Yargıtay, işçi alacakları davasında yerel mahkemenin iddia ve savunma özetlerini içermeyen, başka davayla karışan gerekçeli kararını HMK 297ye aykırılık nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, davacının fark kıdem, ödenmeyen ihbar ve ikramiye ile ayrımcılık tazminatı taleplerini reddeden yerel mahkeme kararını, hükmün esasına ilişkin inceleme yapmadan, gerekçeli kararın tarafların iddia ve savunmalarının özetini açıkça içermesi gerekirken, hatalı şekilde başka bir dosyadan alınan cümlelere yer vermesi ve yargıda açıklık ilkesini ihlal etmesi nedeniyle usul hukukuna aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı vekili, davacı işçinin fark kıdem ile ödenmeyen ihbar tazminatı, ikramiye ve fazla mesai ücret alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı vekili, davacının davalı dernekte çalıştığını, emeklilik suretiyle işten ayrılırken kıdem tazminatının personel yönetmeliğine aykırı olarak 35 gün yerine 30 gün üzerinden ödendiğini, 2004 yılında yapılan değişiklik öncesinde yılda 8 kez verilen ikramiye miktarlarının 26.8.2004 tarihli kararla aylık ücrete eklenmesi yönünde karar alınmasına karşılık bu kararın uygulanmadığını ve dolayısıyla ikramiyelerin ödenmediğini, aynı vasıfta çalışan diğer birim uzmanlarına göre daha az ücret ödemekle iş kanununun 5 inci maddesindeki eşitlik kuralının ihlal edildiğini, birleştirilen dava dosyasında da, yönetmelik gereği şartların tahakkuku halinde 35 gün kıdem tazminatı yanında ihbar tazminatı da ödeneceğinin belirtildiğini belirterek, fark kıdem, ödenmeyen ihbar tazminatı, ayrımcılık tazminatı ile ikramiye alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı vekili, Ekim 2004 ayından itibaren 22.10.2004 gün ve 233 sayılı tamim ile yılda 8 defa ve 45 gün üzerinden hesaplanan ikramiyelerin 30 güne düşen miktarlarının hesaplanarak aylık ücretlere eklendiğini, davacının kıdem tazminatının yönetmelik değişikliği ile 35 günden 30 güne indirildiğini davacı ile diğer çalışanlar arasındaki ücret farklılığının asgari geçim indirimi ve diğer özel nedenlerden oluşabileceğini, fazla çalışma olmadığını, davanın kendisini ayrıldığını, ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, kendisi ayrıldığından ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, kıdem tazminatının ve ikramiye alacağının ödendiği, fazla mesai yapmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.D) Temyiz
:Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.E) Gerekçe
:Mahkemeler tarafından verilen kararlarda tarafların gösterilmesi, iddia ve savunmaların özetlenmesi, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebeplerinin açıklanması zorunludur. Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 3 88... . Maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve1. Kararı veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve tutanak kâtibinin ad ve soyadları ve sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa kararın hangi sıfatla verildiği,2. Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri,3. İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep,4. Kararın verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve tutanak kâtibinin imzaları, yönündeki hükümlerin kararın yazımında dikkate alınması gerekir.Bu unsurlar 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. Maddesi uyarınca aynen benimsenmiştir.Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.Somut uyuşmazlıkta mahkemece yazılan gerekçeli kararda davacının iddialarına, davalının savunmasına yer verilmemiş, iddia da sehven olasılıkla başka bir dosyanın davacısı tarafından asgari işçilik oranının belirlenmesine ve bu nedenle kesilen prim ve gecikme cezasının tahsiline ilişkin kurum işleminin iptaline, yapılan ödemenin iadesine ve savunmada ise kurumun işleminde hata olmadığı, kanuna uygun olduğu, davanın reddi gerektiği şeklinde cümleler yer almıştır. Karar iddia ve savunma özetini içermediğinden eksiktir. HMK.’un 297,2 98... . Maddelerine aykırı davranılmıştır. Kararın salt bu nedenle sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı salt sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.