Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Halkalı-Kapıkule demiryolu projesi için yapılan acele kamulaştırma kararının üstün kamu yararı nedeniyle hukuka uygun olduğuna hükmetti.
Özet: Davacı mirasçısının, Halkalı-Kapıkule demiryolu projesi için taşınmazının acele kamulaştırılması kararının iptali talebiyle açtığı davada, bir daire anayasal mülkiyet hakkı ve acele kamulaştırma mevzuatını değerlendirerek, demiryolu hattının ulusal kalkınma, ulaşım güvenliği ve ekonomik faydaları açısından taşıdığı büyük önem ve üstün kamu yararı sebebiyle, projenin büyüklüğü ve aciliyeti dikkate alındığında uyuşmazlık konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasının hukuka uygun olduğuna hükmetmiş olup, bu karar temyiz yoluyla incelenmesi istenmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...'in mirasçısı ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ...2- ...BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...3- ...İşletmesi Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (ifraz sonucu ... ve ... parsel) sayılı taşınmazın, Halkalı - Kapıkule Demiryolu Projesi kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin █████/2018 tarih ve 30575 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2018 tarih ve 202 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,Anayasa'nın 35. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesine yer verilerek,2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'unun 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanun'unun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verildiği,Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılmasının mümkün olduğu, ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerektiği, buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu, bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı,Bu kapsamda, kamu yararının varlığı halinde kıymet takdiri dışındaki bazı kanuni işlemler sonraya bırakılarak, maddede öngörülen süre ve şekilde taşınmaza el konulmasının düzenlendiği,İstisnai bir yöntem olan acele kamulaştırmada Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak acele kamulaştırılacak taşınmazın kamu için büyük bir önem arz edip etmediği değerlendirilmek suretiyle acelelik halinin bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği,Dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu Halkalı-Kapıkule Demiryolu hattının yapılmasıyla yolculuk sürelerinin kısalarak azalan yolcu-zaman maliyetlerinin genel ekonomiye bir fayda olarak yansıyacağı, karayollarından yolcu çekileceği ve karayolu kaza maliyetlerinde azalma olacağı, bunun enerji tüketimi ve çevresel gaz salımı kapsamında genel ekonomik fayda getireceği, ulaşım projelerinde alternatif güzergah seçeneklerinin çalışıldığı ve teknik, ekonomik, yapılabilirlik, çevreye etki ve uyumluluk açısından en avantajlı güzergahın uygulanmasına karar verildiği, demiryolunun ülke kalkınmasının lokomotif gücü olacak şekilde ekonomik, güvenli, hızlı, konforlu ve çevreye duyarlı tercih edilen bir ulaşım sistemi haline getirileceği ve işletilmesinin sağlanacağı, anılan demiryolu hattı ile Marmaray ve 3.Köprü-3.Havalimanı-Halkalı demiryolu hatları bağlantısının tamamlanacağı, düşük standartlardaki mevcut demiryolu hattına yeni yapılacak hatla birlikte yeterli kapasitenin sağlanacağı sonucuna ulaşıldığı,Bu durumda, demiryolu güzergâhı üzerinde kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasının projenin büyüklüğü ve önemi ile üstün kamu yararı dikkate alındığında acele olarak kamulaştırılmasının istenmesinde ilgili mevzuat hükmünde belirtilen koşulun gerçekleştiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, taşınmaza el koyan idarece acele kamulaştırma kararı verildikten sonra 6 ay içinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasını açılması gerektiği, bakılan davada ise acele kamulaştırma kararının █████/2018'de verilmesine karşın, tespit davasının █████/2021 tarihinde açıldığı, bu nedenle kanuni süreler içinde yetkisini kullanmayan idare bakımından yetki sakatlığının ortaya çıktığı, Kanun'da acele kamulaştırma kararının kamu için büyük bir önem arz eden konu ve işlemlerde doğrudan verilebileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca, proje büyüklüğünün kamu yararı ve acelelik halini tek başına ortaya koyamayacağı, birçok büyük ve kamuya yararlı proje için olağan kamulaştırma yönteminin izlendiği, dava konusu projenin temellerinin 2019 yılında atıldığı, 2023 yılında tamamlanma sözü verildiği, ardından bitiş tarihinin ilgili bakanlık tarafından 2028 yılına işaret edildiği, projenin maliyetinin ise yıl geçtikçe arttığı, bu projenin maliyetinin yükselen enflasyon sebebiyle her geçen yıl katlanarak artmasının proje ile amaçlananın kamu yararı olmadığını gösterdiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Davacıdan talep edilen temyiz başvuru ve karar harcı ile posta gideri yatırılmadığından, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda temyiz edilebileceği ve bu kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması hâlinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde ilgili merciin kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğunun anlaşıldığı hâllerde, bu fıkrada sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü yer almaktadır.Aynı Kanun'un 60. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinin 2. fıkrasında, birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verileceği, bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında da, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Uyuşmazlıkta; Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı, davacı tarafından temyiz edilmiş, ancak gerekli harç ve posta gideri yatırılmamıştır.Bunun üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarihli müzekkeresi ile temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için verilmesi zorunlu olan harç ve posta ücretinin yedi gün içinde tamamlanması ve buna ilişkin alındıların bir dilekçe ile birlikte Kurula gönderilmesi gerektiği, anılan tutarın belirtilen süre içerisinde yatırılmaması hâlinde 2577 sayılı Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hususu davacı vekiline bildirilmiştir.Dosya evrakına bakıldığında, anılan müzekkerenin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, talep edilen harç ve posta ücretinin süresi içerisinde yatırılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 48/6. ve 48/7. maddesi uyarınca davacının temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;Danıştay Altıncı Dairesi kararının2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/6. ve 48/7. maddesi uyarınca davacı tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına,2. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.