Danıştay 6. Daire, Antalya Kumlucadaki Beydağları Milli Parkı sınırlarını imar planıyla uyumlu hale getiren uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemli davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararını temyiz başvurusu üzerine incelemektedir.
Özet: Antalya Kumlucada Beydağları Milli Parkı sınırlarının imar planı sınırıyla uyumlu hale getirilmesini hedefleyen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, davacı milli park sınırlarının hatalı çizildiği ve güncel olmayan kıyı kenar çizgisinin plana esas alındığını iddia etmiş; ancak ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, söz konusu plan değişikliğinin üst ölçekli Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı, imar mevzuatı, planlama ilkeleri ve kamu yararına uygun olduğuna kanaat getirerek davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YALTINCI DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
:...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... BakanlığıVEKİLİ
: Av....2- ... Belediyesi Başkanlığı- ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alana ilişkin olarak Beydağları Milli Parkı sınırlarının imar planı sınırı ile uyumlu hale getirilmesine yönelik Güney Antalya Turizm Alanı Adrasan . Etap 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığının 03.10.2018 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, 1. Etap 1/5000 nazım imar planı ve 1. Etap 1/1000 uygulama imar planının kıyı kesiminden milli park sınırının geçtiğinin anlaşılması üzerine Beydağları Sahil Milli Park sınırına giren kısımların onama sınırı dışına çıkarıldığı, yapılan bu değişikliğin üst ölçekli plan olan Beydağları Sahil Milli Parkına ilişkin uzun devreli gelişme revizyon planına (UDGRP) uygunluk açısından zorunlu olduğu, tekrar düzenlenen planların 03.10.2018 tarihinde onaylandığı, plan değişikliğinin imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğünün █████/2018 tarihli yazısında milli park sınırının doğru çizilmediğinin belirtildiği, planlama sınırı belirlenirken yargı kararıyla iptal edilen kıyı kenar çizgisinin esas alındığı, yargı kararından sonra yeniden kıyı kenar çizgisi belirlendiği güncel durumunun plana işlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığının... tarihli, ... sayılı yazısı ekinde Beydağları Milli Parkının sayısal sınır verisi .ncz uzantısının plana işlendiği, söz konusu plan değişikliğinde kıyı kenar çizgisinin değil Beydağları Milli Parkı sınırlarının veri alındığı ileri sürülmektedir.Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Beydağları Milli Parkı sınırında kalan taşınmaza ilişkin 2015 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Beydağları Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı onaylanmış, milli park sınırlarında değişiklik yapılmış, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından anılan değişikliklerin imar planına işlenmesi talep edilmiş, bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığının 03.10.2018 tarihli işlemi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanmış, 25.10.2018-26.11.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından askıda itiraz edilmiş,anılan itiraz davalı Bakanlığın ... tarihli, ... yazısı ile reddedilmiş ve davacıya 02.05.2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:3194 sayılı İmar Kanununun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, imar planlarına, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında itiraz için 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir süre getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir.Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 25.10.2018- 26.11.2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı ilan süresi içinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 26.01.2019 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, anlaşıldığından, izleyen 60 gün içinde, en son █████/2019 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra █████/2019 tarihli dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmaktadır.Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 02.05.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2017 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararı da bu yöndedir.Bu durumda, bakılan davada süre aşımı bulunduğundan, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.KARŞI OY (X)
: 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararın gerekçesini değiştirerek onayabileceği, 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır.Dosyanın incelenmesinden, davanın süresine yönelik temyize konu kararda herhangi bir gerekçe ve açıklama bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince süre hususunda bir hüküm tesis edilmediği görülmüştür.Uyuşmazlık konusu olayda, davanın süre aşımı bakımından reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiştir.Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararın içeriği ve sonuçları itibarıyla davanın reddine ilişkin karardan farklı olması nedeniyle bu gerekçe ile kararın onanması halinde karar veren İdari Dava Dairesinin davanın süresinde olduğu gerekçesiyle ilk kararında ısrar etme imkanı ortadan kalkacağından yargılama yetkisinin usulüne uygun kullanımının sağlanması amacıyla kararın bozulmasına Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.Bu itibarla, Mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği oyuyla, anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.