Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından; haksız tahrik, zamanaşımı ve vekalet ücreti itirazları reddedilerek onanması.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf mahkemesince onanması üzerine temyiz incelemesi yapan mahkeme, sanık müdafiinin hakaret kastı olmadığı, haksız tahrik uygulanması gerektiği, zamanaşımının dolduğu ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki iddialarını değerlendirmiş; sanık savunması, şikayetçi anlatımları ve bilirkişi raporu ışığında mahkumiyetin yerinde olduğunu, haksız tahrik koşullarının oluşmadığını, zamanaşımının kesildiğini ve vekalet ücreti talebinin mesnetsiz olduğunu belirterek, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemini esastan reddederek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suça konu sözleri hakaret kastıyla söylemediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, zamanaşımının dolduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇESanık savunması, şikayetçi anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine; koşulları oluşmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, 13.10.2015 tarihli sanık savunması ve 23.02.2023 tarihli mahkumiyet kararı zamanaşımını kestiğinden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesine; sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğinden vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uyguladığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2025 tarihinde karar verildi.