Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasında çeklerdeki imzaların sahte olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edildi.
Özet: Davacı tarafça açılan menfi tespit davasında, dava dışı şirketler tarafından keşide edilen ve kendi kaşeleri üzerindeki ciroların davacı yetkilisine ait olmadığını, imzaların sahte olması nedeniyle çek bedellerinden borçlu bulunmadığını ileri sürmesi üzerine, davalı tarafın cevap vermediği yargılamada, yapılan kapsamlı bilirkişi incelemeleri sonucunda, incelenen çeklerin arka yüzlerindeki kaşe üzeri birinci ciro imzalarının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, karşılaştırma belgeleriyle yüksek derecede uyumsuzluk ve benzemezlik taşıdığı grafolojik ve grafometrik olarak tespit edilerek, davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiası esaslı delillerle doğrulanmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025K.YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Yargılamaya konu ve dava dışı ihbar olunan ..... Toptan Gıda Pazarlama İnş. Teks. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen; ..... Bankası'nın 15.09.2022 tarihli ..... seri numaralı 98.700,00-TL bedelli .... Bankası'nın 30.08.2022 tarihli ..... seri numaralı 88.500,00-(TLSeksenSekizBinBeşYüzBinTürkLirası) bedelli çekler ile Dava dışı ihbar olunan ..... Çlk. İnş. Gıda Pazarlama Tic. Ltd. Şti. tarafından keşiden edilen; ..... bank Bankası'nın 15.10.2022 tarihli ..... seri numaralı 75.000,00-TL bedelli ve ..... bank Bankası'nın 01.11.2022 tarihli ..... seri numaralı 75.000,00-TL bedelli Çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzaların sahte olması nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmediği görüldü.DELİLLER VE GEREKÇE
:Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; dava konusu çeklerdeki davacı şirket kaşesi üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı; söz konusu çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı; davalı aleyhine kötü niyet tazminatı ile para cezasına hükmedilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.Bilirkişi ..... tarafından █████/2024 tarihinde sunulan raporda; İnceleme konusu çeklerinarka yüzlerinde Karaca kaşesi üzerindeki 1. Ciro imzalar ile .... ve .....'nın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile ..... Bankası ..... Şubesine ait, keşide yeri ve tarihi İstanbul 15.09.2022 olan, ..... seri nolu, 93.700 TL bedelli ve ,.... bank ..... Şubesine ait, keşide yeri ve tarihi İstanbul 01.11.2022 olan, ..... nolu, 107.500 TL bedelli çeklerdeki imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ..... 'nın eli ürünü olmadığı hususları tespit edilmiştir.Bilirkişi ..... tarafından █████/2025 tarihinde sunulan ek raporda; Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında; İnceleme konusu çekin arka yüzünde Karaca kaşesi üzerindeki 1. Ciro imza (Şekil A 3) oval bir yapının devamında oluşturulan çoklu gramalar ve çapraz çizgi ile tamamlanmış, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, işlek özellikte bir imza olup bu imza ile ..... ve .....'nın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında yapıların oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, yapılar arası bağlantılar, doğrultu, ritm, işleklik gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile ..... Bankası ..... Şubesine ait, ..... seri nolu, 88.500 TL bedelli çekin arka yüzündeki 1. Ciro kaşesi üzerindeki imzanın, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ....'nın eli ürünü olmadığı hususları tespit edilmiştir.Huzurda görülen dava menfi tespit davasıdır.Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372)Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce (alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunması şartı ile) ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu halde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Hakan Pencanıtez, Oğuz Atalay, Meral Sungurtekin Özkan, Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164).Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik unsurlar da vardır.Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar.Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle, bir illete bağlı olması gerekmez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır.Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir.Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan ..... bank ..... Şubesi'ne ait ..... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 107.500,00 TL bedelli çek; .... Bankası .... Şubesi'ne ait ..... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 93.700,00 TL bedelli çek; Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan ...... Bankası ..... Şubesi'ne ait .... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 88.500,00 TL bedelli çek; ...... bank ..... Şubesi'ne ait ..... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 138.000,00 TL bedelli çek ve █████/2022 tarih ve ..... numaralı fatura nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Davacı vekili tarafından dava konusu çeklerde yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığı ile faturanın gerçek bir mal alış satışına dayanmadığı iddia edilmiştir. Mahkememizce dava konusu çeklerin ibraz bilgileri ile ibraz anı görüntüleri ilgili bankalardan celp edilerek ...... numaralı çek asılları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya ibraz anı fotokopisi kazandırılan .... seri numaralı çek fotokopisinin incelenmesinde davacı şirketin söz konusu çekte keşideci, lehtar ya da ciranta olmadığı tespit edilmiştir. Davacının söz konusu çek nedeni ile borçlu sıfatı bulunmadığından davacının ..... bank ..... Şubesi'ne ait ....... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 138.000,00 TL bedelli çeke yönelik açılan davasının aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce dava konusu ..... numaralı çek asılları üzerinde imza incelemesi yapılmış olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda söz konusu çeklerdeki imzaların lehtar olarak görünen davacı şirketin yetkililerine ait olmadığı tespit edildiğinden söz konusu çekler bakımından açılan davanın kabulü ile davacının bu çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı tarafından ayrıca ..... numaralı faturaya yönelik olarak da menfi tespit talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce söz konusu talebin değerlendirilmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi üzerine bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Davacı tarafından ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeni ile davacının söz konusu faturanın gerçek bir alım satım ilişkisine dayanmadığı yönündeki iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Söz konusu fatura bakımından ispatlanamayan davanın reddi ile davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı ile idari para cezası verilmesi taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davacı .... Züccaciye Tic. Ve San. A.Ş.'nina.İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan ..... bank ..... Şubesi'ne ait ..... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 107.500,00 TL bedelli çek,b...... Bankası ..... Şubesi'ne ait ..... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 93.700,00 TL bedelli çek,c.Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan..... Bankası ...... Şubesi'ne ait ..... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 88.500,00 TL bedelli çek nedeni ile davalı ..... Malzemeleri Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Davacının ..... bank ..... Şubesi'ne ait ..... çek seri numaralı, █████/2022 keşide tarihli ve 138.000,00 TL bedelli çeke yönelik açılan davasının aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE,3-Davacının █████/2022 tarih ve ...... numaralı faturaya yönelik menfi tespit talebinin REDDİNE,4-Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı ile idari para cezası verilmesi taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 19.789,41-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.304,05-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.485,36-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 46.352,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 5.758,54-TL Peşin/Nisbi Harç, 1.545,51-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 7.384,75-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan; 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.988,85-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 17.988,85-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.184,64-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,11-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile feri müdahil vekilinin yüzlerine karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....e-imzalıHakim.....e-imzalı