Orman kesim işçilerinin davalı şirketle kurulan eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedellerinin tahsili davasında, Yargıtayın akdi ilişkiyi ispatlayan delilleri değerlendirerek verdiği bozma kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların orman kesim ve sürütme işleri karşılığında davalı şirketten ödenmeyen işçilik alacaklarını talep ettiği, davalı tarafın ise aralarında sözleşmesel ilişki olmadığını savunarak davanın reddini istediği bir uyuşmazlığa ilişkindir; ilk derece mahkemesi taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmişken, Yargıtay ise orman işletme müdürlüğü yazıları, akaryakıt ödemeleri ve davalı çalışanından çıkan imzası inkar edilmeyen belge gibi delillerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunu belirterek kararı bozmuş ve iş bedelinin tespiti için gerekli incelemenin yapılmasını istemiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Isparta ili, ... ilçesi ... bölgesindeki ormanların kesimi işini ihale ile aldığını, müvekkillerinin ise orman kesim işçiliği yaptığını, kesim sahasında 2013 yılı Ağustos ayından Kasım ayı sonuna kadar kesme ve sürütme işlerinde çalıştıklarını, çalışma yapılan orman bölgesinde 3800 ster orman emvalinin orman işletme müdürlüğünce damgalanarak ve nakliye tezkeresi düzenlenerek davalı şirketin Isparta ilinde bulunan fabrikalarına gönderildiğini, ancak iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 79.800,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Isparta ili .... ilçesi ... bölgesindeki ormanların kesimi işini ihale ile aldığını, müvekkillerinin ise orman kesim işçiliği yaptığını, kesim sahasında 2013 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında kesme ve sürütme işlerinde çalıştıklarını, ancak iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 14.355,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddiasının eser sözleşmesi kapsamında kaldığını, söz konusu bölgelerdeki sürütme, kesim işlerini yapmak üzere dava dışı .... ile sözleşme imzalandığını, söz konusu kişinin de bu işlerin bir kısmını yapmak üzere davacılarla anlaştığını ve ücretlerini bu kişiden aldıklarını, verilen teminat mektubunun işin bitiminde geri alınabilmesi açısından davacıların sigortalı gösterildiklerini, davacıların gerçekte dava dışı....'ın çalışanları olduğunu, bu durumun akdî ilişkinin ispatına yeterli olmadığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl dava dilekçesine karşı sunduğu cevaplarını aynen tekrar etmek suretiyle davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 16.03.2018 tarihli kararı ile davacıların, davalı nam ve hesabına kesme, sürütme, nakliye işi yaptıkları, ancak bedelinin ödenmediğini iddia ettikleri, davalının ise akdi ilişkiyi inkâr ettiği, davacıların taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 200. maddesi uyarınca ispat etmeleri gerektiği, davacıların akdi ilişkiyi sigorta kaydı, orman işletme müdürlüğünün kayıtları ve tanıkla ispat etmek istedikleri, her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen belgelere göre, söz konusu işin yapıldığı tarih itibariyle davacıların işçi olarak davalı uhdesinde çalıştıkları kayıtlı ise de, bu durumun ancak işçi-işveren ilişkisinin varlığına karine olabileceği, ancak davacıların bu karinenin aksine taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin varlığını iddia ettikleri, iddianın ileri sürülüş biçimine göre sigorta kayıtları ve orman işletme müdürlüğü kayıtlarının davalının yazı ve imzasını içermeyen kayıtlar olduğundan eser sözleşmesi ilişkisini ispata yeterli görülmediği, belgelerin yazılı delil başlangıcı da sayılamayacağı, dava tarihi itibariyle HMK’nın yürürlükte olduğu, bu nedenle davacılar tarafından açıkça yemin deliline de dayanılmadığından bu hususta hatırlatma yapılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Mahkemenin 16.03.2018 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Her ne kadar mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kurulmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de; ... Orman İşletme Müdürlüğü’nün 17.02.2014 tarihli yazısında davacı ... ve ... davalı Orma .... San. ve Tic. A.Ş. tarafından kesim sahasında çalıştırıldığının görüldüğünü, yine 22.05.2014 tarihli yazısında ise ...’ın davalı Orma ... ... ve Tic. A.Ş. adına 491,6 92... yapacak odun ile 2777 ster yakacak odun ve lif yonga odunu vasfında orman emvali üretimi yaptığına, davacı ... ile ilgili kayda rastlanmadığına ilişkin yazı cevapları, sunulan akaryakıt ödemeleri ve davacı tarafından sunulan davalı çalışanı ... elinden çıktığı anlaşılan ve imzası inkâr edilmeyen belge bir bütün halinde değerlendirildiğinde taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edilerek .... Orman İşletme Müdürlüğü’nden gelen yazı cevaplarında belirtilen orman emvallerinin miktarı gözetilerek taraflarca iş bedeli üzerinde bir kararlaştırma bulunmadığından, iş bedelinin yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa fiyatlarıyla (KDV ilave edilmeden) hesaplanması ve davalı tarafından kanıtlanan ödemelerin toplam iş bedelinden düşülmesinden ibarettir. Bu hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur,…” gerekçesiyle kararın asıl dava yönünden bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 10.11.2020 tarihli kararı ile bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.12.2022 tarihli kararı ile,"... Özel Dairenin bozma kararında, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğuna gerekçe olarak, davalı şirket çalışanı ...’nın elinden çıktığı belirtilen 13.11.2013 tarihli belgeye de yer verilmiş; ancak söz konusu belgenin delillerin bildirilmesi aşamasından sonra sunulması, davalı şirket tarafından anılan belgeye itiraz edilmesi, belgede ismi yer alan kişinin davalı şirketi temsile yetkili olup olmadığının tespit edilmemesi karşısında akdi ilişkinin ispatına yönelik olarak anılan belgeye değer verilemez ise de, az yukarıda belirtilen ve... Orman İşletme Müdürlüğünün 17.02.2014 tarihli ve 22.05.2014 tarihli yazıları ile dosyaya sunulan akaryakıt ödeme belgeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunun kabulü gerekir. Bu durumda taraflarca iş bedeli üzerinde bir kararlaştırma bulunmadığından, ... Orman İşletme Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarında belirtilen orman emvallerinin miktarı dikkate alınarak iş bedelinin, yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa fiyatlarıyla (KDV dahil edilmeden) hesaplanması ve davalı tarafından kanıtlanan ödemelerin toplam iş bedelinden düşülerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken akdi ilişkinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen direnme kararı yerinde değildir" gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma sonrasında alınan 19.02.2024 tarihli ek raporda; .... Orman İşletme Müdürlüğünün sunduğu belgelerden davacıların sadece .... sahasında çalıştıklarının anlaşıldığı ve işlenen orman emvali miktarının da 491,6 92... tomruk ve 2.777 ster odun (Toplam: 3.432,59 ster) olduğu, Kuzukulağı sahasında çalıştıklarını ispatlayan bir belge olmadığı, davacı ...'ın bağımsız olarak üretim yaptığına ilişkin bir bilgi bulunmadığı, bu sebeple şahsın alacaklı olarak değerlendirilemeyeceği, davacı ...'ın toplam 3.432,59 ster orman emvali işlediği ve alacaklı olduğu, alacak miktarının mahalli serbest piyasa fiyatlarıyla 65,219,21 TL (KDV Hariç) olduğu, bu miktardan davacıya doğrudan ya da dolaylı yapılan ödemelerin düşülmesi gerektiği, bu hususta kanıta bağlı ödeme miktarının toplamının 11.129,00 TL olduğu, diğer bahsi geçen davacıya verildiği iddia edilen çekler hakkında dosyada bir kanıt olmaması sebebiyle dikkate alınamayacağı, netice olarak, davacı ...'ın 65,219,21 TL (KDV Hariç) alacağından 11.129,00 TL'nin mahsubunun ardından kalan alacak miktarının 54.090,21 TL olduğu kanaatinin bildirildiği, davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınan ek raporda ise davacılar vekili tarafından sunulan 28.02.2024 tarihli itiraz dilekçesinde bir ster odun için birim fiyatın 21,00 TL olarak hesaplanmasının talep edildiği, dava konusu işlemlerin yapıldığı tarihte...'ın davalı şirkete kesmiş olduğu makbuzların 21,00 TL üzerinden kesildiğinin belirtildiği, davacıların ster başına ne kadar ücretle anlaştıklarına dair yazılı/somut bir bilgi dosyada bulunamadığı, birim fiyat olarak 19,00 TL değerin dikkate alınması gerektiği, bu rakamın mahalli rayiç fiyatlarına da uygun olduğunun belirlendiği, bu sebeple 19.02.2024 tarihli ek raporda hesaplanan alacak miktarının dikkate alınması kanaatinin bildirildiği belirtilmiş mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamı gereğince aldırılan bilirkişi heyet raporu ile davacıların asıl davadaki alacaklarının hesap edildiği, yapılan ödemelerin de mahsup edildiği belirtilerek," birleşen davaya yönelik olarak daha önce verilen karar temyiz incelemesi sonucu kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, asıl davaya yönelik; davanın kısmen kabulü ile 48.645,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara ödenmesine" karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz Sebepleri1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;a.Mahkeme tarafından yapılan yargılamada hukukun en temel ilkelerinden olan denkleştirici adalet ilkesinin ihlal edildiğini, davacılar tarafından yapılan iş bedeli hesaplanırken güncel bedeller üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini,b.Mahkeme tarafından hatalı ve yanılgılı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yargılama aşamasında bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazların dikkate alınmadığını,c.Bilirkişi raporunda ... Orman İşletme Müdürlüğü'nün 22.05.2014 tarihli emval miktarı hesaplanırken 491,6 92... 'ün hatalı şekilde 369 stere dönüştürüldüğünü, oysa ....Genel Müdürlüğü'nün Resmi Gazete'de yayımlanmış değerlendirme cetvelinde ''Yıllık kapasite olarak yapacak ve yakacak odun toplamı alınacaktır. Yakacak odun ster x 0.75 ile m3’e dönüştürülecektir'' şeklinde açıklama olduğunu,d.Bu hususa ilişkin itirazları neticesinde 19.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda bu hususun düzeltildiğini ve buna göre hesaplama yapıldığını, ancak mahkeme tarafından ek rapora itibar edilmeden asıl rapora istinaden hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu,e.Bilirkişi tarafından iş bedelinin ster başına 19,00 TL üzerinden hesaplanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a.Davalı şirket ile .... arasında bir eser sözleşmesi olduğunu, davacılar ile müvekkili şirket arasında ise herhangi bir eser sözleşmesi olmadığını,b.Davalı şirket tarafından ihale ile alınan dikili emval işi karşılığının tam olarak ....'a ödendiğini, davacıların bir alacakları olduğu iddia etmeleri halinde, iddialarını davalıya karşı değil, ...a karşı ileri sürmeleri gerektiğini,c.Bir an için eser sözleşmesinin varlığı kabul edilse dahi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ...'ın alacağı olarak hesaplanan bedelden mahsup edilmesi gereken ödemelerin eksik hesaplandığını, davalı şirket tarafından ....'a yapılan tüm ödemelerin mahsubu gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin, birleşen davaya yönelik tüm, asıl dava yönünden aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamından sonra alınan 18.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda, ... Orman İşletme Müdürlüğü'nün 22.05.2014 tarihli yazısına göre işlenen (üretilen) orman emvalinin 491,6 92... tomruk ve 2777 ster odun olduğu, emvallerin hesaplanmasında ster bedeli olarak hesaplama yapıldığı, ... Genel Müdürlüğü hesaplamalarında ve ormancılık disiplininde yürütülen akademik çalışmalarda ster ile m3 dönüşümlerinde 0,75 katsayısının kullanıldığı, 491,6 92... orman envalinin buna göre 369 ster geldiği, bu durumda üretilen orman emvalinin 369+2777=3.146 ster olduğu, steri 19 TL'den 3146 ster emvalin 31 46... ,00 TL/ster=59.774,00 TL olarak hesaplandığı, 11.129,00 TL yapılan ödeme düşüldüğünde davacıların 48.645,00 TL alacağı olduğu açıklanmıştır.Davacılar vekili, bilirkişi raporuna karşı verdiği 28.12.2023 tarihli itiraz dilekçesinde, .... Orman İşletme Müdürlüğü'nün 22.05.2014 tarihli yazısında yer alan emval miktarı hesaplanırken 491,6 92... ün hatalı şekilde 369 stere dönüştürüldüğünü, ... Genel Müdürlüğünün Resmi Gazatede yayınlanmış değerlendirme cetvelinde "Yıllık kapasite olarak yapacak ve yakacak odun toplamı alınacaktır, yakacak odun ster X 0,75 ile m3 e dönüştürülecektir" şeklinde dönüştürme yönteminin açıkça belirtildiğini, ilgili dönüştürme işlemi uygulandığında 469,6 91... tomruğun 626,25 stere karşılık geldiğini, ancak bilirkişi tarafından hatalı bir şekilde 369 stere dönüştürüldüğünü ve eksik hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.Taraf itirazları üzerine Mahkemece alınan 19.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda ise bu kez, ... Genel Müdürlüğü'nün Resmi Gazetede yayınlanmış değerlendirme cetveli ve ormancılık disiplininde yürütülen akademik çalışmalarda ster ile m3 dönüşümlerinde 0,75 katsayısı (...ster X 0,75=...m3 ) kullanıldığı, 491,6 92... orman emvalinin buna göre 655,59 ster geldiği, toplam orman emvali miktarının 655,59 + 2777=3432,59 ster olduğu, 3432,59 ster orman emvalinin mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin 3432,59 ster X 19 TL=65.219,25 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde davacı alacağının 65.219,25 TL – 11.129,00 TL=54.090,21 TL olduğunun tespit edildiği sonucuna varılmıştır.Davalı iş sahibi şirket vekili ek bilikişi raporuna itiraz ederek, 491,6 92... tomruğun ster cinsinden tespitinde 655,59 ster tespit edildiğini, oysa kök raporda 491,6 92... tomruğun 368,76 ster olarak belirlendiğini, ster sayısının hatalı hesaplanmasının bedel hesabının da hatalı olmasına yol açtığını ileri sürmüştür. Mahkemece taraf itirazlarının karşılanması için alınan 29.3.2024 tarihli 2.ek raporda ise ster,m3 hesabı ile ilgili bir değerlendirmede bulunulmamıştır.Mahkemece asıl davada 18.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan ve az yukarıda açıklanan hesaplama esas alınarak 48.645,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Görüldüğü gibi, 18.12.2023 tarihli bozma ilamından sonra alınan ilk rapor ile aynı bilirkişilerce düzenlenen ek raporda m3 ün, stere çevrilme yöntemi yönünden farklı sonuçlara ulaşılmış olup, mahkemece ilk rapor benimsenerek hüküm kurulmuştur.6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK 282/1).Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi, hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. HGK'nın 04.02.2009 tarihli 2008/4-8 23... /50 Karar sayılı kararında da hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir.Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve bu çelişkinin giderilmesi teknik bilgiyi gerektirdiği takdirde, hakim bu çelişkiyi giderecek rapor almalıdır. Bu şekilde çelişkiyi gideren rapor almaksızın raporlardan birini esas alarak karar verilmesi halinde hakimin özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verdiği gibi bir sonuç ortaya çıkacaktır.Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde,her ne kadar mahkemece 18.12.2023 tarihli rapor hükme esas alınmış ve bu rapordaki hesaplama yöntemine göre karar verilmiş ise de; neden bu rapora itibar edildiğinin gerekçeleri ve dayanakları izah edilmemiş olup,mevcut durumda asıl ve ek rapor arasında çelişki oluşmasına rağmen bu çelişki giderilmemiştir. Oysa ilk rapora neden itibar edildiğinin ve ek raporun hükme esas alınmama nedeninin gerekçede açıklanması gerekir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, HMK’nın 281/3. maddesi gereğince,maddi gerçeğin ortaya çıkması için, yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan, dosya kapsamında mevcut delillere, iddia ve savunmaya göre ve bozma ilamları da dikkate alınarak, raporlar arasındaki çelişkileri ortadan kaldıracak biçimde, davacının isteyebileceği alacak miktarı konusunda yeterli, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilerek oluşacak kanaate göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl dava yönünden diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA,Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.