İstanbul Anadolu 8. Ticaret Mahkemesinde 140.000 Euro bedelli bonodan kaynaklanan borçsuzluğun tespiti davası, davacının karşılıklı uzlaşmayla feragati neticesinde reddedildi.
Özet: Yüksek meblağlı bir kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında davacı, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini talep ederken; davalı, imzanın davacıya ait olduğunu ve senedin bağımsız bir borç ikrarı olduğunu savunmuş, ancak yargılama sürecinde davacının taraflar arasında yapılan bir protokol uyarınca davadan feragat etmesi ve bu protokolde karşılıklı olarak vekalet ücreti ile yargılama gideri talebinden vazgeçildiği anlaşılması üzerine mahkeme, davanın feragat nedeniyle reddine ve davalı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından -------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyası ile 140.000,00 EURO bedelli ve 03.10.2019 tanzim tarihli, 03.10.2022 vade tarihli bono nedeniyle müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması ve taraflar arasında borç miktarına tekabül eden hiç bir ticari para ve mal alışverişi olmaması ile tarafların ekonomik ve sosyal durumu itibari ile bononun hayatın olağan akışına aykırı olarak tanzim edilmiş olması nedeniyle davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davanın açıldığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığına dair iddiaya itibar edilmez ise de taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen senedin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve hile ile alındığından müvekkinin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, 140.000,00 euro gibi davalının mali durumu ile izah edilemeyecek yüksek bir meblağın herhangi bir teminat olmaksızın elden verildiği iddiasının hayatın olağan akışına (genel hayat tecrübelerine) aykırı olduğunu ispatlayacağını belirterek takip konusu yapılan bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun ve takibin iptaline, davalı haksız ve kötüniyetli olduğundan, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senet aslı üzerinde yapılacak usulüne uygun imza incelmesi neticesinde senetteki imzanın boçlu/davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, senedin davacı tarafından imzalanıp verildiğini, bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olup bir illete bağlı olması gerekmediğini, kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, davacı tarafın suç isnat ederek ve sanki maddi durumu kötüymüş izlenimi uyandırarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının ortaklık bahanesiyle kendisinden paralar alıp lüks bir iş yeri açarak aldığı dairelerin ödemelerini yaptığını, belirterek davanın reddine, davacının %20' den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle itibariyle kambiyo senedinden doğan menfi tespit davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanarak █████/2023 günlü duruşmada ön inceleme yapılmış tarafların sulh olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikata geçilmiştir. Yargılama devam ederken davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini, protokol gereğince karşılıklı anlaştıklarını ve karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. İncelenen █████/2025 tarihli protokolde tarafların karşılıklı olarak bir birlerinden vekalet ücreti talep etmeyeceklerinin kabul edildiği anlaşılmıştır. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307. md.) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311. md.)Dosya incelendiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesi ile birlikte sunduğu vekaletnamede davadan feragate özel yetkili kılındığı Mahkememizce anlaşılmıştır. Davadan feragat edilmesi halinde davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekmekle birlikte gerek davacı vekili tarafından sunulan protokol hükümleri ve gerekse davalının icra dosyasına sunduğu takipten feragat beyanı bir arada değerlendirildiğinde tarafların karşılıklı birbirlerinden bir taleplerinin olmadığı sonucuna varılmış, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın feragat nedeni ile reddine,2-Yargılamanın ilk oturumu geçtikten sonra feragat edilmekle 2/3 oranında hesap olunan 488,00 TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3- Dosya adli yardımlı olduğundan suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.775,00 TL ATK fatura bedeli, 568,75 TL posta tebligat ücretinin toplamı olan 5.343,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,4- Davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde -------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026