İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde harita veri tabanındaki özel sokak isimleriyle tespit edilen eser sahipliği ihlali ve maddi tazminat istemli dava.
Özet: Harita ve bilgisayar teknolojileri alanında faaliyet gösteren davacı şirketin, FSEK kapsamında eser niteliği taşıdığını iddia ettiği haritalarına, eser sahipliğini ispata yarayan özel izler (uydurma/değiştirilmiş sokak isimleri) yerleştirdiği; bu izlerin davalı tarafından satışa sunulan haritalarda tespit edilmesi üzerine, davalının davacıya ait haritaları kopyalayarak fikri haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek tecavüzün meni ve maddi tazminat talepleriyle dava açtığı; davalının eser niteliği olmadığı savunmasına karşın, mahkemece alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının harita veritabanının eser olduğu, yerleştirilen ayırt edici unsurların objektif kanıt niteliği taşıdığı ve davalının davacıya ait haritayı kopyaladığı tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: 2026/2DAVA
: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı şirketin ----- yılında harita ve bilgisayarteknolojilerinin ------ konusunda faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, haritaların yıllardır araç takip sektörü Kağıt harita basım sektörü, ----- gibi birçok kamu ve özel kurum ve kuruluşları ile --- gibi İnternet ortamında halk artık bilgilendirme sorgulama ve rotalama yetenekleri ile tüm dünyaya sunulduğunu, söz konusu haritaların FSEK 2/3 maddesi uyarınca haritadan oluşanveritabanlarının eser olarak kabul edildiğini, davacının üretmiş olduğu haritalarla ilgili eser sahipliği hakkının ---------- tarihli kararına konu yargılamaya konu olduğunu ve mahkemece haritalar üzerinde davacının Eser sahibi olduğuna dair karar verildiğini, Dijital veri ve bilgilerin telif haklarını koruyan ve değerlendiren bir kurum olmaması nedeniyle, davacının kötü niyetli kullanımlara engelleyebilmek için, güvenliği sağlamak adına haritalara kendi hususiyetlerini işleyebilmek için özel bir takım izler yerleştirdiğini, bu amaçla davacının henüz isimlendirilmiş olan sokaklara uydurma bazı isimler vererek haritaya kaydettiğini ya da ismi olan Sokaklar'ın ismini değiştirerek farklı bir isimle kaydettiğini ya da herhangi bir noktaya olmayan bir sokak ekleyerek isimlendirdiğini, iz/filigran oluşturmak amacıyla verilen bu isimlerin çoğunlukla dikkat çekmemesi için sıradan sokak isimlerinden seçildiğini, davacı tarafından tüm ----- haritası içine yerleştirilen davacının Eser sahipliğini Ispata yarar bu İzlerin --- tarihinde ---- yevmiye no ile Davacı adına tasdik edildiğini, Davalının ise satışını yaptığı haritaların davacının izlerini taşıdığını, bunun fark edilmesi üzerine ------ tutanakları ile bu İzlerin bir kısmının tespitinin yapıldığını, bu tespitlerden anlaşılacağı üzere davacı şirketin satışını yapmakta olduğu haritaları bizzat kendisinin üretmediğini ve davacının haritalarından kopyalamak suretiyle davacının eserden doğan haklarını ihlal ettiğini, ----- tarihinde yevmiye sayılı tespit tutanakları ile tespiti yapılan Sokaklar'ın çizelgesinin sunulduğunu ---- Yevmiye ne oldu tespit tutanağında yer alan izler ile aynı olduğu,---- yevmiye nolu tespit tutanakları ile tespit edildiğini, bu görüntüleri ek olarak karşılaştırma yapılabilmesi için aynı Sokaklar 3. Bir firma olan ----ve ulusal adres veri tabanı haritalarından da görüntülenip aşağısına eklendiğini, Dolayısıyla fazlaya ilişkin talepte hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davalının davacıya ait eserle ilgili tecavüzün halen devam etmesi ve bu tecavüzün davacının ticareti ne zarar vermesi maddi zararlara uğramasına neden olması nedeniyle davalı tarafından satışı kullanımı kullandırılması gibi her türlü tasarrufunun durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davacının Eser sahipliğinden Doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yaratıldığının tespiti ile bu tecavüzün refine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı haritalarını taklit etmediğini. Davacının eser iddiasının doğru olmadığını çünkü sahibinin hususiyetini taşımadığını bu sebeple davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E
: Dava, davacıya ait olduğu iddia edilen haritaların eser niteliğinde olup olmadığı, davalı tarafından kopyalanıp kopyalanmadığı, esere yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunup bulunulmadığı, birleşen dava bakımından ise eser hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeni ile maddi manevi tazminat nusunda anlaşamadıkları tespit edildi, tahkikatın bu uyuşmazlık konusuna ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ---------- tarihinde haritacıların telif haklarını korumak için uyguladıkları yöntemi paylaştığı yazıya ------- olarak buna benzer hikayelerimiz var” şeklinde cevap verdiği ve paylaşım devamında, kullanılan metodun ----------- olduğunu ve haritaların kendilerine ait olduğunu göstermek için kullandıklarını ve ------ bir çok sokağın isim babası olduklarını açıkladığı tespit edildiği, FSEK 2/3 .maddesinde göre ---olduğu, davacının üretmiş olduğu haritalardan oluşan ----- veritabanının davacı şirkete ait olduğu ve eser sahipliğinden doğan hakların davacı şirkete ait olduğu, davalının dosyaya sunduğu örneklerdeki İkili haritalardan anlaşıldığından , Davacı şirket tarafından muhtelif yerlerindeki ayırt edici birer unsur olarak belirlediği -------adet sokak isminin ------ objektif ayırt etme unsuru olarak kabulünün gerektiği , Buna göre yapılan araştırmalarda davacının haritasının kopyalandığı/ alıntılandığı iddiasının doğruluğunun sabit olduğu ve davacı şirketin satışını yapmakta olduğu konum bazlı yazılım platformlarında davacıya ait eserle ilgili kullanımın halen devam ettiği, Davalı tarafa ait haritalar ile davacı haritalarının karşılaştırılması sonucunda; Davalı ----- tarafından üretilen harita ve içeriklerini kendi geliştirdiği konum bazlı yazılım platformları, yazılım uygulamaları ve bu yazılımlar üzerinden verilen servislerde ------ davacıya ait haritaların kullanımının devam ettiği, bu durumun davacının FSEK uyarınca davacıya ait eserden doğan mali haklarından; işleme hakkı( FSEK 21) , çoğaltma hakkı (FSEK 22), yayma hakkı (FSEK 23), temsil hakkı, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (FSEK 25) na tecavüz teşkil ettiği, görüş ve kanaatlerine varıldığına dair rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda; Gerek davalı, gerekse davacı firmaların ürettiği harita veri tabanları ile davalı firmanın hizmet sunduğu -------- firmasına ait veriler açık erişim olarak bulunmadığından, bu harita verilerinin bilirkişi heyetine açılmaması nedeniyle ancak dava dosyasına sunulan harita fotokopileri ile değerlendirmeye varmak kabil olduğunu, davacı firma kendi verilerinin davalı firma tarafından----------sokakta birebir kopya edildiğini iddia etmiş, bununla ilgili güvenlik amaçlı iz bırakma çalışma yaptığını beyan ettiğini üretilen haritalardaki watermarking denilen filigran çalışması sadece hayali isimlerin text olarak harita üzerine yazılmasından ibaret olup, filigran özelliği taşımadığını, davacının tek kelimelik özel ve cins isimlerden oluşan ------ söz konusu sokak isimlerinin çok büyük bir hususiyet taşımadığı, herhangi bir sistematik olmaksızın ----- rastgele olacak şekilde, bir kısmı şirket çalışanlarının ismine karşılık geldiği belirtilen -------- harcıalem kelimelerinden oluşturulmuş sokak isimleri üzerinde tekel kurulmasının mümkün olmadığı; davacı tarafından oluşturulan dava konusu ---- sokak isminin çeşitli kamu kurumları ile paylaşılan, umuma arz edilmiş ve yetkili idari kurumlar da dahil olmak üzere yaygın biçimde kullanılmakla anonim hale geldiği düşünüldüğünü, dava konusu-----adet sokağa ait harita üretim bedellerinin tespiti ile ilgili olarak, sokak bazında herhangi bir kurum ve kuruluştan ihale bedeli alınmadığından tarafımızca görüş beyan edilemediğini, harita üretimi yapan davacı ve davalıların sokak bazında yaptığı çalışmaların maliyetlerini sayın mahkemeye sunması ve igili kurum ve kuruluşlardan alınacak harita üretim bedellerinin iletilmesi şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ------tarihli bilirkişi raporunda; Ülkemizde, tasnif dışı olarak tanımlanmış, ------- kapsamında, -------- tarafından üretimi yapılan büyük ölçekli haritalar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa tabidir. Fakat davaya taraf olan firmalar dava dosyasında ilgili mühendislerden hizmet aldıklarına dair --- onaylı bir belge sunmadıkları için bahse konu ürünler ilgili yönetmelik kapsamında değerlendirilemediği, tasnif dışı olan diğer haritalar arasında sayılan navigasyon haritaları gibi tematik haritaların ve harita bilgilerinin telif haklarını koruyan herhangi bir yasal yönetmelik İse mevcut değildir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda 2/3.maddesinde göre “her nevi haritalar”ın ilim ve edebiyat eserlerinden olduğu belirtildiği, Fakat her nevi harita ile çerçevelenen kapsamın sınırlarının açık, net ve anlaşılır olmaması, özellikle tematik haritalar ile ilgili konularda hangi harita bilgilerinin ne kadarının telif kapsamı içinde ele alınması gerektiği konusunda açık bir yargıya varılmasını engellediğini, bir bakış açısına göre, navigasyon haritalarında isimlendirilmemiş sokaklara bir firma tarafından tuzak isimler atfedilmesi, başka bir firma tarafından üretilen haritalarda bu isimlerin kullanılması alıntı yapan firmanın telif haklarını ihlal ettiği anlamına gelebilir. Diğer bir bakış açısı ise bu yanıltıcı tuzak bilgilerin günümüzdeki iletişim ortamında resmi kayıtlara bile girebileceğini, gerçek ile yanıltıcı bilginin karışmasının mümkün olduğunu, bir yanlışı gerçekmiş gibi yeniden üretme ve telif hakkı yasasını ihlal etme kaygısının harita verisi üreticilerinin gerçek verileri yeniden üretmesi önünde bir engel oluşturabileceği söylenebilir. İkinci bakış açısı özellikle sokak isimleri gibi genel olarak kamuya ait bilgilerin telif haklarına tabi olmadığını kabul eder. Bu görüşü destekleyen bazı ülkelerde alınmış yargı kararları da mevcuttur. İlgili kararlar gerçekler arasına serpiştirilmiş ve gerçekler olarak sunulan yanlışları telif hakkı göstergesi olarak kabul etmez. Bu tuzakları gerçek bilgiyi yeniden üreteceklerin önünde rekabeti körelten bir engel olarak görür. Vatandaşlarının harita verilerini üretirken bir yanlışı gerçekmiş gibi yeniden üretme ve telif hakkı yasasını ihlal etme kaygısına kapılmasını istemez, Bir coğrafi nesne (yol çizgisi geometrisi) ve onunla doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkilendirilen öznitelik bilgisi (yol çizgisi ile ilişkili yol adı, yolun tek yön ya da çift yön trafik durumu vb.) ile birlikte bir coğrafi veriyi oluşturur. Coğrafi veriyi oluşturan geometri ve öznitelik unsurları birbirinden ayrı düşünülemez. Dava konusu telif tuzakları sadece yol ismi öznitelik bilgileri üzerine kurgulandığını, dijital harita verilerinin güvenliği üzerine yapılan akademik çalışmalar geometrik veriler içine gömülü filigran tasarımları üzerine odaklanmaktadır. Dolayısıyla navigasyon verilerinin kopyalandığı ve telif haklarının ihlal edildiği iddiasının sadece yol adı üzerinden tek boyutlu olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğunu, sonuç olarak, davacı tarafından muhtelif yerlerde ayırt edici birer unsur olarak tanımlanan -------adet sokak isminin davalı firma tarafından kullanıldığı, bir kısmının kullanımının dava sürecinde de devam ettiği, yukarıdaki tüm tespitlerden anlaşılacağı üzerine kesindir. Bu durum davacı firmanın ilgili coğrafi verilerine tek boyutta bir özgünlük kazandırsa da coğrafi veri tabanının bütününü kapsayan boyutta bir özgünlük bulunmamaktadır. Bu nedenle sadece tuzak yol isimlerine dayanılarak ihlal iddiasında bulunulması heyetimizce anlamsız görüldüğünden sadece bunlar için bir değer tespiti yapılamadığını, tuzak isimlere dayandırılan ve coğrafi veri tabanının bütününü kapsayan telif hakkı ihlali iddiası ise mahkemenizin takdiri olduğunu, Tüm bunların dışında her iki navigasyon veri tabanı üzerinde yapılması gereken çok boyutlu, kapsamlı bilimsel-teknik inceleme uzun zaman ve emek gerektirecektir. Mahkemeniz tarafından talep edilmesi durumunda gereken detaylı teknik incelemenin ve navigasyon veri tabanı il değer tesi ------ tarafından görevlendirilecek öğretim üyeleri tarafından ---- İşletmesi hizmetleri kapsamında bedeli mukabilinde yapılabileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafımıza verilen görev dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunun yukarıda açıklananlardan ibaret olduğu; Teknik açıdan; Her iki tarafta saha çalışmalarını yerinde giderek yaptığı, Çalışma detaylarını yukarıda dikkatinize sunulduğu, Tarafların birçok farklı kurum ve kuruluşlar ile anlaşmalar yaparak veriler aldığı, Tarafların çizdiği haritaların birbirinde farklı olduğu, Çizim olarak Davalı tarafın, Davacı tarafın haritasından çizim olarak veri kopyalamadığı, davacı tarafın haritalar içerisinde yerleştirmiş olduğu olmayan sokak isimlerini, davalı tarafın kendi haritalarında kullandığı, bununla ilgili Davalı tarafın -------- Cevap dilekçesinde, “ Muhtelif yerlerdeki --------- adet sokak isminin her iki tarafın haritasında da aynı olduğu yönündeki davacı iddiası doğrudur.” Yazdığı, Aynı dilekçenin devamında, -------- adet sokak isminin neden aynı olduğu konusunu cevap dilekçemizde de ayrıntılı bir şekilde açıkladığımız üzere, davacının bu alanda kamu kurum ve kuruluşları ile ciddi bir iş hacminin olması, söz konusu hatalı sokak isimlerinin yıllar geçtikte ve kullanım arttıkça harita üretiminde başvurulan kaynaklardan biri olan resmi kurum veri tabanlarına girmesi olduğunu, Şekilde ----sol tarafta Davacı tarafın haritası, sağ tarafta Davalı tarafın haritası var, Her iki haritanın da birbirine benzemediği şekilsel olarak görüldüğü, ---- tane tespit edilen bulgu içinde----------sırada yer alan bulguda, Tespite konu Davacı tarafından verilen sahte isimin -------- İsmi olduğu, Davalı taraf haritasında bu isim olduğu ancak, davalı taraf, davacı taraftan bu haritadaki isimleri bakarak haritasına isim bilgisi kopyalamış olsa idi, diğer sokak isimlerini gayri ihtiyarı almış olacak olmasıdır. Bu da zaten hayatın olağan akışına uymakta olduğunu, Burada ---------gösterilen sokak ismi de her iki haritada da farklı gözükmekte olduğu, Tespit edilen ----------- noktada benzer durumlar olduğu, Bu durumun temel sebebi, Davalı tarafın harita verisi almak için resmi olarak görüştüğü kurum ve kuruluşlardan gelen haritalar içinde de bu bilgilerin anonimleşmiş olmasından kaynaklandığı, aksi takdirde aynı mahalle içinde taraflar arasındaki harita uygulamasında verilen isimlerde aynı olacağı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.------- Esas sayılı dosyasında özetle; Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin ------- yılından beri harita ve bilgisayar teknolojilerinin entegrasyonu konusunda faaliyet gösterdiğini, FSEK 2/3. maddesine göre her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerlerinin ilim ve edebiyat eseri olarak sayıldığını, müvekkili şirketin de bu kapsamda haritalar ürettiğini ve ürettiği haritalar üzerinde eser sahibi olduğunu, davalı şirketin satışını yapmakta olduğu haritaların müvekkilinin izlerini taşıdığını, davalının bu haritaları sahadan bizzat üretmediğini, müvekkili şirketin haritalarından kopyalamak suretiyle müvekkili şirketin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine --------Esas sayılı dosyası ile tecavüzün ref'i davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, bu sebeplerle öncelikle iş bu davanın-------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, FSEK 68.madde uyarınca üç katı tazminat talebine karşılık şimdilik 10.000,00 TL maddi ve FSEK 70/1 maddesi uyarınca 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.---- Esas sayılı dosyası ile mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının birleştirildiği görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüzün tespiti, meni ve refi, birleşen dava ise tecavüz nedeniyle maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı ve davalının harita alanında ticari faaliyette bulunduğu, davacının hak sahibi olduğu haritalar üzerinde davalının eser sahipliğinden kaynaklı hakların ihlali niteliğinde davacı tarafından haritalara iz olarak bırakılan sokak isimlerinin davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu kullanım nedeniyle davacının eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüz ve haksız rekabet yaratıldığının tespiti, meni ve refinin talep edildiği, davalı tarafından ise tecavüz olmadığı, iddia edilen sokak isimlerinin alenileştiği, bu nedenle davanın reddinin talep edildiği, ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi bakımından aldırılan ilk ----- tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının sokak isimlerinin aynen kullanılması sebebiyle eser hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan esas yönündeki------- tarihli bilirkişi raporunda ise taraflar arasındaki haritalardaki geometrik şekiller, yazı ve yazılımların farklı olduğunu, iddia edilen sokak isimlerinin zamanla alenileştiği ve idare tarafından kullanıldığı bu nedenle kopyalama olmadığı yönünde görüş bildirildiği, raporlar arasında çelişki olması sebebiyle yeni bir heyetten aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda sadece tuzak yol isimlerine dayanılarak ihlalde bulunmasının anlamsız görüldüğü, tarafların navigasyon veri tabanları üzerinde çok boyutlu bilimsel ve teknik inceleme yapılması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, tarafların itirazı üzerine ve mahkememizce resen yeni bir heyetten aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak tarafların çizdiği haritaların birbirinden farklı olduğu,----- adet sokak isminin benzerliğinin bu isimlerin Anonimleşmiş olmasından kaynaklandığı yönünde görüş bildirildiği, bu şekilde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 2.3. Maddesi uyarınca her nevi haritaların ilim ve edebiyat eseri kapsamında olduğu, bu nedenle de FSEK ten kaynaklı korumadan faydalanacağı, hem davacı şirketin hem davalı şirketin uzun yıllardır harita alanında faaliyette bulunduğu, davacı tarafça hazırlanan haritada haritaların kendileri tarafından hazırlandığını belirtmek amacı ile İz taşıması sebebiyle çeşitli sokaklara isimler verildiği, bununda ------ yevmiye numaralı tespit tutanağı ile tasdik edildiğinin davalı tarafından satışı yapılan haritalar üzerinden davacı tarafça İz taşımak amacıyla konulduğu iddia edilen----- isminin kullanıldığı hususunun ------------ yevmiye numaralı tespit tutanakları ile tespit edildiği, davalı tarafından da bu sokak isimlerinin kullanıldığının cevap dilekçesi ile kabul edildiği fakat sokak isimlerinin alenileştiği hatta bu sokak isimlerinin bazılarının kurumlarca gerçek sokak isimleri olarak kullanılmaya başlandığının iddia edildiği, dosyamız kapsamında aldırılan esas yönündeki her üç raporda da taraf haritalarının gerek şekil olarak, gerek diğer yönlerden benzerliğinin olmadığı, benzerliğin sadece sokak isimlerinden olduğu fakat isimleri kullanılan sokak şekillerinin farklı olduğu, bilirkişi raporlarındaki konusundaki uzman bilirkişilerin ortak olarak belirtmiş olduğu görüşlerinde özellikle dijital harita verilerinin tasarım ve şekillerden oluştuğu, salt sokak isimlerinin kullanılmasının harita üzerinden kaynaklı telif hakkını ihlali niteliğinde olmayacağının belirtildiği, ayrıca davacı tarafı dayandığı ---------yevmiye numaralı tespit tutanağının ticari sır olduğu gerekçesi ile dosyamıza sunulmadığı, bu tespit tutanağında kaç adet sokak isminin iz olarak bırakıldığının tespit edilemediği fakat haritaların kapsamı değerlendirildiğinde binlerce sokak isminin iz olarak bırakıldığının düşünüldüğü, buna göre de sadece----- isimlerinin benzerliğinin tek başına telif hakkı ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gibi bu -------Sokak isimlerinden bazılarının devlet kurumlarınca resmi sokak ismi olarak kullanıldığı ve alenileştiği, davalının da bu şekilde bu sokak isimlerini kullandığı, yine davacı şirket yetkilisinin de iz olarak koydukları sokak isimlerinin devlet kurumlarınca gerçek sokak ismi olarak kullanıldığı yönünde beyanlarının da dosyaya sunulduğu hususu dikkate alındığında haritalar üzerindeki veri tabanlarının geometrik şekillerinin ve diğer unsurların farklı olması sebebiyle herhangi bir telif hakkı ihlalinde veya haksız rekabetten söz edilemeyeceği, salt bir kısım sokak isimlerinin benzerliğinin yukarıda belirtildiği şekilde telif hakkı ihlali sayılamayacağı yönündeki uzman bilirkişi raporları da dikkate alınarak ispatlanamayan asıl davanın ve bu kapsamda birleşen tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:HÜKÜM
:Asıl davanın ve birleşen davanın REDDİNE,ASIL DAVA YÖNÜNDEN
:1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 672,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,2-Davacı tarafından yapılan toplam 31.780,00 TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,3-Davalı tarafından yapılan toplam 6.300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 1.024,65 TL peşin harç, 1.878,58 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazladan alınan 2.171,23 TL harcın davacıya iadesine,2-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,3-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 50.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026