Ankarada park olarak kullanılan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece ve istinaf kararları sonrası temyiz edilen bilirkişi raporu, faiz ve zaman aşımı ihtilafları.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının mülkiyetindeki taşınmazın davalı belediye tarafından kamulaştırmasız olarak park alanı şeklinde kullanıldığı iddiasıyla açtığı tazminat davasına ilişkindir; davacı, uzlaşma talebinin reddedilmesi üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tazminat talep etmiş, davalı ise hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarıyla birlikte el atma işleminin olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış olup, mevcut süreçte davacı vekilinin el atma tarihinin tespiti ve emsal bedel ile enflasyon karşısında tazminat faizine yönelik itirazlarının temyiz incelemesi devam etmektedir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2024/8 Esas, ████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 4 92... parsel sayılı taşınmazda hisse maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın, davalı ... tarafından demir çitler ve taş duvarlarla çevrilerek ağaçlandırılmak suretiyle park alanı olarak kullanılmakta olduğununu, kamulaştırmasız fili el atmanın gerçekleştiğini, dava konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma yapılmadığı gibi bugüne kadar taşınmaz bedelinin de ödenmediğini, dava konusu taşınmazla ilgili olarak, kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili için dava şartı kapsamında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurulduğunu, ancak uzlaşma ve bedel ödeme talebinin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00-TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren devlet alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre, zaman aşımı itirazlarında bulunarak, açılan davanın yerinde olmadığını, ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılan taşınmazlara ilişkin bedelin tahsiline ilişkin dava hakkının 221 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 12.01.1961 tarihinden itibaren iki yıl geçmekle düştüğünü, dava konusu taşınmazın ... Alanı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 19.11.2008 tarihli ve 244 sayılı kararıyla ilan edilen "...Kent Merkezi Kentsel Sit Alanı" sınırları ile Bakanlar Kurulunun 22.06.2015 tarihli ve █████████ sayılı kararıyla ilan edilen "... Merkezi Yenileme Alanı" sınırları içinde yer aldığını, alana ilişkin, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı ... Planı ve Plan Hükümlerinin ... Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 22.09.2014 tarih ve 1044 sayılı kararı ile uygun bulunduğunu, koruma amaçlı imar planlarının hazırlanıp yürürlüğe girmesine kadar ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.07.2015 tarih ve 1484 sayılı kararıyla belirlenen "Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartlarının" geçerli olduğunu, söz konusu taşınmaza belediye tarafından herhangi bir el atma işlemi bulunmadığını, ancak bölgede ilerleyen süreçte 1/1000 lik Koruma Amaçlı İmar Planı düzenlendikten sonra taşınmazın plandaki durumuna göre işlem tesis edileceğini, davayı kabul anlamı taşımamakla birlikte; taşınmazın 1956 yılından önce de aynı şekilde kullanıldığını, davanın 221 sayılı yasa hükümlerine göre reddedilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan fen bilirkişisi raporunda dava konusu parselde 1956 yılından önce de ağaçlandırma çalışmalarının mevcut olduğu tespitinde bulunulduğu ancak 1952 yılının teknolojisi ile çekilen hava fotoğrafından ağaçlandırma çalışmasının mevcut olduğu tespitinin mümkün olmadığını, 1952 yılında ağaçlandırma çalışması yapılması durumunda bu ağaçların keşif tarihi itibariyle 70 yaşında olması gerektiği oysa 22.12.2022 tarihinde yapılan keşifte bilirkişilerce çekilen fotoğraflarda ağaçların 70 yaşında olmadığının görüleceği, Ankara Kalesi ve çevresinin imar ve düzenleme çalışmalarına 1970'li yıllarda başlandığı, 1980 li yıllarda devam edildiği ve 1990 lı yıllarda fiili çalışmalara başlandığı dolayısıyla el atma tarihinin 1956 tarihinden önceye gitmesinin söz konusu olmadığını, raporun yetersiz bedelin az olduğunu, emsallerin uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın emsallerden daha değerli olduğu, enflasyona bağlı olarak paranın değeri azaldığından dava tarihinden ödeme tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, arsa bedellerindeki artışın dikkate alınmadığını, gerçek bedelin verilmesi gerektiğini, endeks dışı artışlar olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiilen el atmanın söz konusu olmadığını ve tazminat koşullarının bulunmadığını, 221 sayılı Kanun gereğince davanın reddi gerektiğini, taşınmazın kadastro parseli olduğunu ve düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini, bedelin yüksek olduğunu, ileri sürümüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda davacıların hisseli malik olduğu, taşınmazın imar planında ... Merkezi Yenileme Alanı olarak ayrıldığı, alınan fen bilirkişi raporuna göre dava konusu parselin batısı demir çit ile, doğusu taş duvar ile çevrili olup içerisinde yeşillendirme ve ağaçlandırma çalışmalarının yapılmış olduğu, alınan harita bilirkişi raporuna göre taşınmaza uygulanan 1952 tarihli hava fotoğrafında ağaçların mevcut olduğu görülmekle taşınmaza 1983 yılı öncesi el atıldığı, toplam 152,50 m²lik alan üzerindeki davalı idarenin fiili el atması nedeniyle davacıların taşınmazdaki hisselerini tasarruf etme imkanının kalmadığı, davalı idare vekili tarafından gerek istinaf dilekçesinde gerekse rapor sonrası sunulan itiraz dilekçesinde taşınmaza 1956 yılı öncesinde el atıldığı ve 221 sayılı Kanun'un uyarınca davanın reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve ███████-2022-46 sayılı kararı ile bu kanunun 1 inci maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan maddelerinin ise 6216 saylı Kanun’un 43üncü maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptallerine, iptal hükümlerinin Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş, iş bu kararın 04.08.2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, yayımı tarihinden itibaren dokuz aylık süre 04.05.2023 tarihinde dolduğu ve eldeki davada 221 sayılı Kanun'un uygulanma imkanının da kalmadığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak vergi değerleri de kıyaslanıp dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacılar payının idare adına tesciline dair kararda, taşınmaz ile aynı bölgede bulunan 4 20... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Kasım 2015 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 1.750,00 TL/m² birim bedelin Dairenin ████████ Esas sayılı kararı ile 4 20... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Şubat 2020 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 3.250,00 TL/m² birim bedelin Dairenin ████████ Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza, davalı idare tarafından, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ileri sürülmüş ise de 1956 yılı öncesinde hava fotoğrafında tespit edilen ağaçların kim tarafından dikildiği; davalı idarenin ağaçlandırma yaparak taşınmaza fiilen el attığı ve taşınmazın idarenin kullanımında olduğunun kesin olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından, somut uyuşmazlığın 221 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
3.Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; taşınmazın imar planında ... Merkezi Yenileme Alanı olarak ayrıldığı, mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak paydaş dosyalarında belirlenen bedeller de gözetilerek değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!