Silahlı terör örgütüne üyelik davasında, tanık sorgulama hakkı ihlali ve Bylock delillerinin yetersiz araştırılması sonucu eksik inceleme ile verilen mahkumiyet kararı.
Özet: Temyiz incelemesinde, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verilmiştir; çünkü mahkeme, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan iddia tanıklarını sorgulama hakkını ihlal ederek belirleyici bir tanığın sadece ifade metniyle yetinmiş, ayrıca sanığın Bylock kullanımına dair savunması karşısında HTS kayıtları, bilirkişi incelemesi ve irtibatlı kişilerin beyanları gibi kritik delillerin yeterince araştırılmamasını eksik soruşturma olarak değerlendirmiştir. Bu durum, kararın yetersiz belgelere dayalı olması ve adil yargılanma ile cezanın bireyselleştirilmesi ilkelerine aykırılık teşkil etmesi gerekçeleriyle hükmün bozulmasına yol açmıştır.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ..............’nın doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince ... kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince ... kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması; ayrıca UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılarak tespit edilmesi halinde bu şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmeleri; hükümden sonra gelen 3. kişilere ait ByLock yazışma içeriğinde sanığının adının geçtiğinin bildirilmesi karşısında, bu yazışma sahipleri ile ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlenip şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve duruşmada usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenilmelerine mütakiben elde edilen tüm bilgi ve belgelerin yine hükümden sonra gelen .... isimli şahsın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleriyle birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca okunup, ....’nin de duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanık ve müdafiine diyecekleri sorularak tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!