İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, reklam ajansı ile ticaret şirketi arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında eksik hizmet ve bedel indirimi iddiaları ile sosyal medya hesapları ve ürün iadesi taleplerini içeren uyuşmazlık.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir reklam ajansının hizmet sözleşmesi kapsamında sunduğu reklam ve tanıtım hizmetlerinin bedeli olan 870.000 TL ve 600.000 TL + KDV tutarındaki alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmesine dayanırken, davalı şirket ise ajansın taahhüt ettiği hizmetleri eksik veya kusurlu yerine getirdiğini, bu nedenle bedelde indirim hakkını kullandığını ve alacak talebinin haksız olduğunu savunarak, ayrıca kendisine ait 22 çift ayakkabının iadesini ve sosyal medya hesaplarına erişimin sağlanmasını karşı dava olarak talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: 2026/9DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVADA TALEP
: Davacı-karşı davalı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Şirketinin uzun yıllardır reklam ajansı olarak faaliyet göstermekte ve danışanlarına başarılı reklam ve tanıtım hizmetleri sunmakta olup bu çerçevede, 7 Ağustos 2023 tarihinde ... İç ve Dış Ticaret Limited şirketi ile "..." markasına yönelik aylık 200.000 TL (KDV dahil) bedelli bir sözleşme imzalandığını, anlaşmanın başarılı bulunması üzerine, 9 Kasım 2023'te ...'in beş farklı markası için yeni bir sözleşme yapıldığını ve bu kapsamda, ..., üç aylık dönem için 1.500.000 TL nakit ödeme yapmayı kabul ettiğini, ödemelerin, Kasım 2023, Aralık 2023 ve Ocak 2024 aylarını kapsayacak şekilde, 10 Kasım 2023 itibarıyla başlaması planlanmış ancak ..., ödemeleri zamanında yapmadığını ve toplamda 870.000 TL eksik ödeme gerçekleştirdiğini, şirket, sırasıyla 17 Kasım'da 300.000 TL, 1 Aralık'ta 250.000 TL, 21 Aralık'ta 150.000 TL ve 12 Ocak 2024'te 150.000 TL ödeme yaptığını, ... Reklam, sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ve 600.000 TL + KDV tutarındaki faturayı düzenleyerek ...'e ilettiğini, ancak bu fatura da ödenmediğini, ödemelerin yapılmaması nedeniyle faaliyetlerini sürdüremeyecek duruma gelen ... Reklam, 13 Şubat 2024 tarihli bir e-posta ile ...'e durumu bildirmiş, ... tarafından yapılan tüm görüşme taleplerine rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine ... Reklam, .... İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlatıldığını ancak ..., takibe itiraz ettiğini ve İcra müdürlüğünün 25 Nisan 2024'te takibi durdurma kararı verildiğini, ... Reklam, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali için dava açma gereği duymuş ve zorunlu arabuluculuk sürecine başvurduğunu, 9 Mayıs 2024'te gerçekleşen arabuluculuk görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandığını, ... Reklam, ...'den alacaklarının tamamının, faizi ve icra inkâr tazminatı da dahil olmak üzere tahsil edilmesini ve takibin devamını talep etmiştir.ASIL DAVADA CEVAP
: Davalı-karşı davacı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı karşı davacı Şirket ile davacı karşı davalı Şirket arasında 9 Kasım 2023 tarihli Hizmet İşbirliği Sözleşmesi ve buna ek Hizmet Kalemlerini Belirten Protokol kapsamında reklam, pazarlama ve tanıtım hizmetleri alınmasının kararlaştırıldığını, ... ..., ..., ... ve ... markalarının reklam ve tanıtımı için hizmet verilmesinin öngörüldüğünü, ancak, davacı karşı davalı Şirket sözleşme kapsamında taahhüt ettiği hizmetlerin yalnızca küçük bir kısmını yerine getirdiğini, birçok platformda eksik veya hiç paylaşım yapmadığını, kurumsal kimlik çalışmalarını tamamlamadığını ve istenilen revizeleri yapmadığını, özellikle ... markası için yalnızca ... ve ... 19 paylaşım yapıldığını, ... ve ...'ta hiçbir içerik üretilmediğini, ... adına hiçbir paylaşım gerçekleştirilmediğini, ... markasında ... ve ... dışında diğer platformlarda aktif olunmamış, ... markasında ... dışında içerik paylaşılmadığını ve ... markasında hiçbir platformda tanıtım yapılmadığını, bununla birlikte, katalog çalışmaları gibi talepler sürekli olarak ertelediğini ve hatalı çalışmalar gönderildiğini, davalı karşı davacı şirket'in ticari faaliyetlerini olumsuz etkileyen bu aksaklıklar nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlıkların çıktığını ve sözleşme ilişkisi çekilmez hale geldiğini, davalı karşı davacı şirket, sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilmeyen hizmetlerin bedelini ödemek zorunda bırakılmamak adına "ayıp oranında bedelde indirim" hakkını kullanarak eksik ödeme yapıldığını, davacı Şirket'in talep ettiği hizmet bedelinin haksız ve hukuka aykırı olduğu açık olduğunu, özellikle Şubat ayında hiçbir hizmet verilmemesine rağmen, davacı Şirket bu aya ilişkin 684.000 TL tutarında fatura düzenlendiğini, sözleşmesel ilişki fillen sona erdiği halde hizmet verilmeyen bir ayın bedelinin talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, öte yandan, davacı şirket'in davalı karşı davacı şirket'e ait 22 adet ayakkabıyı teslim almalarına rağmen iade etmediği ve yine davalı karşı davacı şirket'e ait sosyal medya hesaplarının şifrelerini paylaşmayarak davalı karşı davacı şirket'in bu hesaplara erişimini engellediğini, bu durumun davalı karşı davacı şirket'in ticari faaliyetlerine zarar verdiği de açık olduğunu, bu nedenle davalı karşı davacı şirket, söz konusu ürünlerin iadesini ve sosyal medya hesaplarına erişimin sağlanmasını talep ettiğini, davacı karşı davalı şirket'in haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddini, ayrıca karşı işbu dava kapsamında davalı karşı davacı şirket'e ait ayakkabıların iadesini ve sosyal medya hesaplarına erişimin sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.KARŞI DAVADA TALEP
: Davacı-karşı davalı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespitini, süresinde açılmadığının tespiti halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazlarının kabulünü ve zamanaşım hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeniyle davanın reddini talep ettiğini, HMK madde 119 kapsamında dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların irdelenmesi, eksiklik ya da hatanın süresinde düzeltilmemesi halinde davanın açılmamasına karar verilmesini talep ettiğini, işbu dava cevap verilebilmesi için öncelikle HMK md. 121 gereği delillerin tarafımıza tebliğinin gerektiğini, davacı karşı davalı tebliğ edilen cevap ve karşı dava dilekçesi ekinde, davalı tarafın iddialarına ilişkin olarak yer alması gereken tüm belgelerin bulunmadığını, tüm dosya delilleri davacı karşı davalıya tebliğ edilmeden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasını talep ettiğini, davalı-karşı davacı tarafça, reklam ve tanıtım faaliyetleri kapsamında 22 adet ayakkabı gönderildiği ve işbu ayakkabıların ve davalı-karşı davacı şirkete ait sosyal medya hesaplarına ait şifrelerin verilmediğini iddia ettiğini, işbu iddiaların tamamı asılsız olduğunu ve itiraz ettiklerini, davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya gönderildiği iddia edilen ayakkabılar tanıtım ve reklam filmlerinin çekimi için gönderildiğini, bu ayakkabıların davacı karşı davalı firmadan iadesinin istenilmediğini, davalı karşı davacının amacı Mahkememizi yanılttığını, davalı tarafından ayakkabıların iadesine ilişkin davacı karşı davalı firmaya herhangi bir mail veya bildiriminin yapılmadığını, davalı tarafın iade edilmediğini iddia ettiği ayakkabılar verildiği şekilde davacı karşı davalının durmakta olduğunu, böyle bir talep hiçbir zaman davalı tarafından davacı karşı davalıya iletilmediğini, ayrıca sosyal medya şifreleri davacı karşı davalıdan talep edilmediği ve verilmediğine ilişkin beyanlar gerçek dışı olduğunu, davalı karşı davacı taraf kötüniyetli olarak Sayın Mahkemeyi yanıltmayı amaçlayarak davacı karşı davalı firmayı Sayın Mahkeme önünde haksız gösterme çabasında olduğunu, davalı tarafından davacı karşı davalı firmadan ne ayakkabıların iadesi talep edilmiş ne de sosyal medya hesaplarının şifreleri talep edildiğini, bir firmanın kendi sosyal medya hesaplarının yönetimi şifreleri yetkisiz birine veya sadece şifre verilerek yapılacak bir işlem olmadığını, sosyal medya hesaplarının üçüncü kişilerin eline geçmemesi için gerekli hazırlıklar yapılarak verilmesi gerekir ancak davalı tarafından bu yönde davacı karşı davalı firmaya tek bir talep dahi gelmediğini, davalı karşı davacı tarafın gerçekten uzak, soyut ifadeler içeren, hiçbir somut delile dayanmayan karşı davası kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini beyan etmiştir.KARŞI DAVADA CEVAP
: Davalı-karşı davacı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı karşı davacı Şirket, işbu davada Davacı olan firmaya reklam ve tanıtım faaliyetleri kapsamında 22 adet ayakkabı gönderdiğini ve bahse konu ayakkabıların kullanımı sonrası iadesi noktasında anlaşıldığını, ancak Davacı karşı davalı şirket, davalı karşı davacı şirkete ait ayakkabıları iade etmediğini ve hatta işbu dava konusu yargılama kapsamında bahsi geçen sosyal medya hesaplarının şifrelerini de davalı karşı davacıya vermeyerek davalı karşı davacının kendisine ait sosyal medya hesaplarına erişimini kısıtladığını, davalı karşı davacı bu durum karşısında herhangi bir reklam ve pazarlama faaliyeti yapamadığını ve ticari anlamda zarara uğradığını, işbu karşı dava ile davalı karşı davacı ait ürünlerin teslimini ve yine davalı karşı davacıya ait sosyal medya hesaplarının şifrelerinin davacı karşı davalıya vererek bahsi geçen sosyal medya hesaplarında erişim hakkına sahip olmayı talep etmiştir.DELİLLER
: .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Son Tutanağı, Sözleşmeler, Faturalar, E-postalar, Taraflar arasındaki mesajlaşmaya ilişkin görüntüler, Ticari defter kayıtları, Tanıklar, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusu, taraflar arasında akdedilen ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 10.11.2023 tarihli ... ... nolu 1.520,000,00 TL tutarlı ve 01.02.2024 tarihli ... ... nolu 684.000,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklı 1.554.000,00 TL bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve 2024 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresinde yaptırılmış olduğu 2024 yılı ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2024 yılı Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlen ve takibe konu edilen 10.11.2023 tarihli ... ... nolu 1.520,000,00 TL tutarlı ve 01.02.2024 tarihli ... ... nolu 684.000,00 TL tutarlı faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi (28.03.2024) itibariyle bu iki faturadan kaynaklı 1.554.000,00 TL bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve 2024 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresinde yaptırılmış olduğu 2024 yılı ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2024 yılı Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlen ve takibe konu edilen 10.11.2023 tarihli ... ... nolu 1.520,000,00 TL tutarlı ve 01.02.2024 tarihli ... ... nolu 684.000,00 TL tutarlı faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi (28.03.2024) itibariyle bu iki faturadan kaynaklı davacıya 1.554.000,00 TL bakiye borçlu olduğu tespit edildiği, davacı ...Ş. İle davalı ... İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. Arasında, davalıya ait "..." isimli marka için 07.08.2023 tarihinde aylık, KDV dahil 200.000,00 TL üzerinden sözleşme akdedildiği, yine davalıya ait 5 farklı markanın daha reklam ve tanıtım faaliyetleri için 09.11.2023 tarihinde taraflar arasında yeni bir sözleşme akdedilmiş, yapılan işbu sözleşme uyarınca; davalı ... İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından kendisine ait 5 adet markanın reklam ve tanıtım faaliyetleri için 3 aylık bedeli karşılığı olarak 1.500.000,00 TL'nin nakit ödenmesi hususu kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalar, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında “3 aylık Ajans Hizmet Bedeli” kapsamında düzenlendiği, faturaların davacı ve dalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği görüldüğünden düzenlenen faturaların davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu,Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, tarafların incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafından davalı adına düzenlen ve takibe konu edilen 10.11.2023 tarihli ... ... nolu 1.520,000,00 TL tutarlı ve 01.02.2024 tarihli ... ... no.lu 684.000,00 TL tutarlı faturaların davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi (28.03.2024) itibariyle bu iki faturadan kaynaklı 1.554.000,00 TL bakiye alacaklı olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.Davacı Tanığı ...'un Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşmasındaki beyanında; Ben davcı şirkette çalışıyorum, ben creatif direktörüyüm, marka danışmanlığı, strateji ve fikirleri bulan kişiyim, ben 14 yıldır davacı şirkette çalışıyorum, biz davalı şirketle marka tanıtımı konusunda sözleşme imzaladık, bizim genel çalışma prensibimiz markasını tanıtmak isteyen şirket bize geldiğinde biz 1,5 aylık bir çalışma yaparız, markanın nasıl tanıtılacağı kullanılacak kelimeler ve cümleler gibi temel çalışmaları yaparız, örneğin şubat ayının çalışması en kötü aralık ocak ayında yapılır, biz davaya konu ... ve ... markalarını tanıtım için çalışmalar yaptık, biz her bir marke için yapılması gereken reklam ve platform hakkında çalışma yapıp davalı şirkete bildirdik, onların onayları sonrasında reklamları yaptık davalı firma tüm reklam sürecinde aktif olarak bize onay verdi, yaptığımız mail yazışmalarında da durum sabittir, örneğim ... markası için instagram ve ... sayfalarında paylaşım yapılmasını müşteri açısından uygun olduğunu ...'ta aktif paylaşım yapılmasını gerekli olmadığını davalıyı bildirdik, davalının onay çerçevesinde de reklam çalışmalarımız yaptık, ayrıca davalı taraf bize markalarla ilgili bazı dökümanları sunmadı, örneğin ... markasında görselleri sunmadı ve o proje açısından bazı gecikmeler ve beklemeler oldu, davalı ... şirketi kendi iç işleyişinde sorunları çözemediği için bana şirket mail hesabı verdiler ben müşterileri ile yazışmalar yaparak dökümanları ve gerekli belgeleri temin ettim, davalı şirket çalışan arkadaş yabancı dil bilmiyordu, biz yaptığımız çalışmalar ve davalının bize sunmuş olduğu dökümanlar kapsamında yapılması gereken reklamları yaptık hizmetleri verdik, iş ve sektör gereği sözleşmelerimizi yıllık yapıp çalışacak ekipleri ona göre ayarlıyoruz, ayarladığımız ekip o proje kapsamında yıl boyu anlaştığımız şirkete hizmet vermektedir, dedi.Davacı Tanığı ...'un Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşmasındaki beyanında; Ben davacı şirkette çalışıyorum, ben muhasebe sorumlusuyum, ben 2 yıldır davacı şirkette çalışıyorum, sözleşme imzalandığında davacı şirkette çalışıyordum, ben işim fatura ve ödeme kısımları ile ilgileniyordum, iç birimden bana yapılan işe dair evraklar gelirdi bende faturalandırırdım, ben faturaları kestiğimde faturaları ödüyorlardı herhangi bir itirazları olmadı, daha sonra ödememeye başladılar, ben durumu yöneticime bildirdim, bunun dışında neden ödeme yapmadıklarına dair bana yaptıkları bir bildirim olmadı, yöneticim ile görüştüler diye biliyorum, ben reklam çalışmasını içeriklerini tam olarak bilemiyorum, arabuluculuk aşamasında alacaktan bir kısım indirim yaptık, davalı taraf 3 4 taksit ödeyeceğini kabul etti, biz teminat çeki talep ettik, ancak herhangi bir teminat sunmadılar, dedi.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Asıl Dava da Gerekçe ;Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir..... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine 2 adet fatura nedeniyle 1.554.000 TL fatura alacağının tahsili için 27.03.2024 tarihinde takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliği ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir.Taraflar arasında reklam ve tanıtım hizmeti verilmesi hususunda ticari ilişki bulunduğu sabittir.Davacının hizmetlere ilişkin fatura bedellerinin ödenmediği iddiasına karşılık, davalı ise hizmetlerin gereği gibi yerine getirilmediğini savunmuştur. Ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafça takibe konu edilen alacağa ilişkin faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle her iki tarafın uyumlu kayıtlarına göre davacının 1.554.000 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafça takibe konu edilen faturalar 10.11.2023 ve 01.02.2024 tarihli olup aynı tarihlerde davalı tarafça defterlerine işlemiştir.6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ███████ K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça takibe konu edilen faturaların, davalı tarafından fatura tarihlerinde defterlerine işlendiği, 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği yukarıda yer verilen emsal kararlar uyarınca, davacının davalıdan 1.554.000 TL alacaklı olduğu sabit hale gelmiştir. Davalı tarafça hizmetin verilmediği ileri sürülmüş ise de faturaların ticari defterlerine kaydedilmesi ve süresi içerisinde iade edilmemesi karşısında ispat yükü davalı üzerindedir. Ancak davalı tarafça bu savunmanın ispatına yönelik bir delil sunulmadığı görülmüştür.Takibe konu edilen alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan davalının takibe haksız itiraz ettiği anlaşılmış ve aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Karşı Dava Yönünden Gerekçe
:Karşı dava ile ilgili hükümler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 132 ilâ 135 inci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Davalı tarafın, asıl davaya karşı ileri sürdüğü savunmaların yanı sıra davacıdan olan bir hakkının da hüküm altını alınmasını isteyerek dava açmasına “karşı dava” denir.Karşı davanın açılabilmesi için;a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması,b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır.Yasa gereğince, belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.6100 sayılı Yasanın 133 üncü maddesi uyarınca, karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. Yasanın 134 üncü maddesine göre, asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz.Karşı dava, bağımsız ayrı bir davadır. Bu nedenle de harca tabidir. Dava şartları asıl dava ve karşı dava için ayrı ayrı incelenir. Karşı dava bağımsız bir dava olduğundan, hüküm fıkrasında asıl dava ve karşı dava için verilen kararlar ayrı ayrı gösterilir ve ayrı ayrı harca hükmedilir. Yine vekâlet ücreti de ayrı ayrı takdir edilmelidir. Miktar yönünden yasa yolu incelemesi, asıl dava ve karşı dava için ayrı ayrı gözetilmelidir. Diğer bir anlatımla, her iki davanın değerlerinin toplamı dikkate alınamaz (Yargıtay 9. HD'nin ██████████ E - ████████ K sayılı kararı).Somut olayda; davalı-karşı davalı tarafça cevap dilekçesi içeriğinde sunulduğu , ayrı bir dava dilekçesi olarak sunmadığı ve dava dilekçesinde bulunması gereken unsurları içermediği , netive talep kısmının anlaşılır olmadığı bu haliyle usule uygun olarak bir karşı davanın açılmadığı anlaşılmakla usulden reddine dair Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Asıl Dava Yönünden;1) a.) Davacı tarafça açılan asıl davanın DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasındaki; borçlu davalı tarafından 1.554.000,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen aynı şartlarla kaldığı yerden devamına,b.)Asıl alacağın %20'si oranında olan 310.880,00 TL icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 106.153,74-TL harçtan daha önceden ödenen 18.768,44-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 87.358,30-TL harcın davalı karşı davacından alınarak hazineye irad kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalı karşı davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davacı karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 235.560,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalı tarafa verilmesine,5-Davacı karşı davalı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı 18.768,44-TL peşin harç olmak üzere toplam 19.196,04 harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalı tarafa verilmesine,6-Davacı karşı davalı tarafça yapılan 13.500,00-TL Bilirkişi ücreti ve 825,00-TL posta giderinden ibaret toplam 14.325,00-TL yargılama giderinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalı tarafa verilmesine,7-Davacı karşı davalı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı karşı davalıya re'sen iadesine,Karşı Dava Yönünden;1-Davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalı taraf aleyhine açılan karşı davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalı tarafa verilmesine,4-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imza*Hakim ...e-imza*