Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satımdan doğan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, bilirkişi raporları ve banka dekontlarıyla davacının alacağının kalmadığını tespit etti.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı şirkete yapılan malzeme satışının bedelinin ödenmemesi üzerine takibin devamını talep etmiş; ancak, davalının cevap dilekçesi sunmamasına rağmen, bilirkişi raporları ve tarafların ticari defter kayıtları ile banka dekontlarının detaylı incelenmesi sonucunda, davacı tarafından defterlerine işlenmeyen iki adet çek ödemesi dahil davalı tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında, davacının davalıdan herhangi bir bakiye alacağı kalmadığı tespit edilmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ███████
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO
: ███████KARAR NO
: ███████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
: Av. İNAN KAĞAN MERCAN - UETSDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirketçe davalı şirkete malzeme satışı yapıldığını, ancak bedelinin ödenmediğini, bu alacaklarının tahsili amacıyla ... numaralı 54.827,52-TLlik faturanın 33.634,77-TL'lik kısmı için kısmi fatura alacağı nedeniyle Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... esas numarasıyla davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını ancak davalı borçlu şirket tarafından talep olunan borcun tamamına ve fer'ilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER
:Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, █████/2025 ve █████/2025 tarihli bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
:Dava, fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2024 tarihli ödeme emri ile 33.634,77 TL asıl alacak, 8.037,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.671,87 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü bakımından █████/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmış, iş bu rapora davalı vekilince ödeme itirazında bulunması üzerine dosya yeniden bilirkişiye tevdii edilerek █████/2025 tarihli ek rapor alınmıştır.█████/2025 tarihli ek raporda; davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, iş bu rapor hükme esas alınmıştır.Taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde 17.09.2025 tarihli Kök Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere her iki tarafın ticari defter kayıtlarında da 2023 yılında davacı tarafından davalı adına tanzim edilen toplam 1.008.658,1-TL tutarlı 14 adet fatura yer almaktadır. Taraflar faturaların kaydı hususunda mutabıktır. Ancak yapılan ödeme ve tahsilatlar konusunda tarafların kayıtları farklılık arz etmektedir. Bir başka deyişle ticari ilişki konusunda bir ihtilaf olmamakla birlikte uyuşmazlık ödeme ve tahsilatlar noktasında toplanmaktadır.Davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer alan, ancak davalı tarafın ticari defter kayıtlarında yer almayan 8007607 nolu 200.000,00-TL tutarlı çekin davalı tarafından davacıya verilen avans olarak kabul edilip, dava dosyasına sunulan dekonttan çekin davacı tarafından tahsil edildiği de dikkate alındığında nihai olarak davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan bakiye 118,090.19-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ancak bununla birlikte davacı tarafın ticari defter kayıtlarında davalı tarafın kayıtlarında yer alan 8008085 nolu 250.000,00-TL tutarlı çek ile ... nolu 250.000,00-TL tutarlı çek ödemeleri yer almamaktadır. Oysa davalı tarafın ticari defterlerinde 15.06.2023 tarihli, ... nolu fiş kaydında yer alan “█████/2023-...- ... TİC. LTD. ŞTİ. ÇEK NO: ... VADE TARİHİ 15.06.2023” açıklaması ile davacıya verilen 250.000,00-TL tutarlı çekin ve 30.06.2023 tarihli, 535 fiş kaydında yer alan “█████/2023-...-... LTD. ŞTİ. ÇEK NO:... VADE TARİHİ 30.06.2023” açıklaması ile davacıya verilen 250.000,00 tutarlı çekin kayda alındığı tespit edilmiştir. Bahse konu çeklerin bankalardan tahsil edildiği ise dava dosyasına sunulan dekontlardan anlaşılmıştır.Bu durumda davacı tarafın davalı taraftan bakiye 118,090.19-TL alacağına karşılık davacı tarafın kayıtlarında yer almayan ancak davalı tarafından ödendiği sunulan banka dekontlarından anlaşılan iki adet çek karşılığı 500,000.00-TL'nin de dikkate alınması gerekmektedir. Hal böyle olunca davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiş, davanın reddine karar verilmiştir.Davalının kötüniyet tazminatı talebi değerlendirildiğinde, kötüniyet tazminatı takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan, ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötüniyetli kabul edilir. Bu nedenle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Kötü niyet tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 547,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 184,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 33.634,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip .... e-imza Hakim ... e-imza