Antalyada kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, istinaf ret kararına karşı temyiz incelemesi ve kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan ve imar planında kreş/trafo alanı olarak belirtilen taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin bazı idareler aleyhine verdiği tazminat kararı temyiz edilmiş olup, ilgili yüksek merci, hükmedilen bedelin her bir paydaş için yasal temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı durumlarda temyiz taleplerini usulden reddederken, bu sınırı aşan davacılara yönelik başvuruları kabul ederek davanın esasını incelemeye devam etmiştir.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararASIL DAVADABİRLEŞTİRİLENKARAR
: Esastan retTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılardan , ... ve ... aleyhine açılan davaların pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... Genel Müdürlüğü ve ... hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar ... Genel Müdürlüğü ve Konyaaltı Belediye Başlanlığı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ile ... Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre her paydaş için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacılardan ..., ... ve ... (...) ..., ..., ..., ..., ...,... ve ... dışındaki davacılar yönünden ... için, yine davacılardan ... ve ... dışındaki davacılar yönünden ... Genel Müdürlüğü için Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.Bu nedenle adı geçen dışındaki davacılar yönünden davalı idareler vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı idarelerin davacılardan ..., ... ve ... (...) ..., ..., ..., ..., ...,... ve ... yönünden ... için, yine davacılardan ... ve ... yönünden ... Genel Müdürlüğü için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekilleri asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., Mahallesi 87 87... parsel sayılı taşınmaza imar planında, kısmen kreş gündüz bakımevi kısmen de trafo alanı olarak belirtildiğini trafo alanı olarak da fiilen el atıldığını, bu nedenle taşınmazdaki davacılara ait payların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın süre aşımı, husumet yokluğundan reddini, aksi takdirde idarenin herhangi bir el atması bulunmadığından tazminat isteminin esastan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik, kesin hüküm, zamanaşımı def'i, süreaşımı, yargı yolu, görev, yetki, hukukî yarar yokluğu ile ... Genel Müdürlüğü ile dava dışı ... Dağıtım A.Ş. arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi hükümleri gereği mahkemede görülmekte olan davada müvekkili ... Genel Müdürlüğünün pasif husumet ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3.Davalı ... Politikalar Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, kurumun kreş alanı belirleme görevinin olmadığını ve resen belirlenecek sebeplerle davanın reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.4 Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, idarece taşınmaza el atılmadığını ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , ... ve Milli Eğitim Bakanlığına yönelik açılan asıl ve birleştirilen davalarda davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, ... Genel Müdürlüğü ve ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne, taşınmazdaki davacıların payının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden el attıkları bölümler gözetilmek suretiyle alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile davalı idareler adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Belediye Başkanlığı ile ... Genel Müdürlüğü vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında işleyecek yasal faizin dava tarihinden itibaren değil ıslah tarihinden itibaren değerlendirilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, taşınmaz üzerinde fiilen el atmanın olmadığını, ecrimisil koşullarının yerine getirilmediğini, davanın husumet yönünden ilgili yerlere yönlendirilmesinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar planında ayrılma amacına yönelik yapı, bina ve herhangi bir işlem yapılmadığını, bu nedenle ecrimisil talebinin reddinin gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda arsa niteliğindeki taşınmazlarla ilgili kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında emsal kararlar ile belirlenen esaslara uyulmadan değer biçildiğini, metrekaresine biçilen değerin günün koşullarına aykırı ve taşınmazın özelliklerinin üstünde ve fahiş olduğunu, seçilen emsalin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz ve emsal arasındaki tüm eksik ve üstün yönlerin karşılaştırılmasının gerektiğini, taşınmazın değer kaybı oranının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve emsal kararlara aykırı bir şekilde yüksek belirlendiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılması gerektiğini belirtmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli 23.03.1990 yılında yapılan uygulama İmar planında "Kreş Alanı " olarak planlandığı, 08.12.1992 tarihli meclis kararı ile parselin batı köşesine Trafo alanı ilave edildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre, dava konusu taşınmaza trafo yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, taşınmazın kreş alanı olarak belirlenen kısma yönelik ise fiili el atmanın bulunmadığının anlaşıldığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.19 56... /6 sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-███████ sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olduğu bu şekilde kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, 16.11.2022 tarihinde kabul edilen 7421 sayılı kanunun 3 üncü Maddesiyle 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı kamulaştırma kanunun Ek 1 inci Maddesinin 1inci Fıkrasına "Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar adli yargıda görülür." hükmünün eklediği, somut olayda, hükme esas alınan raporda taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava ve birleşen davalar tarihi itibarı ile taşınmazın metrekare birim fiyatlarının tespiti ile davacıların hisseleri nispetinde sorumlu kurumlar aleyhine kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... Genel Müdürlüğü ve ... vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.3.Eldeki davada taşınmaza ... Genel Müdürlüğü tarafından 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı ... Vekilinin Davacılar ..., ... ve ... (...) ..., ..., ..., ..., ...,... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;Temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,B. Davalı ... Genel Müdürlüğü Vekilinin Davacılar ... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi YönündenTemyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,C. Davalı ... İçin Davacılar ..., ... ve ... (...) ..., ..., ..., ..., ...,... Ve ... Yönünden, Yine Davalı ... Genel Müdürlüğü İçin Davacılardan ... Ve ...'na İlişkin Temyizi Yönünden;Kamu düzeni gereğince temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının birleştirilen Antalya 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dava yönünden 8 numaralı bendinde yer alan "davalılardan alınmasına " ibaresinin, kaldırılması, yerine “Davalı ... Başkanlığından alınmasına, fiili el atma nedeniyle hesaplanan 37.430,95 TL harcın davalılardan ... Genel Müdürlüğü'nden alınarak hazineye gelir kaydına ” ibaresinin yazılması yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... Genel Müdürlüğünden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.