Danıştay, KHK 667/3-1 ile FETÖ iltisakı gerekçeli meslekten çıkarmada dershane, Bank Asya, tanık ve ankesörlü telefon gibi delillerin yetersizliğini içeren içtihat metni.
Özet: Bu hukuki evrak, FETÖ ile iltisak ve irtibat iddiasıyla meslekten çıkarılan davacının, dershane eğitimi, Bank Asyaya para transferleri, hakkındaki tanık beyanları ve ankesörlü telefon görüşmeleri gibi hususlarda somut örgütsel saik veya bağlantı gösteren delil bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin savunmalarının yetersiz bulunduğuna ve dolayısıyla davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına dair kararın hukuka uygun olmadığına karar veren Danıştay Beşinci Dairesinin hükmünün temyizen incelenmesi sürecini ve bu kararın dayandığı gerekçeleri detaylandırmaktadır.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesine karar verilmesi ve 6749 sayılı Kanun'un (667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin) 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:... sayılı dosyasında devam ettiğinin anlaşıldığı,
Davacının kendi beyanı yönünden, davacının örgüte müzahir dershaneye giderken ailesinin ekonomik durumlarını göz önüne alarak eğitim saikiyle hareket ettiğinin aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının örgüte müzahir dershaneye gittiğine yönelik beyanı örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Diğer yandan, davacı anılan ifadesinde, örgüte ait banka ya da finans kuruluşlarında hesabının bulunmadığını, ancak İstanbul'da bulunan ve dershane eğitimi gören yetim olan yeğeninin masrafları için zaman zaman yeğeninin annesine ait olan Bank Asya hesabına eft yoluyla aylık 100-200 TL para gönderdiğini belirtmiş olup, davacının bu beyanlarının aksini ve örgütle bağlantısı ile örgütsel amaçlar gözetilerek söz konusu para transferlerinin yapıldığını ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının yeğeninin eğitim masraflarını karşılamak amacıyla zaman zaman yeğeninin annesinin Bank Asya hesabına para gönderdiğine yönelik beyanı örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, A.C.Ş. ve M.Ü. isimli tanıkların beyanları, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısı bulunduğu ve 2014 yılı HSK seçimleri döneminde örgütün sözde "bağımsız" adaylarını desteklediği yönünde somut herhangi bir bilgi ve veri içermemesi, duyum ve yoruma dayalı olması nedeniyle, davacının örgüt ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, her ne kadar davalı idare tarafından █████/2020 tarihli ek beyan dilekçesi ekinde sunulan Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı raporunun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de, Dairelerinin █████/2022 tarihli ara kararına Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı tarafından verilen █████/2022 tarihli cevap dilekçesi ve eklerinde, ardışık arama tespit edilerek düzenlenen söz konusu rapordaki GSM hattının davacının kullanımında olmadığının değerlendirildiğinin belirtilmesi karşısında, söz konusu raporun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığı,
Kaldı ki anılan rapor incelendiğinde, büfe/ankesörden yapılan aramaların "yakın zaman diliminde birbirini takip eden peşi sıra arama (ardışık arama)" veya "farklı tarih ve zaman diliminde belirli gün aralığı dahilinde arama (periyodik arama)" şeklinde olmayan tekil aramalar olduğu, bu haliyle söz konusu aramaların Yargıtay... Ceza Dairesi'nin... tarih ve E:...K:...sayılı kararı ile Yargıtay...Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen kriterleri taşımadığı ve ardışık arama olarak nitelendirilmesine de imkan bulunmadığı,
Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla soruşturma yürütülmesi yönünden, salt davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan soruşturma yürütülmesi hususunun, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmediği,
Sosyal çevre bilgileri yönünden, Dairelerinin ara kararı ile davalı idareye davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun sorulduğu, davalı idarece söz konusu ara kararına verilen █████/2022 tarihli cevapta, davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin, gerek davacının görev yaptığı mahalden gerekse diğer kurumlardan intikal eden ve işlem tesisinde Kurul kanaatinin oluşmasına destek olan her türlü veri ve bilgiler olduğunun belirtildiği görülmekle birlikte, anılan veri ve bilgilerin davalı idarece dava dosyasına somut bir şekilde sunulmadığının anlaşıldığı; netice itibarıyla, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,
Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden; Dairelerince verilen █████/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen █████/2022 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu...Dairesinin ... sayılı) soruşturma dosyasında, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ...sayılı kararı ile "yeniden karar verilmesine olmadığına", ayrıca Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu ... Dairesinin...esas sayılı dosyasında yer alan iddiaya ilişkin olarak...tarih ve ... karar sayılı kararı ile "şikayetin işleme konulmamasına" dair karar verildiği, bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtildiğinden, söz konusu soruşturmaların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin █████/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,
Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerektiği,
Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle,
Dava konusu kararların davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünden yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu; Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu; davacı hakkındaki tanık beyanları, davacının kendi ifadesinde üniversiteye hazırlık döneminde FETÖ/PDY bağlantılı dersaneye gittiğini, yeğeninin okul masrafları için Bank Asya'ya zaman zaman EFT yaptığını beyan etmiş olması, davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğünün büfe ankesör soruşturmalarına ilişkin raporunda yer alan tespitler, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna dair ihbar ve şikâyet olması ve davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiası ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... esasına kayden soruşturma yürütülmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, Kurulda davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönünde kanaat oluştuğu; davacı hakkında devam etmekte olan adli soruşturmaya dair süreç dikkate alınarak davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olup olmadığına dair uyuşmazlığın dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelenerek ve resen araştırma ilkesi uyarınca gerekli araştırmalar yapılarak sonuçlandırılması gerektiği; 667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal-özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz talepleri yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, parasal hak, maddi ve manevi tazminat ile faiz taleplerinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, hakkındaki tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı, söz konusu beyanların somut bir olgu içermediği ve kişisel kanaatlerin açıklanması mahiyetinde olduğu, nitekim meslekten çıkarma kararına dayanarak yapılan tanık beyanları Anayasa Mahkemesi tarafından tutuklamanın hukukiliği açısından değerlendirmeye tabi tutulduğu ve bu beyanların yargı makamlarının denetim yapmasına imkan vermediğinin belirtildiği, örgüte müzahir dershaneye 2001 yılında lise son sınıfa geçince 16 yaşındayken sınavı kazanabilmek amacıyla gittiği, 2002 yılında üniversite sınavını kazandıktan sonra örgütle herhangi bir bağlantısının olmadığı bu nedenle kendi beyanının aleyhine değerlendiremeyeceği, yeğeninin okul masrafları için Bank Asya'ya zaman zaman 100- 200-TL civarında EFT yapması hususu örgütle iltisaklı ve irtibatlı olduğuna delil olarak ileri sürülmüş ise de, kendisinin Bank Asya'da herhangi bir hesabının bulunmadığı ve bu parayı örgütsel amaçla göndermesinin söz konusu olmadığından davalı idarenin iddiasının yerinde olmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğünün büfe ankesör soruşturmalarına ilişkin raporunda hattın kullanımının eşinde olduğunun tespit edildiği ve söz konusu aramaların örgütsel saikle yapılmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna dair ihbar ve şikâyet hakkında işleme konulmama kararı verildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun █████/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın █████/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin mahsup edilmesi gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararların davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!