Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin adi ortaklığın tespiti, feshi ve tasfiyesi davasında mahkemenin görevli olup olmadığına dair değerlendirme içeren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalı ile 01/07/2025 tarihinde ahşap ürünleri üretimi ve satışı konusunda adi ortaklık kurduğunu, 200.000 TL nakit ve bir araçla sermaye katılımında bulunduğunu, ancak davalının kayıtdışı satışlar yaparak gelirleri zimmetine geçirdiğini iddia ederek ortaklığın tespiti, feshi, tasfiyesi, kendi sermayesinin ve kardan düşen payının faiziyle birlikte iadesini talep etmiş; mahkeme ise davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olduğunu belirtip, Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca mutlak veya nispi ticari dava olup olmadığını, tarafların tacir sıfatını ve uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilişkisini HMK gereği görev hususu kapsamında kendiliğinden incelemeye başlamıştır.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av....DAVALI
: ...DAVA
: Adi Ortaklığın Tespiti ile Fesih ve TasfiyesiDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Tespiti ile Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı taraf arasında, █████/2025 tarihinde Adi Ortaklık Sözleşmesi imzalanarak bir adi ortaklık kurulduğunu, kurulan bu ortaklık için müvekkilinin, sözleşme uyarınca sermaye katılım payı olarak 200.000,00-TL nakit bedel (█████/2025 tarihli ödeme dekontu ile ispatlıdır) ile ...plakalı aracı ayni sermaye olarak, şirket adına tescilini vererek, ortaklık kullanımına tahsis ettiğini, tarafların ortak faaliyet konusunun, "Genel kabul görmüş mevcutta olan ve devamlılığı sağlanacak olan ahşap ürünlerinin (palet, pelet, takoz) tamir/üretim ve satışı" olarak belirlendiğini, ortaklığın safi kârının, tüm masraf ve maliyetler düşüldükten sonra %50’sinin davacı müvekkiline ve %50’sinin davalı tarafa ait olacağı hususunda mutabık kalındığını, ortaklığın ana faaliyet konusu olan palet satışları bağlamında, davalı tarafın sıklıkla faturasız ve kayıt dışı satışlar gerçekleştirdiğini, bu hileli eylemlerle elde edilen gelirleri ortaklığın resmi defterlerine dâhil etmeyerek zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini belirterek davanın kabulü ile, davalının malları üzerinde müvekkilin alacağına yetecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin kabulüne, müvekkilinin ortaklığının tespitine, ortaklık ilişkisinin feshedildiği ve tasfiye sürecine girdiğinin kabulüne, tasfiye sonucunda tespit edilecek miktar üzerinden nakit sermayenin █████/2025 tarihli ihtarname tarihinden itibaren faiziyle kendilerine iadesine, tasfiye sonucunda tespit edilecek miktar üzerinden konulan ...plakalı aracın aynen iadesi, aynen iadenin mümkün olmaması durumunda tasfiye tarihindeki güncel rayiç bedelinin nakden █████/2025 tarihli ihtarname tarihinden itibaren faiziyle kendilerine iadesine, ortaklığın faaliyeti neticesinde elde edilen ve tasfiye işlemleri sonucunda belirlenecek olan net kardan müvekkil payına düşen miktarın tespiti ile █████/2025 tarihli ihtarname tarihinden itibaren faiziyle iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, Adi Ortaklığın Tespiti ile Fesih ve Tasfiyesi talebine ilişkindir.TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklanması ve eser sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya konu uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.Kayseri - Kültepe Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2026 tarih ... sayılı yazısında; davacı ...'ın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür.Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davacının 1. sınıf tacir olmadığı ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı ve davacının tacir olmadığı dikkate alındığında TTK'nın 4. maddesine göre, nisbi ticari dava da olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi' nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Başkan ...E-imzalıdırÜye ...E-imzalıdırÜye ...E-imzalıdırKatip ...E-imzalıdır