Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan hatalı kaynak işçiliği nedeniyle ölümlü kazaya yol açan tazminat davasının istinaf incelemesi.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, davacı, davalıya yaptırdığı beton pompası kaide milinin kaynak işinin hatalı ve yetersiz yapılması nedeniyle milin koptuğunu, bunun bir iş kazasına yol açtığını ve bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini belirterek, üçüncü tarafa iade edilen bedel ile nakliye, vinç ve yargılama gibi ek masraflar sonucu uğradığı maddi zararın tazminini talep etmiştir; davalı ise davanın süresinde açılmadığı, zamanaşımı, görevli mahkeme, hukuki yarar yokluğu gibi usuli itirazların yanı sıra hatalı kaynak iddialarını reddederek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:███████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... İnşaat Taahhüt Tic. Ve San. Limited Şirketi arasında davadışı şirkete ait olan "..." markalı ... plakalı beton pompası makinesi üzerine monteli, kule tamirinin yapılmasına dair sözleşme yapıldığını, ilgili sözleşme kapsamında beton pompası kule tamirinde makinenin borwerk, burç parçalarının değişimi ve kaide mil değişimi ve kaynağının yapılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, borwerk ve pedastal burç parçalarınn değişimi davacı tarafından gerçekleştirilmiş olmakla birlikte; kaide mil değişimi ve kaynağının yapılması için, farklı ekipmanlar ve uzmanlık gerektiğinden, ilgili tamirin yapılması için ... Makine'nin sahibi davalı ... ile 12.500,00 TL karşılığında anlaşma yapıldığını, 28.05.2019 tarih A-045951 seri ve 057493 irsaliye numaralı 14.750,0 TL tutarında fatura düzenlendiğini, anlaşma kapsamında kaide mili davalıya ait bulunan işyerine götürülüp, tamiratın davalı tarafından gerçekleştirildiğini, kaide mili davalı tarafından, davacı şirkete teslim edildiğini, kaide mili içinden boru geçen kutu şeklinde, dört tarafı da kaynak yapılmak sureti ile kapatılmış bir kutu formunda olduğundan, teslim alındığı sırada metal kutunun içindeki hatalı imalatın ise tespit edilemediğini, Kaide milin ... Limited Şirketi'ne, teslim edildiğini, 19.06.2019 tarihinde ... Limited Şirketi tarafından ilgili makine ile yapılan beton dökme işlemi sırasında , tamiri yapılan beton mikserine ait kaide milden yarıldığını ve kaide kanağının koptuğunu, kopan parçaların, üzerine düşmesi sonucu bir işçinin ölümüne sebebiyet verdiğini, Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtası ile; ███████ D. İş sayılı dosyaya makine mühendisi bilirkişi atandığını ve 10.07.2019 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda kaide kısmında kaynak dolgusunun eksik ve yetersiz yapıldığı için mikserin kaide üzerine tam olarak kaynak yapılamadığı ve mikserin bu sebeple koptuğunun belirtildiğini, raporda ayrıca kaidede yapılan kaynağın hatalı olduğu ve kaynak dikişinin zorlanarak dip kısımdan çatladığı ve kırıldığı kanaatine de varıldığını, davalının kaide milinin kaynını hatalı yapmış olduğunun bilirkişi incelemesi ile de tespit edildiğini, davalı şirketin eser sözleşmesine bağlı ayıplı ifa sorumluluğunun doğduğunu, yapılan hatalı kaynağın açıkça görülebilen veya genel bir muayene sonucu anlaşılabilen bir ayıp olmadığını, davalı tarafından yapılan bu ayıplı ifa sebebiyle davacı şirketin teslimi gerçekleştirdiği dava dışı ... Limited Şirketi'ne 45.359,20 TL olan anlaşma tutarını iade etmek durumunda kaldığını, ayrıca makinenin teslimi, pompa vinç masrafı, kaza sebebiyle gerçekleştirilen yargılama ücreti gibi sair masraflar sebebiyle müvekkilinin 50.695,00 TL maddi zarara uğradığını, zararın karşılanmadığını belirterek şimdilik 12.500,00 maddi zararının 28.9.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava süresinde açılmadığını , davacının talebi ile ilgili tüm hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri dolduğunu, dava dilekçesinin HMK m.119’a aykırı olarak düzenlendiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını ,dava şartlarının oluşmadığından dolayı da davanın reddi gerektiğini, derdestlik ve kesin hüküm itirazları olduğunu ,davacının haksız olarak davayı ikame ettiğini , davacının davayı açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını , davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının ile dava dışı ... Şirketi arasında anlaşma yapıldığı, anlaşma kapsamında beton pompası kule tamirinde makinenin borwerk, burç parçalarının değişimi ve kaide mil değişimi ve kaynağının yapılması gerektiği belirtildiğini devamında kaide mil değişimi ve kaynağının yapılması için bu defa müvekkili ile 12.500,00-TL karşılığında anlaşma sağlandığı iddia edilmiş ise de bahsi geçen kaide milinin müvekkiline ait işyerine getirildiğini, tamiratın yapılıp ve davacı şirkete teslim edildiği belirtilmiş, sonrasında ise ... Şirketi tarafından yapılan beton dökme işlemi sırasında kaide kaynağının koptuğu ve kaza meydana geldiği belirtildiğini ,davacı tarafın bu kazanın müvekkilinin kaide mili kaynağını hatalı yapmasından dolayı meydana geldiğini iddia ettiğini ancak davacının gerek anlaşma kapsamı gerekse de kazanın müvekkilinin kusurundan kaynaklandığı yönündeki bu iddiaları gerçek dışı olduğunu , müvekkilinim yaklaşık 500 adet firmaya talaşlı imalat yapan ticari bir işletmesi olduğunu ,bu işletmede yedek parça, torna, freze, borwerk işleri görüldüğünü, belirtilen bu ticari faaliyet kapsamında 2019 yılında davacı şirket ile aralarında ticari ilişki olduğunu ,müvekkilin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ,. davacının talep etmiş olduğu “kaide mil değişimi” işi gereği gibi yapılıp teslim edildiğini ,bu çerçevede müvekkili tarafından davacı şirkete, dava dilekçesinde belirtilen, 28.05.2019 tarihli, 045951 sıra numaralı ve 14.750,00-TL tutarlı fatura düzenlendiğini ,düzenlenen bu fatura davacı şirketin yetkilisine teslim edildiğini, davacı ise üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü (5.000,00-TL’lik kısmi ödeme haricinde) yerine getirmediğini, aksine haksız iddialar ileri sürerek müvekkilinin alacağını semeresiz bırakmaya çalıştığını ,faturadan da anlaşılacağı üzere müvekkilin sadece “kaide mil değişimi” işini üstlendiğini ,müvekkili tarafından kaynak işlemi yapılmadığını ,kaide mili gövdeden çıkarıldığını , yeni milin ön hazırlığı torna ile yapıldığını ve gövde kaynak işlemi için davacı şirkete teslim edildiğini ,davacı şirket tarafından kaynak işlemi yaptırıldıktan sonra müvekkilinin yeni milin torna işlemini tamamlayıp eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, ancak davacı şirketin , dava dışı üçüncü bir şirket ile ilgili olayı gerekçe göstererek ayıplı ifadan söz ettiğini ,müvekkilinin , bu üçüncü kişi konumunda bulunan dava dışı şirkete ne “mil değişimi” hizmeti verdiğin, ne de “kaynak işlemi” yaptığını , söz konusu olay ile ilgili müvekkilinin doğrudan veya dolaylı bir ilgisi olmadığını, müvekkilin üzerine düşen edimi gereği gibi ifa ettiğini, davacı şirketin, müvekkilini ilgilendirmeyen konuları ileri sürerek borcunu ödemediğini,bunun üzerine müvekkilinin alacağının ödenmesi için icra takibi başlatıldığını ,davacı şirketin borca itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu , itiraz dilekçesinde ayıba karşı sorumluluk nedeniyle müvekkilinin borcunun olduğu iddia edildiğini ,daha sonra da dava dilekçesinde bahsi geçen 20.09.2019 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede ayıplı ifadan bahisle müvekkilini sorumlu olduğu iddia edildiğini ,bu ihtarnameye Ankara 36. Noterliğinin 04.11.2019 tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini , ayıplı mal teslim edildiği iddiası tamamen gerçeğe aykırı olduğunu , yükümlü olunan borcun ödemekten kaçınma amacı taşıdığını , fatura tarihinden aylar sonra müvekkilinin fatura bedelinin ödenmesini talep etmesi sonrasında davacı şirketin gerçek dışı iddialar ileri sürmesi bunu açıkça gösterdiğini, Müvekkilinin alacağının ödenmemiş olması nedeniyle bu defa dava açıldığını ,taraflar arasındaki dava Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosya ile görüldüğünü ,bu dosyadan verilen 04.12.2020 tarihli karar ile dava kabul edildiğini , verilen karar da “Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine” kesinleştiğini verilen karar kesin hüküm ve dolayısıyla kesin delil olduğunu Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini , icra dosyası henüz tahsil edilmeyip derdest olduğunu ,davacı tarafından açılan işbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın kabul edilmesi halinde müvekkilinin icra dosyasındaki alacağı (ferileri ile birlikte) ile takas/mahsup edilmesini talep ettiklerini sonuç olarak; davacı şirket haksız iddialar ileri sürerek haksız kazanç sağlama gayesinde olduğunu ,daha önce taraflar arasında görülen davada davacının iddialarına itibar edilemeyeceği hüküm altına alındığını ,müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını ,anlaşma gereği üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini davacı kendi kusuruna dayanarak hak elde etmeye çalıştığını davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı davrandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini
talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davalının kesin hüküm itirazına ilişkin olarak davacının işbu dava dosyasına konu ayıptan kaynaklı alacak taleplerinin Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen gerekçeli karar ile değerlendirildiği, ayıp savunmasına itibar edilmediği, her iki dosyanın taraflarının ve aradaki uyuşmazlığın aynı nedenden kaynaklandığı, davacının bahsi geçen dava dosyasında ileri sürdüğü hususların söz konusu mahkemece yapılan yargılama neticesinde irdelenerek █████/2020 tarihinde karara bağlandığı ve hükmün kesinleştiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm dava şartı yokluğundan sair hususlar incelenmeksizin, HMK-114-/1-i ve 115.maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davanın kesin hükme dayanak olarak gözetilen kararın, taraflar arasında, aynı olaydan kaynaklanmakla birlikte; içerik itibariyle farklı olduğunu, karşı yanın açtığı Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında görülen dava ise, icra takibine itirazın kaldırılması için açılan dava olduğunu, davaların nitelikleri farklı olduğundan yapılan incelemede farklı olduğunu, mezkûr davada, kusur tespiti zarar tespiti yapılmadığını sadece ticari defterler ve senet metnindeki unsurlar göz önüne alındığını her ne kadar gerekçeli karar taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmemişse de, şekli olarak karşı yan haklı olduğu için aleyhlerine sonuçlandığını, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı oldukları dosya ise, ayıplı imalata nedeniyle doğan zararın tazminine ilişkin olduğunu, müvekkili ... İnşaatı firmasının beton pompasının tamir işini üstlendiğini, gerekli tamiratların çoğunu kendi bünyesinde yaptığını ,pompanın aracın üstüne sabitlenmesi için kullanılan; ortasından beton pompasının geçeceği -dürbünümsü- boşluk olan, kare kutu şeklindeki aparatın imalatı işini, ...'e verdiğini ,davalı işi yaptığını beyan ederek aparatı müvekkili firmaya teslim ettiğini , (Ortası delik iki kare arasına, - pompa borusunun içinde dönebilmesi için- pompanın çapından geniş bir boru parçası kaynaklandığını ; bu işlemin sonunda diğer 4 yüzey kaynak yapılarak kapatıldığını , Ortası dürbün gibi bir kare kutu oluştuğunu.) müvekkilinin bu kutu şeklindeki aparatı teslim aldığını, araca monte ettiğini, işi teslim aldığında, sadece kutunun dışı yüzeylerine yapılan kaynağı görebildiğini; kapalı kutunun iç kısmındaki borunun sabitlenmesi için yapılan kaynakları göremediğini, Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ███████ D.İş sayılı dosyası'nda yapılan tespitte, metal kaidedeki kaynakların yeterli ve nitelikli olmaması nedeniyle ölümlü iş kazasının vuku bulduğu tespit edildiğini, genel itibariyle olayda; işveren sıfatıyla ... İnşaat ölenin ailesine karşı; müteahhit sıfatıyla müvekkili, ... İnşaata karşı; imalat yapan olarak ..., müvekiline karşı sorumlu olduklarını, her ne kadar senet ve yapılan yargılama nedeniyle müvekkili ...'e karşı sorumlu olsada; imalatın ayıplı olması durumunda, müvekkilinin uğradığı zarar kadar da ...'ün müvekkiline karşı sorumlu olması gerektiğini, yapılan yargılamada bu konunun eksik kaldığını, ayıplı imalattan doğan sorumluluğun kime ait olduğuna dair yargılama yapılmadığını, böylelikle davanın esasına tesir edecek kesin hüküm olmadığını, yüzeysel değerlendirmeyle, maddi gerçeğin açığa çıkmasına ihtiyaç duymadan; yapılan yargılama sonucunda müvekkili aleyhine ağır sonuçlar doğurun hükümler ortaya çıktığını beyanla hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulduğu belirtilerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle aynı sözleşme ilişkisine dayalı olarak davalı yüklenici ... tarafından iş bedelinin tahsili yönünden açılan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında eldeki dosyada tazminata konu edilen imalat hatasına ilişkin hususun tartışılarak ... Makine İthalat İhracat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin kusurlu olduğunun kabul edilmiş ve buna ilşkin kararın kesinleşmiş olmasına, kusura ilişkin bu husus eldeki davada kesin delil mahiyetinde olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 27.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!