Yedinci Ceza Dairesi, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunda zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında kamu davasının düşmesine karar verirken, kaçak eşya müsaderesi devam etti, nakil aracı ise sahibine iade edildi.
Özet: 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, Gümrük İdaresinin doğrudan zarar gören sıfatı olmadığı gerekçesiyle temyiz talebi reddedilmiş; sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede, suçun işleniş tarihi ve zamanaşımını kesen son işlemden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, yerel mahkemenin hükmü bozulmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kaçak eşyaların müsaderesine, nakil aracının ise sahibine iadesine hükmedilmiştir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
ŞİKÂYETÇİ
: Gümrük İdaresi
SUÇ
: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme
Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Talebine İlişkin Yapılan İncelemede;
Sanıkların eylemlerinin suç tarihi, ele geçen eşyanın niteliği ve suçun işleniş biçimi itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Sanığın Temyiz Talebine İlişkin Yapılan İncelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın zincirleme suça konu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan ve aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında zamanaşımını kesen son işlem olan mahkûmiyet kararının verildiği 20.12.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının trafik sicili üzerinde yer alan tedbir şerhi kaldırılmak suretiyle sahibine iadesine, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!