Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin kaçak elektrik kullanımı nedeniyle kesilen faturalara ilişkin menfi tespit davasının, davacı tarafından borcun ödenmesi üzerine konusuz kalarak reddi ve davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi kararı.
Özet: Menfi tespit davasında, davacı şirket kendisine kesilen yüksek bedelli kaçak elektrik kullanım cezalarının hukuka ve maddi vakıaya aykırı olduğunu, herhangi bir usulsüz kullanımın olmadığını ileri sürerek faturaların iptalini ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş; davalı ise kaçak kullanımın tespit tutanakları ve video kayıtlarıyla sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ancak yargılama sürecinde davacının faturaları ödediğini bildirmesi ve davalının da bunu doğrulaması üzerine mahkeme davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, davacının bu ödeme ile davayı kabul ettiği ve haksız yere dava açtığı gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücreti ödenmesine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davacı şirket aleyhine, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davalı şirket tarafından █████/2023 son ödeme tarihli 22.047.61 TL bedelli ve █████/2023 son ödeme tarihli 139.645,20 TL bedelli Abonesiz Kaçak nedeni ile ceza kesildiğini ancak söz konusu kesilen cezaların hukuka ve maddi vakıaya aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından kullanılmakla olan sayaç davalı şirket tarafından değiştirilmiş olduğunu, kaçak kulalnım iddiasıyla davalı şirket tarafından daha önce de Abonesiz Kaçak nedeni ile ceza kesildiğini, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı ve ihtiyati tedbir kararı verildiği bunun üzerine davalı şirket tarafından sayacın olağan kontrolünün yapıldığı, davalı şirket tarafından değiştirilen sayacın yeniden değiştirilmesi gerektiği davacıya ifade edildiğini ardından söz konusu sayacın değiştirildiğini ve sayacın yüksek gerilimle durdurulmaya çalışıldığı fiziki müdahale olduğu ve kaçak kullanım nedenleriyle davacıya tekrar ceza tebliğ edildiğini, davacı nezdinde kaçak elektrik kullanımı mevcut olmadığını belirterek davacı vekili davacı şirketin aboneliği ile ilgili enerjinin dava sonuna kadar davalı şirket tarafından kesilmemesi ve söz konusu kesilen faturalar nedeni ile davacı aleyhine başlatılacak olan icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davanın kabulünü ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Yetkili Mahkemenin Çağlayan Mahkemeleri olduğunu, dava açılmadan evvel Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk yolu işletilmemiş olduğunu, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, davalı şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanaklar yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtları mevcut olup kaçak elektrik kullanımının ispat olunduğu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve dava konusu edilen adreste çekilmiş kaçak elektrik kullanımına dair video görüntüleri mevcutken aksini yaklaşık ispata yarar hiçbir bilgi belge sunamayan davacının tedbir talebinin kabul edilmesinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilirken kamunun, davacı şirketin ve dolaylı yollardan diğer elektrik abonelerinin uğradığı ve uğramaya devam edeceği zararlar gözetilmeden karar verildiğini ihtiyati tedbir kararı kaldırılmaz ise %100 oranında teminata hükmedilmesini talep ettiklerini, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık söz konusu olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Her ne kadar davacı taraf menfi tespit talepli iş bu davayı açmış ise de; davacı vekilinin █████/2025 tarihli Uyap'tan gönderdiği dilekçesi ile '' Davaya konu borcun müvekkili şirket tarafından ödendiğini'' beyan etmesi, davalı tarafça da mahkememize sunulan beyan dilekçesinde dava konusu faturaların ödendiği anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ancak davacı tarafın yaptığı ödeme ile davayı kabul etmesi nedeniyle haksız yere dava açtığı anlaşıldığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Dava açıldıktan sonra dava konusu faturaların davacı tarafça ödendiği anlaşıldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2- Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.761,31 TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 2.145,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine ,4-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ......e-imzalıdırHakim .....e-imzalıdır