Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 667 sayılı KHK uyarınca FETÖ iltisakı ile meslekten çıkarılan davacının, ceza davasında beraat etmesi ve delillerin yetersiz bulunması üzerine Danıştay Beşinci Dairesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 667 sayılı KHK kapsamında FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılan bir kişinin, meslekten çıkarma kararının iptali ve maaşlarının ödenmesi talebiyle açtığı davada, önceki yargılamada mahkemenin beraat kararı, tanık beyanlarının somut kanıtlarla desteklenmemesi, şahsa ait olmadığı anlaşılan deliller, yetersiz dijital ve mali bulgular gibi nedenlerle idari kararı iptal etmesine ilişkin hükmünün, davalı idare tarafından temyizen incelenmesini konu almaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... KuruluVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) :...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
:Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesİ istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E
:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan beraat kararının istinaf edilmeksizin █████/2017 tarihinde kesinleştiği,Davacı hakkındaki tanık beyanı yönünden, söz konusu tanığın, davacı ile birlikte bir süre aynı koğuşta kaldığı ve davacıyı bu vesileyle tanıdığı, davacının kendisini tehdit ettiği ve örgüt içerisindeki rütbesinin üsteğmen olduğunu belirttiği, davacının örgütle bağlantısı bulunduğuna ilişkin beyanları değerlendirildiğinde; tanığın, davacı ile cezaevi döneminden öncesine ilişkin bir tanışıklığının bulunmadığı, ifade edilen hususların somut bilgilerle desteklenmediği, davacının örgütle iltisakının veya irtibatının bulunduğuna ve örgüt içerisinde bir rütbesinin veya pozisyonunun bulunduğuna ilişkin olarak hayatın olağan akışına uygun olan herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de dava dosyasında bulunmadığının görüldüğü; netice itibarıyla, davacının FETÖ terör örgütü içerisinde yer aldığını ve örgüt içerisinde bir rütbesinin bulunduğunu ortaya koyacak nitelikte olmadığı anlaşılan tanık beyanının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla düzenlenen iddianamede yer verilen tespitler yönünden, davacının ikametinde yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen kitabın, davacı ile babasının birlikte ikamet ettiği evde tespit edildiği ve babasına ait olduğu, bu nedenle de el koyma işlemi yapılmadığı hususunun █████/2016 tarihli arama tutanağında ortaya konulduğu göz önünde bulundurulduğunda bu iddianın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı; ayrıca, davacının ikamet aramasında el konulan dijital eşyalarının imaj hard diskleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim olunan █████/2017 tarihli tutanakta; F.G'ye ait görüntülerin, ziyaret edilen internet sitelerine ilişkin ekran görüntülerinin ve "Fetullah Gülen Dosyası" isimli dosyanın yer alması hususunun davacının FETÖ ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüşse de; söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı; netice itibarıyla, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla düzenlenen iddianamede yer verilen tespitlerin, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan deliller olarak kabulüne olanak bulunmadığı,Masak raporunda yer alan tespitler yönünden,davacı hakkında Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı mali analiz raporundaki tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmediği,Davacıyla ilgili ihbar ve şikayet bilgileri yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu belirtilen ihbar ve şikayet dilekçesi üzerine davacı hakkında işlem yapıldığına ilişkin olarak dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, N.T. isimli şahıs tarafından verilen ihbar/şikayet dilekçesinde davacının örgütle bağlantısı bulunduğuna ilişkin iddianın somut bilgilerle desteklenmediği, ayrıca dava dosyasında davacının örgütle iltisakının ve/veya irtibatının bulunduğu yönünde herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı hakkındaki ihbar ve şikayet bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan █████/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen █████/2022 tarihli cevapta davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) soruşturma dosyasında; Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği; bunun yanında, davalı idare tarafından verilen █████/2022 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) soruşturma dosyasında; davacının üyesi olduğu FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte hükümlülüğü gerektirir eylemlerde bulunduğu iddiasına ilişkin olarak, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih, ...esas ve ... karar sayılı kararı ile bir kısım iddialar yönünden kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan itirazın Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiği ve kınama cezası verilmesine dair kararın █████/2019 tarihinde kesinleştiğinin belirtildiği; anılan kararın incelenmesinden, söz konusu disiplin cezasının, davacının dosya kapsamındaki delillerle örtüşmeyen karar ve işlemlerinin, kamu vicdanını yaraladığı, tarafsızlık ilkesini zedeleyen politik yorumlara sebebiyet verdiği, kamuoyunda adalete olan güveni sarsacak mahiyette bulunduğu gerekçesiyle verildiğinin açık olduğu, bununla birlikte davacının FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda disiplin cezası verilmesine konu eylemi işlediğine ilişkin olarak dava dosyasında herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı hakkında verilmiş olan kınama cezasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı; netice itibarıyla, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile kınama cezası ile cezalandırılmış olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece, bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin E:... sayılı dosyasında yapılan █████/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı,Dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının davacının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğinin gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin katı bir bakış açısıyla yapılamayacağı; meslekten çıkarılan bazı hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda Dairenin verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile bu dosyadaki iptal kararının gerekçesinde çelişkilerin bulunduğu; Dairenin, sadece "sempati" veya "iltisak" hâlini yeterli görmesi gerektiği halde, davacının eylemlerinin "sempati" ve "iltisakı" aşıp aşmadığı manasına gelen bir değerlendirme yaparak Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ██████████ sayılı kararında yer verilen içtihadından ayrıştığı, Daire kararlarında dava konusunun atipik özelliği ile disiplin işlemi olmadığı ve FETÖ terör örgütü ile iltisak ve irtibat kavramları esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmişken hatta bu bağlamda anılan örgüt ile "sosyal birliktelik" görüntüsü vermenin veya örgütün amaçlarına yardımcı olmanın söz konusu kavramları kapsayacağı kabul edilmişken bu davada, davacı hakkında meslekten çıkarma işlemine yeter somut tespitlerin göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğu; davacı ile ilgili olarak dosyaya sunulan tanık ifadesinde yer alan beyanların, cezaevi dönemine, cezaevinde yaşanılan, şahit olunan olaylara ilişkin olduğu, cezaevi öncesine ilişkin davacı ile ilgili herhangi bilgiye yer verilmediği, böylelikle hayatın olağan akışına uygun olmayan bir durumun söz konusu olamayacağı, bununla birlikte bahse konu tanık ifadesinin bizzat görgüye ve somut olaya ilişkin olduğu, aralarında herhangi bir husumet bulunmayan davacı ile ilgili yer verilen bu denli ciddi hususların gerçek dışı olmasının herhangi bir gerekçeyle açıklanamayacağı; öte yandan, anılan tanık ile ilgili olarak akıl hastası olduğuna, beyanlarının gerçek dışı, hayal ürünü olduğuna ve itibar edilemeyeceğine ilişkin herhangi bir somut bilgi belgenin dava dosyasında bulunmadığı; davacı hakkındaki "kınama" cezası yönünden, HSK ...Dairesince disiplin cezasına konu fiillerin disiplin hukuku hükümleri çerçevesinde dikkate alındığı, Dairece söz konusu fiillerin, iltisak ve irtibat açısından değerlendirilmesi, tartışılması gerektiği; davacı tarafından, para transferlerinin ikinci el ürünlerin satışından, mal alım satımından kaynaklandığına dair bilgi, belgenin dosyaya sunulmadığı; ihbar ve şikâyet dilekçelerinin, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 97. maddesi kapsamında disiplin hukuku bağlamında ele alınarak değerlendirildiğinden salt şikayet dilekçesi üzerine Kurul tarafından verilen karar sonucuna göre hareket etmenin hatalı değerlendirmeye yol açacağı; davacının ikametinde yapılan aramada ele geçirilen, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü elebaşı F.G'ye ait "..." isimli kitap ile ilgili olarak, arama el koyma tutanağında davacının babası tarafından kitabın kendisine ait olduğu yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla birlikte, salt bu beyan üzerinden ikametinde F.G'ye ait kitaba ilişkin delilin babanın çocuğunu koruma maksadıyla gerçek dışı beyanı veya kitap babaya ait olsa bile bu delilin iltisakı destekleyen bir unsur olarak tartışılmamasının eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğinin göstergesi olduğu; davacıdan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucunda hazırlanan raporun, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını açıkça ortaya koymasına rağmen Daire tarafından hangi gerekçeyle söz konusu delillere itibar edilmediğinin anlaşılamadığı, ikametgahta bulunan F.G'ye ait kitap ile beraber değerlendirildiğinde iltisakı gösteren bu delillerin rastlantı, tevafuk, tesadüf veya yanlış anlaşılma ile açıklanmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı; Danıştay Savcısı tarafından verilen görüşün de davanın reddi doğrultusunda olduğu; meslekten çıkarılan yargı mensuplarının açtıkları davalardaki parasal/özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği, 685 sayılı KHK kapsamında açılan tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 7075 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi gereği maddi/manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 685 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği tarih öncesi için hiçbir şekilde parasal/özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, parasal/özlük hak ve faiz talebinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, aleyhine ifade veren tanığın şizofreni gibi ağır bir akıl hastalığından muzdarip olduğu, kendisi ile cezaevinde bulunduğu süre dışında hiçbir düzeyde tanışıklığı, ilişkisi, mazisi, mesaisi bulunmadığı; Şırnak Üniversitesinde rektör yardımcısı olan babasıyla birlikte ikamet ettiği ve üniversitenin babası adına tahsis ettiği müşterek konutta yapılan aramada, babasına ait kitaplıkta bulunan yüzden fazla kitabın arasında F.G'ye ait bir adet kitabın tespit edildiği ve babasının, adli arama tutanağına kaydedilen beyanı, kitabın tespit edildiği kütüphanede kendisine ait tek bir eşyanın, bir iğnenin dahi bulunmaması, kendi odasında ayrı bir kitaplığın olması gibi olgularla uyumlu bulunduğundan, aramada hazır bulunan Cumhuriyet Savcısı tarafından, kitabın kendisine ait olmadığı kanaatiyle söz konusu kitaba el koyulmamasına karar verildiği, bu hususların, █████/2016 tarihli adli arama tutanağı, aramaya ait video kayıtları ve emanet makbuzu ile belgeli olduğu; Masak raporunda, kendisinin ve ailesinin çalışma kayıtlarıyla para transferlerinin incelendiği, bu incelemelerin sonucunda hiçbir suç unsuruna rastlanmadığının tespit edildiği; davalı vekilince para transferlerinin sebebini gösteren bir belge sunulmadığını belirtmiş ise de, işlem tarihleri, küsuratına kadar ortada olan işlem miktarları, bir defaya mahsusen gerçekleşip süreklilik arz etmeyen mahiyetleri ve işlem açıklamaları itibarıyla, söz konusu iki adet para transferinin, ikinci el mal satımı dolayısıyla gerçekleştiğinin açık olduğu; 562 TL ve 700 TL tutarındaki iki adet para transferinin üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra haklarında soruşturma başlatıldığı belirtilen kişilerden hiçbirini tanımadığı, bu kişilerle hayatı boyunca yüz yüze gelmediği, sesli, yazılı, görsel iletişim araçları dahil olmak üzere hiçbir şekilde irtibatı olmadığı, bu hususun, hakkında yürütülen adli soruşturmanın bulgularıyla ve HTS kayıtlarıyla sabit olduğu; bilgisayarındaki incelemede tespit edilen içeriğin tamamının, (F.G'nin 3 adet fotoğrafını içeren JPG dosyaları ile ..., ... ve ... Gazetelerinin internet sitelerine girildiğine dair kayıtlar), "internet geçmişi””ne ait, işletim sistemince otomatikman yaratılmış klasörlerin içinde kayıtlı olduğu, söz konusu üç adet fotoğrafın, ulusal gazetelerin internet sitelerindeki haberlerde görsel olarak kullanılmış oldukları için, internet geçmişinin depolandığı klasörlerde otomatikman kaydedildiği; "Fethullah Gülen Davası 3713 Sayılı Kanunun 7-1 maddesi.udf" isimli dosyanın, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun █████/2008 tarih ve E.2008/9-82, K.████████ sayılı kararının UYAP Bilişim Sistemi'nden indirilmiş sureti olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesinde yapılan değişikliğin ardından uygulamaya yol gösteren çok önemli içtihat niteliğinde bir karar olduğu; kararın, “... Ağır Ceza Mahkemesi" üst klasörü altında, Yargıtay özel dairelerinin ve Ceza Genel Kurulu içtihatlarının suç tipine ve yıllara göre fevkalâde sistematik olarak toplanıp, isimlendirilip kaydedilmiş olduğu klasörlerin içinde tespit edildiği; nitekim o dosyanın, tespit anında "CEZA GENEL KURULU KARARLARI-TERÖR/2008 YILI CGK TERÖR KARARLARI" klasörünün içinde olduğu; beraberinde, Kurulun 2008 yılında terör suçlarıyla ilgili olarak vermiş olduğu çok sayıda kararın ayrı ayrı isimlendirilmiş olarak bulunduğu, Kurulun 2002 yılından 2012 yılına kadar vermiş olduğu içtihat niteliğindeki çok sayıda kararının ayrı ayrı klasörler altında tasnif edilerek depolandığı gibi, daha üst klasörlerinde özel dairelerin kararlarının da, aynı sistematik içinde toplandığı; soruşturma konusu üç karardan ikisi hakkında HSK tarafından ceza tayinine yer olmadığına karar verilirken bir tanesiyle ilgili olarak, halen görevdeki sorgu hâkimiyle birlikte, kendisi hakkında soruşturma raporundaki tutar tarafı olmayan isnatlardan bütünüyle bağımsız gerekçelerle kınama cezası verildiği; kınama cezasına yaptığı itirazın muhalefet şerhi olmasına rağmen reddedildiği; HSK'nın meslekten çıkarma kararı dışındaki kararlarına karşı yargı yolu kapalı olduğundan dava yoluna başvurulamadığı; N.T'nin ihbarı ile ilgili HSK'nın hiçbir hakim ve savcı hakkında soruşturma izni vermediği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun █████/2014 tarihli ara kararına verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması üzerine Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin mahsubu gerektiği tabiidir.Diğer yandan, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...arih ve... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ...tarih ve... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve ...sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, anılan kararın Kurulumuzun █████/2024 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmekte olup, bu kapsamda davalı idarece davacıya yapılacak ödemenin mükerrerliğe yol açmayacak şekilde yapılması gerektiği açıktır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı maaşlarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.