İstinaf sonrası bozma üzerine yeniden görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli tahsili davasında, 2942 sayılı kanunun ek ve geçici maddeleri uyarınca değerleme ve Yİ-ÜFE ile güncelleme usulü.
Özet: Bu hukuki metin, davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemiyle açılan davanın yargılama sürecini detaylandırmakta olup, ilk derece mahkemesi kabul kararı sonrası istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek, Yargıtayın 2942 sayılı kanuna eklenen Ek Madde 3 ve Geçici 15. Madde uyarınca taşınmazın değerinin tescil tarihindeki nitelikleriyle ve Yİ-ÜFE ile güncellenerek belirlenmesi gerektiğini vurgulayan bozma kararı sonrasında bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yeniden verilen kabul kararının taraf vekillerince temyiz edildiği mevcut durumu özetlemektedir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 15.09.2017
KARAR
: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne
karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı idare vekili Avukat ... gelmiş, davacı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 1113 parsel sayılı taşımazın maliki olduğunu, müvekkilinin hissesine davalı idare tarafından fiilen el konulduğunu, taşınmazın davalı tarafa devredildiğini, müvekkilerine herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, bu nedenle uzlaşma kapsamında davalı idareye başvuru yaptıklarını, idarenin cevabi yazısında taşınmazın uzlaşma konusu bir durumunun olmadığını gerekçe göstererek uzlaşma talebinin reddedildiğini, yapılan kamulaştırma işleminin usulüne uygun yapılmadığını, belirlenecek tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamış ancak yargılama sırasında davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı idare vekilinin istinaf itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen; ek madde 3 ile; "Mülga 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanun'un mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle:█████/2021- ███████ md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır." Geçici 15. maddesi ile; “Mülga 6830 sayılı Kanunun 16'ncı ve 17'nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam eden davalar, ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.” Geçici 17. maddesi ile, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun ek 3'üncü maddesine eklenen cümle, bu cümleyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalarda da uygulanır” hükümleri getirilmiştir. Bu durumda davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan kanun hükmüne uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3 51... /1557 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3 51... /1557 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin dava 24.12.2019 tarihinden önce açılmış olup 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup; eldeki davada dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak bedel belirlenmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3 51... /1557 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;vekalet ücretinin nispi hesaplanması gerektiğini, dava tarihi itibari ile belirlenen bedelin karar tarihine güncellenmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın İmar ve İskan Bakanlığının 04.05.1979 tarihli oluru ile Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca taşınmazın tescili istemi ile açılan dava sonucunda; Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davalı ... payının tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verildiği, takdir edilen kamulaştırma bedelinin ... Bankası Barbaros Şubesine bloke edildiği; ancak dosya kapsamında ödemeye ilişkin bir belge bulunmadığı, davacı adına noter tebligatı yapıldığına dair belgeye de dosya içinde rastlanmadığı gibi yapılan ilanen tebligatın ise yasal şartlar yerine getirilmeden yapıldığından geçersiz olduğu anlaşılmış olup işin esasına girilmesi yerindedir.
3. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilerek karar verilmesi yerindedir.
4. Yapılan incelemede; davacı vekilinin 24.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın 1979 yılında kamulaştırıldığını, 2942 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesi uyarınca eldeki davada maktu harç ve maktu vekalete hükmedilmesi gerekeceğinden, maktu ıslah harcı yatırıldığının belirttiği gözetildiğinde, davacı taraf lehine bu gerekçe ile maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi sonucu itibari ile doğrudur.
5. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 17.10.2023 tarihli ve Esas
: ████████, Karar: █████████ sayılı“Bozma İlamına” ekli,“Sayın Üyemiz ...’e ait Karşı OyŞerhi”ndeki bizimde iştirak ettiğimiz görüşünde açıkça belirttiği; 2942 sayılı Kanun’un Ek 3, 15... nci maddelerinin eldeki davaya konu olaydaki uygulanmasına yönelik görüş ve açıklamalarını aynen tekrarlamakla birlikte;
Özet olarak karşı oy görüşümüzü bir kez daha ifade edecek olursak;
Somut olaydaki davanın konusununusulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin olduğu ve bu davada da 2942 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi, aynı Kanunun ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi ile bu cümlenin atfıyla aynı fıkranın 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin uygulanması gerektiği,
Uygulama yapılırken de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden de uygulanmaları gerekeceğinden davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih,değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri de gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin, TÜİK tarafından açıklanan Yİ-ÜFE Endeksi Tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “KARAR TARİHİ” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan;
Sayın çoğunluğun “Onanma Kararı ve görüşlerine” bu yönüyle katılmıyoruz. 27.05.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!