Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında verdiği görevsizlik kararına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bu gerekçeli karar, davacının ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinin ihlali nedeniyle icra takibine yapılan itirazın iptali ile katkı payı ve cezai şart alacaklarının tahsili talebine, davalının ise sözleşmenin dayatıldığını ve taleplerin haksız olduğunu savunmasına ilişkindir; mahkeme, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ve özellikle davalı tarafın Türk Ticaret Kanununa göre tacir mi yoksa Esnaf ve Sanatkarlar Kanununa göre esnaf mı olduğu yönündeki incelemesinin sonucunda, davanın kendi görev alanına girmediğine hükmetmiştir.

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı şirket ile Davalı arasında, ... ... adresinde faaliyet gösteren ... adlı işletme ile ilgili olarak █████/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere █████/2023 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, taraflar sözleşme uyarınca karşılıklı olarak çeşitli yükümlülükler altına girdiğini, davalı’nın sözleşme hükümlerini ihlal etmesi üzerine sözleşme’nin 20. maddesinin uygulama koşulları oluşması karşısında, ... 48. Noterliği’nin 20.03.2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme’nin davalı’nın aykırı eylemleri sebebiyle feshedildiğini, ihtarname’nin davalı’ya tebliğ edilmesinin akabinde, davalı tarafından davacı şirket’e ödeme yapılmaması sebebiyle; davacı sözleşme’den doğan alacağı için ... 9. İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası nezdinde Sözleşme kapsamında yer alan ve davalı’ya ödenmiş toplam 75.000,00– TL katkı ödemesi ve 180.000,00– TL cezai şartın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptaline ve takibin tüm fer’ileri ile devamına, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... 9. İcra Müdürlüğünün 2025/... esas dosyası ile hakkında yapmış olduğu ilamsız icra takibine karşı itiraz ettiğini, bu kez davacı şirket itirazın iptali hakkında dava açarak sözleşmeden doğan alacağını istemekte ise de sözleşme satış akdinin aralarında oluşması için dayatılan bir belge olması sebebiyle mecburen imzalamak zorunda kaldığını, ilgili şirketin mamullerini 2012 yılından 2024 yılı Ocak ayına dek sattığını, şirketin ürünlerini satarken herhangi bir akde aykırılıkta bulunmadığını, sözleşme 12.000 litre kotası doldukça devamlı yenilendiğinden şirket ile 6-7 defa bu şekilde sözleşmeler imzalamak zorunda kaldığını, şirketin yani davalının herhangi bir zararı olmadığı gibi 12 yılı aşkın sürede kendilerini zarar ettirmediğini, davacı şirketin fazlaya ilişkin talepleri haksız ve yersiz olduğunu, şirket kayıtlarında kaç adet sözleşme yaptığının talep edilerek durumumun mahkemenizce de göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ,,, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığından, ... Vergi Dairesinden, .... Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığından ve .... 9. İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldüDelillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:Dava taraflar arasında imzalanan açık satış sözleşmesinin feshinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.Her ne kadar davacı tacir ise de, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, davaya konu sözleşmenin yapıldığı tarih olan 2021 yılına ve 2023-2024 yılına ilişkin yıllık gelir beyannamelerinde bildirilen miktarların VUK md. 177'de belirtilen hadlerin altında kaldığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava; Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. (... 20.HD 2016/ Esas 2016/ Karar)Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine,3-HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,4-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde tarafların müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,5-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç,yargılama giderleri ve vekalet ücretleri hakkında HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece karar verilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katipe-imzaHakime-imza