Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, yangın sonrası hurda satışında eksik tartım kaynaklı fatura alacağına ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, yanan fabrika silolarından elde edilen hurda demirlerin davalıya satışı sırasında, davalının sürücüsü tarafından hurdaların eksik tartılması nedeniyle oluşan yaklaşık 179.850 TLlik ödeme farkına ilişkin kestiği faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Davalı, dava dilekçesine cevap vermemiş olup, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının ticari defterlerine göre davalıdan yaklaşık 179.670,50 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025K.YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin mülkiyetinde ve işletmesinde bulunun fabrika binasında 2023 yılında çıkan yangın sonucunda fabrika silosu yanarak zarar gördüğünü, yanan silonun yanmadan önceki ilk satın alındığı ve nakliye edildiği vaziyetteki ağırlığı 56,7 ton ve satın alınmasından sonra silonun gemi ile ulaşımının sağlanması sırasında gemiye alınmadan önce yapılan ağırlık ölçümlerine ilişkin resmi kayıtlar satın alınan birbirine eş 2 silonun toplam ağırlığının 113,4 ton olduğunu, bir silonun ağırlığının ise 56,7 ton olduğunu gösterdiğini, silonun yanmadan önceki ağırlığını gösteren resmi kayıtlar ve Türkçe tercümeleri dilekçenin ekinde yer aldığını, müvekkil şirket yetkililerince yanan silodan kalan galvaniz saçlar ve hurdaya çıktığından bu hurdalar satışına ve fabrika binasından tahliyesine karar verildiğini, davalı firma ile hurdaların kilosusun 7,50 TL üzerinden satışı hususunda sözlü anlaşma yapılmış olup, bu anlaşmaya istinaden 20.06.2023 tarihinde davalının sevk ve idaresinde olan ..... ve ..... plakalı kamyonetler ile hurda mallar önce kantarda tartılmış, sonrasında İse kamyonet ile fabrika binasından tahliye edildiğini, ancak davalının sevk ve idaresinde olan bu kamyoneti kullanan şoför davalının bilgisi ve onayı dâhilinde araca yüklediği hurdaların kg'da düşük tartı göstererek müvekkil şirkete ödemesi gerekenden az tutarda ödeme yaptığını, müvekkil şirket tarafından davalıya kesilen faturalara istinaden eksik tartımından kaynaklı kantar tartı farkının yansıtılmasına ilişkin olarak müvekkil tarafından düzenlenen 06.07.2023 tarihli “20.01.40 Metallar” açıklamalı 179.850,00 TL tutarlı fatura, davalı tarafça müvekkile iade edilmemesine rağmen müvekkile fatura bedeli de ödemediğini, müvekkil tarafından düzenlenen yansıtma faturası davalı tarafça ödenmediğinden, davalı aleyhine Büyükçekmece ...... İcra müdürlüğünün ...... E. sayılı icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafından sunulan haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak sunulan itirazının iptaline, takibin devamına, itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle davalı aleyhine 920'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davacıya teslimi gereken ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği; tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.Dosyamız arasına celp edilen Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 179.850,00 TL asıl alacak, 2.723,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 182.573,62 TL alacak üzerinden borçlu aleyhine fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından █████/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.Dosyaya ..... tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (08.08.2023) itibariyle davacının davalıdan 179.670,50 TL alacağının bulunduğu, Davacı yanın düzenlemiş olduğu ve davalı yanın kabulünde olan ve bedeli ödenen faturaların sevk irsaliyelerinin mevcut olduğu ve sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümünde isim ve imzaların mevcut olduğu ancak davacının takip dayanağı yapmış olduğu 06.07.2023 tarihli .... no.lu “20 01 40 Metaller-23.980 KG” açıklamalı 179.850,00 TL tutarlı faturaya İlişkin herhangi bir sevk irsaliyesi sunulmadığı, davacı yanın takip konusu yapmış olduğu faturanın içeriğinin davalı yana teslimi hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturadan dolayı davalı yandan alacaklı olduğu hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu, hususları tespit edilmiştir.Dosyaya .... tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;Takip konusu alacağın; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 06.07.2023 tarihli ..... nolu “20 Of 40 metaller (20.06.2023 tarihli ....... fatura, 20.06.2023 tarihli ...... fatura, 05.07.2023 TARİHLİ ...... faturalara istinaden eksik tartımdan kaynaklı kantar tartım farkının yansıtılmasıdır) - 23.980 KG” açıklamalı 179.850,00 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu, ) Davacı yanın düzenlemiş olduğu ve davalı yanın kabulünde olan ve bedeli ödenen faturaların sevk irsaliyelerinin mevcut olduğu ve sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümünde isim ve imzaların mevcut olduğu,| Davacı şirket tarafından kök rapor sonrası dosyaya sunulan kantar fişleri incelendiğinde; kantar fişlerinde yer alan tartım rakamlarının takip dayanağı fatura öncesinde düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğu, takip dayanağı faturaya ilişkin herhangi bir evrak bulunmadığı, Bu itibarla; davacı şirket tarafından takip konusu faturada talep edilen eksik tartım bedellerine ilişkin dosyaya mübrez herhangi bir evrak bulunmadığı ve sunulan kantar fişlerinin de takip dayanağı fatura öncesi düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğu anlaşıldığından, takip dayanağı faturanın davacı şirket ispatına muhtaç olduğu, Davacının iddia ettiği miktarda hurdanın eksik tartılmış olması durumunda bunun bedelinin istenebileceği düşünülmekle birlikte bu hususun ispat edilmesi gerektiği, öte yandan Sayın Mahkeme eksik tartım yapıldığı kanaatine vardığı takdirde TBK m. 50, f. 2 hükmüne dayalı olarak zararın miktarını takdir edebileceği, bilirkişinin bağlayıcı olmayan görüşü mevcut koşullarda bir zarar hesabının yapılamayacağı, hususları tespit edilmiştir.Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davacı ile davalı arasında davacının işletmesinde meydana gelen yangın sonucunda hurdaya dönen ayçiçek silolarının kilogram fiyatı 7,50 TL'den olmak üzere satışı konusunda ticari ilişki kurulduğu, söz konusu ticari ilişki kapsamında davacıya ait hurdaların davalı tarafından satın alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından söz konusu hurdaların davalının bilgisi ve onayı ile düşük tartıldığı, bu nedenle de hurda bedelinin eksik ödendiği iddia edilmiştir. Davacı tarafından ayrıca davalı ve hurdanın sevkıyatını yapan şoförler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Babaeski Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair müştekinin soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı bir delilin bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olup söz konusu karar kesinleşmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı yanın düzenlemiş olduğu ve davalı yanın kabulünde olan ve bedeli ödenen faturaların sevk irsaliyelerinin mevcut olduğu ve sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümünde isim ve imzaların mevcut olduğu, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan kantar fişleri incelendiğinde kantar fişlerinde yer alan tartım rakamlarının takip dayanağı fatura öncesinde düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğu, takip dayanağı faturaya ilişkin herhangi bir evrak bulunmadığı, bu itibarla davacı şirket tarafından takip konusu faturada talep edilen eksik tartım bedellerine ilişkin dosyaya mübrez herhangi bir evrak bulunmadığı ve sunulan kantar fişlerinin de takip dayanağı fatura öncesi düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğu anlaşıldığından takip dayanağı faturanın davacı şirket isbatına muhtac olduğu hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen davada eksik tartıma ilişkin iddiasını ispat yükü davacıda olup davacı tarafından bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.473,04-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....☪e-imzalıdır.☪Hakim ......☪e-imzalıdır.☪