Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklı 35.700 USD e-fatura borcunun ayıplı mal iddiasıyla ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali ve maddi-manevi tazminat davası.
Özet: Ticari bir satış ilişkisinden kaynaklanan 35.700 USD tutarındaki e-faturanın ödenmemesi üzerine satıcı şirketin başlattığı icra takibine alıcı şirketin ayıplı mal teslim edildiği ve gizli ayıp nedeniyle zarara uğradığı savunmasıyla itiraz etmesi sonucu açılan bu davada, satıcı icra itirazının iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talep ederken, alıcı ayıplı mal nedeniyle ödeme yükümlülüğü olmadığını ve faturadaki döviz kurunun sabitlendiğini ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Maddi - Manevi TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Maddi - Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince dava öncesi arabulucuya başvurulduğunu, davalı tarafın anlaşma yönünde bir yaklaşım sergilemediğinden işbu davanın ikamesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında 2021 yılından itibaren ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ..... mallarını sattığını, malların davalıya teslim edildiğini fakat davalının borcunu ödemeye yanaşmadığını, spesifik olarak ..... nolu 14.09.2023 tarihli e-faturadan kaynaklı borç miktarı olan 35.700,00 USD'nin davalı yanca ödenmediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de aradaki ticari faaliyet konusunun ve müvekkili şirketin alacaklı olduğu miktarın tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya çıkacağını, davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olup sebepsiz yere borcun edasından kaçtığını, davalı hakkında müvekkili şirketce Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak cari hesaptaki açığa istinaden ..... nolu 14.09.2023 tarihli e-faturadan kaynaklı bakiye borç miktarı olan 35.700,00 USD asıl alacak ve asıl alacağa işletilecek yıllık kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan azami faizin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının █████/2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, anılan icra takibine ilişkin ödemenin davalı yanca hala yapılmadığını, davalının itirazında müvekkili şirkete borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, ancak davalı yanca icra takip dosyası kapsamındaki açık fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirilmediğini ve ödeme belgesi de sunulmadığını, davalı yanın belirtilen faturadan dolayı müvekkiline borçlu olduğunun aşikar olduğunu iddia ederek; müvekkilinin Büyükçekmece .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibine konu alacağının tahsilini teminen davalının taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız, uygun görülmediği takdirde takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyaten haczine, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı karşı davacı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava açılarak cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından tamamen kötüniyetli olarak ileri sürülen işbu davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı karşı davalının müvekkiline ayıplı mal sattığını ve işbu durum karşısında ayıptan doğan defi hakkı kullanılarak fatura bedelinin ödenmediğini, davacı karşı davalı şirket ile müvekkili şirket arasında geçmişten beri devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davacı karşı davalı tarafından müvekkiline ....... isimli ürünün satıldığını, iş bu davaya konu faturanın da buna ilişkin olduğunu, müvekkili firmanın kendi ürettiği ürünlerde ....... isimli ürünü kulandığını, akabinde müşteri firmalardan gelen yoğun şikayet sonucunda ürünlerini belirli testlerden geçirdiğini, akabinde sorunun davacı karşı davalı taraftan satın aldığı üründen kaynaklandığını fark ettiğini, işbu gizli ayıp neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi olarak ciddi zararlara uğradığını, taraflarınca iş bu durum ve gizli ayıbın fark edilmesi neticesinde davacı karşı davalı şirkete Beyoğlu ..... Noterliği'nin ...... yevmiye no'lu ve 19 Aralık 2023 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamede ürünlerin ayıplı olduğunun ve işbu durum karşısında reklamasyon ve ilgili zararları nedeniyle fatura bedelinin ödenmeyeceğinin bildirildiğini, ayıptan doğan defi hakkı kullanılmasına rağmen davacı karşı davalı tarafından işbu davaya konu mesnetsiz iddiaların ileri sürülerek dava ikame edildiğini, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkili şirketin borçlu olduğu düşünülse dahi faturada açıkça borcun karşılığının TL olarak belirtilip kurun sabitlenmesine rağmen davacı karşı davalı tarafından haksız kazanç elde etme çabası içerisinde dava tarihindeki güncel kur hesaplanarak dava ikame edildiğini, fatura bedelinin 35.700 USD olarak belirtildiğini, hemen altında toplam tutar karşılığı olarak ise 960.415,68 TL belirtildiğini, taraflar arasında güncel kurun o anda sabitlendiğini ve borç karşılığı olarak davacı karşı davalı tarafından TL olarak fatura bedelinin belirtildiğini, davacı tarafından gizli ayıplı mal satılmasından kaynaklı olarak müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı karşı davalı tarafından müvekkili şirkete yukarıda izah edildiği üzere ....... isimli ürün satıldığını, müvekkili şirket tarafından satılan ürünlerin içerisinde bu ürünün kullanıldığını, müşteri firmalardan gelen şikayetler ve ürünlerdeki sıkıntıların aktarılması üzerine müvekkili firma tarafından konunun irdelendiğini, şikayete konu ürünlerdeki tek ortak özelliğin ....... adlı ürün olduğunun tespit edildiğini, müvekkili firma tarafından yapılan araştırmalar ve testler neticesinde ....... kullanılan haşıl ürünlerde çok ciddi performans düşüklüğü tespit edildiğini, ....... adlı ürünün müvekkilinin ürününün içerisinde bulunan ipliğin üzerine tutunma, ipliğin tüylerini yapıştırma vs. durumlarda ciddi zayıflıklar tespit edildiğini, aynı ürünün piyasadan temin edilen muadil bir ürün ile değişikliği sonrasında şikayete konu tüm sorunların ortadan kalktığının tespit edildiğini, bu deneme ile yapılan tespitlerin haklılığının ortaya konulduğunu, iş bu araştırmalar devam ederken müvekkili firmanın davacı karşı davalı şirket ile iletişime geçtiğinde davalı şirket tarafından ürünün performansını ifade etmeyen viskozite ve PH değerlerini içeren değerlerin müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili firma tarafından her ne kadar davacı karşı davalının laboratuvar ekibi ile iletişim kurulmaya çalışılmışsa da davacı karşı davalı firma tarafından müvekkili ile hiçbir iletişim kurulmadığını, davacı karşı davalı firmanın gizli ayıp içeren ürünleri müvekkili şirkete sattığını ve akabinde de hiçbir şekilde iletişim kurmayarak araştırmalara katkıda bulunmaktan kaçındığını, işbu ayıplı satıştan kaynaklı olarak müvekkili şirketin büyük miktarlarda maddi ve manevi zarara uğradığını, bazı müşterilerinin ürünlerini ücretsiz değiştirmek durumunda kaldığını, bazı firmalarla da ticari ilişkisinin sona erdiğini, iş bu değişimleri yaparken de söz konusu davacı karşı davalıdan aldığı ürünleri tekrar satın almak durumunda kaldığını, müvekkilinin maddi zararının taraflarınca hesaplanamayacak boyutta olup, Mahkeme tarafından yürütülecek tahkikat sonucunda işbu durumun belirli hale geleceğini, müvekkili şirketin yıllardır sektörün önde gelen firmalarından olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete sattığı ayıplı ürün nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü savunarak; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, haklı davalarının kabulü ile müvekkili şirket lehine şimdilik 1000 TL maddi tazminat ve 300.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; öncelikle satımı yapılan ürünler ile ilgili müvekkili şirkete isnat edilen tüm iddiaların asılsız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, karşı davacı asıl davalının müvekkili şirket tarafından satımı yapılan ürünlerin ayıplı olduğunu iddia ederek fatura bedelinin ödenmediğini bildirdiğini, müvekkili şirketin ....... (Karboksimetil Nişasta) adlı bir kimyasal madde ürettiğini, üretilen ürünün teknik performans kriterlerinin olduğunu, bu kriterlerin viskozite değeri, PH değeri, nem ve tuz değeri olduğunu, bu performans kriterlerinin her birisi için alt ve üst sınır değerlerinin ayrı ayrı belirtildiğini ve ilgili değerlerin karşı davacı asıl davalıya satım esnasında Teknik Şartnamede belirtilmek suretiyle ulaştırıldığını, gerek karşı davacı asıl davalı gerekse diğer müşteriler ile olan satışlarda mutlak suretle Teknik Şartnameye uygun mal satışı yapıldığını, müvekkili şirkette iki kademeli kalite kontrol uygulandığını, kalite kontrol laboratuvarlarının gerekli test ve analizleri yapmadan ve uygunluk vermeden hiç bir mal sevk etmediğini, müvekkili şirketin Teknik Şartnamede taahhüt edilen değerlere uygun mal gönderdiğini, davalı karşı davacının sübjektif kriterler üzerinden tamamıyla haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirketçe satılan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğunu, iplikteki tutunma/iplikteki tüylerin yapışması gibi kriterlerin bu ürünün Teknik Şartnamesinde bulunmadığını, davalı karşı davacı şirkete ait Achisize ürünlerinin kompound (karışım) ürünler olduğunu, tek bir ürün değil haşıl grubu kimyasallarındaki tüm ürünleri içeren gruptan olduğunu, bu kimyasal grubun altında 40'a yakın ürün mevcut olduğunu, içinde ne olduğunu, nereden, ne şekilde ve ne kalitede, kaç farklı kimyasal ile karıştırarak elde edilen son ürünler bakımından müvekkili şirketin hiçbir hukuki ve/veya mali sorumluluğu bulunmadığını, doğru iplik için doğru karışım oranlarının belirlenmesi, karışımın içine giren diğer kimyasalların (müvekkili şirketçe üretilmeyen) uygun kalitede olması, karışımın düzgün hazırlanması gibi pek çok nedenden dolayı davalı karşı davacının sorumluluğunun söz konusu olduğunu, başkaca kimyasallar ile karıştırarak ortaya çıkarılan ürünlerdeki ayıptan müvekkili şirketin hiç bir surette sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirket tarafından satılan ....... ürünlerinin sevkıyat öncesi tüm testlerinin yapıldığını ve gönderilen ürünlerin teknik şartname dahilinde kalite test standartlarına uygun ürün olduğuna dair kalite kontrol raporlarının da davalı karşı davalı şirkete iletildiğini, ayrıca satılan ....... ürününün tamamıyla teknik şartnameye uygun olduğunu, hiçbir geçerli delil sunmayan davalı karşı davacı şirkete karşı uyuşmazlığa ilişkin müvekkili şirkette bulunan şahit numunelerin incelenmesi gerektiğini, şahit numunelerin şirket politikası çerçevesinde üretimden itibaren iki yıllık süre boyunca müvekkili şirkette saklandığını, müvekkili şirket tarafından satılan malların ayıplı olduğunu hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte ayıp bildiriminin de 6102 Sayılı T.T.K.'nun 21/1 (c) bendi uyarınca süresi içerisinde yapılmadığını, davalı karşı davacının Temmuz 2023 ayından itibaren şikayetlerin mevcut olduğunu iddia ettiği ....... ürününü Eylül 2023 ayında da yine sipariş ettiğini, asıl uyuşmazlık konusu olan ..... nolu e faturada 213 Sayılı V.U.K.'nun 215. Maddesi uyarınca borcun karşılığının Türk Lirası olarak yasal zorunluluk çerçevesinde belirtildiğini, bu kapsamda tarafların her hesap döneminde mutabık kaldıklarını savunarak; karşı davanın reddine, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin asıl davalı karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Asıl dava yönünden faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine; karşı dava yönünden ayıplı olarak satıldığı iddia olunan ürün nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.Uyuşmazlığın; ASIL DAVADA; Fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; KARŞI DAVADA; davalı şirket tarafından davacıya satılan ham maddenin ayıplı olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının ayıp nedeniyle maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ...... Kimya Anonim Şirketi, borçlusunun ..... Kimya Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 35.700,00 USD alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı karşı davacı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Nazilli ve Yenikapı Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar gerek talimat yolu ile gerekse Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenilmişlerdir.Mahkememizce dinlenen davacı karşı davalı tanığı ..... beyanında, "Ben yaklaşık 6 - 7 yıldır davacı şirkette üretim müdürü olarak çalışıyorum. Davalı şirket ile ticari ilişkimiz yaklaşık 4 yıl öncesine dayanır. Davacı şirket ana ham madde üreticisidir, karboksimetri nişasta üretiriz, davalı şirkette bizden bu ürünü alır ve kendi ürün gamına sokar, bizim sattığımız ham madde tekstil sektöründe haşıl kimyasal olarak kullanılmaktadır. Haşılda bizim sattığımız madde dışında 5 tane daha madde bulunur. Tekstilde kullanılan ipliğin çeşidine göre haşıl farklı kimyasallardan oluşabilir. Davalı şirketin bizden aldığı ham madde onun iplik üretiminde kullandığı maddelerden yalnızca birini oluşturuyor. Örnek vermem gerekirse davalı şirketin yaptığı şey kek yapmak gibidir nasıl kekin içerisinden nişastasını, ununu, yağını ayıramazsak bizim sattığımız ham madde de davalı tarafça yapılan karışımdan ayrılamaz. Biz şahit numunelerimizi yaklaşık 2 yıl kadar rafta saklarız hatta tekstil grubunda 5 yıla kadar sakladığımız şahit numunelerimiz olmaktadır. Raf ömrünü de 1 yıl veririz. Davalı şirket sattığımız ürünün problemli olduğunu, satış pazarlama bölümüne iletmiş ve kalite kontrol testi yapılmasını istemiş satış pazarlamadaki arkadaşlar durumu bize iletti. Ben ürünümüzü kendi laboratuvarımızda aynı şartlarda test ettim, test sonuçlarında %1 sapma bile yoktu, sonuçlar ürünün analiz sertifikasındaki sonuçlarla bire bir aynı çıktı. Ben test sonuçlarını satış pazarlama bölümüne ilettim onlarda davalı şirket ile görüştüler. Davalı şirket kalite kontrol analiz sonuçlarının kendilerini ilgilendirmediği ipliğin yapışmasına baktıkları yönünde bize geri dönüş yaptılar. Ancak davalı şirketin bize ilettiği şekilde test mekanizması yok. Kaldı ki onlarda bize söyledikleri şekilde bir analiz sonucu sunmadılar. Aslında ipliğin yapışmasını sağlayan malzeme tek başına bizim sattığımız malzeme değildir. Asıl yapışmasını sağlayan Polivinilalkol'dür. Bu madde ne kadar çok konulursa iplikte o derece kolay yapışır ve esnek olur ancak maliyetli bir ürün olduğu için miktarı az tutulmaktadır. Bizim sattığımız malzemenin yaklaşık 4 - 5 katı fiyatındadır bu madde kısıldığında iplik yapışmayabilir benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir.Mahkememizce dinlenen davacı karşı davalı tanığı ..... beyanında, "Ben 2021 Mart ayından beri davacı şirketin satış direktörü olarak çalışıyorum, davalı şirket ile de yaklaşık 4 yıllık ticari ilişkimiz vardır. Biz karboksimetri nişasta üretiyoruz, davalı şirkete de bu ürünün satışını gerçekleştiriyoruz yaklaşık 4 yıllık ticari ilişkimiz de bu şekilde bir sorun yaşamadık ancak davalı tarafın ödemelerinde zaman zaman sıkıntılar oldu düzenli ödeme yapmıyorlardı. Dava konusu olayda davalı şirket sattığımız ürünün kaliteli olmadığını bize bildirdi. Bize davalı şirketten bir mail geldi bu mailde ürünün kalite problemi olduğu ve tarafımıza 100.000,00-EURO tutarında bir reklamasyon faturası keseceklerini söylüyorlardı. Normalde bizim davalı şirketten alacağımız mevcuttu. Davalı şirket ipliği haşıllamada kullanılacak karışım satmaktadır bizim sattığımız ürün haşıllama işleminde kimyasallardan sadece bir tanesidir, davalı birden çok karışım ile haşıl kimyasalı yapar. Ancak davacı kompakt ürün sattığı için o karışımda bizim ürünümüzü ayırt edip kalitesiz olduğunu söylemek gibi bir imkanı yoktur zira sadece bizim değil içerisine koyduğu hiçbir ürünü ayırt edemez. Biz davalı şirkete 6. Ayda ürünü gönderdik biz 3 ay vadeli çalışıyoruz davalı tarafın vade tarihine kadar bekleyip daha öncesinde bize bu şekilde bildirimde bulunmamasını biz çok normal karşılayamadık zira bu dönemde biz kendilerine 3 kere daha ürün satışı gerçekleştirdik. Ben durumu kalite kontrol müdürümüz ...... hanım ile paylaştım biz normalde 2 yıl saklanması gereken numuneleri 5 yıl saklıyoruz yeniden test yaptık testler sonucunda da sattığımız ürün olması gereken parametreler içerisinde çıktı. Ben bu durumu davalı şirketten ..... bey ile görüştüm. Ancak davalı taraf parametrelerin kendileri için bir anlam ifade etmediğini bize ilettiler olay mahkemeye taşındı, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir.Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davacı karşı davalı tanığı ..... beyanında, " Ben .... Kimya A.Ş'den ham madde satın almaktayım. Ben bu maddeyi tekstil ürünlerinde dokuma öncesi pamuk ipliğinin üzerine kaplamaktayız. İpliğe bu sayede güç kazandırırız. Bizim davacıdan aldığımız ham madde ürünün kalitesini olumsuz etkileyebilecek bir ürün değildir. Kaplama yaparken bu ürünün yanında farklı olarak 4-5 madde daha kullanılmaktadır. Kaliteye etkili olan malzemeler bu bildirdiğim 4-5 malzemeden birisidir. Bunlardan özellikle ..... isimli madde kaliteyi etkilemektedir. Bildiğim kadarıyla davalı firmada benim gibi ........ Kimya'dan ham madde satın almaktadır. Benim bugüne kadar ...... Kimya'dan aldığım ham maddelerde herhangi bir sıkıntı çıkmadı. Taraflar arasındaki ilişkiyi, kimin kimden alacaklı olduğunu bilmiyorum. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.Mahkememizce dinlenen davalı karşı davacı tanığı ........ beyanında, "Ben 2011 yılından beridir önce üretim müdürü, halende iş geliştirme müdürü olarak ..... firmasında çalışıyorum, ayrıca dava konusu olan .... ürününün de kullanıldığı reçeteleri bizzat yapan ürün müdürüyüm, biz şirket olarak haşıl kimyasalları olarak tabir ettiğimiz bir takım kimyasal maddeler üretiyoruz, bu kimyasallar karışımdır, içinde farklı ham maddeler bulunur, 2023 yılı özellikle ağustos - eylül ve ekim aylarında satışını yaptığımız Haşıl ürünleriyle ilgili müşterilerden şikayet almaya başladık, aynı anda 7-8 müşteriden şikayet aldık, şikayet aldığımız ürünlerin içerisindeki ham maddeleri kontrol etmeye başladık, bu ürünlerde ortak madde olan .... maddesinin olduğunu farkettik, ........ kimya ya bu durumu bildirdik, biz bu maddeyi kendilerinden satın alıyorduk, biz ........ Kimya da satış temsilcisi olan ...... ile temasa geçtik, kendisine şikayeti bildirdik, onlardan ürünün bazı değerlerini gösteren çokta tatmin edici olmayan bir cevap aldık, normalde ........ Kimyanın laboratuvarından üretimine kadar yetkilileri ile bizimle temasa geçip bu sorunun nereden kaynaklandığını ve nasıl giderileceğine ilişkin iletişim kurulmasını bekledik, iletişim kurulmadı, bu desteğide kendilerinden alamadık, daha sonra bu kullandığımız ..... yerine piyasada muadili başka bir ..... ürünü aldık, ve sattığımız kimyasalların içine koyarak aynı müşterilere gönderik, bu kez tarafımıza herhangi bir olumsuz dönüş olmadı, ancak bu süreçte bazı müşterilerimiz bizimle çalışmayı bıraktı, ayrıca müşterilerin şikayet ettikleri ürünlerin tamamını müşterilerden iade almak zorunda kaldık, ayrıca piyasada şirketimizin ürünlerinde problem olduğu her yerde duyuldu, halen de konuşulmaktadır, bu üründe neden problem olduğunu daha sonra kendimiz de araştırdık, ürünün performansını etkileyen DS değeri dediğimiz bir analiz değeri mevcuttur, bu analizin DS değerini ancak davalı gibi bu ürünü üretebilecek teknolojiye sahip firmalar ile üniversitelerde kurulu bulunan laboratuvarlarda yapılabileceğinden biz davacı ile aynı teknolojiye sahip .... üretimi yapan bir firmaya bu ürünleri gönderdik, bu firmadan bize DS değerinin yüksek olduğuna dair rapor verildi. Bunu resmi rapor haline getirmek için Kastamonu Üniversitesi'ne gönderdik, Üniversiteden bize gelen raporda üründeki değerlerin CMS de olmaması gereken yükseklikte değerler olarak tespit edilmiştir, tekstilde kullanılan CMS nin değerinin normalde 0.10 ile 0.18 arasında olması gerektiği söylenirken bu ürünün 0.20 nin üzerinde DS değeri olduğunu tespit ettik, bu durum müşterilerin haşıl uygulamasında iplikleri yapıştıramamasına neden olduğunu anladık, daha sonra ........ kimya firmasından ayrılan bazı personellerle görüştüğümüzde ........ Kimyanın teknik ekibinin ayrıldığını, bu konuda bir sıkıntı olduğunu bize söylediler, Kastamonu üniversitesinden aldığımız raporu biz avukatımıza ilettik dosyaya henüz sunulmadı diye biliyorum, bizim ....... ürünündeki ayıbı tespit etmemiz 2 ayımızı aldı, zaten müşterilerimizi de bu süreçte kaybettik, şikayet gelen ürünlerin reçetelerine baktığımızda ortak madde hep ....... idi, bizde ....... den şüphelendiğimiz için avrupadan gelen muadil başka bir CMS maddesini reçetedeki diğer ürünler değiştirilmeden koyarak müşterilerimize sattık, sattığımız ürünlerde herhangi bir sıkıntı olmayınca sıkıntının da ....... ürününde olduğunu anladık. Bizim ....... ürünündeki ayıbı tespit etmemiz 2-3 ayımızı aldı, bu sürede henüz tespit yapmadığımızdan davacıdan yeni ürün almış olabiliriz, olaya ilişkin görgüm ve bilgim bundan ibarettir" demiştir.Mahkememizce dinlenen davalı karşı davacı tanığı ..... beyanında, "Ben 2 yıldır kalite kontrol uzmanı olarak davalı şirkette çalışıyorum. Şirkette girdi ham madde ve nihai ürün kontrollerini ben yapıyorum, müşterilerimizden aldığımız şikayetler doğrultusunda ürünlerimizi incelediğimizde ortak ürünün ....... olduğunu gördük, daha sonrasında birebir muadil olan CMS ham maddesiyle değişiklik yaptığımızda, reçetelerde revizyona gittiğimizde müşterilerimizden herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadık, bu şekilde sorunun ....... maddesinde olduğunu tespit ettik" demiştir.Mahkememiz dosyası, asıl ve karşı davada; tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, tanık beyanları, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyası ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi ile takip ve dava tarihi itibari ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere mali müşavir bilirkişi ile davalı şirket tarafından davacıya satılan ham maddenin ayıplı olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının ayıp nedeniyle maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarı, ham madde de ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, yine ayıbın tespiti halinde faturaya konu üründen beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere tekstil mühendisi ile kimya mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;Bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz dosyasına ibraz edilen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle, "... Davacı/karşı davalının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı/karşı Davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıdan 35.700,00 USD (1.041.144,09 TL) alacaklı olduğu, Davalı/karşı davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalı/Karşı Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalıya 960.415,68 TL borcunun bulunduğu, takip konusunun davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıya düzenlemiş olduğu 14.09.2023 tarihli ..... nolu 35.700,00 USD (960.415,68 TL) bedelli fatura alacağından kaynaklı olduğu, Davalı/karşı davacı şirket ticari defterlerinde takip konusu fatura kayıtlı olmakla birlikte, davalı/karşı davacı şirket tarafından Beyoğlu ..... Noterliği'nin 19.12.2023 tarihli ..... nolu İhtarnamesi ile mezkur fatura içeriğindeki ürünlerin ayıplı olması gerekçesiyle ödeme yapılmayacağını bildirdiği, davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği CMS-LS hammadde lotlarının kimyasal analiz sonuçları incelendiğinde istenen değerleri karşıladığı ve herhangi bir uygunsuzluğun bulunmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen .... CMS-LS lotlarının ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi ve kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından davalının bu lotlarla ilgili ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu, 20.09.2024 tarihli Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi raporuna konu analizlerin, son kullanma tarihi üzerinden 2 ay geçen ..... lot nolu ..... ürününe..yapılarak bulunan DS sonucu olduğundan dikkate alınamayacağı, davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği .. hammaddeleri ortamın ısı ve neminden etkilenerek zamanla bozulabilmesi nedeniyle son kullanma tarihinin önem arz ettiği''değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.Yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, tanık beyanları, BA/BS formları, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ....... ( karboksimetil nişasta) ham maddesinin alım satımına dayanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı karşı davalı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı karşı davacı hakkında icra takibine girişildiği, davalı karşı davacı tarafça borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli asıl davanın açıldığı, asıl davanın görülmesi sırasında davalı tarafça cevap-karşı dava dilekçesi ile karşı dava olarak ayıplı olarak satıldığı iddia olunan ürün nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemli davanın açıldığı ve karşı dava harcının yatırıldığı, asıl ve karşı davanın taraflarının her ikisi de ticaret şirketi ve tacir olup, aralarındaki davanın da ticari dava niteliğinde olduğu, TTK 4/2. Maddesi uyarınca davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli, yukarıda özetlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraf şirketlerin 2023 yılı ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacı karşı davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalı karşı davacıdan 35.700,00 USD (1.041.144,09 TL) alacaklı olduğu, davalı karşı davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacı karşı davalıya 35.700,00 USD 960.415,68 TL borcunun bulunduğu, takip konusunun davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıya düzenlemiş olduğu 14.09.2023 tarihli .... nolu 35.700,00 USD (960.415,68 TL) bedelli fatura alacağından kaynaklı olduğu, davalı karşı davacı şirket ticari defterlerinde takip konusu faturanın kayıtlı olduğu, davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği CMS-LS hammadde lotlarının kimyasal analiz sonuçları incelendiğinde istenen değerleri karşıladığı ve herhangi bir uygunsuzluğun bulunmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen ........ lotlarının ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi ve kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından davalının b... konu analizlerin, son kullanma tarihi üzerinden 2 ay geçen ..... lot nolu . ürününe yapılarak bulunan DS sonucu olduğundan dikkate alınamayacağı hususlarının tespit edildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile asıl dosya yönünden alacağın varlığının ispatlandığı, her ne kadar karşı davada davalı karşı davacı vekili tarafından ayıp iddiasında bulunulmuş ise de; .... ham madde lotlarının kimyasal analiz sonuçları incelendiğinde istenilen değerleri karşıladığı ve herhangi bir uygunsuzluğun bulunmadığı, davalı karşı davacı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen .... ..... lotlarının ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi ve kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu sunulmadığı, ..... lot nolu CMS-LS ürünü yönünden ise her ne kadar davalı karşı davacı tarafça rapor sunulmuş ise de son kullanma tarihi üzerinden 2 ay ve satış tarihi üzerinden bir yıl geçen ürün yönünden DS sonucunun dikkate alınamayacağı teknik bilirkişi tespiti Mahkememizce de benimsenerek ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; asıl dava yönünden faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne, karşı davanın ise ayıp iddiasının ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;1-Asıl dava yönünden;Davanın KABULÜ ile;Davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,Takibin asıl alacak miktarı olan 35.700,00-USD üzerinden DEVAMINA,Asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere fiili ödeme tarihinde kısa vadeli USD cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 35.700,00 USD'nin icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 73.511,67-TL karar ve ilam harcından mahkememiz dosyasına yatırılan 18.377,92-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 55.133,75-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafından yatırılan 18.377,92-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Asıl ve karşı dava yönünden; davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.353,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerine BIRAKILMASINA,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 167.422,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,2-Karşı dava yönünden;Davanın REDDİNE,Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.140,32-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.524,92-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE,Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi üstünden yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....Hakim .....