Hazine vekilinin kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, taşınmazın değerlemesine ve bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının bölge adliye mahkemesince reddi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Hazine tarafından belirli bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüyle belirlediği kamulaştırma bedelini yüksek bulan ve bilirkişi raporundaki usulsüzlükler, hesaplama hataları ile objektif değer artışının yanlış uygulandığı gibi gerekçelerle itiraz eden davacı Hazinenin istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince taşınmazın net gelir esasına göre değerlemesinin ve uygulanan faiz oranlarının hukuka uygun olduğu belirtilerek esastan reddedilmiş, Hazine bu ret kararına karşı da temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 06.09.2022KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Silivri 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 45 65... parsel (eski 879 parsel) sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 45 65... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 07.01.2023 tarihinden karar tarihi olan 18.01.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara derhal ödenmesine, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın türbin alanı olarak kamulaştırıldığına dair hüküm fıkrasında açıklamaya yer verilmediğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, acele el koyma kararının verildiği tarih itibarıyla taşınmazın değerinin tespiti gerektiğini, hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu belirtilmesine rağmen sulu tarım arazisi verileri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü, bilirkişi kurulu raporunda, kamulaştırmadan arta kalan (A2) olarak gösterilen alanda tarımsal bütünlüğün bozulması ve tarım yapılmasının imkansız hale gelmesi nedeniyle bu bölümün bedeline hükmedilmesinde, diğer arta kalan (A1) olarak gösterilen alanın niteliği, yüzölçümü, geometrik durumu gözetilerek bu kısım için değer azalışı verilmemesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.