Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davalı şirket yetkilisiyle ticari ilişkilerde araç alım satımından ve elma ihracatı ortaklığından kaynaklı alacakların tahsili amaçlı icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı şirket yetkilisinden kaynaklanan araç alım satımından doğan 179.000 TL borç ile haciz kaldırmak için verilen 120.000 TL avansın ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiş; davalı yetkilisinin eski borcu kapatma ve yeni ihracat işinden kâr elde etme vaadiyle davacıyı ikna ederek elma ihracatı ortaklığı kurduğu, bu kapsamda davacının toplam 1.323.800 TL ve ek 70.000 TL ödeme yapmasına rağmen davalının taahhütlerini yerine getirmeyerek sadece 18.000 TL geri ödeme yaptığını, böylece davacının büyük zarara uğradığını belirtmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili 30.12.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin yetkilisi ... ile 2017 yılının Nisan ayında müvekkilini ziyaret için arkadaşına ait işletmede bulunduğu sırada davalı şirketin yetkilisinin de senet borçlarını ödemek için aynı işletmeye gelmesi üzerine tanıştıklarını, ilgili tarihlerde müvekkilinin ... adlı işletmenin sahibi olduğunu, davalı şirketin yetkilisiyle araç alım satımına dair ticari nitelikte iş yaptıklarını, yapılan işler neticesiyle davalı şirketin yetkilisi ...'nin müvekkiline toplamda 179.000,00 TL borcu olduğunu, vadesi gelmesine rağmen borcun ödenmemiş olması sebebiyle müvekkili ile davalı şirketin yetkilisi ... ve dava dışı ... ile ... arasında sözleşme imzalandığını, yapılan sözleşmeye göre 179.000,00 TL'lik borca istinaden davalı şirket yetkilisi ... ile dava dışı ... ve ...'ye ait 6 adet aracın toplamda 230.000,00 TL bedel üzerinden müvekkiline verileceğinin ancak ilgili araçların üzerilerinde haciz olduğunu, müvekkilinden alınacak avans 120.000,00 TL ile hacizlerin kaldırılacağının, ardından araçların satışının müvekkiline verileceğinin, kalan 69.000,00 TL'lik bakiye borcun da 05.10.2017 tarihinde müvekkiline ödeneceği konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği hacizlerin kaldırılması için anlaşılan 120.000,00 TL'yi davalı şirketin yetkilisi ...'ye verdiğini, ancak ilgili araçların üzerindeki hacizlerin kaldırılmadığını, satışın müvekkiline verilmediğini, söz konusu sözleşmeye istinaden müvekkilinin hacizlerin kaldırılması için vermiş olduğu 120.000,00 TL ile davalı şirketin yetkilisi ...'nin ve dava dışı yukarıda isimleri geçen diğer kişilerin müvekkiline toplamda 299.000,00 TL borcu olduğunu, ilgili sözleşmeye ilişkin olarak taraflarınca davalı ... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... aleyhine Konya .İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de davalı şirket yetkilisi tarafından itiraz edildiğini, yaşanan olayların ardından müvekkilinin işlerin kötü gitmesi sebebiyle ... adlı işletmesini kapatmak zorunda kalmışsa da ilerleyen tarihlerde davalı şirketin yetkilisi ...'nin, müvekkili ile iletişime geçerek "ilk ticari ilişkideki ortakları ile ayrıldığını, ihracat üzerine bir şirket kurduğunu, araç alım satımdan kalan borcu en kısa süre içerisinde ödeyeceğini ancak yeni şirketin iş yapabilmesi için sermayeye ihtiyacı olduğunu, yapılacak işin kâr marjının yüksek olduğunu herhangi bir zarar durumunda sermaye olarak koyduğu parayı kâr marjı ile iade edileceğini" söyleyerek müvekkiline ortaklık teklif ettiğini, müvekkilinin ise hem ilk ticari ilişkiden kalan alacağını almak hem de yeni bir iş yapmak amacıyla davalı şirket yetkilisinin teklifini kabul ettiğini, müvekkilinin teklifi kabul etmesi üzerine davalı şirkete para göndermeye başladığını ardından davalı şirket ile aralarında 21.12.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, yapılan 21.12.2020 sözleşmeye uyarınca; "Davalı ... Ticaret ve Limited Şirketi ile müvekkilinin birlikte alım bedelinin %50'sinin müvekkili tarafından ödendiğinin 16 konteyner elma alımı yapıldığını, ilk satışın 14.01.2021 tarihindeki yükleme ile yapılacağı gelen paranın tamamı ile müvekkili ...'ın sermaye olarak ortaya koyduğu paranın ödeneceği ve sonrasında kalan paranın eşit bir şekilde paylaşılacağı, meydana gelebilecek herhangi bir anlaşmazlık durumunda ...'ın göndermiş olduğu paraların iade edilecek olup yapılan ticaretteki kar gözetilerek zararının giderileceği ve sözleşmenin feshedileceği" konularında anlaşıldığını, müvekkilinin sözleşmeye istinaden ilk olarak davalı şirketin ... A.Ş, hesabına 20.11.2020 tarihinde 50.000,00 TL gönderdiğini, ardından davalının sürekli ticarette sorun çıktığına yönelik çeşitli bahanelerler müvekkilinden para istediğini, müvekkilinin 21.12.2020 tarihli sözleşmeye istinaden davalı şirket hesabına toplamda 1.323.800,00 TL tutarında ödeme yaptığını, ancak davalı şirket yetkilisi ...'nin sözde yapılan ihracat ticareti ile ilgili sadece 18.000,00 TL'lik bir ödeme yaptığını, geri kalan ödemelere ilişkin müvekkiline çeşitli bahanelerle oyaladığını, davalı şirket yetkilisi müvekkilini arayarak 19.04.2021 tarihinde Mersin Gümrüğünde 21.000,00 USD karşılığında elmalarını sattığını ancak gümrük şirketinin 70.000,00TL komisyon istediğini bu tutarın acilen verilmesi gerektiğini sonradan bu tutarı 3 gün içerisinde ödeyeceğini belirterek müvekkilinden 70.000,00TL istediğini, müvekkilinin de 3 gün içerisinde ödeneceğini düşünerek sarraf arkadaşından 140 gram altın borç aldığını ve davalı şirket hesabına gönderdiğini, müvekkilinin yaptığı tüm bu ödemelere istinaden yapılan ticaretlere belgeleri atmasını istediği zaman davalı şirket yetkilisi ...'nin 15.06.2021 tarihinde ekte sahte e-fatura düzenleyerek 16 tırlık ihracat yapıldığına dair sahte belgeyi müvekkiline gönderdiğini, davalı şirket yetkilisinin 10.08.2021 tarihinde müvekkilini aradığını, bankada paranın bağlı kaldığı acil 100.000,00 TL'ye ihtiyacı olduğunu söylediğini, bir ay içerisinde ödeyeceğini taahhüt ederek 100.000,00 TL borç aldığını, ancak davalı şirketin yetkilisinin bu borcu da ödemediğini, yıllarca almış olduğu borçları ödeyeceğine dair türlü türlü sözler söyleyerek oyaladığını, davalı şirket yetkilisinin dosyaya sunulan whatsapp mesajlarından da açıkça anlaşılacağı üzere defalarca kez borcunu ikrar ettiğini, ödeme vaatlerinde bulunduğunu ama asla ödemediğinden bahisle; Davanın kabulü ile davalı borçlunun borcunu gereği gibi ifa etmemesinden ötürü takip hukuku yönünden dosya alacağının tamamına ilişkin geçerli bir ödeme yapmayan borçlu şirketin Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu haksız itirazlarının iptali ile icra takibin devamına karar verilmesini, ayrıca davalının söz konusu itirazı kötüniyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalının davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyası, banka kayıtları, davalı şirketin ticari sicil kayıtları, davacının ticari sicil, esnaf ve sanatkarlar odası ile vergi kayıtları, dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyamız içerisine celbedilen Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ..., borçlusunun ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 1.600.915,06TL alacaktan kaynaklı ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, Örnek 7 ödeme emrinin borçlu şirkete 08.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 14.08.2023 tarihli dilekçesi ile; İlamsız ödeme emrine, yetkiye, borca ve takibe, takip konusu asıl alacağı, faize ve diğer tüm fer'ilerine, icra takip ve dava masraflarına ve vekalet ücretine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği ve yapılan itiraz sonucunda 15.08.2023 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dava; ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine İİK. 67. maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davanın kabulü ile davalı borçlunun borcunu gereği gibi ifa etmemesinden ötürü takip hukuku yönünden dosya alacağının tamamına ilişkin geçerli bir ödeme yapmayan borçlu şirketin Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu haksız itirazlarının iptali ile icra takibin devamına karar verilmesini, ayrıca davalının söz konusu itirazı kötüniyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın davaya karşı herhangi bir cevap vermediği görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386.maddesinde; ''Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde, 6098 Sayılı Kanun'un 387. maddesinde; ''Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez. Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.'' şeklinde 6098 Sayılı Kanun'un 392. maddesinde; ''Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' şeklinde, 6098 Sayılı Kanun'un 555. maddesinde; ''Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.'' şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 555. maddesinde tanımlanan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. (HGK'nun ... Esas- ... Karar sayılı ilamı)
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 18.10.2023 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;" 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ncı maddesine göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Aynı Kanun'un 392 nci maddesi ise; ''Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' hükmünü ihtiva etmektedir. İşbu maddede yer alan ''ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk önce istemde bulunması, sonrasında altı hafta beklemesi gerektiğinin anlaşılmadığı, bu ibarenin yalnızca temerrüdün oluşması ve dolayısıyla faiz talep edilebilmesi için istemin üzerinden altı hafta geçmesi gerektiğinin vurgulandığı anlaşılmaktadır. ( Dairemizin 11.04.2023 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı)" şeklinde kabul edilmiştir.
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında; Alacaklı ... tarafından borçlu ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine 1.600.915,06 TL alacaktan kaynaklı ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, Örnek 7 ödeme emrinin borçlu şirkete 08.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 14.08.2023 tarihli dilekçesi ile; İlamsız ödeme emrine, yetkiye, borca ve takibe, takip konusu asıl alacağı, faize ve diğer tüm fer'ilerine, icra takip ve dava masraflarına ve vekalet ücretine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği ve yapılan itiraz sonucunda 15.08.2023 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce resen seçilen SMMM bilirkişisi ... tevdi edilerek davacı tarafın iddiaları dosya içerisine gelen bilgi ve belgelerde değerlendirilerek davacının alacağına yönelik rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 02.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda; Vergi İdaresi kayıtlarına göre, davacı ...'ın 29.07.2021 tarihinde ticari faaliyetini sonlandırdığının, davalı şirkete emanet para gönderdiği tarihte kayıtlı bir faaliyetinin bulunmadığının tespit edildiğinin, davacı ...'ın ... Bankası ... Şubesinde bulunan ... No'lu hesabından ... Ticaret Limited Şirketin ... IBAN no'lu hesabına "EMANET" açıklamasıyla yapmış olduğu ödemelerin 1.300.800,00 TL olduğunun tespit edildiğinin, davacı tarafça dava dosyasına sunulan banka dekontları incelendiğinde, davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nce davacı tarafa toplamda 23.000,00 TL tutarında iki ödemenin 'Emanet İade' açıklamasıyla gönderildiğinin tespit edildiğini, buna göre davacının davalı şirketten alacağının (1.300.800,00 TL - 23.000,00 TL=) 1.277.800,00 TL olduğunun, davacı taraf, yapılan elma ticaretine ilişkin olarak davalı tarafından kendisine sahte fatura gönderildiğini iddia etmiş olmakla birlikte, dava dosyasına sunulan belgelerden söz konusu faturanın sahte olup olmadığı yönünde kesin bir değerlendirme yapılamadığının, bu kapsamda, ilgili vergi dairesinden davalı şirkete ait katma değer vergisi (KDV) beyannamelerinin dosya kapsamına alınması yahut doğrudan “...” numaralı e-arşiv faturaya ilişkin bilgilerin vergi idaresinden talep edilmesi suretiyle faturanın gerçekliğine ilişkin sonuca ulaşılabileceğinin, ...’nin, davalı ... Ticaret Limited Şirketi’nin hem tek ortağı hem de münferiden temsile yetkili müdürü olduğunun anlaşıldığının, davacı ... tarafından dosyaya sunulan WhatsApp yazışma kayıtlarının, davacı ile ... [+...] arasında gerçekleştiğinin görüldüğünün, yazışmalarda açık bir tutar belirtilmemekle birlikte, borcun niteliği (ticari, şahsi veya ortaklıktan kaynaklı) de kesin olarak ortaya konmadığının, ancak davacının mesajlarında sıkça yer verdiği “söz verilip yerine getirilmediği”, “alacakların ödenmediği” ve “helalleşilmediği” yönündeki ifadeler dikkate alındığında; bu yazışmalar, davacının davalıdan bir alacağı olduğu yönündeki iddiasını destekler nitelikte olduğu değerlendirildiğinin bildirildiği, davalı tarafa meşruhatlı davetiye çıkartılmak suretiyle ticari defterlerini dosyaya sunmaları veya incelenmesi halinde ne şekilde hazır edileceklerine yönelik beyanda bulunmaları için kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmadığı gibi ne şekilde hazır edileceğine yönelik beyanda da bulunmadığı, bu nedenle ticari defterlerini sunmaktan kaçındığının bildirildiği görülmüştür.
Davalı şirketin Konya .İcra Müdürlüğü'nün yetkisine yönelik yetki itirazının takibe konu alacağın para borcu olması ve tarafların sözleşmeyle aksinin kararlaştırmaması nedeniyle alacaklı davacının yerleşim yeri İcra müdürlüğü'nün de yetkili olması nedeniyle yerinde olmadığından, davalının Konya .İcra Müdürlüğü'nün yetkisine yönelik itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça davalı şirkete dosya içerisinden bulunan dekontlardan değişik tarihlerde "emanet para" açıklaması ile değişik miktarlarda para gönderildiği, taraflar arasındaki whatsap kayıtlardan davalı şirket yetkilisinin bu durumu ikrar ettiği, davacı tarafın yasal karinenin aksini ispat ettiği, ispat yükünün davalıya geçtiği ve davalının havalenin emanet amacıyla gönderilmediğini ispat etmesi gerektiği, bu durumun davalı tarafça ispat edilemediği, böylece davacı tarafça davalıya ödünç sözleşmesi kapsamında para gönderildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce hükme esas alınan rapora göre, davacı tarafça takip konusu yapılan alacağın dosya içerisine sunulan dekontlardan "emanet para" açıklaması ile davacı tarafça dosyaya sunulan dekontlardan davacı tarafın davalıdan 1.277.800,00 TL alacağının olduğu, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, işlemiş faiz yönünden ise her ne kadar davacı tarafça davalı şirket yetkilisine whatsap üzerinden değişik tarihlerde talepte bulunmasına rağmen bu talebinin açık olmadığı, tarihin mahkememizce tam olarak tespit edilmesinin mümkün olmaması karşısında davacının alacağı nedeniyle davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabul edildiği, daha öncesi için temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafça ispat edilemediği, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibine karşı davalı tarafın 1.277.800,00 TL'lik alacağa yönelik itirazında haksız olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, İİK.67/2.maddesinde düzenlenen tazminata ilişkin şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının İİK.67/2.maddesi gereğince takibe konu ve kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Konya . İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasından 1.277.800,00 TL asıl alacağa yönelik davalının itirazının İPTALİ ile bu miktar alacak ve asıl alacağa icra takip tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda YASAL faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-İİK'nun 67/2.maddesi gereğince kabul edilen 1.277.800,00 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 87.286,52 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 19.335,05 TL harç ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından alınan 8.004,58 TL peşin harç olmak üzere toplam 27.339,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 59.946,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
5-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacının katılıp, davalının katılmadığı anlaşıldığından; 7531 sayılı Kanun'un 25. Maddesi ile değişik 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. ve 13.maddesi gereğince 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.236,70 TL arabulucu ücretinin davalıdan, geriye kalan 363,30 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir KAYDINA,
6-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 19.823,45 TL ilk yargılama harcı ile Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından alınan 8.004,58 TL peşin harç toplamı 27.828,03 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 660,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.660,00 TL yargılama giderinin 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacının katılıp, davalının katılmadığı anlaşıldığından; 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. ve 13.maddesi gereğince 4.660,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.189,74 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, geriye kalan 470,27 TL yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 196.892,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan Üye Üye Katip
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!