyla daimi/geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri için sigorta şirketine karşı tazminat davası açan davacının taleplerini içermektedir. Davalı sigorta şirketi, daha önce ödeme yaptığını ve sorumluluklarını yerine getirdiğini savunarak davanın reddini isterken, mahkeme sürecinde alınan Adli Tıp Kurumu raporu kaza sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek %100 kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Ancak, davacının nihai maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu tarafından istenen muayeneye gitmemesi nedeniyle, dosya kapsamında eksiksiz bir maluliyet raporu tanzimi süreci devam etmektedir.

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVACI İDDİASI VE TALEP
: Olay tarihi olan █████/2013 tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, Bu kaza nedeniyle ... yaralandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 05.04.2019 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %11,2 oranında malul kaldığını, Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Sürekli iş göremezlik Geçici İş göremezlik Bakıcı gideri Tedavi gideri tazminatı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ödenmesine, talep etmiştir.DAVALI CEVABI
:Davacı tarafa hasar dosyasından 12.11.2018 tarihinde 111.268,35TL ödeme yapıldığını, Dava konusu kaza ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu kararı olduğundan ve bu karara istinaden davacıya ödeme yapıldığından kesin hüküm itirazı olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun...numaralı dosyası karar çıkmış ve karar sonucu davacı tarafa şirketçe 5000TL █████/2020 tarihinde ödeme yapıldığını, Davacıya yine 31.05.2019 tarihinde 75.398,78TL ödeme yapıldığını, şirket davacıya karşı tüm sorumluluğunu yerine getirmiş herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması ve tam kusurun belirlenebilmesi açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek kusur raporu alınmasını talep ettiğnii, Dosya içeriği ve evraklar da incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu açık bir şekilde anlaşıldığını, Sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Türkiye Noterler Birliği, SGK, ...ıkesir Üni. Sağlık Uygulama Araştırma Hastanesi, ... CBS, ... Hastanesi, Sigorta Tahkim Komisyonu, tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli raporunda; Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kesime geldiğinde dikkatini yola vermesi, mahal özelliklerine göre seyretmesi ve aracını seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde kullanması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sol tarafından yaya kaldırımına çıktığı anlaşılmakla Sürücü ...' nun % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli raporunda; Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyaları ile birlikte muayene bulguları, konsultasyon notları, epikriz raporları, tetkik ve tedavi evrakları dahil tüm tıbbi belgelerin, ilgili sağlık kuruluşundan ve kişinin kendisinden sorularak teminen gönderilmesini, kırık/yaralanma (kalça) alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi, anılan bu belgeler, mevcut tüm tıbbi belgeler ve CD'leri içerir adli dosyası ile birlikte, 08 AĞUSTOS 2025 CUMA günü kimlik belgesiyle saat 09.00'da davacı asilin muayene gününe davet edilmiş ancak davacı asil muayeneye gitmemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, cismani zarar nedeni ile açılan tazminat davasıdır.Huzurdaki davada, █████/2013 tarihinde dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle davacı ... yaralandığı, iş bu kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin ve tedavi giderinin tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamında maluliyet raporu tanzimi yönünden dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş, 2. İhtisas Kurulunun ... tarihli ... karar sayılı raporuyla davacı hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için eksik olduğu anlaşılan ve 4 bent halinde sayılan bilgi ve belgelerin temini ile davacının adli tıp birimi olan ya da tam teşekküllü bir hastaneye başvurarak tıbbi kayıtlarının tamamlanması istenilmiştir.█████/2025 tarihli 5. Celsede İstanbul ATK 2. İhtisas kurulunun ... tarihli ... karar sayılı kararına istinaden davacının 4 bent halinde sayılan bilgi ve belgelerin temini ile davacının adli tıp birimi olan ya da tam teşekküllü bir hastaneye başvurarak tıbbi kayıtlarının tamamlanması istenilmiş bu ara karara rağmen davacının ATK ön raporunda bulunan eksikliklerin tamamlanması için hastane başvurusunu yapmamış olduğu anlaşılmakla; davacı yana yeniden süre verilmesinin dava dosyasına katkı sağlamayacağı, dava dosyasının davacı yanca bilerek ve isteyerek sürüncemede bırakılması ve usul ekonomisi gereğince davacı yanın ATK inceleme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davacının eksiklikleri neden tamamlamadığı hususunda hiçbir açıklama ya da mazeret de bildirilmemiştir.Nitekim Mahkememizin █████/2025 tarihli ve █████/2025 tarihli celselerinde davacı vekilinin mazeret dilekçesi ibraz ettiği, dilekçe ekinde ATK raporunda yer alan eksikliklere dair herhangi bir açıklamada bulunmadığı, raporda yer alan eksiklikleri giderdiğine dair herhangi bir belgenin mahkememize ibraz edilmediği görülmüştür.Bu aşamadan sonra Mahkememizin █████/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı gereği; "Davacı vekiline raporda yer alan eksiklikleri gidermesi için gelecek celseye kadar süre verilmesine" karar verilmiş ve karar davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Ancak yine bu hususta hiçbir açıklama ve beyanda bulunulmadığı görülmekle, dosya ATK'dan işlemsiz olarak Mahkememize iadesi istenilmiştir.6098 sayılı TBK'nun 50.maddesi hükmü uyarınca, "zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."Somut uyuşmazlıkta zararın takdiri açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi, sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.Bu nedenle 2 yıllık süre zarfında 2 farklı süreli ihtar ve makul süre verilmesine rağmen, davacı yanca hiçbir özür ya da mazeret bildirilmeksizin ara kararların yerine getirilememesi ve dava dosyasında takdir edilecek tazminatın mevcut itibariyle değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:.Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Bu dava sebebi ile alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 179,90 -TL harçtan eksik kalan 435,5-TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Yürürlükte bulanan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,6)Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep etmeleri halinde iadesine,Dair, tarafların yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸E-İmzalıdırHakim¸E-İmzalıdır