Kamulaştırmasız el atılan muhdesat bedelinin tahsili davasının konusuz kalması ve birleştirilen kamulaştırma bedeli tespiti davasının temyiz incelemesi.
Özet: Maliklerin arazilerindeki muhdesatlara idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla tazminat talebi ve idarenin aynı muhdesatların kamulaştırma bedelinin tespiti amacıyla açtığı davanın birleştirilmesiyle oluşan uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi maliklerin davasını idarenin acele kamulaştırma kararı ve bedelin bloke edilmesi nedeniyle konusuz bırakıp, idarenin muhdesat bedelinin tespiti talebini kabul etmiş, istinaf mahkemesi ise maliklerin belirlenen bedeli düşük bulduğu yönündeki itirazlarına rağmen bu kararı esastan reddederek onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 11.08.2022
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan muhdesat bedelinin tahsiline ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar- birleştirilen davada davalılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından, müvekkillerine ait olan; Malatya ili, ...ilçesi, .... Mahallesi 10 46... nolu parsel üzerinde bulunan ve davalılara ait olan muhdesata kamulaştırmasız olarak el konulduğunu; uzlaşma hükümleri kapsamında yapılan başvuruya davalı tarafından cevap verilmediğini, bu bağlamda kamulaştırmasız el atma bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL tazminat alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacı müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalılara ait olan Malatya ili, ...ilçesi, .... Mahallesi 10 46... nolu parsel üzerinde bulunan muhdesatın kamulaştırılmasının zorunlu olduğunu; uzlaşma bildirisinin davalılara bildirildiğini; kıymet takdir komisyonu tarafından dava konusu muhdesatlar için tahmini bir bedel tespit edildiğini beyanla dava konusu muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespitine, taşınmazın müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Değişik iş sayılı kararı ile usulüne uygun olarak acele kamulaştırılmasına karar verildiğini; bu nedenle davacı tarafın dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacılar vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde davasına dayanak yaptığı Yargıtay kararı incelendiğinde taşınmazın arzına ilişkin olarak karar verildiği anlaşılmış olup, aleyhe olarak açılan iş bu davada ise taşınmazın arzının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesi çerçevesinde davacının mülkiyetinden alındığını ve üzerindeki muhdesat bedelinin ise Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ değişik iş sayılı davada bankaya bloke edilerek davacılara ödendiğini, yine asıl davada davacılar -birleştirilen davada davalılar vekili tarafından verilen dava dilekçesinde muhdesatta tasarruf hakkının ortadan kaldırıldığına dair beyanın gerçeklerle bağdaşmadığını, zira muhdesatın bedelinin Mahkemece verilen karar sonucu ödendiğinden artık muhdesatlar üzerinde hukuki yararının bulunmadığı hususu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada davacılar- birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu muhdesatlar için belirlenen kamulaştırma bedelini kabul etmediklerini, belirlenen bu bedelin dava konusu muhdesatların gerçek değerini yansıtmadığını, bu nedenle Mahkemece uzman bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu muhdesatların gerçek değerinin tespit edilerek müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacı -birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sadece muhdesat yönünden kamulaştırma bedeli belirlendiğini, bu bedelin mülkiyet hakkının karşılığı olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında belediye değerlendirme formuna göre işlem yapıldığından yapı yaşları da soyut olarak yine bu formdaki veriler esas alınarak belirlendiğini, oysaki yapılardan bir kısmının yapımı 2000'li yıllarda inşa edildiğini, dolayısıyla forma bağlı kalarak belirlenen yaş ve yıpranma payının kabulünün mümkün olmadığını, taşınmaz üzerinde daha fazla ağaç bulunmasına rağmen eksik tespit ve hesaplamalarda bulunulduğu gibi birim fiyatlarının da düşük belirlendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; konusuz kalan davanın açılmasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, dolayısıyla konusuz kalan davayı açmakta davalının kusuru yoksa, onun aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, vekâlet ücreti hesaplamasının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu olarak tayini gerektiğini, harcınında maktu alınması gerektiğini, yapıların yıpranma oranı, binaların yaşına göre hesaplanmasının hatalı olduğunu, yıpranma oranı yapının fiili durumu gözönüne alınarak tespit edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını ve ayrıca eksik imalatın düşülmediğini, harç ve vekâlet ücreti belirtilen kanun hükümleri dikkate alınarak saptanması yani maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dava yönünden İlk Derece Mahkemesince yöntemine uygun bir şekilde kamulaştırma bedelinin hesaplanması ve bu toplam bedel üzerinden birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi, asıl davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasının uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacılar- birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu yapılara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins, verim durumu ve sayısına göre maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!